Close Menu
    Son Eklenenler

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Perşembe, Nisan 30
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      1 KAVRAM 10 DÜŞÜNÜR: Varoluşun On Yüzü

      Ağustos 2, 2025

      Ulus Baker: Kısacık hayatına çağları sığdıran ‘birisi’

      Temmuz 12, 2025

      Institut français, Fransız yazar, felsefeci ve filolog Barbara Cassin’i ağırlıyor

      Şubat 25, 2025

      Sade Yaşamın Gücü: Epikür ve Tao’nun izinde sadeleşmek

      Aralık 7, 2024

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Yeni Eril: Dr. Nil Keskin’den kapsamlı bir dönüşüm rehberi

      Mart 4, 2025

      Cansel Oruç’un ‘Başarmaktan Korkma’ kitabı okuyucuyla buluştu

      Aralık 26, 2024

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      “Bir ‘teselli’ ver…”

      Nisan 20, 2026

      Sandviç Kuşağı: Arada Kalmışlık

      Nisan 19, 2026

      Var ol! Kelime büyücüsü çok yaşa!

      Nisan 15, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

      Nisan 27, 2026

      Filiz Çiçek’ten adalet ve intikam romanı: Kayıp Ada ve Şeytanları

      Nisan 22, 2026

      Adını Sen Koy: İki farklı zaman, iki farklı kadın ve benzer bir hikaye

      Nisan 21, 2026

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      Ayın Şarkıları: MART AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mart 8, 2026

      İş Sanat’ın Parlayan Yıldızlar konserleri devam ediyor

      Ocak 15, 2026

      AYIN ŞARKILARI: OCAK AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Ocak 1, 2026

      Sanatın özgür ruhlu bilgesi Patti Smith İstanbul’a geliyor

      Aralık 14, 2025

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Sibel Kırcadere Uslu ile İsmi Olmayan Hikayeler

      Mart 16, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lll

      Mart 16, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Río Sur, Pera Müzesi’nde

      Ekim 16, 2025

      Dalí’nin Tavşan Deliği: Bir romanın resme dönüşen rüyası

      Haziran 12, 2025

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nden ücretsiz sergi turları

      Şubat 20, 2026

      Isabel Muñoz’un Göbeklitepe fotoğrafları Berlin’de

      Şubat 10, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Palu Ailesi skandalı belgesel oldu

      Nisan 10, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      İstanbul Film Festivali 9-19 Nisan’da sinemaseverlerle buluşuyor

      Mart 24, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Sahnede paranormal bir deneyim: “Geceyarısı Hayaleti” başlıyor

      Mart 19, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

      Nisan 29, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

      Nisan 27, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Vildan Külahlı Tanış: Kelimeler efsunlu nesneler gibidir

      Nisan 11, 2026

      Ebru Karaayvaz’dan ağlarken güldüren kitap: Reçeteye Mizah Ekledim

      Mart 9, 2026

      Bozkurt: Yeni nesil yayıncı Toros, kitabı sadece basılı ürün gibi görmüyor!

      Mart 2, 2026

      “Gençler Nereye?” kitabının yazarı Tuğçe Tatari: Türkiye gençlerini duymuyor ve görmüyor

      Şubat 27, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Pablo Neruda: Aşkın, kavganın ve sessiz coğrafyaların şairi

      Temmuz 12, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      Vildan Külahlı Tanış: Kelimeler efsunlu nesneler gibidir

      Nisan 11, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » HERA
    Betül Çakıroğlu

    HERA

    Haziran 1, 2025Yorum yapılmamış7 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Betül Çakıroğlu

    Bir zaman önce. Bir yerlerde.

    Bu kılıkta burada olmayı sevmiyorum. Yürümek acı verici. Bir nehirden bile geçemiyorum diye düşünürken bir adam bana yardım etti. Nehirden geçtiğime mi yoksa fark edilmediğime mi sevineceğimi bilemedim. Belki benim kim olduğumu bilse yardım etmezdi, o yaşlı bir kadına yardım etmişti diye düşündüm. Unutmamak için adama adını sordum. Jason artık insanlar içinde yardımımı esirgemeyeceğim tek erkekti.

    Evi bulduğumda ayaklarıma bulaşan bu sıvı toprak kötü gözüküyordu. Kapıyı çaldım. Açan kadının karnına uzanıp, elimi teklifsizce üzerine koydum. Kadın konuşmadı. Ben de guguk kuşu başlı asamı diğer elimle havaya kaldırdım. “Kız” dedim ve ekledim. “Sakın korkma doğuma ben yardım edeceğim.” Hava bir anda yemyeşil oldu ve ben ağaçların arasında kayboldum.  

    Anda ya da her anda. Her şeyi gören yerde.

