Close Menu
    Son Eklenenler

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Perşembe, Nisan 30
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      1 KAVRAM 10 DÜŞÜNÜR: Varoluşun On Yüzü

      Ağustos 2, 2025

      Ulus Baker: Kısacık hayatına çağları sığdıran ‘birisi’

      Temmuz 12, 2025

      Institut français, Fransız yazar, felsefeci ve filolog Barbara Cassin’i ağırlıyor

      Şubat 25, 2025

      Sade Yaşamın Gücü: Epikür ve Tao’nun izinde sadeleşmek

      Aralık 7, 2024

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Yeni Eril: Dr. Nil Keskin’den kapsamlı bir dönüşüm rehberi

      Mart 4, 2025

      Cansel Oruç’un ‘Başarmaktan Korkma’ kitabı okuyucuyla buluştu

      Aralık 26, 2024

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      “Bir ‘teselli’ ver…”

      Nisan 20, 2026

      Sandviç Kuşağı: Arada Kalmışlık

      Nisan 19, 2026

      Var ol! Kelime büyücüsü çok yaşa!

      Nisan 15, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

      Nisan 27, 2026

      Filiz Çiçek’ten adalet ve intikam romanı: Kayıp Ada ve Şeytanları

      Nisan 22, 2026

      Adını Sen Koy: İki farklı zaman, iki farklı kadın ve benzer bir hikaye

      Nisan 21, 2026

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      Ayın Şarkıları: MART AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mart 8, 2026

      İş Sanat’ın Parlayan Yıldızlar konserleri devam ediyor

      Ocak 15, 2026

      AYIN ŞARKILARI: OCAK AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Ocak 1, 2026

      Sanatın özgür ruhlu bilgesi Patti Smith İstanbul’a geliyor

      Aralık 14, 2025

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Sibel Kırcadere Uslu ile İsmi Olmayan Hikayeler

      Mart 16, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lll

      Mart 16, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Río Sur, Pera Müzesi’nde

      Ekim 16, 2025

      Dalí’nin Tavşan Deliği: Bir romanın resme dönüşen rüyası

      Haziran 12, 2025

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nden ücretsiz sergi turları

      Şubat 20, 2026

      Isabel Muñoz’un Göbeklitepe fotoğrafları Berlin’de

      Şubat 10, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Palu Ailesi skandalı belgesel oldu

      Nisan 10, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      İstanbul Film Festivali 9-19 Nisan’da sinemaseverlerle buluşuyor

      Mart 24, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Sahnede paranormal bir deneyim: “Geceyarısı Hayaleti” başlıyor

      Mart 19, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

      Nisan 29, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

      Nisan 27, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Vildan Külahlı Tanış: Kelimeler efsunlu nesneler gibidir

      Nisan 11, 2026

      Ebru Karaayvaz’dan ağlarken güldüren kitap: Reçeteye Mizah Ekledim

      Mart 9, 2026

      Bozkurt: Yeni nesil yayıncı Toros, kitabı sadece basılı ürün gibi görmüyor!

      Mart 2, 2026

      “Gençler Nereye?” kitabının yazarı Tuğçe Tatari: Türkiye gençlerini duymuyor ve görmüyor

      Şubat 27, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Pablo Neruda: Aşkın, kavganın ve sessiz coğrafyaların şairi

      Temmuz 12, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      Vildan Külahlı Tanış: Kelimeler efsunlu nesneler gibidir

      Nisan 11, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » ÇEKMECE: LİMON KOKULU GÜNLER
    SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    ÇEKMECE: LİMON KOKULU GÜNLER

    Ocak 1, 2026Yorum yapılmamış7 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Arife Sağman

    1. BÖLÜM

    Sabahın acemi ışıkları, salonun sıkı sıkıya kapalı perdesinden odaya sızmış, genç kadının yüzünü okşuyordu. Kanepenin üzerinde uyuyakalmıştı. Uyandı ve ışıkta dans eden renkli noktacıkları bir süre izledi. Duvardaki bozuk saate baktı. Neredeyse, 10:30’du. Bu saate kadar uyuduğuna kendi de şaşırdı. Ayağa kalktı, pencereyi açıp güneşi içeriye davet etti. Salonun duvarları yüzünü güneşe dönmüş ısınırken, limon kokulu taze hava evin odalarını teklifsizce dolaşıyordu. Bu iyi haberdi, limon kokulu günler uğur getirir, genç kadınsa böyle günlerde müzik dinlerdi.

