Close Menu
    Son Eklenenler

    Editörden: KIYIYA VURAN KELİMELER

    Ekim 15, 2026

    ÖMRÜMÜN MEVSİMLERİ

    Ekim 15, 2026

    DALGALAR

    Ekim 15, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Perşembe, Ekim 15
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      KOPENHAG: GÜVENİN VE HAFİFLİĞİN KONFORU

      Eylül 1, 2026

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

      Ekim 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      2026 Emmy Ödülleri’nde Rekorlar Gecesi: Televizyonun Ezberleri Bozuldu

      Eylül 16, 2026

      ÇYDD’nin 2026-2027 burs başvuruları başladı

      Eylül 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Polat Özlüoğlu ile “Kalbin Durduğu Bütün Zamanlar” romanı üzerine

      Ekim 13, 2026

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      Sıradan insanın bir “derbeder” olarak portresi

      Ekim 7, 2026

      Celal Kadri Kınoğlu’nun yeni romanı “Provalar” raflarda

      Ekim 3, 2026

      Tutu Aydınoğlu’ndan Mirzayev’e yeni bir yorum: “Hafızanın Kontrpuanı” albümü çıktı

      Eylül 29, 2026

      Klasik Müziğin çağdaş yorumcularından Janoska Ensemble Bodrum’da

      Ağustos 7, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      ÖMRÜMÜN MEVSİMLERİ

      Ekim 15, 2026

      İsmi Olmayan Hikâyeler – IX

      Ekim 14, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      İsmi olmayan hikâyeler – VIII

      Ağustos 30, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Pera Müzesi’nde İki Yeni Sergi: Cumhuriyetin Kamera Arkası ve Frank Bowling

      Eylül 30, 2026

      ‘1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar’ sergisi RHM’de

      Eylül 23, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Bağdat Kavşağı: Savaş, Vicdan ve Kefaret

      Ekim 14, 2026

      37. Ankara Film Festivali’nde Ulusal Kısa Film Yarışması jürisi açıklandı

      Ekim 12, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      Cennete 9 Tapınak: İnanç, aile ve ölüm arasında 9 durak

      Ekim 5, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kaş Tiyatro Günleri Likya’nın izinde beşinci kez perde açıyor

      Ekim 6, 2026

      14 yıl sonra yeniden perde: Muammer Karaca Tiyatrosu bağımsız tiyatrolara açılıyor

      Eylül 27, 2026

      Tiyatroda “VR” deneyimi: “35 Mayıs” yeniden sahnede

      Eylül 22, 2026

      Sait Faik ile Orhan Kemal “Düş Payı”nda buluşuyor

      Eylül 1, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Editörden: KIYIYA VURAN KELİMELER

      Ekim 15, 2026

      ÖMRÜMÜN MEVSİMLERİ

      Ekim 15, 2026

      Bağdat Kavşağı: Savaş, Vicdan ve Kefaret

      Ekim 14, 2026

      İsmi Olmayan Hikâyeler – IX

      Ekim 14, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Küçük bir kâğıtta koca bir hayat: Hasip Pektaş ve ekslibrisin hafızası

      Eylül 25, 2026

      ÖZLEM GÜLLER ÜNAL RÖPORTAJLARI

      Eylül 13, 2026

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Karanlığın değişen yüzü: Gotik edebiyatın tarihsel gelişimi

      Eylül 15, 2026

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Polat Özlüoğlu ile “Kalbin Durduğu Bütün Zamanlar” romanı üzerine

      Ekim 13, 2026

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      ÜST GEÇİT

      Ekim 1, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » SAFİYE ABLANIN RADYOSU
    SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    SAFİYE ABLANIN RADYOSU

    Ekim 15, 2026Yorum yapılmamış8 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Kazım Bilgeçli

    Kemikleri sayılan bir atın çektiği arabanın arkasına yerleştirilen panonun ön ve arka yüzüne, artistlerin ve filmin can alıcı sahnelerinin yer aldığı afişler yapıştırılmıştı. İbrahim, külah gibi kıvrılmış ince sacı ağzına dayamış, filmin tanıtımını yapıyordu.

    “Tosun Paşa! Kemal Sunal ve Müjde Ar bu filmde buluştu. Tosun Paşa! Akşam sekizde, Nehir Sineması’nda.”

