Close Menu
    Son Eklenenler

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Perşembe, Nisan 30
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      1 KAVRAM 10 DÜŞÜNÜR: Varoluşun On Yüzü

      Ağustos 2, 2025

      Ulus Baker: Kısacık hayatına çağları sığdıran ‘birisi’

      Temmuz 12, 2025

      Institut français, Fransız yazar, felsefeci ve filolog Barbara Cassin’i ağırlıyor

      Şubat 25, 2025

      Sade Yaşamın Gücü: Epikür ve Tao’nun izinde sadeleşmek

      Aralık 7, 2024

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Yeni Eril: Dr. Nil Keskin’den kapsamlı bir dönüşüm rehberi

      Mart 4, 2025

      Cansel Oruç’un ‘Başarmaktan Korkma’ kitabı okuyucuyla buluştu

      Aralık 26, 2024

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      “Bir ‘teselli’ ver…”

      Nisan 20, 2026

      Sandviç Kuşağı: Arada Kalmışlık

      Nisan 19, 2026

      Var ol! Kelime büyücüsü çok yaşa!

      Nisan 15, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

      Nisan 27, 2026

      Filiz Çiçek’ten adalet ve intikam romanı: Kayıp Ada ve Şeytanları

      Nisan 22, 2026

      Adını Sen Koy: İki farklı zaman, iki farklı kadın ve benzer bir hikaye

      Nisan 21, 2026

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      Ayın Şarkıları: MART AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mart 8, 2026

      İş Sanat’ın Parlayan Yıldızlar konserleri devam ediyor

      Ocak 15, 2026

      AYIN ŞARKILARI: OCAK AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Ocak 1, 2026

      Sanatın özgür ruhlu bilgesi Patti Smith İstanbul’a geliyor

      Aralık 14, 2025

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Sibel Kırcadere Uslu ile İsmi Olmayan Hikayeler

      Mart 16, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lll

      Mart 16, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Río Sur, Pera Müzesi’nde

      Ekim 16, 2025

      Dalí’nin Tavşan Deliği: Bir romanın resme dönüşen rüyası

      Haziran 12, 2025

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nden ücretsiz sergi turları

      Şubat 20, 2026

      Isabel Muñoz’un Göbeklitepe fotoğrafları Berlin’de

      Şubat 10, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Palu Ailesi skandalı belgesel oldu

      Nisan 10, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      İstanbul Film Festivali 9-19 Nisan’da sinemaseverlerle buluşuyor

      Mart 24, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Sahnede paranormal bir deneyim: “Geceyarısı Hayaleti” başlıyor

      Mart 19, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

      Nisan 29, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

      Nisan 27, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Vildan Külahlı Tanış: Kelimeler efsunlu nesneler gibidir

      Nisan 11, 2026

      Ebru Karaayvaz’dan ağlarken güldüren kitap: Reçeteye Mizah Ekledim

      Mart 9, 2026

      Bozkurt: Yeni nesil yayıncı Toros, kitabı sadece basılı ürün gibi görmüyor!

      Mart 2, 2026

      “Gençler Nereye?” kitabının yazarı Tuğçe Tatari: Türkiye gençlerini duymuyor ve görmüyor

      Şubat 27, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Pablo Neruda: Aşkın, kavganın ve sessiz coğrafyaların şairi

      Temmuz 12, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      Vildan Külahlı Tanış: Kelimeler efsunlu nesneler gibidir

      Nisan 11, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » SESSİZ PELERİN
    Ebru Eren

    SESSİZ PELERİN

    Temmuz 1, 2025Yorum yapılmamış7 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Ebru Eren

    Bu akşam uzun zamandır kafasına koyduğu şeyi yapmak için asistanına son toplantısını geçen haftadan iptal ettirmişti. Bilgisayarını kapatırken bir yandan boş getirdiği sırt çantasına okuduğu kitabı, şarjını ve bir süredir karalamalar yaptığı küçük not defterini koydu. 

    Çıkarken kabinlerin arkasında kulaklıkla çalışan personele ve kapısının önündeki masada oturan sekreterine tek elini havaya kaldırarak “iyi akşamlar” dedi.

    “Pazartesi görüşürüz. Herkese iyi tatiller.”

    Şoföründen onu konumun gösterdiği dik yokuşun başında indirmesini isterken hava kararmış, ısrarlı bir sert yağmur da bastırmıştı.

    Gideceği mağazayı çok uzun zamandır araştırıyordu. İnternetten bulduğu sayfada gördükleriyle sanki içinde bir boşluk dolmuş, her fotoğrafa uzun uzun bakmış, dükkan ve sahibi hakkında da aramalar yapmıştı.

