Close Menu
    Son Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Ekim 12
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      KOPENHAG: GÜVENİN VE HAFİFLİĞİN KONFORU

      Eylül 1, 2026

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

      Ekim 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      2026 Emmy Ödülleri’nde Rekorlar Gecesi: Televizyonun Ezberleri Bozuldu

      Eylül 16, 2026

      ÇYDD’nin 2026-2027 burs başvuruları başladı

      Eylül 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      Sıradan insanın bir “derbeder” olarak portresi

      Ekim 7, 2026

      Celal Kadri Kınoğlu’nun yeni romanı “Provalar” raflarda

      Ekim 3, 2026

      Kıraathane Kitap Şenliği 8. yaşında

      Ekim 2, 2026

      Tutu Aydınoğlu’ndan Mirzayev’e yeni bir yorum: “Hafızanın Kontrpuanı” albümü çıktı

      Eylül 29, 2026

      Klasik Müziğin çağdaş yorumcularından Janoska Ensemble Bodrum’da

      Ağustos 7, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      İsmi olmayan hikâyeler – VIII

      Ağustos 30, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – VII

      Temmuz 25, 2026

      AH BAVULUM VAH BAVULUM

      Temmuz 15, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Pera Müzesi’nde İki Yeni Sergi: Cumhuriyetin Kamera Arkası ve Frank Bowling

      Eylül 30, 2026

      ‘1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar’ sergisi RHM’de

      Eylül 23, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      Cennete 9 Tapınak: İnanç, aile ve ölüm arasında 9 durak

      Ekim 5, 2026

      Yalnızlar Rıhtımı restore edilmiş kopyasıyla beyazperdede

      Ekim 2, 2026

      İki Dünyanın Prometheus’ları: Ateşin, Bilginin ve Isdırabın Sinematik Silsilesi

      Eylül 18, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kaş Tiyatro Günleri Likya’nın izinde beşinci kez perde açıyor

      Ekim 6, 2026

      14 yıl sonra yeniden perde: Muammer Karaca Tiyatrosu bağımsız tiyatrolara açılıyor

      Eylül 27, 2026

      Tiyatroda “VR” deneyimi: “35 Mayıs” yeniden sahnede

      Eylül 22, 2026

      Sait Faik ile Orhan Kemal “Düş Payı”nda buluşuyor

      Eylül 1, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Küçük bir kâğıtta koca bir hayat: Hasip Pektaş ve ekslibrisin hafızası

      Eylül 25, 2026

      ÖZLEM GÜLLER ÜNAL RÖPORTAJLARI

      Eylül 13, 2026

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Karanlığın değişen yüzü: Gotik edebiyatın tarihsel gelişimi

      Eylül 15, 2026

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      ÜST GEÇİT

      Ekim 1, 2026

      BİR REPLİKANTLA HAYATIN ANLAMINI ARAMAK

      Ekim 1, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » NASRETTİN HOCA
    Betül Çakıroğlu

    NASRETTİN HOCA

    Eylül 1, 2025Yorum yapılmamış7 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Betül Çakıroğlu

    Sıcak mı sıcak bir yaz günü. Herkesin terden iğrenç kokmaya başladığı o saatlerde hava birden buz kesti. Her şey dönmeye başladı. Akşehir döndü. Nasreddin Hoca Türbesi döndü. Sekiz yaşındaki Mehmet döndü. Bir hortum belirdi. Mehmet ona kapıldı. “Hortum beni Oz ülkesine götürmez umarım. Çünkü kırmızı ayakkabılarım yok,” diye düşündü.

    Hortumun içinde bir ayna gördü. Etrafında sarmal şeklinde birbirine dolanmış kalın iplere benzeyen gri bir çerçeve vardı. Ayna Nasreddin Hoca Türbesi’nin yeşil çatısına yaklaşıp, durdu. Bir anda bir ışık çıktı. Önce yeşildi ışık, sonra sarı en son beyaz oldu. Çok parlaktı. Mehmet gözünü kaçırdı. Tekrar baktığında hortum gitmiş, dönme bitmişti. Ama ayna da yoktu. Aynanın içine saklayıp götürdüğü de yoktu.