    Çok defadır gözlerimi kapadığımda çocukken koşturduğum o sarayda oluyorum. Zamanın kızı olarak biliyorum. İstediğim an oraya gidebilirim ama hayalini kurmaktan da hoşnudum. Burada ve bu anda olan işim bitince Tanrıların atası Okeanos’la, ana Tethys’i görmeye gitmeye karar verdim. Özlemleri tenime değen tuzlu su oldu. Burası kocaman, kimsenin beni sevmediği ve istemediği bir dağ. Hâlâ Tanrıların Kraliçesi olsam da kendimi öyle hissetmiyorum.

    Nemfler kendi neşelerinde boğulurken beni huzursuz ettiklerinin farkında olmadan odaya daldılar. Altın sandaletlerimi giymiş ve beyaz kılıcımı belime takmıştım. Beni mi seviyorlardı yoksa onlara ambrosia ile besleme mi diye bir an düşündüm. Bunu herkes bilirdi. Cevap basitti.Onlar sadece o balı ve kendilerini severdi. 

    “Onu getirdik Tanrıçam” diyen Nemf karşımda eğildi. Adını bilmiyordum. Callisto’dan sonra onların hiçbirinin adını sormamıştım. Ne zaman onlardan biri etrafımda dolaşsa Callisto’nun bana “Beni bu dünyadan al” diye yalvarması gelir aklıma. Nasıl anlatmıştı o adam bu hikâyeyi? Ben onu ayı yapmışım. Onu bir yıldız yapıp öyle kaçırdım bu dünyadan. Bilmesin kimse bilmesin. Zeus’tan kaçmak isteyenler bana sığınsın. Kötü ben olurum. 

    “Neden hep ben kötüyüm” dedim.
    Aslında kendi kendime bir soruydu ama cevap verdi. “Çünkü hikayeleri hep erkekler anlatıyor” dedi.
    Küstahça devam etti. “Siz anlatsanız nasıl anlatırdınız Tanrıların Kraliçesi.”
    Bu fikir hoşuma gitti. Anlattım.

    “Eurystheus erken doğmak zorundaydı. Yoksa annesine zarar verecekti. Herakles de geç doğmalıydı. Kadınları anlamak için o rahimde kalmalıydı. Bilinçlenmeden çıkması Alkmene’yi öldürürdü.”

    “Peki ya yılan?” Çoşkun akan ilkbahar nehirlerini andıran yüzü durgun bir göle dönmüştü. Bu halini sevdim. Oysa ben bu dağda kimseyi sevmem. 

    “Ben ne kadar sevmesem de Kronos’un kızıyım ve kadınların tanrıçasıyım. Bir kadına bir şey olmadan hissedebilirim. Herakles doğunca karısını öldüreceğini anladım. Çok güçlüydü. Ve böyle bir erkek beni korkuttu. Erkeklerde güç engellenemez deliliklere sebep oluyor.”

    “Yani Yüce Zeus’un oğlu olması bir sorun değil miydi?” Nemf sınırlarını aşmıştı. Hikâyeye devam ettim. Başlanmış bir şeyin sonu olmalıydı. Dinleyicim sadece bir avuç Nemf olsa da devam ettim.

    Tanrıların Tanrısı. Konu asla onun sadakatsizlikleri değildi. O büyümek istedi. Bunun için yaptıkları benim tüm gerçeklerime aykırıydı. Konu bendim. Düştüğüm durumdu. Evliliği savunurken ki çaresizliğim. Ben gökyüzüyüm. Herkesin bağlı olduğu ve en yüce olanım. Toprak yani kardeşim Demeter ne kadar uğraşırsa uğraşsın o tohumu çatlatmak benim yağmuruma bakar. Zeus ben izin vermesem o şimşekleri alabilir mi? Yağmur çok olur ekini çürütürüm, az olur kuruturum. İnsanlar bana muhtaç. Zeus’un aptal şimşeklerine değil. Gökyüzümü ona ben verdim. İşte ben buyum. Her istediğini kocasına veren kadınların Tanrıçası. Zeus’un hem kardeşi hem karısıyım ama ondan vazgeçtim. O benden değil. Çünkü ayrılması gökyüzüne veda anlamına gelir o yüce Zeus ondan vazgeçemez benden. Tek yapabildiği beni kötü göstermek. Gökyüzü Tanrıçasıyım. Kadınların ve evliliğin Tanrıçasıyım. Tanrıların Tanrıçasıyım. Titanların başı Kronos’un evladıyım. Tıpkı onun gibi. Onun dengiyim. Hikayeler de hep haksız olmaktan sıkıldım.

    İnsanlar inanmak istedikleri sözler başkalarının ağzından çıkarken yalan olduğunu bilemeyecek kadar acizler.

    Kim olduğumu ben biliyorum. Siz de bilin. Şimdi o nerede?”

    “Sunak odasında Tanrıçam.”