    Bazı günler, hava küf kokardı. O böyle günlerde konuşmayı pek sevmez, kitap okur, kafasını harflerle tıka basa doldururdu. Kedisi Yoyo sırra kadem basar, sadece acıkınca gül cemâlini gösterirdi. Ama bugün o kalkar kalkmaz kanepenin üzerine sıçramış, tüylerini yalayarak kendini temizliyordu. “Küf kokulu günler hırsızdır, insanın yaşama isteğini elinden alır,” dedi kadın. Yoyo, uysal bir mırıltıyla onu onayladı ve dikkatle yüzüne baktı. Sonra sakince tüylerini yalamaya devam etti.

    Yoyo’yu böyle temizlenir görünce kadın da duş almaya karar verdi. Önce cep telefonundaki müzik listesinden en sevdiği şarkıyı buldu, hoparlörden ruhuna akan şarkıyla banyonun yolunu tuttu. Vücudu suyla buluştuğu anda rahatlamaya başladı. Sanki masalda, sihirli iksirin içildiği büyülü andaydı. Notalar, müziğin rüzgârında havada uçuşup duruyordu, elini uzatsa uçuşan notaları yakalayacaktı. Bu seremoni hiç bitmesin istedi… 

    2. BÖLÜM

    Ne de olsa bu hafta işe gitmek zorunda değildi. İstanbul’un görmediği güzelliklerini keşfetmek için daha iyi bir fırsat olamazdı. Bugün Burgaz adadaki Sait Faik Abasıyanık müzesini gezmeyi planlıyordu. İçine kapanık kapı zili, acil bir haber verecekmiş gibi ısrarla çalıyordu. Heyecanla mavi kot pantolon ve beyaz tişörtünü üzerine geçirdi. Yatak odasından ok gibi fırladı. Salonda koşturup duran Yoyo’nun üzerine basmaktan son anda kurtuldu.

    Kapısının önünde bir ayak sesi duydu, “Kim o?” diye seslendi. Cevap alamadı. İkinci kez “Kim o?” diye sorduğunda, uzaklaşan ayak sesleri yokluğa karışmıştı. Merak ve korkuyla kapıyı açtı. Kapının önünde cam bir vazonun içine özenle yerleştirilmiş ayçiçeklerini görünce yüzü aydınlandı. Kimden geldiğini anlamak için üstündeki karta bakmak istedi fakat çiçeğin üzerinde ne bir kart ne de çiçeği getiren firmanın reklamı, hiçbir şey yoktu. Biraz düşündüyse de ona çiçek yollayabilecek ne bir arkadaş, ne bir akraba ne de hayatına girmiş biri gelmedi aklına. Hiç kimse…

    Vazoyu salonda masanın üzerine koyarak ne yapması gerektiğini düşündü bir süre. Ayılmak için bir yandan da kahve hazırlıyordu kendine. En iyisi apartman girişinde herkesin göreceği bir yere not bırakıp, sahibinin çiçeği ondan alabileceğini söylemekti. Evinin kapısını kilitlerken etrafına şöyle bir bakındı. Farklı bir şey gözüne çarpmadı. Çiçekle ilgili yazdığı notu apartman girişindeki panoya tutturdu, kulaklığını takıp, dışarıdaki kalabalığa karıştı.

    Adalar vapurunun hareket saatine 10 dakika kala Kadıköy iskelesindeydi. Vapura bindiklerinde, ön sıralardan bir yer buldu. Çift kaşarlı tost ve açık çay ile kahvaltı etti. Kulaklıkta Ed Sheeran’ın “Photograf” şarkısı çalıyordu. Çantasından kitabını çıkararak okumaya başladı. “Faydalı İnsan.”

    Karşı koltukta bir yaşlı çift, iki genç kız ve tam karşısında şık giyimli, uzun saçlı ve sakallı genç bir adam oturuyordu. Adamı bir yerden tanıyor gibiydi ama çıkaramadı. Genç adamın bakışları, insanın içini görüyormuş gibi keskindi. Vapur Adalar iskelesine yanaşırken, adam dikkatle ona doğru bakıyordu. Bir şeyler söylemek ister gibi bir hali vardı. Genç kadın kulaklığını çıkarıp “Efendim?” dedi. Adam afalladı, belli ki bunu beklemiyordu. Sadece gülümsedi, arkasını dönüp çıkışa yürüyen yolcuların arasına karıştı. Garip bir andı. Vapurdan çıkarken epey etrafına bakınsa da tuhaf genç adamı bir daha göremedi.

