Close Menu
    Son Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Ekim 12
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      KOPENHAG: GÜVENİN VE HAFİFLİĞİN KONFORU

      Eylül 1, 2026

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

      Ekim 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      2026 Emmy Ödülleri’nde Rekorlar Gecesi: Televizyonun Ezberleri Bozuldu

      Eylül 16, 2026

      ÇYDD’nin 2026-2027 burs başvuruları başladı

      Eylül 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      Sıradan insanın bir “derbeder” olarak portresi

      Ekim 7, 2026

      Celal Kadri Kınoğlu’nun yeni romanı “Provalar” raflarda

      Ekim 3, 2026

      Kıraathane Kitap Şenliği 8. yaşında

      Ekim 2, 2026

      Tutu Aydınoğlu’ndan Mirzayev’e yeni bir yorum: “Hafızanın Kontrpuanı” albümü çıktı

      Eylül 29, 2026

      Klasik Müziğin çağdaş yorumcularından Janoska Ensemble Bodrum’da

      Ağustos 7, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      İsmi olmayan hikâyeler – VIII

      Ağustos 30, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – VII

      Temmuz 25, 2026

      AH BAVULUM VAH BAVULUM

      Temmuz 15, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Pera Müzesi’nde İki Yeni Sergi: Cumhuriyetin Kamera Arkası ve Frank Bowling

      Eylül 30, 2026

      ‘1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar’ sergisi RHM’de

      Eylül 23, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      Cennete 9 Tapınak: İnanç, aile ve ölüm arasında 9 durak

      Ekim 5, 2026

      Yalnızlar Rıhtımı restore edilmiş kopyasıyla beyazperdede

      Ekim 2, 2026

      İki Dünyanın Prometheus’ları: Ateşin, Bilginin ve Isdırabın Sinematik Silsilesi

      Eylül 18, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kaş Tiyatro Günleri Likya’nın izinde beşinci kez perde açıyor

      Ekim 6, 2026

      14 yıl sonra yeniden perde: Muammer Karaca Tiyatrosu bağımsız tiyatrolara açılıyor

      Eylül 27, 2026

      Tiyatroda “VR” deneyimi: “35 Mayıs” yeniden sahnede

      Eylül 22, 2026

      Sait Faik ile Orhan Kemal “Düş Payı”nda buluşuyor

      Eylül 1, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Küçük bir kâğıtta koca bir hayat: Hasip Pektaş ve ekslibrisin hafızası

      Eylül 25, 2026

      ÖZLEM GÜLLER ÜNAL RÖPORTAJLARI

      Eylül 13, 2026

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Karanlığın değişen yüzü: Gotik edebiyatın tarihsel gelişimi

      Eylül 15, 2026

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      ÜST GEÇİT

      Ekim 1, 2026

      BİR REPLİKANTLA HAYATIN ANLAMINI ARAMAK

      Ekim 1, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » Mesud Topal: “Gazali insanı ayık ve diri tutar”
    Edebiyat

    Mesud Topal: “Gazali insanı ayık ve diri tutar”

    Şubat 10, 2026Yorum yapılmamış8 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Bilgiye hiç olmadığı kadar yakınız ama cevaplara hiç olmadığı kadar uzağız. Yazar Mesud Topal, Destek Yayınları’ndan çıkan “İnsan Nasıl Kaybeder?” kitabında Gazali’nin yüzyıllar önce sorduğu sorularla modern insanın yorgunluğunu, kaygısını ve kendine duyduğu aşırı güveni mercek altına alıyor.

    • “İnsan Nasıl Kaybeder?” kitabının yazılma amacı nedir? Okura neyi göstermek istiyor?