    İki katlı pasajın içine girer girmez hemen sağdaki dükkanın aradığı yer olduğunu fark etti. Uzun zamandır bu kadar heyecan hissetmediği kalbi bir anda hızlanmaya başladı. Merak ve gizem kapı açıldığında üzerine asılı çanlardan çıkan şıngırtıyla beraber kulaklarından içeri yayılan bir ses dalgası yarattı. Bir an karısının akşam yapacağı sürprize vereceği tepkiyi merak etti.

    Yüksek tavanların arasında boş bir alan dikkatini çekti. Alanın etrafında tüm duvarları kaplayan büyük raflar, rafların altında çelik askılıklar onlarca kostümü taşıyordu. Tavandan aşağı sarkan avizelerden ve yerdeki büyük şamdanlardan yansıyan ışık dükkanın tarihi dokusunu derinden hissetmesine sebep oldu. 

    Biraz ilerdeki kapının açılmasıyla yaşlı adam ona doğru bakıyordu. Bu telefonda konuştuğu kişi dükkanın sahibi olmalıydı.

    “Hoş geldiniz. Çok ıslanmadınız umarım.” 

    Orta boylu beyaz saçlı, kamburuyla ağır ağır yürüyen adam yaklaşarak elini uzattı.

    “Aram Ben.”

    Konuşurken gözlerini hiç kaçırmayan ve sık sık ellerini kullanan satıcı adam da güven duygusu yarattı. Bu mekanın sahibi olduğu ruhuna, bedenine işlemiş gibiydi.

    “Size istediğinizi göstermeden biraz diğerlerine bakmak ister misiniz?”

    Arkada Bach’ın Brandburg konçertosu eşliğinde rafları gezmeye başladılar. Rönesans dönemine ait altın işlemeli kol detaylı balo elbiseleri, maskeler, Victorian Frock Coat’lar, Antik Yunan tunikler…

    İstediğini, neden istediğiyle ilgili sohbet etse bunun uzun süreceğini hatta kendini tatmin edeceğini de biliyordu. Satıcının tarzının bu olduğunu da. Ama buna değil sessizliğe ihtiyacı olduğumu hissettirmişti ki adam ne kostümün hikayesini anlattı ne de neden sahip olmak istediğimi sordu. Doğru yerden doğru zamanda alışveriş yapmıştı işte. Hisleri yanlış çıkmamıştı.

    Karısı kapıyı açtığında sırtında çanta, ellerinde iki tane siyah gamboçla karşılaştı.

    “Trafik berbattı. Ben de yeni girdim. Özel bir gece dediğin için erken çıksam da yemeği yetiştiremeyeceğime karar verdim. Nazife Hanımı da izine göndermemi istedin.”

    “Hiç sorun değil. Çin yemeği söyleriz.”

    Sıcak kısa bir öpücük kondurup ellerindekini bırakmak için yatak odasın doğru yürüdü.

    Duşa girdiğinde suyun sesi ve buharıyla gri beyaz damarlı fayanslara odaklanıp sıcaklığı daha da arttırdı. Bir su damlacığı yavaşça ayaklarından süzüldü.  Gidere ulaşıp yok olana kadar izledi.

    Salondaki büyük mermer masaya oturmasını istedi karısından. 

    “Gözlerini kapatıp ben diyene kadar açmamanı istiyorum ama önce şu siparişi verelim. Sonrasında telefonlarımızı kapatacağız. Siparişe zili çalmamaları notunu da ekledim.”

    Kadın son zamanlarda kocasının okumaya ve derinleşmeye daha bir meylettiğinin farkındaydı ama bunun orta yaş sendromu olduğunu düşünüyordu. Okuduğu biyografi ve kişisel kitaplara artık mitoloji ve felsefe işleyenler de eklenmişti. Aslında bu hoşuna gitmiyor da değildi. Resim sanatıyla ilgileniyor olması nedeniyle kendinin de içinde bulunduğu bu derin dünyada daha çok ortak şey konuşabiliyor olmak onu da mutlu ediyordu.

    Önce dokunmanı istiyorum, dedi. Dokunup hissettiklerini söylemeni. Tahminde de bulunabilirsin.

    Kadın masanın üzerindeki kumaş parçasına ince damarlı elleriyle dokunmaya başladı. Parmak uçlarını alçalıp hafifleyen kabarıklar üzerinde yavaşça gezdirdi. Bedenini serin bir merak ve dinginlik sarmaya başladı. Kapadığı gözlerinin ardında, içerideki gözlerinden puslu bir camın arkasından kocaman bir opera sahnesi görüyor gibiydi.

    “Bu çok özel bir kumaş. Mavi hissediyorum. Mavi ve özgürlük gibi sanki.”

    Adam fısıldadı.

