Close Menu
    Son Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Ekim 12
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      KOPENHAG: GÜVENİN VE HAFİFLİĞİN KONFORU

      Eylül 1, 2026

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

      Ekim 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      2026 Emmy Ödülleri’nde Rekorlar Gecesi: Televizyonun Ezberleri Bozuldu

      Eylül 16, 2026

      ÇYDD’nin 2026-2027 burs başvuruları başladı

      Eylül 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      Sıradan insanın bir “derbeder” olarak portresi

      Ekim 7, 2026

      Celal Kadri Kınoğlu’nun yeni romanı “Provalar” raflarda

      Ekim 3, 2026

      Kıraathane Kitap Şenliği 8. yaşında

      Ekim 2, 2026

      Tutu Aydınoğlu’ndan Mirzayev’e yeni bir yorum: “Hafızanın Kontrpuanı” albümü çıktı

      Eylül 29, 2026

      Klasik Müziğin çağdaş yorumcularından Janoska Ensemble Bodrum’da

      Ağustos 7, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      İsmi olmayan hikâyeler – VIII

      Ağustos 30, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – VII

      Temmuz 25, 2026

      AH BAVULUM VAH BAVULUM

      Temmuz 15, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Pera Müzesi’nde İki Yeni Sergi: Cumhuriyetin Kamera Arkası ve Frank Bowling

      Eylül 30, 2026

      ‘1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar’ sergisi RHM’de

      Eylül 23, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      Cennete 9 Tapınak: İnanç, aile ve ölüm arasında 9 durak

      Ekim 5, 2026

      Yalnızlar Rıhtımı restore edilmiş kopyasıyla beyazperdede

      Ekim 2, 2026

      İki Dünyanın Prometheus’ları: Ateşin, Bilginin ve Isdırabın Sinematik Silsilesi

      Eylül 18, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kaş Tiyatro Günleri Likya’nın izinde beşinci kez perde açıyor

      Ekim 6, 2026

      14 yıl sonra yeniden perde: Muammer Karaca Tiyatrosu bağımsız tiyatrolara açılıyor

      Eylül 27, 2026

      Tiyatroda “VR” deneyimi: “35 Mayıs” yeniden sahnede

      Eylül 22, 2026

      Sait Faik ile Orhan Kemal “Düş Payı”nda buluşuyor

      Eylül 1, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Küçük bir kâğıtta koca bir hayat: Hasip Pektaş ve ekslibrisin hafızası

      Eylül 25, 2026

      ÖZLEM GÜLLER ÜNAL RÖPORTAJLARI

      Eylül 13, 2026

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Karanlığın değişen yüzü: Gotik edebiyatın tarihsel gelişimi

      Eylül 15, 2026

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      ÜST GEÇİT

      Ekim 1, 2026

      BİR REPLİKANTLA HAYATIN ANLAMINI ARAMAK

      Ekim 1, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » SERİN MAVİ
    SUAREMAG

    SERİN MAVİ

    Ekim 1, 2025Yorum yapılmamış6 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Yusuf Ziya Beyzadeoğlu

    Beni öylece bıraktı ve gitti. Buraya ait olduğuma karar verdi anne. Üzerimi kumlarlarla kapladı.

    Çok sessiz. Çok korkuyorum.

    Yumurta kabuğunun içinden besleniyorum. Kendi kendime düşünüp, kendi kendime konuşuyorum. Kendi kendimi yiyip bitiriyorum. Buraya ait olduğuma karar vermesi canımı acıtıyor.

    Günler geceleri kovaladı ve ben hep düşündüm. Beni bırakışına öfkelendim, sebepleri düşündüm, ağladım, geri gelmesini bekledim. Her gün, her an bekledim. Geri gelip beni kurtaracak olmalıydı. Yoksa beni kim kurtaracaktı?

    Her saniyesini hatırlıyorum bekleyişin. En ufak bir kıpırtıda ya o geldiyse diye bağırdım yumurtanın içinden. Gelmedi.