    Öncelikle Gazali’yi doğru anlatmak istedim sonrasında ise modern insanın sorunlarına Gazali gözünden bakmak istedim. Günümüzde her şeyin bir cevabı varmış gibi görünüyor. Bilgiye ulaşmak hiç bu kadar kolay olmamıştı; kitaplar, videolar, uzmanlar, reçeteler… Ama buna rağmen insan cevap bulamıyor. Çünkü sorun çoğu zaman cevabın olmaması değil, hangi soruyu sorduğumuzu unutmuş olmamız. Bu yüzden de kaybettiğimiz bazı temel değerleri, fark etmeden geride bıraktığımız bazı kavramları yeniden hatırlamamız gerekiyor.

    Gazali benim için tam da bu noktada önemli bir isim. Çünkü Gazali, yüzyıllar önce bugün hâlâ yaşadığımız birçok meseleyi konuşmuş; ama buna rağmen en çok haksızlık yapılan, en çok yanlış anlaşılan isimlerden biri. Onu ya sadece geçmişe ait bir figür gibi okuyoruz ya da düşünceyi sınırlayan bir durak olarak görüyoruz. Oysa Gazali’nin metinlerine yakından bakıldığında, onun derdinin yasak koymak değil; insanın kendini kandırdığı yerleri açığa çıkarmak olduğu görülüyor.

    “İnsan Nasıl Kaybeder?” kitabını yazarken çıkış noktam tam olarak buydu. Gazali’yi savunmak ya da yüceltmek gibi bir niyetim yoktu. Ama onun etrafında oluşmuş tartışmaları, özellikle de nerede anlaşılmadığını — hatta bazen nerede anlaşılmak istenmediğini — yeniden düşünmek istedim. Çünkü bazı fikirler yanlış anlaşıldığı için değil, insanı rahatsız ettiği için görmezden gelinir. Gazali de bu isimlerden biri.

    Kitapta, Gazali’nin bilgi, ahlâk, niyet, kaygı, akıl ve dünya algısı üzerine yaptığı tespitleri bugünün insanıyla yan yana koymaya çalıştım. Bugün insan neden bu kadar yorgun? Neden bildiği hâlde değişemiyor? Neden doğruyu savunduğu hâlde huzur bulamıyor? Neden sürekli kaygılı ama bir türlü duramıyor? Bu soruların cevaplarını birebir Gazali’den almak gibi bir iddiam yok. Ama onun eserleri üzerinden bazı çıkış noktaları yakalamanın mümkün olduğunu düşünüyorum.

    Bu kitap, “şöyle yaşamalısın” diyen bir rehber değil. Daha çok şunu yapmaya çalışıyor:
    İnsanın kendine anlattığı hikâyeleri görünür kılmak. Çünkü insan çoğu zaman yanlış yaptığı için değil; doğru sandığı şeyleri hiç sorgulamadığı için kaybediyor. Gazali’nin en zorlayıcı tarafı da burada ortaya çıkıyor. O, insanın niyetine, bilgisine, ahlâkına duyduğu güveni sarsıyor. Ve bu, modern insan için hiç kolay bir şey değil.

    Kısacası “İnsan Nasıl Kaybeder?” benim için bir cevap kitabı değil; bir hatırlama çabası. Kaybettiklerimizi, unuttuklarımızı ve belki de hiç fark etmeden vazgeçtiklerimizi yeniden düşünme denemesi. Gazali’yi bugüne taşımak değil; bugünü, Gazali’nin sorduğu sorularla durdurmak istedim. Çünkü bazen insanın gerçekten ihtiyacı olan şey, bir adım daha atmak değil; olduğu yerde durup kendine dürüstçe bakabilmek.

    “Gazali’yi anlamak için ne söylediğinden önce, neden söylediğini görmek gerekiyor.”

    • Gazali bugün hâlâ çok tartışılan bir isim. Siz de ‘Gazali’yi doğru anlatmak’ gerektiğini söylüyorsunuz. Peki, Gazali’yi yanlış mı anlıyoruz ve ‘İnsan Nasıl Kaybeder?’ kitabına neden Gazali’yle ve onun etrafındaki tartışmalarla başladınız?