    Konuşmak iyi gelmişti. Sunak odasına doğru giderken beni sevmeyen oğlum Hephaistos’u gördüm. Ben de onu sevmiyordum. Çünkü onu gördükçe kendi kibrimle karşılaşmış oluyorum. Bazen aynaya baktığımda onun suratını görüyorum. Yapabildiğim bu kadar işte diye üzülüyorum. Oysa onu ben yaptım diye böbürlenmek için şekillendirmiştim. Olmadı. Aklıma onun o sevgiyi değersiz bir zevk olarak sunan karısı geldi. Düşünceler her adımda kafama doluştular. Aptal Paris’e kocaman bir kıta vadetmişken, gidip en güzel kızın sevgisini seçmişti. Sonra da burunları pislikten çıkmamıştı. Olan Truva’ya olmuştu. Akhaların tarafında olan Tanrılarla güçlü bir birlik olmuştum. Zeus’a her konuda karşı olmak hoşuma gidiyordu. Zorla evlendiğim kardeşim, kocam olmuştu. Düğünümüz Dünya’nın en batı ucundaki Hesperidler Bahçesi’nde olmuştu. Herkes hediyeler sunmuştu. Kardeşim Hades ilk ve tek kez yeraltı dünyasını terk etmişti. Bana beyaz kılıcımı düğünde hediye etmişti. Kılıca bakıp bazen Hades’le konuştuğumu hayal ediyorum. O farklıdır. Her zaman adildir. 

    Alkmene ile konuşmak istediğimde beni kabul etmişti. Ona seslendim. 
    Alkmene sen güzel ve akıllı bir kadındın, dedim. Bir ölüydü aslında. Bir yarı tanrı için mükemmel bir anne. Ne diyebilirim ki haklı Zeus. Şimdi öldün. Ve Zeus seni tüm sevgisiyle Girit Ada’sına gömdü. Oğlun Herakles çok güçlü. Onun bir kadına daha zarar vermesine müsaade edemem, beni anla, dedim. O sadece anlıyorum dercesine baktı gözlerime. Ölüler de bizim gibi zamanı tutabilirdi. Anladığından emin olduğumda ben de ilk ve son kez gittiğim yer altından ayrıldım. 

    Düğünü düşünen düşünceler yer altına gömülmüş, oradan da Olimpos’a tırmanmıştı. Bu dağdaki tahta oturduğumda Zeus’un benim bütün değerlerime ters davranacağını biliyordum. Ben evlilikleri koruyan, eşleri kutsayan ve zina yapanları cezalandıranken o beni sürekli sırtımdan vuruyordu. Ona evlenmeden saymıştım yattığı ölümlü ve ölümsüz kadınları. O da tatlı sözleri ile nasıl da kandırmıştı beni? Kendimi suçlamaya başladığım iç çatışmadan kurtulmak için, kafamı sallayıp saçımdan bir tavus kuşu tüyü aldım. Ona bakarak zamanda kendimi sabitledim. Yoksa düşünceler çarpışmasında yorulacaktım. Oysa yapacak bir işim vardı. 

    Sonsuza uzanan dev mermer sütunun oluşturduğu koridordan süzülüp geçerken zemindeki yansımamda Rhea’nın gözlerini gördüm. Ürperdim. O olmaktan o kadar kaçmıştım ki toprağı kardeşime bırakıp çıktım gökyüzüne. Ben o değildim. Sunağın soğuk mermerine dokundum. Parmak uçlarımdan kalbime çıkan soğukluk mermerden miydi? Yoksa annesizlikten mi diye düşündüm. Neler görmüştü bu sunak? Kendi tanrıçalığına yakışan yakışmayan bir sürü sunu. Şu anda orada yatan kadın en büyük armağanıydı. 

    Onun çocuklarını öldürdüğümü söyleyenler için hikâyeyi baştan yazacağım. Onu bir bakışımla yok edebilirim. Yapabilmek hem de her şeyi, bu benim. Yine de yapmamayı tercih ediyorum. Bu çocuk doğarsa o asla kimseye zarar vermeyecek biliyorum. Doğamazsa bir canavara dönüşecek. 

    “Lamia korkma” dediğimde daha çok korktu. 
    “Beni korumadın Kadınların Tanrısı” diye çığlıklar atıyordu. Herkes kaderini yaşıyordu. Ben belli düğümleri çözebilirdim. Kendimi İo’yu kaybettiğimdeki gibi çaresiz hissetim. Erkek hikayeciler ne demişti? Ben onu kıskanmışım, ineğe dönüşmüş sonra sinek musallat etmişim. Ben sadece rahibemi korumak istedim. Zeus onu inek yaptığımda artık ona dokunmasın istedim. Başına Argos’u koydum. Yine de koruyamadım. Öldüğünde onu nehir tanrıçası yapan kimdi acaba? Bunu anlatsam da onun koruyamamanın gerçekliği benim için elim bir hadise. İnsanlar neye inanırsa inansın diyorum ama bazen de içim acıyor. Lamia’ya yardım etmek isterken o benden nefret ediyor. 

