Close Menu
    Son Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Ekim 12
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      KOPENHAG: GÜVENİN VE HAFİFLİĞİN KONFORU

      Eylül 1, 2026

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

      Ekim 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      2026 Emmy Ödülleri’nde Rekorlar Gecesi: Televizyonun Ezberleri Bozuldu

      Eylül 16, 2026

      ÇYDD’nin 2026-2027 burs başvuruları başladı

      Eylül 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      Sıradan insanın bir “derbeder” olarak portresi

      Ekim 7, 2026

      Celal Kadri Kınoğlu’nun yeni romanı “Provalar” raflarda

      Ekim 3, 2026

      Kıraathane Kitap Şenliği 8. yaşında

      Ekim 2, 2026

      Tutu Aydınoğlu’ndan Mirzayev’e yeni bir yorum: “Hafızanın Kontrpuanı” albümü çıktı

      Eylül 29, 2026

      Klasik Müziğin çağdaş yorumcularından Janoska Ensemble Bodrum’da

      Ağustos 7, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      İsmi olmayan hikâyeler – VIII

      Ağustos 30, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – VII

      Temmuz 25, 2026

      AH BAVULUM VAH BAVULUM

      Temmuz 15, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Pera Müzesi’nde İki Yeni Sergi: Cumhuriyetin Kamera Arkası ve Frank Bowling

      Eylül 30, 2026

      ‘1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar’ sergisi RHM’de

      Eylül 23, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      Cennete 9 Tapınak: İnanç, aile ve ölüm arasında 9 durak

      Ekim 5, 2026

      Yalnızlar Rıhtımı restore edilmiş kopyasıyla beyazperdede

      Ekim 2, 2026

      İki Dünyanın Prometheus’ları: Ateşin, Bilginin ve Isdırabın Sinematik Silsilesi

      Eylül 18, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kaş Tiyatro Günleri Likya’nın izinde beşinci kez perde açıyor

      Ekim 6, 2026

      14 yıl sonra yeniden perde: Muammer Karaca Tiyatrosu bağımsız tiyatrolara açılıyor

      Eylül 27, 2026

      Tiyatroda “VR” deneyimi: “35 Mayıs” yeniden sahnede

      Eylül 22, 2026

      Sait Faik ile Orhan Kemal “Düş Payı”nda buluşuyor

      Eylül 1, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Küçük bir kâğıtta koca bir hayat: Hasip Pektaş ve ekslibrisin hafızası

      Eylül 25, 2026

      ÖZLEM GÜLLER ÜNAL RÖPORTAJLARI

      Eylül 13, 2026

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Karanlığın değişen yüzü: Gotik edebiyatın tarihsel gelişimi

      Eylül 15, 2026

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      ÜST GEÇİT

      Ekim 1, 2026

      BİR REPLİKANTLA HAYATIN ANLAMINI ARAMAK

      Ekim 1, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » HERA
    Betül Çakıroğlu

    HERA

    Haziran 1, 2025Yorum yapılmamış7 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Betül Çakıroğlu

    Bir zaman önce. Bir yerlerde.

    Bu kılıkta burada olmayı sevmiyorum. Yürümek acı verici. Bir nehirden bile geçemiyorum diye düşünürken bir adam bana yardım etti. Nehirden geçtiğime mi yoksa fark edilmediğime mi sevineceğimi bilemedim. Belki benim kim olduğumu bilse yardım etmezdi, o yaşlı bir kadına yardım etmişti diye düşündüm. Unutmamak için adama adını sordum. Jason artık insanlar içinde yardımımı esirgemeyeceğim tek erkekti.

    Evi bulduğumda ayaklarıma bulaşan bu sıvı toprak kötü gözüküyordu. Kapıyı çaldım. Açan kadının karnına uzanıp, elimi teklifsizce üzerine koydum. Kadın konuşmadı. Ben de guguk kuşu başlı asamı diğer elimle havaya kaldırdım. “Kız” dedim ve ekledim. “Sakın korkma doğuma ben yardım edeceğim.” Hava bir anda yemyeşil oldu ve ben ağaçların arasında kayboldum.  

    Anda ya da her anda. Her şeyi gören yerde.

    Çok defadır gözlerimi kapadığımda çocukken koşturduğum o sarayda oluyorum. Zamanın kızı olarak biliyorum. İstediğim an oraya gidebilirim ama hayalini kurmaktan da hoşnudum. Burada ve bu anda olan işim bitince Tanrıların atası Okeanos’la, ana Tethys’i görmeye gitmeye karar verdim. Özlemleri tenime değen tuzlu su oldu. Burası kocaman, kimsenin beni sevmediği ve istemediği bir dağ. Hâlâ Tanrıların Kraliçesi olsam da kendimi öyle hissetmiyorum.

