Close Menu
    Son Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Ekim 12
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      KOPENHAG: GÜVENİN VE HAFİFLİĞİN KONFORU

      Eylül 1, 2026

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

      Ekim 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      2026 Emmy Ödülleri’nde Rekorlar Gecesi: Televizyonun Ezberleri Bozuldu

      Eylül 16, 2026

      ÇYDD’nin 2026-2027 burs başvuruları başladı

      Eylül 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      Sıradan insanın bir “derbeder” olarak portresi

      Ekim 7, 2026

      Celal Kadri Kınoğlu’nun yeni romanı “Provalar” raflarda

      Ekim 3, 2026

      Kıraathane Kitap Şenliği 8. yaşında

      Ekim 2, 2026

      Tutu Aydınoğlu’ndan Mirzayev’e yeni bir yorum: “Hafızanın Kontrpuanı” albümü çıktı

      Eylül 29, 2026

      Klasik Müziğin çağdaş yorumcularından Janoska Ensemble Bodrum’da

      Ağustos 7, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      İsmi olmayan hikâyeler – VIII

      Ağustos 30, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – VII

      Temmuz 25, 2026

      AH BAVULUM VAH BAVULUM

      Temmuz 15, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Pera Müzesi’nde İki Yeni Sergi: Cumhuriyetin Kamera Arkası ve Frank Bowling

      Eylül 30, 2026

      ‘1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar’ sergisi RHM’de

      Eylül 23, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      Cennete 9 Tapınak: İnanç, aile ve ölüm arasında 9 durak

      Ekim 5, 2026

      Yalnızlar Rıhtımı restore edilmiş kopyasıyla beyazperdede

      Ekim 2, 2026

      İki Dünyanın Prometheus’ları: Ateşin, Bilginin ve Isdırabın Sinematik Silsilesi

      Eylül 18, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kaş Tiyatro Günleri Likya’nın izinde beşinci kez perde açıyor

      Ekim 6, 2026

      14 yıl sonra yeniden perde: Muammer Karaca Tiyatrosu bağımsız tiyatrolara açılıyor

      Eylül 27, 2026

      Tiyatroda “VR” deneyimi: “35 Mayıs” yeniden sahnede

      Eylül 22, 2026

      Sait Faik ile Orhan Kemal “Düş Payı”nda buluşuyor

      Eylül 1, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Küçük bir kâğıtta koca bir hayat: Hasip Pektaş ve ekslibrisin hafızası

      Eylül 25, 2026

      ÖZLEM GÜLLER ÜNAL RÖPORTAJLARI

      Eylül 13, 2026

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Karanlığın değişen yüzü: Gotik edebiyatın tarihsel gelişimi

      Eylül 15, 2026

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      ÜST GEÇİT

      Ekim 1, 2026

      BİR REPLİKANTLA HAYATIN ANLAMINI ARAMAK

      Ekim 1, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » ÇİZGİNİN ÜSTÜ
    Alperhan Benlioğlu

    ÇİZGİNİN ÜSTÜ

    Haziran 1, 2025Yorum yapılmamış6 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Alperhan Benlioğlu

    Bazı hikâyeler bir başkaldırının sessiz yankısıdır. Kimisi barikata taş atmaz, slogan atmaz ama içinden geleni yaparak çizilmiş tüm kalıplara karşı çıkar. Sevgiyle… Çünkü sevgi, sadece bir duygu değil; insan kalabilmenin, unutulmamanın ve sistemlere karşı direnmenin en kadim yoludur. Onca kurala, yapay zekâya, çizgilere ve sınıflara rağmen hâlâ birilerini özleyebiliyorsan, hâlâ bir bardaki bir içkinin anısını taşıyorsan, hâlâ bir çikolatayı yediğinde çocukluğunu hatırlıyorsan…

    …Henüz yok edilmemiş bir tarafın vardır. Bu hikâye, çizginin altına itilmiş bir ruhun, sevgiyle direnmeye çalışmasının ve kendine kalan son anlarda bile insan kalabilmenin anlatısıdır. Çünkü bazen sadece sevmek bile bir direniştir.

