Close Menu
    Son Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Temmuz 6
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Medusa – Kadın Öfkesi ve Öteki’nin Bakışı 

      Şubat 24, 2026

      Narcissus – Benlik, İmaj ve Modern Ego

      Ocak 7, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Suare Kitaplığı ve Suare Yazarları Sarıyer Edebiyat Günleri’nde Okurlarla Buluşuyor

      Haziran 15, 2026

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026

      Kendi ‘araf’ının çıkmaz sokağındaki insan

      Haziran 30, 2026

      Figen Ormancı’dan yeni roman: Hiç Kimsenin Gölgesi

      Haziran 29, 2026

      40 Dilde Yayımlanan Dünya Çapındaki Fenomen Roman “Theo” Türkiye’de!

      Haziran 26, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Şarkıları: HAZİRAN AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Haziran 2, 2026

      Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      İsmi Olmayan Hikayeler – VI

      Haziran 19, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Mayıs 9, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Serçe Limanı batığının 1000. yılına sanatsal bir selam: Marmaris’te Cam Sanatı Sergisi

      Mayıs 2, 2026

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İfşa Günü: Yeni Başlayanlar İçin ‘Yeni Gerçeklik’

      Haziran 13, 2026

      Altın Palmiye Cristian Mungiu’nun oldu

      Mayıs 26, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kültürler Mut! Tiyatrosu’nda buluşuyor

      Mayıs 5, 2026

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Bir Yansımanın İçinden Dünyaya Bakmak

      Haziran 22, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      SEANS VE SONRASI

      Temmuz 1, 2026

      IL TEMPO SOSPESO.            

      Temmuz 1, 2026

      GATTACA: SEÇİMLERİMİZ GERÇEKTEN BİZE Mİ AİT? 

      Temmuz 1, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » MACİDE: KALABALIKLARIN SUSKUN GÖZLEMCİSİ
    Nilgün Karataş - SuareMag

    MACİDE: KALABALIKLARIN SUSKUN GÖZLEMCİSİ

    Şubat 1, 2026Yorum yapılmamış6 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Nilgün Karataş

    Macide yalnız. Bildiğin türden değil bu yalnızlık. Bunu ilk bakışta anlamak zor. Boş bir evin, sessiz bir akşamın yalnızlığı değil onunki. Çünkü etrafı hep insanlarla çevrili. Evler, odalar, masalar, uzun sohbetler… İnsan sesi eksik olmaz hayatından. Yine de Macide çoğu zaman konuşmaların biraz gerisinde durur; kalabalığın içine değil, kenarına yerleştirirdi kendini. Oradaydı ama oraya ait değildi.   

    Sorsan kimse dışlamamıştır onu, Macide de asla böyle bir şikayette bulunmaz. Ne dramatik bir kurbandı o ne de romantize edilmiş bir isyancı. Zaten hikâyesini böyle anlatmazdı Macide. 

    Ne başına gelenleri büyütürdü ne de kendini acındırırdı. Yüksek sesle konuşmazdı. Büyük sözler etmezdi. Ama bir şeylerin yolunda gitmediğini erkenden fark ederdi. Bunu uzun uzun düşünmezdi; daha çok hissederdi. Bazı yerlere yakışmadığını, bazı konuşmalara dahil olmaması gerektiğini sezerek anlardı. 

    Herkes gibi onun da akıbetini tesadüfler tayin edecekti. Belki bir müddet sonra bir kocaya vermek isteyecekler, o reddedecek, başka birini ortaya sürecekler, onu da istemeyecek, bu mücadele pek de uzun sürmeden genç kızın sebepsiz ısrarı sona erecek, o da nihayet, “ne olursa olsun” deyip boyun eğecek ve bir şeyler, bir şeyler olacaktı. Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı? 

    Babası öldükten sonra teyze evinde bu his daha belirginleşmişti. Öncesinde Balıkesir’de düzenli bir hayatı vardı; okula gider, piyano çalar, çalışırdı. Bedri’yle kurduğu ilişki de böyle başladı. Ne açık bir yakınlık ne de masum bir mesafe… Adı konulmamış, yarım bırakılmış bir bağ. Okul müdürün yakıştırmasıyla birlikte o bağ da askıda kaldı. Macide bunu uzun uzun sorgulamadı, içinde bir yere kaldırdı, orada bıraktı.   

    İstanbul’a geldiğinde hayat daha kalabalık oldu. Teyze evi, misafirler, akrabalar… Sonra vapurdaki karşılaşma: Ömer buna “aşk” dedi. Macide ise bir süre dinledi. Akrabalık ortaya çıkınca görüşmeler sıklaştı. Her şey olması gerektiği gibi ilerliyordu.   