    “Lamia bu sefer olacak. Ben Kadınların Tanrıçası yanındayım” dedim. Çığlıklar atan kadına bir şey anlatmak zordu. Benden korkuyordu. Nemflerden birine kızlarımı çağırmasını söyledim. Eileithyia, kızım Doğum Tanrıçası’ydı. Sağımda durdu. Hebe salona girdiğinde soğuk mermerler ısındı. Etrafında bir sürü Nemf vardı. İksirlerle doldurduğu bir banyoyu taşıyorlardı. Solumda durdu. İkisinin de elini tuttum. Lamia’yı banyoya yatırdık. Hebe getirdiği iksirlerden içirdi. Eileithyia doğum için karnına bastırıyor, nefesine nefes oluyordu. Kızımın bana benzeyen öküz gözleri vardı. Heyecanlandığında daha çok büyürdü. Ben de Lamia’nın elini tuttum. Bu doğum olmalıydı. Suyun rengi kırmızıya boyandığında kızımın ellerinde bir bebek vardı. Ağladı. Sunak salonundan tüm dağa yayılan bir sesti. Benim için söylenen kötülüklerin sonuydu bu ses.

    Sebeplerimin erkekler tarafından üzeri çizilmiş, bana ait olmayan sonuçlara yaftalanmıştım. İnsanlık kadınlıkla yükselecekken düştükçe düşmüştü. 

    Lamia çocuğunu kucağına aldığında zamanda bir kırılma oldu. Zeus bir canavar yaratıp acımaya çok meraklıdır. Ben bu anda bunu bozdum. Mutluluğum ona inadımdan değil, bir kadını kurtardığımdan aslında. 

    Odama geçtiğimde yorgundum. Lamia’nın daha önce ölen bir sürü çocuğu gibi bunu da kaybedeceğimizi düşünmüştüm. Zambak kokuları burnuma dolduğunda anladım o kız yaşayacaktı. Ve o kokuyu bebeğe üfledim. Lamia kızının adını Lilium koydu. Çok yaşa bebek diye geçirdim içimden kendimi kocaman yatağa atarken. 

    Gökyüzünde asılı yedi kardeşe bakıp selam verdim. Taygetesen efsanevi kralın annesiydin. Sen bile bu dünyada onunla olmak istedin. Ondan baban Atlas’ın yanına gitmek istedin. Ellerimle koydum seni ve kardeşlerini oraya. Rahat edin diye. Tüm diğer kadınlar gibi dedim ve gözlerimi kapadım.

    Rüyamda baba Okeanos’la, ana Tethys’in sarayında oradan oraya koşturan küçük bir kızdım. Annesinden babasından uzakta ve mutlu. Onları bir an önce ziyaret etmeliydim. 


    Betül Çakıroğlu, Gelibolu’da doğdu. Mimarlık eğitimi için geldiği İstanbul’da kızıyla birlikte yaşıyor. Mimarlık bir yana edebiyat sevgisi bir yana diyen yazar her zaman çantasında taşıdığı kitaplarından vazgeçmiyor. Çocuk kitapları yazma, çocuk kitapları editörlüğü, çocuk ve gençlik edebiyatı başlıklı çeşitli atölyelere katıldı. Yazarın ilk kitabı Kumdan Hayaller olsa da kollektif kitaplarda öyküleri ile ve editörlük yaptığı kitaplarla da okuyucu ile buluştu. 

    YAZARIN DİĞER YAZILARI

    SuareMag – Mayıs 2025
    Betül Çakıroğlu direnmek haziran sevmek suaremag yazar

    Related Posts

    Duygularımı Tanıyorum Serisi

    Nisan 20, 2026 Betül Çakıroğlu

    SuareMag Nisan 2026

    Nisan 7, 2026 Manşet

    BEYAZ LEKE

    Nisan 3, 2026 SUAREMAG

    SÜSÜ AKMIŞ

    Nisan 1, 2026 Hakan Akdoğan
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026 Sanat

    Dolunay Kocabağ, New York’taki oyunculuk kariyerine yeni başarılar eklemeye devam ediyor. Sahne adıyla Luna Vintner…

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026

    Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

    Nisan 27, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    GÖĞÜS KAFESİMDE BİR YARA

    Kasım 1, 2025 SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    SONRASI

    Eylül 1, 2025 SUAREMAG

    Yeni Tiyatro & Yeni Sinema Dergisi Ödülleri 20 Haziran’da sahiplerini buluyor

    Mayıs 29, 2025 KÜLTÜR - SANAT
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.