    Nemfler kendi neşelerinde boğulurken beni huzursuz ettiklerinin farkında olmadan odaya daldılar. Altın sandaletlerimi giymiş ve beyaz kılıcımı belime takmıştım. Beni mi seviyorlardı yoksa onlara ambrosia ile besleme mi diye bir an düşündüm. Bunu herkes bilirdi. Cevap basitti.Onlar sadece o balı ve kendilerini severdi. 

    “Onu getirdik Tanrıçam” diyen Nemf karşımda eğildi. Adını bilmiyordum. Callisto’dan sonra onların hiçbirinin adını sormamıştım. Ne zaman onlardan biri etrafımda dolaşsa Callisto’nun bana “Beni bu dünyadan al” diye yalvarması gelir aklıma. Nasıl anlatmıştı o adam bu hikâyeyi? Ben onu ayı yapmışım. Onu bir yıldız yapıp öyle kaçırdım bu dünyadan. Bilmesin kimse bilmesin. Zeus’tan kaçmak isteyenler bana sığınsın. Kötü ben olurum. 

    “Neden hep ben kötüyüm” dedim.
    Aslında kendi kendime bir soruydu ama cevap verdi. “Çünkü hikayeleri hep erkekler anlatıyor” dedi.
    Küstahça devam etti. “Siz anlatsanız nasıl anlatırdınız Tanrıların Kraliçesi.”
    Bu fikir hoşuma gitti. Anlattım.

    “Eurystheus erken doğmak zorundaydı. Yoksa annesine zarar verecekti. Herakles de geç doğmalıydı. Kadınları anlamak için o rahimde kalmalıydı. Bilinçlenmeden çıkması Alkmene’yi öldürürdü.”

    “Peki ya yılan?” Çoşkun akan ilkbahar nehirlerini andıran yüzü durgun bir göle dönmüştü. Bu halini sevdim. Oysa ben bu dağda kimseyi sevmem. 

    “Ben ne kadar sevmesem de Kronos’un kızıyım ve kadınların tanrıçasıyım. Bir kadına bir şey olmadan hissedebilirim. Herakles doğunca karısını öldüreceğini anladım. Çok güçlüydü. Ve böyle bir erkek beni korkuttu. Erkeklerde güç engellenemez deliliklere sebep oluyor.”

    “Yani Yüce Zeus’un oğlu olması bir sorun değil miydi?” Nemf sınırlarını aşmıştı. Hikâyeye devam ettim. Başlanmış bir şeyin sonu olmalıydı. Dinleyicim sadece bir avuç Nemf olsa da devam ettim.

    Tanrıların Tanrısı. Konu asla onun sadakatsizlikleri değildi. O büyümek istedi. Bunun için yaptıkları benim tüm gerçeklerime aykırıydı. Konu bendim. Düştüğüm durumdu. Evliliği savunurken ki çaresizliğim. Ben gökyüzüyüm. Herkesin bağlı olduğu ve en yüce olanım. Toprak yani kardeşim Demeter ne kadar uğraşırsa uğraşsın o tohumu çatlatmak benim yağmuruma bakar. Zeus ben izin vermesem o şimşekleri alabilir mi? Yağmur çok olur ekini çürütürüm, az olur kuruturum. İnsanlar bana muhtaç. Zeus’un aptal şimşeklerine değil. Gökyüzümü ona ben verdim. İşte ben buyum. Her istediğini kocasına veren kadınların Tanrıçası. Zeus’un hem kardeşi hem karısıyım ama ondan vazgeçtim. O benden değil. Çünkü ayrılması gökyüzüne veda anlamına gelir o yüce Zeus ondan vazgeçemez benden. Tek yapabildiği beni kötü göstermek. Gökyüzü Tanrıçasıyım. Kadınların ve evliliğin Tanrıçasıyım. Tanrıların Tanrıçasıyım. Titanların başı Kronos’un evladıyım. Tıpkı onun gibi. Onun dengiyim. Hikayeler de hep haksız olmaktan sıkıldım.

    İnsanlar inanmak istedikleri sözler başkalarının ağzından çıkarken yalan olduğunu bilemeyecek kadar acizler.

    Kim olduğumu ben biliyorum. Siz de bilin. Şimdi o nerede?”

    “Sunak odasında Tanrıçam.”