    Kitabın ilk bölümünde özellikle Gazali’nin yaşadığı dönemi merkeze aldım. Çünkü Gazali’yi bugünden, bugünün kavramlarıyla yargıladığımızda onu kaçırıyoruz. Oysa yaşadığı dönem; siyasi çalkantıların, mezhebî gerilimlerin, felsefî tartışmaların ve bilgi otoritesi kavgasının çok yoğun olduğu bir dönem. İslam dünyasında ciddi bir zihinsel karmaşa var ve herkes “hakikat adına” konuşuyor. Gazali tam da bu gürültünün ortasında ortaya çıkıyor.

    Bu yüzden kitabın başında Gazali’yi doğrudan fikirleriyle değil, atmosferiyle anlatmak istedim. Kimlerle tartışıyor, neye itiraz ediyor, neden bu kadar sert tepkiler alıyor? Çünkü Gazali’nin söylediklerini anlamak için önce neden söylediğini görmek gerekiyor. Aksi hâlde onu ya felsefe düşmanı ya da içtihadı kapatan bir figür gibi okumak çok kolay oluyor. Özellikle Gazali etrafında dönen tartışmalı meseleleri ele aldım. “Gazali yüzünden İslam dünyası geri mi kaldı?”, “İçtihat kapısını kapattı mı?”, “Akla karşı mıydı?” gibi bugün hâlâ tekrar edilen iddialar var. Bu iddiaların çoğu, Gazali’nin metinlerinden çok, onun hakkında oluşmuş genellemeler üzerinden konuşuluyor. Oysa Gazali’nin kendisine bakıldığında, aklı tamamen reddeden değil; aklın tek hakem hâline gelmesine itiraz eden bir çizgi görülüyor. İçtihadı bitirmekten ziyade, içtihadın keyfîleşmesine karşı bir uyarı yapıyor.

    Bu kitabı okuyan biri, Gazali’yi tek bir etiketle açıklamanın neden mümkün olmadığını çok net görür. O, ne sadece bir mutasavvıf, ne sadece bir fakih, ne de sadece bir eleştirmen. Aynı zamanda yaşadığı dönemin krizlerini çok iyi okuyan bir zihin. Felsefeye karşı çıkarken bile, felsefeyi en iyi bilen isimlerden biri. Eleştirdiği şey düşünmek değil; düşüncenin insanı kendinden emin hâle getirmesi.

    İlk bölümün amacı, okuru şu noktaya getirmek: Gazali’yi ya kutsayarak ya da suçlayarak anlamak mümkün değil. Onu anlamak için, yaşadığı dönemin korkularını, dağınıklığını ve zihinsel çatışmalarını görmek gerekiyor. Çünkü bugün Gazali’ye yöneltilen pek çok eleştiri, aslında bugünün insanının kendi krizlerini geçmişe yansıtma biçimi.

    Bu yüzden kitabın devamında Gazali’yi bir tarih figürü olarak geride bırakmıyorum. Ama onu bugüne taşımaya da çalışmıyorum. Onun metinlerinden hareketle, bugün bizi zorlayan bazı temel meseleleri — bilgiyle ilişkimizi, ahlâk anlayışımızı, kaygıyı, niyeti ve aklı — yeniden düşünmeye davet ediyorum. İlk bölüm, bu davetin zemini. Gazali’yi netleştirmeden, bugünü konuşmanın mümkün olmadığını düşündüğüm için böyle başladım.

    Kısacası bu kitabı okuyan biri, Gazali’nin neden bu kadar tartışmalı bir isim olduğunu; ama aynı zamanda neden hâlâ bu kadar canlı kaldığını çok net anlayacak. Çünkü Gazali ciddi anlamda insanı rahatsız eden bir düşünür. İnsanın konforunu bozar alt üst eder. Düşünmeni ister, anlamanı ister. Bu kadar akla ve düşünceye önem veren bir ismi de akıl düşmanı ilan etmek akıl alır gibi değil.