    Çırçır Mahallesi’nde oturan kadınlar, kapı ağızlarından, bombeli pencere demirlerinden merakla baktılar.

    “Neriman abla, akşam gitsek ya, sıcaklardan evden burnumuzu çıkaramıyoruz, azıcık güler eğleniriz,” diyen Safiye’ye, “Olur vallahi. Erken gidelim ama gişenin önü ana baba günü oluyor,” diye karşılık verdi Neriman.

    Filmin başlamasına bir saat kala gişenin önünde biriken izleyicilerden uğultular yükselmeye başlardı. Gişe açıldığında, gişenin önündeki tek sıraya girmeye çalışan sabırsız izleyiciler, kum saatinin ince belinden geçen kum taneleri gibi ilerlerdi.

    Seyhan Nehri kıyısındaki Yazlık Nehir Sineması’nda gişecilik yapan İbrahim, tırnaklarını haftada bir iki defa keser, temiz olmalarına dikkat ederdi.

    “Pazar günü tırnak kesmek uğursuzluktur diye kaç kere söyledim. Parmağını da kes de rahatla!” diye söylenen karısına, “Onca kişiye bilet kesiyorum ben, tabii temiz olacak ellerim,” diye cevap veren İbrahim, tırnaklarını kestikten sonra parmak uçlarını arabaya cila çekercesine kolonyayla ovardı.

    İbrahim eve eli boş gelmezdi. Sinemanın önündeki tablacıdan beyaz leblebi, büfeden sarı gazoz, bazen de çikolata getirirdi. Samet, sabah uyanır uyanmaz mutfağa gider ve masanın üzerindeki poşetin içini meraklı bir kedi gibi karıştırırdı. İçindekiler değişse de her sabah masanın üzerinde mutlaka bir poşet olurdu.

    Bazı sabahlar İbrahim, “Vay! Benim Tosun Paşam uyanmış mı?” diyerek oğlu Samet’i kucağına alıp havada döndürürdü. Sinemaya gelen filmlere göre Samet’e takılan adlar da değişirdi. Bazen babası gulyabani olup Samet’i kovalar, bazen de Hababam Sınıfı’ndaki yaramaz öğrenciler gibi yasak bölge olan salonda top oynarlar, annesini sinir ederlerdi.

    Babası, birkaç gecedir eve Samet yatmadan önce geliyordu. “Yaşasın! Babam geldi,” diye seviniyor, annesinin “Koltuğun yayları kopacak, oğlum!” demesine aldırmadan koltukta zıplayıp babasının sırtına atlıyordu. Mutfaktaki poşette eskiden olduğu gibi gazoz ya da çikolata olmuyordu. Sadece iki ekmek, bazen de leblebi…

    Sonraki akşamlar babam bizimle yemek yemeye de başlamıştı. Çok mutluydum. Ama artık ne annemle eskisi gibi sohbet ediyor ne de benim muzırlıklarıma gülüyordu. Bir akşam yemeğinde babam, “İki ay sonra ilkokula başlayacaksın, hâlâ maymunluk peşindesin,” deyince annem, ağzındaki lokmayı yutmadan, “Uğraşma oğlanla, İbrahim,” dedi.

    Babam, pantolonundan sarkmış gömleğinin cebindeki paketten bir sigara çıkardı. Annem dişlerinin arasından, “İçme şu zıkkımı çocuğun yanında! Çık, balkonda iç!” dedi.

    Babam sandalyeyi dizlerinin arkasıyla itti. Sesi bir boğanınki gibiydi, sol dudağı da seğirmeye başlamıştı.

    “İnsana evinde de rahat yok!”

    Sigarayı anneme inat masada yaktı. Balkona sonra çıktı.

    Sofrada yaptığımız sohbetlerin yerini, annemin kâseyi masaya sertçe koymasıyla ve babamın ona nispet yaparcasına çatalını tabağın kenarına çarpmasıyla çıkan sesler almıştı. Çatal ve kaşıklar bizim yerimize konuşur olmuştu. Annem babamın yüzüne bakmıyor, babamsa bir yandan alt dudağını kemirirken bir yandan da bıyığını çekiştiriyordu.

