Burak Soyer
Meg Bernhard, koku, tat, duyusal kavrayış gibi unsurlarla birlikte, gastronominin de en önemli temsillerinden biri olarak nitelenen şarabı, kültürel, estetik, tarihsel, toplumsal, bireysel zeminlerde incelemeye tabi tutan “Şarap”ta, birçok öğenin bir araya gelmesiyle oluşan geniş çaplı bir fenomeni, tüm yönleriyle okura sunmakla kalmıyor, aynı zamanda bütün bu anlatılanlara sırtını yaslayarak, şarabın düşünsel yolculuğuna da kapı aralıyor.

İnsanlığın sofra zevkinin en eski içki eşlikçisi şaraptır. İmparatorlardan krallara, kölelerden sıradan halka kadar binlerce yıllık geçmişi olan şarap, sadece tat zevki, kafa yapma ya da birkaç kadehle rahatlamanın çok ötesinde bir kültürün de figürü olmuştur. Meg Bernhard’ın Ayrıntı Yayınları’ndan Meryem Aksoy çevirisiyle yayımlanan “Şarap” adlı kitabı, şarabın tarihsel yolculuğuyla başlayıp arada uğradığı durakları, hangi kültürde neyi temsil ettiğini, toplumsal ve bireysel bir bağ kurarak anlatan katmanlı bir eser.
Şarabın tarihsel serüveniyle başlayan kitap, toplumlar için ne anlam ifade ettiğini, nasıl bir kültürel rol oynadığını inceleyerek Antik Çağ’dan günümüze kadar pek çok uygarlıkta yaşamın ritüelleri arasında yer alan bu içkinin arka planını da işin içine katarak anlatıyor. Meg Bernhard, kendi kişisel deneyimlerinde de yola çıkarak bireyin şarapla kurduğu ilişkiyi psikolojik bir bakış açısından ele alarak, keyif ve olası bağımlılık ihtimaliarasındaki ince ipi su yüzüne çıkararak ufak çaplı bir uyarı da yapmış oluyor.

Yine tarihsel ve kişisel bir deneyim etrafında şarabın yalnızca sosyalleşme biçimlerine bir eşlikçi olmadığını, aynı zamanda dünyanın yükünden kurtulmak için de sığınılan bir araç olduğunun altını çizen Bernhard, şaraba biçilen rolün ve potansiyel tehlikelerin insan üzerinde nasıl riskler yarattığına değinerek işin “kararında” kısmına da değiniyor.
Meg Bernhard, koku, tat, duyusal kavrayış gibi unsurlarla birlikte, gastronominin de en önemli temsillerinden biri olarak nitelenen şarabı, kültürel, estetik, tarihsel, toplumsal, bireysel zeminlerde incelemeye tabi tutan “Şarap”ta, birçok öğenin bir araya gelmesiyle oluşan geniş çaplı bir fenomeni, tüm yönleriyle okura sunmakla kalmıyor, aynı zamanda bütün bu anlatılanlara sırtını yaslayarak, şarabın düşünsel yolculuğuna da kapı aralıyor.

Burak Soyer
Gazeteciliğe 2005 yılında Radikal Gazetesi Kültür Sanat Servisi ve Kitap Eki’nde başladı. Şimdiye kadar Milliyet, Hürriyet, Hürriyet Kitap Sanat, BirGün, BirGün Pazar, BirGünKitap, Taraf, Cumhuriyet Pazar, T24, Gazete Duvar, sendika.org, solhaber.org’a, siyaset, edebiyat, müzik, sinema, tiyatro yazıları yazdı. Halen Gazete Pencere, Bianet, Gazete İkinci Yüzyıl ve OT dergisine kültür sanat, K24, Edebiyathaber.net, Oggito, Ne Okuyorum?, Ajandakolik, Mahal Dergi, Romanoku internet sitelerine de edebiyat yazıları yazıyor. 2017 yılında ilk kitabı Zıvana Doğan Kitap etiketiyle yayımlandı. Zıvana’nın devamı olanBuji de 2019 yılında aynı yayınevinden çıktı. Son romanı Ring ise, geçtiğimiz Eylül ayında Karakarga Yayınları etiketiyle okuyucuyla buluştu. 2015 yılında Anadolu Üniversitesi Sosyoloji bölümünden mezun olan Burak Soyer, halen Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Sanat Tarihi bölümündeki eğitimine devam etmektedir.