    “Şimdi açabilirsin gözlerini.”

    Kadın gözlerini açtığında karşısında günün ilk ışıklarını denize yansıtırmış gibi görünen, uçuk mavi, pembe ve sarıyla alacalı, pürüzsüz şifon pelerini gördü. Yanları boydan boya altın yaldızlı nakışlarla işlenmişti. Üzerindeki renk geçişleri uçsuz bucaksız bir denizin üzerindeki dalgaları çağrıştırıyordu.

    Adam ayağa kalkabilirsin diyerek usulca karısının elini tuttu. Karısının arkasına geçerek narin pelerinin sağına ve soluna dikilmiş altın tokalarını boynunda birleştirdi ve konuşmaya başladı.

    “Bu bir Harmonia pelerini. Antik Yunan’da sessizliğin, dengede kalmanın, huzurun sembolü. Bir yandan karısının pelerinin içinde ne kadar güzel göründüğünü düşünürken bir yandan da ne tepki vereceğini merak ediyordu.

    Şaşkınca gülümseyen kadın, “Biliyorum, dünyayı dengede tutmak için sürekli çalışır, sessizliğin gücüyle tüm kaosu önlemeye çalışır. Evet ama bu pelerinle ne yapacağım, devamını merak ediyorum” dedi.

    “Acele etmek yok. Hemen geliyorum.”

    Kadın yavaşça yatak odasına ilerleyen kocasının arkasından, kendini ona teslim etmiş olmanın rahatlığıyla bakakaldı. Beyninde bir yerlerde bu akşamın alışılmışın dışında geçeceğini biliyor gibiydi.

    Geldiğinde yerlere kadar uzanan ve üzerine kusursuzca oturan, dış kısmı denizin huzurunu çağrıştıran gece mavisiyle süslenmiş peleriniyle karısını bir kez daha şaşırttı.

    Kocaman bir kahkaha atan kadın “çok yakışmış ama biraz Süper Man’e de benzemiş olabilirsin” dedi.

    “Peki bu gece Harmonia olacaksak, Pan’ları ne yapacağız?” Hâlâ gülüyordu.

    Adam kuralları söylüyorum dedi.

    “Önce telefonlarımızı kapatıyoruz ve yarın uyanana kadar kimse açmıyor.”

    “Ya önemli bir şey olursa.”

    Adam şişşşşttt diyerek işaret parmağını karısının dudaklarına götürdü.

    “Bundan önemli bir şey olmayacak. Devam ediyorum. Şimdi cd çalarımıza Shantala’yı koyacağım ve bütün gece başka bir şey çalmayacak.”

    Kadın uzun zamandır monotonlaşmış ilişkilerinde ona heyecan veren bir oyun gibi gelen bu durumdan hoşnuttu. Genelde her Cuma ya arkadaşlarında toplanır ya da gece geç vakitlere kadar Netflix’te birbirine benzeyen dizilerden birini izliyor olurlardı. Farkında değildi ki bu sadece bir oyun olmayacaktı.

    Adam devam etti.

    “Sabaha kadar sessizlikte konuşacağız.”

    “Anlamadım yani sadece müzik açacağız. Televizyon yok, telefon yok. Bunları mı kastediyorsun? Çok da zor değilmiş.”

    Adam kendine en güvendiği zamanlarda yaptığı gibi dudağına hafif çarpık bir gülümseme yerleştirip açıklamaya başladı.

    “Günlük hiçbir şeyden konuşmayacağız. Kimseden bahsetmeyeceğiz. İşle ilgili tek kelime yok. Bedensel isteklerimiz, gelecek fikirlerimiz, kredi kartlarımız, tatil planlarımız hiçbir şey yok.”

    “Haa yani tüm Pan’ları dışarı atmak. Şimdi oldu.”

    “Bitmedi devam ediyorum. Kurallar dışında konuşun olursa karşı taraf cevap vermeyecek.”

    “Ya yapamaz ya da sıkılırsak ne olacak? Ne bileyim ya acil bir şey olursa , konuşmamız gerekirse.”

    “Kurallara uymayan kazanamaz.”

    “Neyi?”

    “Sessizliği.”

    “Bilemiyorum. Nasıl yapabileceğim tam olarak. Ne konuşulur ne konuşulmaz nasıl ayıracağım?”

    “Mesele neyi konuştuğun neyi ne için konuştuğun. Mesela şu koltuktan bahsedebilirsin. Ama koltuğun kaplamasının eskidiğinden, yerini değiştirmeyi düşünmeden bahsetmeyeceksin.

    “Neyinden bahsedeceğim peki?”

    “Mesela ayaklarının gürgen oluşundan. Gürgen ağacından. Onu ayağa çeviren ustanın işçiliğiyle ilgili tahminlerinden.”