    Başkalarının belirlediği kurallara göre yaşamak bazı ruhlar için kabullenmesi kolay bir süreç değil. Tabii bu kurallar onları belirleyenleri değil de sadece sizi etkiliyorsa bu daha da zorlayıcı bir hal alıyor şüphesiz. Biri kendi doğrularına göre bir çizgi çekiyor ve sizin o çizginin neresinde olduğunuz tamamen çizgiyi çekenle aranızda yakınlığa kalmış halde. Siyah metal paletlere yatay açıyla bakarken aklından binlerce düşünce geçiyordu insanın.

    Barın önünde durup, tüm taraftar arkadaşlarıyla içeri coşkuyla girişlerini hatırladı. Boyunlarında renkli atkılarla takımlarına olan aşklarını haykırdıkları o çılgın günleri. Şimdi adımını atmadan o anları gözünün önünden silmeye çalıştı. Mahsun? Tam içeri girecekken son saniye de durdu. Mahsun neredeydi acaba? Yoksa o da mı gitmişti. Cevabını bildiği soruları sormaya bırakalı bir süre olmuştu. Yerinde yoktu. Olsa mutlaka en taze midyesi ile ona gelirdi. O da önce biraz tezgah önünde midye dolmaları yutar sonra biraz da paket yaptırıp içeri girerdi. Mahsun kötü midye vermezdi ona. Şimdi o da yoktu. 

    Kapıyı açtığında bar tezgahının arkasında kendine bakan mekanik gözleri fark etti. Omzunun üzerinde atkısıyla kendisini karşılayan aksi ihtiyarı özlüyordu. Söylediklerine göre o hâlâ iyiydi. Ne olur ne olmaz diye başka bir kasabada hayatını sürdürüyordu sadece. Gerçi insanlar çok uzun bir süre kaybolan herkes için bu yalanın doğru olduğuna inanmaya devam etmişlerdi. İstemese de oturup bir şeyler içmek kafasını toplamak istiyordu.

    Sipariş vermesine bile fırsat kalmadan barmen içkisini masaya bırakmıştı. Çok kısa bir an bile olsa farklı bir şey içmek istemişti ancak bunu söyleyecek cesareti bulamamıştı. Zaten karşısındaki makine ne isteyeceğini tahmin ediyordu. Hatta ne istemeyeceğini ya da diğer bir değişle istemeyeceğin bir şeyi isteyemeyeceğini de. Evet isteyememişti. Her zamanki içkisi masadaydı.

    Makineler önceleri keyifli sohbetleri ve içki hafızalarıyla bar müdavimlerinin gerçek dostu olmuşlardı. Tabii birileri çizgiyi çekmeden çok önce. O günleri hatırlamadan duramıyordu. Kafasını çevirdiğinde duvardaki dev televizyonda kendi takımlarının maçını görecekti sanki. Arkadaşlarının heyecanlı bağırışları, sert küfürleri her an kulağından içeri girmeyi bekliyorlardı sanki.

    Zorlu hayat koşullarında birbirine sıkı sıkıya tutunmuş bir sürü insan. Şehrin kırsal kısmından, düşük bütçeli bir sürü hayat. Gecekondularda başlayan büyük bir hayat mücadelesi. Formaları üzerine geçirip maça gittiklerinde dünyayı unutan bir sürü yorgun savaşçı. Tribünde bağırdığında kimin doktor kimin işportacı olduğunun bir önemi kalmadığı o güzel topluluk. Tıpkı ölüm anı gibi.

    Projenin ilk duyurulduğu zaman herkes gibi o da büyük bir şaşkınlık yaşamış, yapay zekanın tüm dertleri çözeceği konusundaki inancını hiç sorgulamamıştı. İnsanın kötülük sorunsalı diye başlayan felsefi tartışma uygulaması planlanan büyük bir projenin meğerse ilk adımı olarak kurgulanmıştı. İnsanın kötülükte sınır tanımadığı bir yanılsama değildi. Uluslararası sorunların diğer bir değişle savaşların ve toplu katliamların önüne geçecek ilk adım önce ülkedeki kötülüğün yok edilmesiydi.