    Nasreddin Hoca Türbesi ile gitmişti. Mehmet şaşkındı. Fark etti ki, tüm Nasreddin Hoca hikayeleri de silinmişti. Mehmet koşarak eve gitti. Nasreddin Hoca fıkraları kitapları artık yoktu. Sadece sekiz yaşında olduğunu bir an aklından geçirdi. Ama yapacak bir şey yoktu. Şimdi o hikayeleri yeniden yazma zamanıydı.

    Ayna uzayda ışık hızının üç milyon katında ilerledi. Ayna toprağa bir karış kala durduğunda bambaşka bir gezegendeydi. Nasreddin Hoca aynadan bir top gibi toprağa düştü. Gözünü açtığında karşısında kendini gördü. Sağa baktı, ayna sağa geçti. Yine kendini gördü. Sola baktı. Ayna sola geçti. Yine kendini gördü. “Yer gök ben olmuşum yahu,” dedi. Ayna uzaklaşırken üzerinde büyük harflerle şöyle yazdı:

    Ye Kürküm Ye!

    Hoca yavaşça yerden kalktı. “Beni de aldı gitti,” dedi içinden. Gökyüzüne giden buluta bakarken üç tane ay olduğunu fark etti. “Ay doğurmuş yahu,” dedi. Gece olmasına rağmen üç ay sayesinde hava akşamüzeri aydınlığındaydı. Üzerindeki toprakları silkeledi. Ama nasıl yapışkan bir topraksa üzerinden düşmedi. Cübbesi gibi yeşil olduğundan toprak sıkıntı olmadı. Sakalını sıvazladı. Kavuğunu yerleştirdi. Kuşağını düzeltti. 

    Hoca yürümeye başladı. Yeşil yapışkan toprağa ince çarıklarla basmakta çok rahatsız ediciydi. Sürekli bir bataklıktaymış gibi hissediyordu. Yürürken “Ah eşeğim, canım eşeğim,” diye bir türkü uydurdu. Bayağı yürüdükten sonra Hoca birini gördü. 

    O biri; biri değildi. Ama biriydi. O bir uzaylıydı. Başka bir gezegende olduğunu anladığından, bunun da uzaylı olduğunu anlaması için alim olmasına gerek yoktu. Ayrıca bu birinin dört kolu vardı. Bu da gayet açık bir durumdu. İkisi bizim gibi, ikisi belden çıkan kolar. Yine de Hoca Yaradan’ın yarattığı dedi. Seslendi.

    “Merhaba.”

    Sonra kendine güldü. Uzaylıca bilmiyordu ki!

    Uzaylı yaklaştı. Hoca’nın ağzına doğru bir alet tuttu. Küçük bir şeydi. Hoca bir an çekindi ama bir daha “Merhaba,” dedi. Uzaylı aleti geri çekti. Alete doğru bir şeyler dedi. Nasreddin Hoca’ya “Çabuna, sabuna, makna, tata,” gibi gelen anlamsız seslerdi. Uzaylı aleti geri uzattığında şöyle bir ses çıktı.

    “Merhaba Dünyalı. Burası Orza gezegeni. Benim ismim Sanbuna.”

    Alet farklı dilleri çeviriyordu. Sormak isteklerini hemen alete söyledi.

    “Adım Nasreddin Hoca. Aslında ben dünyada 1284 yılında öldüm. Buraya nasıl geldim bilmiyorum.”

    “İlginç. Dünya şu anda 2025 yılını yaşayan bir gezegen. Orza 4113 yılında. Seni evime götüreyim. Sabah hükümete gider, gelen uzay gemilerine bakarız.”

    Çaresiz “Olur,” dedi Hoca. Acaba ne kadar daha yürüyeceklerdi? Sanbuna;

    “Bana tutun. Ben de sana tutunacağım.”

    Zavallı Hoca neden diyemeden Sanbuna ayakkabılarının üzerindeki bir düğmeye bastı. Etrafı göremedikleri hızdaki yolcukları başladı. Sanbuna koyu sarı renkteki dört kolu ile de Hoca’yı sıkıca kavrasa da Hoca dua etmeye başladı. Aniden durduklarında Sanbuna “Geldik,” dedi.

    Bu koyu sarı tene sahip adama gülümsedi. Dişleri pembe, dili mordu. Üzerindeki parlak sarı kıyafetler, koyu sarı teninden bir parçaymışçasına dardı. Gözlerinin yeşili insanlara benzeyen tek rengiydi. 