    Müzeye giden yolu heyecanla yürüdü. Büyük beyaz konağın bahçesinde, bir zamanlar etiyle kemiğiyle dolaşan yazarın, sonsuzluğa hapsedilmiş heykelleri özlemle kucakladı onu. Müzenin her katında, yazarın yaşamının farklı bir detayını keşfediyordu. Üst katta mektupların sergilendiği odada, yazara bir not yazıp “Sevgiler, Hiç kimse.” olarak imzaladı. Merdivenleri, gördüğü her şeyi hafızasına kazımak isteyerek indi. Alt kattan birkaç kitap ve bir bez çanta alarak müzeden ayrıldı.

    Vapuru beklerken, kulaklığını taktı. Adel sesinin tüm büyüsüyle kulaklıklardan ruhuna akıyordu; “Someone like you.”

    Vapurda pencere kenarında bir yer buldu. Hava hâlâ aydınlıktı. Yolcular vapura binmeye devam ediyordu. Karşı koltuğun diğer ucunda turist bir karı koca ve sarı saçlı küçük erkek çocukları vardı. Yüzlerine durumdan hoşnut bir gülümseme yayılmıştı. Çay içip, simit yiyerek şehir kültürüne uyum denemeleri yapıyorlardı. Sırt çantasından çıkardığı kitabını okumaya başladı. Ne kadar zaman geçtiğini fark etmiyordu. Sanki birisi ona doğru bakıyormuş gibi hissetti. Sabah vapurda karşılaştığı genç adam, karşısındaki boş koltukta oturuyordu. Hiçbir şey demedi. Adam cep telefonunu çıkarıp görüntülü arama yaptı, aradığı kişiyle işaret diliyle konuşmaya başladı. Kadın kitabını okumaya devam eder göründü, şaşırmıştı. Görüntülü aramasını bitiren adam kitaba bakıyordu.

    “Merhaba, müzeyi mi ziyaret ettiniz siz de?” diye söze girdi.

    Kadın bu sefer de adamın konuşabilmesine şaşırmıştı. “Evet, yoksa siz de mi?” dedi genç kadın.

    Adam sırt çantasından müzeden alınmış birkaç kitap çıkardı. Bir tanesini seçerek ön sayfasına “En iyi insan hem kendisine hem çevresine faydalı insandır. Erhan Ekinci” yazdı, imzaladı ve kadına uzattı.

    Vapur Kadıköy’e varıncaya kadar havadan sudan, kitaplardan konuştular. Zaman çok ağır işliyor, onlar da bu süreye mümkün oldukça fazla kelime sığdırmaya çalışıyorlardı. Vapurdan indikten sonra, iskelede tokalaşarak ayrıldılar. İkisi de bir kez daha dönüp arkalarına bakmış, el sallayarak tekrar yollarına devam etmişlerdi. Kadın, akşam için biraz meyve almaya karar verdi. Manava ve büfeye uğrayarak evin yolunu tuttu.

    3. BÖLÜM

    Eve dönüp dış kapıdan girerken notunun altında “Bugünlük çiçeğe benim için bakar mısınız? Şehir dışında olacağım yarın sizden alırım. Teşekkürler,” yazılı bir not takıldı gözüne. Notu alarak evine girdi. O kadar yorgundu ki, akşam yemeğini es geçti, bir elma yedi ve hemen uyudu. Sabah uyanır uyanmaz yine duvardaki saate baktı. Hep aynı saatte uyanıyorum deyip gülümsedi. Kahve yaparken dünkü gezisini, yazarın ardında bıraktıklarını düşündü. Kitaplar ve bir müze. Ondan dünyaya kalan ve belki de onun bir zamanlar var oluşunun kanıtları. Birçok insan bunu anne-baba olarak, ardında çocuklarını bırakarak yapıyordu. Kendisini düşündü ve ardında bırakacak hiçbir şeyi olmadığını fark etti.
    Masanın üzerinde ona gülümseyen ayçiçeklerine baktı. Çiçeğin sahibi bugün dönecekti, onlardan ayrılacağına üzüldü. Van Gogh’un “Ayçiçekleri” tablosunu anımsadı. Komodinin çekmecesinin alt tarafına koyduğu kuru boya kalemlerini çıkarttı, büyük bir hevesle resmetti çiçeği. Mutfağa gitti, epey kabarmış olan üzümlü – cevizli keki fırından çıkarıp soğumaya bıraktı. Üzerini değiştirdi. Yaptığı keki dağıtmak apartmandakileri tanıması için de güzel bir çözüm olabilir diye düşündü. Bazen kapıdan girip çıkarken birilerini görür selamlaşırdı. Ama sabahları işe yetişme telaşından, akşamlarıysa yorgunluktan karşılaştığı insanlara pek dikkat etmiyordu.