    Bir akşam yemek yerken babamın elleri dikkatimi çekti. Tırnakları iyice uzamış, altları da kararmıştı. O akşam annemin, “İbrahim, belki annemlere durumu çıtlatsak…” demesine fırsat vermeden, “Sakın! Neriman, sakın! Bak, çocuğun yanında bağırtma beni,” diye kükremişti babam.

    “Daha ne kadar böyle gidecek, İbrahim?” diye sordu annem. Gözlerini babama dikip boynunu bükmüştü. Sesi kısılmıştı.

    Babam kalan tek sigarasını yaktı.

    “Ulan, ben bilsem bu durumda olur muyum? Elimden geleni yapıyorum. Mıh çaktılar kısmetime. Yerinden kımıldamıyor şerefsiz,” dedi.

    Annem bana zorla gülümseyerek, “Samet, Safiye ablana bir git bakalım, ne yapıyor. Annem yarın sana kahveye gelecekmiş de… Hadi oğlum,” dedi.

    Samet, “Ne oluyor, anne?” diyemedi. Rüzgârın belini büktüğü bir ağacı, küçük bir esinti yıkardı. Samet o esinti olmak istemedi.

    Hemen pencereye koşan Neriman, alt komşusuna seslendi.

    “Safiye! Kız Safiye!”

    Bigudili saçlarıyla yukarı bakan Safiye’ye, “Samet sana geliyor, azıcık oyala, kurban olayım. İbrahim abinin heyheyleri geldi. Huzursuzluğumuzu belli etmeyelim derken içine düştü oğlan,” diye dert yandı Neriman.

    “Gönder ablam, gönder. Ben onu oyalarım.”

    Safiye’nin gülünce ortaya çıkan gamzeleri içini rahatlatmıştı Neriman’ın.

    Safiye, “Hoş gör sen, affet gitsin, aldırma…” diye mırıldanarak açtı kapıyı.

    “Safiye abla, annem yarın sana kahveye gelecek.”

    “Gelsin ablam, gelsin. Sen de geç içeri,” dedi.

    Safiye, içeri giren Samet’e, “Hadi gel! Seninle bir oyun oynayalım, ha! Ne dersin? Kendimizi radyo dalgalarına bırakalım. Bakalım bizi nereye götürecekler?” dedi.

    “Ne dalgası?” diye sordu Samet.

    “Bak, şuradaki siyah düğme var ya, işte onu… Sağa sola döndürdükçe vıcır vıcır, cazır cuzur sesler duyacaksın. Sonrası sürpriz,” dedi Safiye.

    Samet düğmeyi sağa doğru yavaş yavaş döndürdüğünde cızırtılar duyuldu.

    “İşte başladı,” dedi Safiye, sesini kısıp biraz da gizem katarak.

    “Şimdi güzel bir radyo dalgası yakala bakalım,” derken cızırtılar yerini insanların konuşmasına bıraktı.

    “Ay! Sürprize bak! Ne şanslısın Samet, radyo tiyatrosu buldun. Hadi, gel yanıma otur da dinleyelim,” dedi Safiye.

    Samet daha önce hiç radyo tiyatrosu dinlememişti. Babasından filmleri dinlemişti, sinemaya da gitmişti ama bu çok farklıydı.

    “Sinemadan farkı şu: Görüntüsü yok, yalnızca sesi var. Görüntüleri kafanda sen hayal edeceksin,” dedi Safiye.

    Samet’in kulağı radyodaki tiyatro oyunundaydı. Bir dedektif, cinayeti çözmek üzereydi ve dedektif tabii ki Samet’ti.

    “Samet, hadi oğlum, gel artık,” diyen annesinin sesiyle cinayet mahallinden uzaklaştı dedektif Samet.

    “Anne, yarın yine Safiye ablama gidebilir miyim? Ne olur!” diye yalvardı; dudaklarını Japon balığı gibi büzüp annesinin eteğine yapıştı.

    “Samet, bırak şu eteğimi! Hele bir sabah olsun, bakarız.”

    Samet artık Safiye ablasıyla radyonun başından ayrılmıyor, her gün bir radyo dalgasıyla yeni maceralara çıkıyordu. Haberler, çocuk saati, radyo tiyatrosu… Ama istekler programının yeri başkaydı. Telefonla bağlanan ya da mektup gönderen dinleyicilerin istek parçalarını çalıyorlardı.