    Babasından kalan para kesildiğinde, evdeki hava da değişti. Macide bunu fark etti tabii. Söylenmeyen sözler, bakışlardaki ötekileştirme bir gün dile gelince, Macide bir gece gitmeye karar verdi. Bu bir kaçış değil, daha çok gideceğin yeri bilmesen de kalmaman gerektiğini anlamak gibi bir şey. Kadere teslim olmak mı? Hayır! O bu fikri uzun uzun tartmadı. Kalmanın daha ağır olduğunu bildi sadece.   

    Ömer kalbi gibi evinin kapısını da açtı. İyi niyetliydi. Macide zamanla başka bir şey fark etti. Ömer çok konuşuyordu. Anlatıyor, yakınıyor, sürekli açıklamalar yapıyordu. Hep bir gerekçesi vardı. Kendi içindeki boşluğu kelimelerle doldurmaya çalışıyordu sanki. Macide dinledi. Dinledi. Dinledikçe uzaklaştı.   

    Ömer’in çevresiyle tanıştığında bu his daha da netleşti. Fikirler tartışılıyor, kitaplardan söz ediliyor, büyük büyük cümleler kurup manası sonradan aranıyordu. Ortam farklıydı tarzlar aynı, Macide bunu görüyordu. Teyze evindeki hoyratlıkla buradaki incelmiş tavırlar birbirine benzemiyormuş gibi görünüyordu da Macide ikisinin de aynı yerden çıktığını anlıyordu. Biri açık, diğeri örtülü. 

    Macide bu farkı anlatmaya çalışmadı. Anlatsa da karşılık bulmayacağını biliyordu. Sessizliği tercih etti. Bu sessizlik bir kabulleniş dersek haksızlık etmiş oluruz; bu onun kendini geri çekme biçimiydi. Herkes gibi konuşsaydı, herkes gibi kalması gerekeceğini bilirdi içten içe. Ömer’den ayrılması da bir öfke anında olmadı mesela. Uzun uzun düşünülüp de alınmış bir karar da değildi. Daha çok, artık aynı yerde duramadığını fark ettiği anda çekip gitmekti Macide’nin ki. Sevmekten vazgeçmedi belki ama birlikte olmaktan vazgeçti.

    Bugün Macide’den söz ediyorsak, bunun nedeni aynadır, onun bize tuttuğu ayna. Ne görüyoruz bu aynada? Sistemin içinde kalıp “uyum sağlamaya” çalışmamayı… Kahramanca yıkımlar peşinde koşmamayı… Yine de kendin gibi yaşamayı, kendini sınamayı, kendince direnmeyi… 

    Bu yüzden Macide’yi, Sabahattin Ali’nin en sessiz ama en politik kadınlarından biri buluyorum. Tam da bu yüzden onun Sırça Fanus’unu çatlatıyorum; ondan taşanlardan alabildiğimi almak, dağıtmak içimdeki Macide’ye iyi geliyor.

    İçimizdeki Şeytan (*), görünürde kalabalıkların romanı; aynı zamanda yalnızların. Bu romanda Macide’nin deneyimi bize çok net şunu anlatıyor: Kalabalık, yalnızlığın panzehiri değildir. Aksine kalabalık çoğu zaman yalnızlığın en görünür hâlidir. 

    Macide her şeye rağmen, iyi baş etti. Üstelik onun yalnızlığı cinsiyetsiz de değildi. Genç bir kadın olarak sürekli gözetleniyor, sürekli didikleniyor, sürekli “uyum sağlaması” bekleniyordu. Kalabalık onun için güven değil, tehdit de barındırıyordu. 

    Byung-Chul Han modern insanın yalnızlığını izolasyonla değil, aşırı temasla açıklıyor ya, öyle bir hal. Herkes konuşuyor, herkes görünüyor, herkes kendini ifade ediyor ama kimse gerçekten bağ kurmuyor. Macide’nin yaşadığı yalnızlık, bu modern yalnızlığın belki de erken örneklerinden biridir. 

    Ama Han’ın tarif ettiği modern özne, kendi kendisinin düşmanıdır. Kendini sürekli yargılar, zorlar, tüketir. Ömer tam olarak buydu. Macide ise değil. Macide kendini proje hâline getirmedi. Daha iyi bir Macide olmaya çalışmadı. Kendisini vitrine koymadı. Kendine karşı acımasız da değildi. Bir ilişki yürümediğinde “ben yetersizim” demezdi o. “Ben değişirim” de demezdi. Sadece şu geçerdi aklından: “Bu bana göre değil.” 

    Bu bir yenilgi değil, kendine sadakatin ta kendisiydi.