    “Akla karşı değil, kesinlik iddiasına karşı”

    • Peki bu noktada sıkça sorulan bir şey var: Gazali felsefeye ve filozoflara neden bu kadar sert eleştiriler yöneltiyor? Onları tamamen mi reddediyor, yoksa bazı noktalarda hak verdiği yerler de var mı?

    Gazali’nin filozofları eleştirmesinin sebebi, onların düşünmesi ya da aklı kullanması değil. Asıl itirazı, bazı filozofların aklı sınırsız ve sorgulanamaz bir otorite gibi konumlandırmasına. Metafizik alanlarda, kesin bilgi iddiasıyla konuşmalarına karşı çıkıyor. Yani eleştirdiği şey felsefe değil; felsefenin haddini aşması. Kaldı ki Gazali de felsefecidir.

    Öte yandan Gazali, filozofların her söylediğini reddeden biri de değil. Mantık, matematik, doğa bilgisi gibi alanlarda onların yöntemlerine açıkça hak veriyor. Hatta bu alanlarda filozoflarla tartışmaya girenleri eleştirip onları ahmaklıkla itham ediyor. Çünkü ona göre bu konular aklın sahası ve burada akıl zaten güçlü bir araç. Problem, bu yöntemin inanç alanına taşınıp kesin hükümler vermeye başlamasıyla ortaya çıkıyor.

    Gazali’nin yaptığı şey, filozofları susturmak değil; onları yerine çağırmak. “Her konuda konuşabilirsiniz” demiyor ama “hiçbir konuda konuşamazsınız” da demiyor. Bu ayrım çok kritik ama çoğu zaman gözden kaçıyor. Bugün Gazali’nin felsefe karşıtı gibi görülmesinin sebebi de bu nüansı kaçırmamız.

    Aslında Gazali’nin eleştirisi bugün için de çok tanıdık. Bir yöntemin, bir disiplinin ya da bir bakış açısının her soruya cevap verebileceğini düşündüğümüz anda, başka alanları baştan iptal ediyoruz. Gazali buna itiraz ediyor. Aklı değersizleştirmiyor; ama aklın, insanı her şeyden emin hâle getirmesine karşı duruyor. Bu yüzden filozoflara karşı değil; kesinlik iddiasına karşı bir pozisyon alıyor.

    “Gazali rahatsız edici bir ayna işlevi görüyor”

    • İlk bölümde Gazali’yi yaşadığı dönem ve tartışmalarıyla ele alıyorsunuz. Peki ikinci bölümde Gazali’yi doğrudan modern insanın meseleleriyle ilişkilendiriyorsunuz. Sizce Gazali bugün yaşayan insana ne söyleyebilir?

    Gazali’nin bugün bu kadar güçlü görünmesinin sebebi, insanın temel problemlerinin çok fazla değişmemiş olması. Biçimler değişti, hız arttı, imkânlar çoğaldı ama insanın iç dünyası büyük ölçüde aynı kaldı. Bugün de insan çok şey biliyor ama değişemiyor, çok düşünüyor ama duramıyor, doğruyu savunuyor ama huzur bulamıyor. Gazali’nin metinleri tam olarak bu noktaya dokunuyor.

    İkinci bölümde Gazali’yi bugüne taşımaya çalışmadım; bugünü, Gazali’nin sorduğu sorularla durdurmak istedim. Bilgiyle kurduğumuz ilişki, ahlâk anlayışımız, niyet meselesi, kaygı, kontrol ihtiyacı… Bunların hepsi bugün modern insanı zorlayan başlıklar. Gazali bu konulara doğrudan “şunu yap” diye cevap vermiyor; ama insanın nerede kendini kandırdığını çok net gösteriyor.

    Modern insanın en büyük problemi, her şeyi çözebileceğine inanması. Bu inanç, bir süre sonra insanı güçlü değil, yorgun hâle getiriyor. Gazali burada çok kritik bir şey söylüyor: Her şeyi akılla kontrol etmeye çalıştığında, insanın omzuna taşıyamayacağı bir yük biniyor. Kaygı da tam burada ortaya çıkıyor. İnsan, sınırlarını unuttuğunda kendini tüketmeye başlıyor.