    “Bu gece derin bir kuyuya uzun bir halatla kova sarkıtıyoruz desene. Bu hoşuma gitti.”

    Neredeyse evliliğin ilk yıllarında arkadaşlarıyla oynadıkları tabu heyecanı sarmaya başladı ikisini de.

    Dış kapının önüne bırakılan yemek kutusunu alıp salondaki masayı hazırladılar. Kadın ortaya antrasit büyük seramik mumluğu yerleştirdi. Mumların alevi ve müzikle bir evlilik yıldönümü sofrasından farksız görünüyordu her şey.

    Sonrasında kanepeye geçtiler L koltuğa yan yana uzandıklarında özel bir kutlama için sakladıkları Corvus Vasilaki’lerini yudumluyorlardı. Bir yandan Heather Wahlberg‘in buğulu sesiyle uzak doğuda devasa ormanları seyreden müziğin mistik nağmeleriyle hamakta çok yavaş sallanan iki sevgiliydiler. Her melodi ince bir iplik gibi hem bedenlerini hem ruhlarını ayak uçlarından sarmaya başlamıştı.

    İkisi de uzun dakikalar konuşmadı.

    Derin bir nefes alıp, karanlık, dedi kadın. Sehpaya uzanıp kadehinden bir yudum daha almaya hazırlanırken kumral saçları, siyah saten geceliğinin askılarına döküldü. Mum ışıkları yüzünün yarısını aydınlattı. Tıpkı kendi gibi o da yarı karanlıktaydı.

    Adam onu gözünü kırpmadan izlerken konuştu.

    “Karanlık. Siyah ve beyaz. Varlık ve yokluk. Bulmak ve kaybetmek. Susmak ve konuşmak. Biri olmadan diğeri olabilir mi? Zıtlık mı gerçek, uyum mu?”

    Kadın biraz düşünerek cevap verdi. Ateşini ölçmeye çalışır gibi sol elini adamın tişörtünün içinden göğsüne bastırdı.

    “İçimizdeki karanlıktan mı bahsediyorsun, dışımızdakinden mi? Çünkü bazen ikisini karıştırıyoruz. Mesela ben içinde bir boşluk seziyorum bir süredir?”

    Evin bu kadar sessiz olduğunu uzun zamandır hissetmemişlerdi. Pencereden günlerdir uyarısı yapılan fırtınanın sesi bu sessizliğe fonda bir koro gibi eşlik ediyordu.

    “İçimdeki karanlık, şu an senin yüzündeki gölgeye benziyor. Onu görmeye çalıştığım an bazen kayboluyor gibi. Bir ateş ya da bir ışık olunca ortaya çıkıyor. O yüzden benzettim.”

    Kadın kadehlerini tazelerken gövdeli şarabın kokusu çok inceden tütüyor. Kadehe dolduruluşunu duyuyorlar. Dikkat çekici bir şey yokken her nesnenin ses var gibi.


    Ebru Eren İstanbul’da doğdu. Üniversite eğitimini Trakya Üniversitesi Turizm Otelcilik Bölümü’nde tamamladı. Yedi yıl telekomünikasyon sektöründe çalıştı. Uzun yıllardır Türkiye’de önde gelen yaratıcı yazarlık akademilerinde değerli yazar eğitimcilerden eğitim aldı. Daha önce kolektif kitaplar ve dergilerde yayımlanmış öykülerine yenilerini de ekleyerek çok yakında kitabını çıkarmaya hazırlanıyor. Edebiyat dışında resim de bir diğer tutkusu ve bu alanda da kendini geliştirmeye devam ediyor

    Yazarın diğer yazıları

    SuareMag – Haziran 2025
    SuareMag – Mayıs 2025
    SuareMag – Nisan 2025
    ebru eren suaremag temmuz yazar

    Related Posts

    SuareMag Nisan 2026

    Nisan 7, 2026 Manşet

    BEYAZ LEKE

    Nisan 3, 2026 SUAREMAG

    SÜSÜ AKMIŞ

    Nisan 1, 2026 Hakan Akdoğan

    ADALARDAN BİR YAR GELİR BİZLERE 

    Nisan 1, 2026 Gönül Yasemin Ölmez
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026 Sanat

    Dolunay Kocabağ, New York’taki oyunculuk kariyerine yeni başarılar eklemeye devam ediyor. Sahne adıyla Luna Vintner…

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026

    Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

    Nisan 27, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    GEÇİRGENLİĞİN SESSİZLİĞİ

    Aralık 1, 2025 SUAREMAG

    GÜNEŞ TOPU

    Kasım 1, 2025 SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    Orada Bir Yerdeler

    Haziran 11, 2024 Belgin Ulutay
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.