    “Canımdan çok sevdiğim arkadaşım için Yeliz’den Bu Ne Dünya Kardeşim.”

    Heyecanla Ajda Pekkan’dan bir şarkı bekliyordu Safiye abla. Şarkısı çıkarsa bitene kadar eşlik edip dans ediyordu. Safiye abla, radyonun telefon numarasını yazdığı kâğıdı Samet’e uzatıp “Okulda sayıları öğrendiğinde belki ablana bir sürpriz yaparsın,” deyip göz kırpmıştı.

    Annemle babamın sessiz kavgaları devam ediyordu. Ben de yemek masasının altında, radyo dalgalarından getirdiğim hayallerden bir dünya kurmuştum. Masa bacakları düşman, ben şövalye oluyordum. İsteklerde çalan şarkıyı aklımda kaldığı kadarıyla mırıldanıyor, masa bacaklarına selam veriyor, teşekkür ediyordum.

    Bir gün Safiye ablanın kapısını çaldığımda, bacağından yapışkan bir şey sarkarken açtı kapıyı.

    “Çabuk gir ulan, bir gören olacak!” diyen Safiye abla alelacele kapıyı kapatırken diğer odadan annesi Makbule teyzenin, “Safiye, çocuğun yanında ağda mı yapıyorsun? Allah seni ıslah etsin, kızım!” diyen sesi duyuldu.

    “Aman be ana, çocuk o, ne bilsin ağdayı mağdayı! Değil mi, ablam?”

    Sonra “Vallahi benim şarkı çalıyor!” diye bağırdı ve “Huzurum kalmadı, fani dünyada…” diye hem şarkıya eşlik etti hem de ağdasını yaptı.

    “Kader sana gülmedi, ulan ağdacı Safiye!” diye nara attı.

    Samet çok seviyordu Safiye ablasının bu hâllerini. Annemle arkadaşlarının “Bir kısmeti çıkmadı şu Safiye’nin de. Evde kaldı kızcağız,” diye fısıldaştıklarını Safiye ablama hiç söylemedim. Kısık sesle konuştuklarına göre iyi bir şey değildi herhâlde, üzmek istememiştim Safiye ablamı.

    Neredeyse bir haftadır sabahları erken uyanıyor, babamın annemle fısıldaştıktan sonra evden çıktığını duyuyordum. Ama annem hiç de üzgün görünmüyordu. Tam tersine, mutluydu. Son günlerde tırnaklarını kesmeye başlayan babamın avucunun içindeki çizgiler kurşun kalemle çizilmişçesine kararmaya, üstü başı demir ve yağ kokmaya başlamıştı. Artık sigara paketi de taşımıyordu.

    Bir pazar sabahı, “Tosun Paşam uyanmış mı?” dedi babam odamın kapısından.

    Yüreğim hop etti! Uzun zamandır bana böyle seslenmemişti.

    “Mutfak masasına baktın mı?” dedi babam.

    Annemle babamın sessiz kavgaları başladığından beri bakmıyordum. Çünkü artık poşet olmuyordu masada. Heyecanla masanın üzerindeki poşeti açtım. İçinde iki ekmek, çikolata ve çerez vardı. Beyaz leblebi ve gazoz yoktu. İçindekiler değişmişti ama poşet geri gelmişti.

    “Samet, babana hayırlı olsun demeyecek misin? Çarşıdaki torna atölyesinde çalışmaya başladı,” dedi annem.

    Çok şaşırmıştım.

    “Ama sen sinemada gişecilik yapmıyor muydun baba?”

    Babam kollarını göğsünde birleştirdi.

    “Öyleydim. Ama her eve televizyon girmeye başlayınca sinemalara da artık eskisi gibi gelen giden olmadı. Hâl böyle olunca Nehir Sineması kapandı. Biraz zorluk çektik ama şükür bir işe girdim. Yarın annenle okul alışverişi yapmaya gideceksiniz.”

    Sesinde gurur vardı. Hemen aklıma bir şey geldi.

    “Baba, bana iki buçuk lira verir misin?”

    Babam elini cebine götürürken göz kırptı.