    Peki kimin iyi kimin kötü olduğuna, kimin çizginin üstünde kimin altında kalacağını kararı kim verecekti?

    Tabii ki onlar. Barda senin ne içeceğini, hangi kazağın altında hangi kotu giyeceğini büyük bir doğrulukla bilenler. Herkesin doğmaya hakkı vardı. Gidişat işe yaşamaya hakkı olup olmadığını kendiliğinden zaten gösterecekti. Öyle argümanlar, öyle etkili cümlelerle anlatılıyordu ki itiraz etmek şu aşamaya kadar kimsenin aklına gelmemişti.

    Kötülüğün olmadığı bir dünya. Trafikte aracını önüne kıranlar, evine girip eşyanı çalanlar olmayacaktı. Kimse seni öldürmeyecek, sen de kimseye zarar vermeyecektin. Önce bir isim belirlediler. “Elitler.

    Çizginin üstünde kalanlar. İyi okullarda okumuş, iyi bilgi birikimi olanlar. Niye bir meslek sahibi olmayan birini öldürsündü? Bu ismin bir statüyü değil bir birikimi bildirdiği duyuruldu. Meslek sahibi olmak, güçlü bir entelektüel bilgi birikimi elde etmiş olmak sadece artı puandı. Her şey değildi. Kişiler kendi puanlarını kendileri oluşturmuşlardı zaten. Babanızın hayatından, oturduğunuz semte kadar çoktan bir puana sahiptiniz. Çocuklarınızı da bu hayata zorlama lüksünüz olamazdı haliyle. 18 yaş altı için her zaman bir ümit vardı. Yaşlılar için? Yaşlılarda sorun yok gibiydi. Tabii hayat limitinin ne tesadüftü ki 80’i bir türlü aşamaması gerçeği var olmuştu. Kimse 80 yaşın ötesini göremiyor, o limitte farklı şekilde dünyadan göç ediyorlardı. İdeal topluluk, ideal bir dünya beklentisi neden olmamıştı bence, robotların da buna verecek bir cevabı yok. İyi insanlar iyi bir dünya bırakmadılar. Yine dünya kirlendi yine insanlar birbirlerinden nefret ettiler. Daha az sorunun olması insanların daha çok kabuklarına çekilmesinden ve robotlarda uzak durmasından ibaret. 

    Çizginin altındakilerin ne olacağını sorusu kadar çizginin altında kimlerin kalacağı bilinmezliği de meçhuldü. O gün güneş kana doğmuştu.

    Listeler belliydi. Sanki herkes kafasında dijital bir tabela ile yaşıyormuş gibi kolay şekilde tespit ediliyorlardı. Kimi evinde, kimi iş yerinde kimi ise sokakta tespit edildi. Asit kamyonu.

    Siyah büyük paletli mekanik bir demir yığını. İtiraf edeyim asit benim bile aklıma gelmemişti. Yerden büyük bir tasarruf. O kadar insanı toplu halde yok etmenin başka bir yolu olmadığını düşünmüş olmalılar. İlk şaşkınlık atıldıktan sonra herkes bir yerlere kaçtı. Saklanma fırsatı olanlar boş boş yollarda gezmediler haliyle. En rahat olan çocuklardı. Sokaklarda koşup “asitçiler geliyor” diye az bağırmadılar. Bugünler de çocuk da yok pek etrafta. Gri gökyüzü, her şeye rağmen beyaz büyük bir bulut. Bardan çıkarken para vermeyi reddetmek istemişti. O bar bu aptal robotun değildi sonuçta. Ne hakla kendinden para isteyecekti? Puan toplamak da umurunda değildi. Bunu onlar anlayamazlardı. Eski renkli atkılarıyla bağıran arkadaşlarını özlüyordu. Onlar anlarlardı bir tek. Bazen puan için çıkmazdınız maça. Kazanmak için çıkardınız. Puan gelip gelmemesi ise önemli olmazdı. An gelirdi kazanmasanız da şampiyon olurdunuz. Puanınınız birinciliğe yeterdi. Kazanmış olmazdınız oysa. Kazanmak başka bir şeydi. Onlar da kazanmış değillerdi. O da kaybetmiş. Ödemedi. Kendisini uyaran makineyi de dinlemedi. Çıktı. Yürüdü ve yürüdü. O saat puanlarını silme saatiydi sanki. Çizgiyi bir tramplen kabul edip serin sulara balıklama atlamak isteğiydi içini kemiren. Cebinden çıkarttığı çikolatayı iştahla kemirip büyük bir zevkle fırlattı poşetini sokağa. Yetmedi içindeki siniri atmaya. Döndü işedi tam kameranın altındaki ağaca.