    Konuşmak iyi gelmişti. Sunak odasına doğru giderken beni sevmeyen oğlum Hephaistos’u gördüm. Ben de onu sevmiyordum. Çünkü onu gördükçe kendi kibrimle karşılaşmış oluyorum. Bazen aynaya baktığımda onun suratını görüyorum. Yapabildiğim bu kadar işte diye üzülüyorum. Oysa onu ben yaptım diye böbürlenmek için şekillendirmiştim. Olmadı. Aklıma onun o sevgiyi değersiz bir zevk olarak sunan karısı geldi. Düşünceler her adımda kafama doluştular. Aptal Paris’e kocaman bir kıta vadetmişken, gidip en güzel kızın sevgisini seçmişti. Sonra da burunları pislikten çıkmamıştı. Olan Truva’ya olmuştu. Akhaların tarafında olan Tanrılarla güçlü bir birlik olmuştum. Zeus’a her konuda karşı olmak hoşuma gidiyordu. Zorla evlendiğim kardeşim, kocam olmuştu. Düğünümüz Dünya’nın en batı ucundaki Hesperidler Bahçesi’nde olmuştu. Herkes hediyeler sunmuştu. Kardeşim Hades ilk ve tek kez yeraltı dünyasını terk etmişti. Bana beyaz kılıcımı düğünde hediye etmişti. Kılıca bakıp bazen Hades’le konuştuğumu hayal ediyorum. O farklıdır. Her zaman adildir. 

    Alkmene ile konuşmak istediğimde beni kabul etmişti. Ona seslendim. 
    Alkmene sen güzel ve akıllı bir kadındın, dedim. Bir ölüydü aslında. Bir yarı tanrı için mükemmel bir anne. Ne diyebilirim ki haklı Zeus. Şimdi öldün. Ve Zeus seni tüm sevgisiyle Girit Ada’sına gömdü. Oğlun Herakles çok güçlü. Onun bir kadına daha zarar vermesine müsaade edemem, beni anla, dedim. O sadece anlıyorum dercesine baktı gözlerime. Ölüler de bizim gibi zamanı tutabilirdi. Anladığından emin olduğumda ben de ilk ve son kez gittiğim yer altından ayrıldım. 

    Düğünü düşünen düşünceler yer altına gömülmüş, oradan da Olimpos’a tırmanmıştı. Bu dağdaki tahta oturduğumda Zeus’un benim bütün değerlerime ters davranacağını biliyordum. Ben evlilikleri koruyan, eşleri kutsayan ve zina yapanları cezalandıranken o beni sürekli sırtımdan vuruyordu. Ona evlenmeden saymıştım yattığı ölümlü ve ölümsüz kadınları. O da tatlı sözleri ile nasıl da kandırmıştı beni? Kendimi suçlamaya başladığım iç çatışmadan kurtulmak için, kafamı sallayıp saçımdan bir tavus kuşu tüyü aldım. Ona bakarak zamanda kendimi sabitledim. Yoksa düşünceler çarpışmasında yorulacaktım. Oysa yapacak bir işim vardı. 

    Sonsuza uzanan dev mermer sütunun oluşturduğu koridordan süzülüp geçerken zemindeki yansımamda Rhea’nın gözlerini gördüm. Ürperdim. O olmaktan o kadar kaçmıştım ki toprağı kardeşime bırakıp çıktım gökyüzüne. Ben o değildim. Sunağın soğuk mermerine dokundum. Parmak uçlarımdan kalbime çıkan soğukluk mermerden miydi? Yoksa annesizlikten mi diye düşündüm. Neler görmüştü bu sunak? Kendi tanrıçalığına yakışan yakışmayan bir sürü sunu. Şu anda orada yatan kadın en büyük armağanıydı. 

    Onun çocuklarını öldürdüğümü söyleyenler için hikâyeyi baştan yazacağım. Onu bir bakışımla yok edebilirim. Yapabilmek hem de her şeyi, bu benim. Yine de yapmamayı tercih ediyorum. Bu çocuk doğarsa o asla kimseye zarar vermeyecek biliyorum. Doğamazsa bir canavara dönüşecek. 

    “Lamia korkma” dediğimde daha çok korktu. 
    “Beni korumadın Kadınların Tanrısı” diye çığlıklar atıyordu. Herkes kaderini yaşıyordu. Ben belli düğümleri çözebilirdim. Kendimi İo’yu kaybettiğimdeki gibi çaresiz hissetim. Erkek hikayeciler ne demişti? Ben onu kıskanmışım, ineğe dönüşmüş sonra sinek musallat etmişim. Ben sadece rahibemi korumak istedim. Zeus onu inek yaptığımda artık ona dokunmasın istedim. Başına Argos’u koydum. Yine de koruyamadım. Öldüğünde onu nehir tanrıçası yapan kimdi acaba? Bunu anlatsam da onun koruyamamanın gerçekliği benim için elim bir hadise. İnsanlar neye inanırsa inansın diyorum ama bazen de içim acıyor. Lamia’ya yardım etmek isterken o benden nefret ediyor. 