    “Vereyim, oğlum, vereyim de ne yapacaksın?”

    İşaret parmağımı dudağıma götürüp sessizce, “Safiye ablama sürpriz,” dedim.

    İstekler saatinin başlamasına yarım saat vardı. Babasının verdiği parayı alıp mahallenin sonundaki bakkala koştu. Kumbaralı telefona parayı atan Samet, elindeki kâğıdı uzatarak “Mahmut amca, şu numarayı çevirir misin?” dedi.

    Telefonu, “Buyurun, istek parçanızı alayım,” diyen bir kadın açtı. Bakkal dükkânına gelenler, merakla Samet’in kime, hangi şarkıyı isteyeceğini bekliyordu. Samet arkasını dönüp elini ağzına siper ettikten sonra istediği parçanın adını söyledi.

    Telefonun diğer ucundaki kadın, “İstekler saatinde çalacağız. Radyonuzun dalgasını ayarlamayı unutmayın,” dedikten sonra telefonu kapadı.

    Samet eve gelince alt kattaki Safiye ablasına seslendi.

    “Safiye abla, radyonun dalgasını isteklere ayarla, sana sürprizim var,” dedi.

    “Ne sürprizi ablam, yoksa bana koca mı buldun?” diye gevrek gevrek kahkaha attı.

    Samet çok mutluydu. Babası işe girmişti, kendisi okula başlıyordu ve yarın da annesiyle okul alışverişine gideceklerdi. Safiye ablasını da mutlu etmek istemişti.

    Annesiyle radyonun başına geçen Samet heyecanla beklemeye başladı.

    Radyodaki ses, “Sıradaki parça, eski gişeci İbrahim’in oğlu Samet’ten, Çırçır Mahallesi’nde oturan, canından çok sevdiği ablası Ağdacı Safiye’ye… Ajda Pekkan’dan ‘Hoş Gör Sen’,” diye anons eder etmez alt kattan Safiye’nin çığlığı yükseldi:

    “Senin Allah cezanı vermesin, Samet! Ulan, bu muydu sürprizin? Rezil ettin beni mahalleye!”

    Makbule teyze, “Oh olsun, müstahak sana!” diyerek gülüyordu odasından.

    Annem şaşkınlıktan gözlerini fal taşı gibi açıp, “Oğlum, sen ne yaptın?” dedi.

    “Radyo dalgaları sürprizlidir, anne.”

    Alt kattan Safiye’nin şarkıya eşlik eden sesi geliyordu:

    “Hoş gör sen, affet gitsin, aldırma…”

    Belki bana kızmıştı ama dalgaların getirdiği sürprizi de sevmişti.


    kazım bilgeçli öykü öykü dergisi

    Related Posts

    Editörden: KIYIYA VURAN KELİMELER

    Ekim 15, 2026 H. Nilgün Karataş - Suare

    ÖLMEZ OTU

    Ekim 15, 2026 SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    SIRA

    Ekim 15, 2026 SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    SAHRA’NIN DALGALARI

    Ekim 15, 2026 SUARE ÖYKÜ DERGİSİ
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Editörden: KIYIYA VURAN KELİMELER

    Ekim 15, 2026 H. Nilgün Karataş - Suare

    H. Nilgün Karataş Yüzeyde başlayan küçük bir titreşim, hafif bir esintiyle. Kilometrelerce ötede gerçekleşen bir…

    ÖMRÜMÜN MEVSİMLERİ

    Ekim 15, 2026

    DALGALAR

    Ekim 15, 2026

    BENİM DALGALARIM

    Ekim 15, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    AŞK, MARK VE ÖLÜM: Türkiye’den Almanya’ya uzanan 60 yıllık miras

    Nisan 27, 2023 Film

    Şark’ın Serçesi: Paris’te bir ‘Doğulu’nun zihinsel çatışması

    Ocak 28, 2025 BURAK SOYER

    Hıdırellez

    Mayıs 5, 2025 Kadir Horzum
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Editörden: KIYIYA VURAN KELİMELER

    Ekim 15, 2026

    ÖMRÜMÜN MEVSİMLERİ

    Ekim 15, 2026

    DALGALAR

    Ekim 15, 2026

    Haber Bülteni

    Haber Bültenimize Abone Olun

    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.