    Buraya taşınalı üç ay olmuştu. Giriş katta oturuyordu. Çıktığı her katta, kapı eşiğinden ikram ettiği kekle kısa bir süreliğine yeni hayatlara sızdı. Kendini tanıtıp, komşulara dair mini bilgileri kesesine atarak işine devam etti. Her yeni kapıda, kocaman bir şifonyerin çekmecelerini açıp içindekilere bakıyor gibi hissetti. Tüm çekmeceleri açamamıştı. Tepside, birisi üç aylığına İzmir’deki kızının yanına giden Hayriye hanıma, diğeri de home-ofis olarak kullanılan daire üçe ait, sahibine ulaşamamış iki tabak vardı. Evinin kapısını açıp içeriye girerken dış kapıdan giren birinin ayak seslerini duydu, sensörlü lamba kapanırken sesler karanlığa gömüldü.

    4. BÖLÜM

    Ertesi sabah uyandığında duvardaki saat yine 10:30’u gösteriyor, hava küf kokuyordu. Ondan önce dışarıya koşmaya hazırlanan Yoyo’yu güçlükle içeride tutarak evden çıkmıştı. Saat 11:00’daki randevusuna geç kaldığı için merdivenleri ikişer ikişer çıkıyordu.

    Üçüncü katta, kapıdaki pirinç tabelada yazılı Psikolog Erhan Ekinci ismini okudu, kapı ziline bastı, içinden ona kadar saydı. Arkasını dönüp gidecekken kapı açıldı.
    – Buyrun Zeynep Hanım, hoş geldiniz. İçeri geçin.
    – Hoş bulduk!
    – Buyrun oturun. Anlatın bakalım nasıl geçti haftanız? Siz nasılsınız? Bu hafta raporunuzdan dolayı işe gitmediniz, nasıl kendinizi daha iyi hissediyor musunuz?
    – Evet, daha iyiyim.
    – Ah bu çok iyi haber işte. Bu haftanın kaç günü limon kokulu geçti peki?
    – Çoğu limon kokuluydu, bugün hariç.
    – Peki ya Yoyo’yla ilgili var mı bir gelişme? Üç hafta oldu değil mi?
    – Evet, üç hafta oldu kaybolalı. İlk günler çok kötüydüm biliyorsunuz, hep uyuyordum. Aldığım ilacın yan etkisinden herhalde. Tabi işe de gidemedim. Ama şimdi daha iyiyim, sabahları daha mutlu uyanıyorum. Yoyo’nun geri geleceğine de inanıyorum.
    – Anlıyorum. Ya rüyalar, onlar ne durumda? Söylediğim gibi yazıp getirdiniz mi yine?
    – Evet, işte burada. Bu hafta uzun yazdım biraz. Hikâye gibi oldu. Onu yazarken de biraz geciktim, kusura bakmayın. Hatta, rüyamda bir ara gemideydim, siz de vardınız.
    – Demek ben de vardım. Merakla okuyacağım yazdıklarınızı. Peki, bugünlük burada bırakıyoruz Zeynep Hanım. Haftaya bugün aynı saatte, yine rüyalarınızı yazmış olarak bekliyorum sizi.


    arife sağman çekmece öykü suare öykü

    Related Posts

    İsmi olmayan hikayeler – lV

    Nisan 12, 2026 Edebiyat

    SuareMag Nisan 2026

    Nisan 7, 2026 Manşet

    Sibel Kırcadere Uslu ile İsmi Olmayan Hikayeler

    Mart 16, 2026 Öykü

    İsmi olmayan hikayeler – lll

    Mart 16, 2026 Edebiyat
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026 Sanat

    Dolunay Kocabağ, New York’taki oyunculuk kariyerine yeni başarılar eklemeye devam ediyor. Sahne adıyla Luna Vintner…

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026

    Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

    Nisan 27, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Can Yayınları’ndan üç yeni Sait Faik kitabı

    Şubat 6, 2025 Kitap

    Narsistik tavırlarıyla bizi etkileyen kurgu karakterler

    Eylül 4, 2023 Edebiyat

    Yenilikçi caz Beyoğlu Caz Festivali’nde

    Ekim 31, 2025 Etkinlik
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.