    Sanbuna’nın evine kocaman ama Hoca’nın hayatında görmediği kadar kocaman gökyüzünü kaplayan bir ağacın gövdesinden çıkılıyordu. Cam bir kutu düşeyde ve yatayda hareket ediyordu. Hızlıydı. Sanbuna’nın evinin önünde durdu. Bu şeyin adı asansörmüş. Evi de cam bir kutuydu. Onları getiren o asansör adındaki şeyin on katı büyüklüğünde bir cam kutu. Ev ağacın bir dalına asılmış gibi duruyordu. Hoca etrafına baktı. Bir sürü böyle ev gördü. Ağacın dallarında sallanan elmalar derdi Hoca evler yuvarlak olsa. Ama evler küp şeklindeydi.  Eve girince karanlık olan her yer aydınlandı. Otomatik yanan kandiller yapmışlardı demek. Hoca Sanbuna’nın güzel bir döşek hazırlamasın beklerken elinde bir kumandayla geldi ev sahibi. Bir düğmeye bastı ve bir yatak çıktı. 

    Nasreddin hoca kavuğunu çıkardı. Yeşil cübbesini çıkardı. Kuşağını çözdü. Uyurum zannetti. Sağa döndü, sola döndü. Ama olmadı. O ayna neden onu buraya getirmişti? Dünyaya dönse ne olacaktı? Ölümünden bin sene sonra Dünya da onun için başka bir gezegenden farksız olurdu herhalde. Hoca düşünürken sabah oldu. Kuşağını doladı, cübbesini giydi, kavuğunu taktı. Sabuna’yı bir dolabın önünde dikilirken buldu. 

    “Günaydın.”

    “Gün ve aydın. Ne demek tam olarak?”

    “Günün aydın olsun demek.”

    “Gün tabi sizin Güneşten gün oluyor. Değişik.”

    “Siz ne dersiniz?”

    “Selam. Sadece bu.”

    Hoca Sabuna’nın yanında biraz daha durdu. Ama dolabın karşında öylece durduğunu görünce içeriye geçip oturdu. 

    Sabuna yanına geldiğinde üzerinde yeşil bir üst ve yeşil bir pantolon vardı.

    “Biraz beklettim. Ama ne giyeceğime karar veremedim. Bu akşam bir parti var da. Hadi çıkalım.”

    Hoca yavaşça kalktı; Sabuna’yı takip etti. İçinden gezegen değiştirdik, çağ değiştirdik hala mı kıyafet bir sorun arkadaş demekten alamadı kendini.

    Orza binası denilen yere yine akşamki gibi geldiler. Bina dediysek tam da öyle bir şey değildi. Ağaç dalları arasındaki bir örümcek ağına benziyordu. Sabuna ile Hoca asansöre bindi. Parti için hazırlık varmış. Akşam partide başkanla görüşebilirsiniz dediler. Sabuna belinden sarkan kolları ile ellerini çırptı. Omzundan çıkan kolunu da Hoca’nın omzuna attı.

    “Tamam o zaman. Biz de Orza’yı gezeriz. Süper fırsat!”

    Hoca takıldı Sabuna’ya.  Neler öğrendi neler! Gezegende tek halk ve tek dil vardı. Hoca’ya çok garip geldi. Sabuna da dünyada birçok ulus olduğunu biliyordu. 3. Sınıf gezegenler konusu beş sene önce zihnine aktarılmıştı. Orada dünya vardı. Yol yoktu. Herkes havadan gidiyordu. Ya ayakkabıları sayesinde ya da taşıtları. Toprak denen şey jöleye benziyordu. “Sizin toprak dediğiniz şey nasıl peki,” diye sorunca Sabuna; Hoca anlattı. Sabuna anlamadı. Çok güzel bahçeler gördüler. Havada büyüyen laleye benzeyen çiçekler vardı. Deniz kenarında Orzalılar balinaya benzeyen ama çok büyük bir balıkla konuşuyorlardı. Burada gün döngüsü on altı saatti. Hemen akşam oldu. Başkanla konuşmak için heyecanlı bir şekilde partinin yapılacağı yere gittiler.

    Kapıda bembeyaz giyinmiş iki Orzalı vardı. Sabuna’ya baktılar. “Geç,” dediler. İkisi birden konuşuyordu. Hoca’yı durdular. Sabuna seslendi;

    “Biz beraberiz. Başkanı görmemiz lazım. Adamcağız uzay gemisini kaybetmiş bir dünyalı.”