    Onun her saçmalığını bilirdim ama, büyüklük delisi olduğunu şimdi öğreniyorum. Dünyaya hükmetmeye hazırlanıyormuş! Dünya kim?.. Benden başka dünya var mı? Herkesin bir tek dünyası vardır o da kendisi… Üst tarafıyla alakadar olmaya bile değmez… Zeki olmak, kuvvetli kafa ve bilgi sahibi olmak neye yarıyor? Bizi istediğimiz saadete götürmedikten sonra… Zekâmız olmasa daha iyiydi. Otlar, hayvanlar, bulutlar ve kayalar gibi yaşamak bana daha saadet verici, daha yorgunluksuz, daha manalı geliyor…

    Macide iç sesiyle savaşmazdı, onu bastırmazdı da. Bahanelerle örtmezdi hiç. Bu yüzden yalnızdı ama tükenmiş değildi. Macide kimseye üstten bakmazdı, kimseyi küçümsemezdi. Haklı olduğu hâlde bağırmazdı. Ve gücü de, ve farkı da oradan geliyordu. Acısını dramatize etmediği gibi teşhir de etmezdi. Bu yüzden gerçekti, her yüzyılda yaşayabilecek kadar gerçek.

    Yani de Macide örnek bir insan değildir. Çözüm sunmaz. Taklit edilecek bir rol model değil; bakışı ödünç alınacak bir bilinçtir olsa olsa. Macide bugün bir ikon değil, görünür de değil. Neden? Başarılı kadın anlatısına da mağdur kadın anlatısına da sığdıramayız onu çünkü.

    Maria’yı hatırlarsınız çoğunuz, Macide’yi bu yazıdan sonra belki, unutmazsanız.

    Macide bir istisna değildir. Görünmez bir çoğunluktur. Macideler bugün de aramızda; kendini anlatmak yerine kendini korumayı seçen kadınlardır onlar. Ve bu yüzden yalnızdır Macideler. 

    Çağdaş özne; kendini sürekli sunan, kendini performansa zorlayan, kendisiyle bitmeyen bir hesaplaşma yaşayan biriyse… Macideler bu özneleşmeye direnenlerdir. Kendini markalaştırmayan, acısını içerik hâline getirmeyen, her şeyini görünür kılmayan… 

    O, genellikle hikâyesi anlatılmayan kadındır. Toplantıda konuşmayan ama her şeyi fark eden, ilişkide “sorun çıkaran” değil ama yavaş yavaş geri çekilen, kalabalıkta yer kaplamayan ama çürümeye eklemlenmeyen, “başarılı kadın” anlatısına da, “mağdur kadın” anlatısına da tam oturmayan…    

    Macideler genellikle eşikte durur, her an diğer tarafa atlayabilir. Bu yüzden Macideler; çok alkışlanmaz, çok da fark edilmez. Ama tam da bu yüzden sessiz bir ağırlıkları vardır.   

    Bugünlerde (önceki ve sonraki günlerde de) Sabattin Ali evreninin kadınlarından söz edecek olsak, akla ilk olarak Maria Puder gelir. Çünkü Maria Puder, güçlü kadın anlatısına daha kolay yerleşir, Sanatçıdır, bağımsızdır, ilham vericidir.  Macide ise ilham vermez, rahatlatmaz, “hadi sen de böyle yap” demez. Macide düşündürür. Bu yüzden Macideliğin bedeli vardır: Kalabalıklarda yalnızlık.

    Macideler için üzülmeyin, onların yalnızlığı bir eksiklik değil; kendini kaybetmemek için ödenen bedeldir. O bedeli de bile bile öder Macideler. Ama hâlâ şu soruyu sormaya da devam ederler:

    “Kendimi ait hissetmediğim yerde kalırsam, kendim olmaya devam edebilir miyim?”

    *İçimizdeki Şeytan, Sabahattin Ali’nin, 1940 yılında yayımladığı, ikinci romanıdır.


    Henize Nilgün

    H. Nilgün Karataş, İstanbul’da doğdu. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun oldu. Henüz öğrenciyken çalışmaya başladı, Milliyet, Dünya, Akşam, Günaydın, Business Week Dergisi ve Hürriyet’te gazetecilik yaptı. İlk romanı Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar’ın yanı sıra birçok kolektif kitapta öyküleri yayımlandı. Bianet, Yeni Sinema Dergisi ve Suare Dergi’de yazıyor. İkinci üniversite olarak da felsefe okuyor.

    YAZARIN DİĞER YAZILARI

    nilgün karataş suaremag yazar

    Related Posts

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026 Fotoğraf

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026 KÜLTÜR - SANAT

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026 Manşet

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026 Hakan Akdoğan
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026 Fotoğraf

    Fotoğraf sanatçısı ve akademisyen Nihal Gündüz, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileriyle hazırladığı “Yüzleşme: Hayalet…

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Korku filmlerinden Son Durak’a: ÖLÜMLE DANSIN SİNEMASI

    Eylül 9, 2025 Film

    ‘BEN’SİZ BİR BEN

    Ekim 1, 2025 Buğra Kaleli

    BEDELİ BÜYÜK BÜTÇESİ DÜŞÜK BİR FİBONACCİ

    Mayıs 1, 2025 Belgin Ulutay
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.