    “Lamia bu sefer olacak. Ben Kadınların Tanrıçası yanındayım” dedim. Çığlıklar atan kadına bir şey anlatmak zordu. Benden korkuyordu. Nemflerden birine kızlarımı çağırmasını söyledim. Eileithyia, kızım Doğum Tanrıçası’ydı. Sağımda durdu. Hebe salona girdiğinde soğuk mermerler ısındı. Etrafında bir sürü Nemf vardı. İksirlerle doldurduğu bir banyoyu taşıyorlardı. Solumda durdu. İkisinin de elini tuttum. Lamia’yı banyoya yatırdık. Hebe getirdiği iksirlerden içirdi. Eileithyia doğum için karnına bastırıyor, nefesine nefes oluyordu. Kızımın bana benzeyen öküz gözleri vardı. Heyecanlandığında daha çok büyürdü. Ben de Lamia’nın elini tuttum. Bu doğum olmalıydı. Suyun rengi kırmızıya boyandığında kızımın ellerinde bir bebek vardı. Ağladı. Sunak salonundan tüm dağa yayılan bir sesti. Benim için söylenen kötülüklerin sonuydu bu ses.

    Sebeplerimin erkekler tarafından üzeri çizilmiş, bana ait olmayan sonuçlara yaftalanmıştım. İnsanlık kadınlıkla yükselecekken düştükçe düşmüştü. 

    Lamia çocuğunu kucağına aldığında zamanda bir kırılma oldu. Zeus bir canavar yaratıp acımaya çok meraklıdır. Ben bu anda bunu bozdum. Mutluluğum ona inadımdan değil, bir kadını kurtardığımdan aslında. 

    Odama geçtiğimde yorgundum. Lamia’nın daha önce ölen bir sürü çocuğu gibi bunu da kaybedeceğimizi düşünmüştüm. Zambak kokuları burnuma dolduğunda anladım o kız yaşayacaktı. Ve o kokuyu bebeğe üfledim. Lamia kızının adını Lilium koydu. Çok yaşa bebek diye geçirdim içimden kendimi kocaman yatağa atarken. 

    Gökyüzünde asılı yedi kardeşe bakıp selam verdim. Taygetesen efsanevi kralın annesiydin. Sen bile bu dünyada onunla olmak istedin. Ondan baban Atlas’ın yanına gitmek istedin. Ellerimle koydum seni ve kardeşlerini oraya. Rahat edin diye. Tüm diğer kadınlar gibi dedim ve gözlerimi kapadım.

    Rüyamda baba Okeanos’la, ana Tethys’in sarayında oradan oraya koşturan küçük bir kızdım. Annesinden babasından uzakta ve mutlu. Onları bir an önce ziyaret etmeliydim. 


    Betül Çakıroğlu, Gelibolu’da doğdu. Mimarlık eğitimi için geldiği İstanbul’da kızıyla birlikte yaşıyor. Mimarlık bir yana edebiyat sevgisi bir yana diyen yazar her zaman çantasında taşıdığı kitaplarından vazgeçmiyor. Çocuk kitapları yazma, çocuk kitapları editörlüğü, çocuk ve gençlik edebiyatı başlıklı çeşitli atölyelere katıldı. Yazarın ilk kitabı Kumdan Hayaller olsa da kollektif kitaplarda öyküleri ile ve editörlük yaptığı kitaplarla da okuyucu ile buluştu. 

    YAZARIN DİĞER YAZILARI

    SuareMag – Mayıs 2025
    Betül Çakıroğlu direnmek haziran sevmek suaremag yazar

    Related Posts

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026 Edebiyat

    Ayın Filmleri: EKİM AYINDA NE İZLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Filmleri

    Ayın Şarkıları: EKİM AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Şarkıları

    Ayın Kitapları: EKİM AYINDA NE OKUYALIM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Kitapları
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026 Edebiyat

    Yazar Tuba Ayşe Özgür’ün, fotoğraf sanatçısı Nihal Gündüz’ün fotoğraflarıyla yer aldığı yeni kitabı Kırık Yansımalar üzerine İstanbul…

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

    Ekim 8, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    SOKAK BENİ TANIMADI

    Temmuz 15, 2026 SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    KURGU DÜŞLER PEŞİNDE DÜNYAYI DOLAŞMAK

    Nisan 1, 2025 Arzu Kurt

    Şişli Kız: Bulanık sınırlar, keskin gerçekler

    Nisan 3, 2025 Alperhan Benlioğlu
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    Haber Bülteni

    Haber Bültenimize Abone Olun

    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.