    “Ne olduğu bizi ilgilendirmiyor. Kıyafet uygun değil.”

    “Ben bu hikâyeyi biliyorum,” dedi Hoca içinden. Sabuna onu tuttuğu gibi bir mağazaya attı. Sonra da gülerek ekledi;

    “Hadi sana kıyafet alalım. Bayılırım alışverişe.”

    Hoca hızlıca bir uzaylı esvabı seçti. Kendi kıyafetine az çok benziyordu. Siyah bir pantolon giydi. Ama ağı şalvar gibi düşük değildi. Belinde bir kuşak vardı ama değişikti. Üzerinde beyaz içlik gibi bir şey vardı. Cübbe yerine de siyah ve daha kısa bir şey giymişti. Sabuna zorla ayağına o uçan ayakkabılardan aldı. Hoca bunları tabi ki kullanmadı. Tekrar parti yerine Sabuna’ya sarılıp gittiler.

    Kapıya geldiklerinde beyaz ikili oradaydı. 

    “Buyurun,” dediler.

    Sabuna önde Hoca arkada yürüdüler. Ah tespihi olaydı elinde. Birden onu özledi. 

    Sabuna başkana durumu anlattı. Hoca bekledi. “Buyurun lütfen misafirimizsiniz,” dedi başkan. Yanındaki yere Nasreddin Hoca’yı oturttular. Sabuna da başkanın öbür yanına geçti. 

    Parti Orza’nın Mada adındaki güneşten kopup gezegen olmasını kutlamak için veriliyordu. Değişik danslar ediliyordu. O sırada yemek geldi. Hoca ne olduklarını hiç bilmiyordu ama Sabuna ile de gün içinde bir şeyler yemişlerdi. Hoşuna gitmişti. 

    Nasreddin Hoca yemeğe baktı. Yemek Nasreddin Hoca’ya baktı. Başkan ve Sabuna önce Hoca’ya sonra birbirlerine baktılar. Hoca üzerindeki cübbenin kısasını çıkardı.

    “Gezegen değişti. Sene değil asır değişti. Zihniyet değişmedi” ve ekledi.

    “Ye uzaylı kıyafeti ye!”

    O sırada camdan parti salonun üzerinde bir ayna belirdi ve bir parlak ışık. Nasreddin Hoca gitmişti.

    Mehmet tüm bunlardan habersizdi. Ye kürküm ye hikayesini yazıp öğretmenine verdi.


    Betül Çakıroğlu, Gelibolu’da doğdu. Mimarlık eğitimi için geldiği İstanbul’da kızıyla birlikte yaşıyor. Mimarlık bir yana edebiyat sevgisi bir yana diyen yazar her zaman çantasında taşıdığı kitaplarından vazgeçmiyor. Çocuk kitapları yazma, çocuk kitapları editörlüğü, çocuk ve gençlik edebiyatı başlıklı çeşitli atölyelere katıldı. Yazarın ilk kitabı Kumdan Hayaller olsa da kollektif kitaplarda öyküleri ile ve editörlük yaptığı kitaplarla da okuyucu ile buluştu. 

    YAZARIN DİĞER YAZILARI

    SuareMag – Arşiv
    Betül Çakıroğlu suaramag yazar

    Related Posts

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026 Edebiyat

    Ayın Filmleri: EKİM AYINDA NE İZLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Filmleri

    Ayın Şarkıları: EKİM AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Şarkıları

    Ayın Kitapları: EKİM AYINDA NE OKUYALIM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Kitapları
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026 Edebiyat

    Yazar Tuba Ayşe Özgür’ün, fotoğraf sanatçısı Nihal Gündüz’ün fotoğraflarıyla yer aldığı yeni kitabı Kırık Yansımalar üzerine İstanbul…

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

    Ekim 8, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    UfukYılmaz: Sigara ölüm, kanser ve yoksulluk nedeni

    Nisan 4, 2022 Röportaj

    Şarkılar bu kez üniversiteli genç kadınlarla dayanışma için

    Ağustos 31, 2026 KÜLTÜR - SANAT

    Pera Müzesi’nde Metrum Ensemble Trio+ Konseri

    Şubat 13, 2025 Konser
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    Haber Bülteni

    Haber Bültenimize Abone Olun

    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.