    Sanki çizgi onu çocukluğundan uzaklaştırmıştı. Şimdi ise koşarak oraya doğru ilerliyordu.

    Koku. Acı koku genzini yakmaya başladı. Hayallerden silkinip karşısında duran siyah paletlere baktı tekrar. Hâlâ yerde yatıyordu. Herkesi böyle mi yakalamışlardı. Kimsenin olmadığı bir an kimsenin olmadığı bir köşede. Altına işemiş olduğunu anladı. Hayal o kadar gerçekti ki sanki altına değil de her şeyi bıraktığı o gün yaptığı gibi ağacın dibine işiyordu. İnsan ölürken hayatı film gibi gözünün önünden geçiyormuş gerçekten. Uzun demir kol kendini bulutlara doğru kaldırırken sürücü kısmına doğru bağırdı. Mahsun ne oldu? O da mı eritildi? Cevap duymayı beklemiyordu. Korkmuyordu da. Kamyonun tepesindeki küçük delik açılıp karanlık aside bırakıldığında hissettiği çok kısa bir acı ve ondan çok daha kısa süren bir duyguydu. O bir insandı.


    Alperhan Benlioğlu, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Fizik Bölümü ve Anadolu Üniversitesi İktisat Bölümleri’nden mezun olduktan sonra kariyerine Hacettepe Üniversitesi’nde MBA ile devam etti. Aselsan’da 12 yıl Proje Yöneticisi olarak görev yaptıktan sonra, kariyerini Prowin Danışmanlık’ta Genel Müdür Yardımcısı olarak sürdürüyor. Sinema ve edebiyat ile yakından ilgileniyor. “Sihirli Maceralar Kitabı”, “Bal Porsuğu Uzaylılara Karşı” ve “Hindistan Cevizine Ne Oldu?” isimli üç çocuk kitabı bulunuyor. Bugüne kadar şiir ve hikayeleri 10’un üzerinde farklı kolektif kitapta yer alırken, yazmaya devam ediyor.

    YAzarın diğer yazılar
    SuareMag – Haziran 2025
    SuareMag – Mayıs 2025
    direnmek haziran sevmek suaremag yazar

    Related Posts

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026 Edebiyat

    Ayın Filmleri: EKİM AYINDA NE İZLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Filmleri

    Ayın Şarkıları: EKİM AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Şarkıları

    Ayın Kitapları: EKİM AYINDA NE OKUYALIM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Kitapları
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026 Edebiyat

    Yazar Tuba Ayşe Özgür’ün, fotoğraf sanatçısı Nihal Gündüz’ün fotoğraflarıyla yer aldığı yeni kitabı Kırık Yansımalar üzerine İstanbul…

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

    Ekim 8, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    KUM BÖCEKLERİ

    Aralık 1, 2025 Başak Bıyıklı

    Kendi ‘araf’ının çıkmaz sokağındaki insan

    Haziran 30, 2026 BURAK SOYER

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026 Manşet 2
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    Haber Bülteni

    Haber Bültenimize Abone Olun

    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.