    Bu yüzden ikinci bölümde Gazali’yi bir “çözüm üretici” gibi değil, bir ayna gibi ele aldım. Modern insan o aynaya baktığında, kendi hâlini görüyor: sürekli meşgul ama içten içe boş, sürekli tetikte ama bir türlü sakin değil. Gazali’nin bugünle bağı tam olarak burada kuruluyor. O, bugünün insanına yeni cevaplar vermekten çok, unuttuğumuz bazı soruları hatırlatıyor.

    “Gazali insanı rahatlatmaz, rahatsız eder, zorlar ama ayık tutar; çünkü ona göre insanın asıl ihtiyacı da budur.”

    • Gazali bugün yaşasaydı, modern insanı en çok hangi konuda uyarırdı?

    Bence Gazali bugün yaşasaydı, modern insanı en çok kendine aşırı güvenmesi konusunda uyarırdı. Çünkü bugün insan, bilgiye, aklına, niyetine ve ahlâkına fazlasıyla güveniyor. “Ben biliyorum”, “ben farkındayım”, “ben iyi niyetliyim” cümleleri, insanın kendini sorgulamasını gereksiz görmesine yol açıyor. Gazali’nin asıl rahatsız olduğu yer tam olarak burasıydı.

    Gazali bugün de muhtemelen şunu söylerdi: İnsan yanlış yaptığı için değil, yanılmadığından emin olduğu için kayboluyor. Aklını merkeze alıp her şeyi kontrol edebileceğini sanan insan, bir süre sonra hem yoruluyor hem de kalbini devre dışı bırakıyor. Kaygı da burada başlıyor. Çünkü insan sınırsız bir sorumluluk yükleniyor; her ihtimali hesaplamak, her sonucu öngörmek, her hatayı önlemek zorunda hissediyor.

    Gazali bugün yaşasaydı, modern insana “daha az düşün” demezdi; ama “her şeyi düşünceyle çözebileceğini sanma” diye uyarırdı. Ahlâkın bazen bir konfor alanına dönüştüğünü, niyetin insanı her zaman kurtarmadığını, bilginin de insanı hakikate yaklaştırmak yerine bazen ondan uzaklaştırdığını hatırlatırdı. Kısacası, modern insanın en büyük yanılgısının kendini fazlasıyla merkeze alması olduğunu söylerdi. Ve muhtemelen yine rahatsız ederdi; çünkü Gazali’nin uyarıları hiçbir zaman rahatlatıcı olmadı. O yüzden Gazali’nin bütün metinlerinde insanı sürekli uyanık, tetikte ve diri olmaya çağıran bir hat var. Asla insanı rahatlatmaz, rahatsız eder, zorlar ama ayık tutar; çünkü ona göre insanın asıl ihtiyacı da budur.

    ahlâk destek yayınları Gazali kaygı mesud yayınları modern insan

    Related Posts

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026 Edebiyat

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026 Manşet 2

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026 Kitap

    2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

    Ekim 8, 2026 Manşet 2
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026 Edebiyat

    Yazar Tuba Ayşe Özgür’ün, fotoğraf sanatçısı Nihal Gündüz’ün fotoğraflarıyla yer aldığı yeni kitabı Kırık Yansımalar üzerine İstanbul…

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

    Ekim 8, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Demet Çaltepe’nin ‘Çeper’ adlı öykü kitabı üzerine

    Mart 3, 2025 Edebiyat

    31. İFSAK Kısa Film Festivali 10-16 Mar’ta gerçekleşecek

    Mart 5, 2025 Film

    YAŞAMAK ULAN

    Eylül 1, 2026 Kadir Horzum - SuareMag
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    Haber Bülteni

    Haber Bültenimize Abone Olun

    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.