    Gelmeyecek. 

    Gelmeyecek.

    Bu sonsuz gibi gelen bekleyişin ardından kalmaya yetmedi gücüm. Susturamadım iç sesimi. 

    Şimdi ise kollarım, bacaklarım ve çenem acıyor sürtünmekten. Bu kumda yüzmek ne kadar zor böyle. Yanlış bir karar mı verdim? Halbuki bu yola çıkmadan defalarca sormuştum kendime. Her seferinde tereddütsüz “gitmeliyim” diyene kadar.

    Sebeplerimi bağıra bağıra kendime, ilerliyorum. Beni bıraktığı o yumurtaya artık sığmıyordum. Oraya ait olmadığımı bana haykıran iç sesime fiziksel acılarım da eklenmişti. Başımı içeri çekmekten boynum ağrımıştı. 

    Var olduğum, kendimi kendimce tanıdığım o yerin sıcaklığını bırakmak kolay olmayacaktı. Beni koruyan, besleyen, benim bir parçam olan yumurta kabuğunu kırmak zorundaydım. Bir kararı kendi başına almak bu dünyanın en ağır yükü.

    Yola çıkmadan, içimden bırakıldığım yere ait olmadığımı söyleyen o parçamı duymamak için çok çabaladım. “Anne beni kuma bıraktı ve gömdü, ben buraya ait olmalıyım” diye yalvardım. Yumurtanın sıcaklığını hissettirdim. Çok baskın olduğunda bağırdım o parçama, öyle suçladım ki onu, öyle kınadım ki, o da bir daha geri gelmeyecek diye çok korktum. Ama o bırakmadı beni. Bana, oraya ait olmadığımı hiç bıkmadan anlattı. Yumurtamın kabuğunu, ne kadar güvende olduğumu gösterdim. “Burada var oldum, buraya aitim” dedim. O parçam beni sadece dinledi. “Kökünün neresi olduğuna doğduğun yer karar vermez, özlemin bittiği yer karar verir” diye cevapladı. 

    Yumurta kabuğunun dışını bilmiyordum ama dışarda mıknatıs gibi beni çeken bir ses ve koku duyuyordum. Sonuçta anne beni yaşamam için buraya bırakmıştı, terkedersem ayıp olmaz mı?  “En büyük ayıp var olmamaktır” diye fısıldadı parçam.

    Yoldayım ve gözlerime kumlar kaçıyor. Halbuki ne kadar yumuşaktı yumurtamın içi. Ama öyle merak ettim ki dışarısını, öyle karşı koyulmaz bir histi ki, merakla yaşamaktansa ölürüm dedim. Ölmeyi de denedim. İçeride günlerce hareketsiz ölmeyi bekledim. Varolmadan ölemeyeceğimi de anladım. 

    Var gücümle yumurta kabuğunu bastırdım çıkmak için, kırılırsa kırılsın dedim. Ölene kadar şarkı söyler, mutluluk gözyaşları içinde ölürüm ama buradan çıkmam lazım dedim. Daha kırar kırmaz yumurtayı şu an yüzümü acıtan, anne gittiğinde ruhumu acıtan kum, gözlerime ve burnuma doldu. Artık korunmasızdım. Yumurtam kırılmış içi kumlarla dolmuştu. Yüzdüm kumların içinde. Ben yüzmeyi bildiğimi bilmiyordum. Ama içimdeki bilge parçam biliyordu. Hangi yöne gideceğimi de o biliyor. Kumdan çıkmak için yüzdüm. Buradan çıkmak için attığım her kulaçta, annenin üstümü örterkenki kulaçları sızlattı içimi. Neden bu kadar derine gömdü, diye ağladım. Hem ağladım hem yüzdüm hüzün dolu kumumda.

    Yanımda, kendi yumurtasından çıkanları gördüm. Birbirimize yardım mı ettik, yoksa birbirimizi aşağımı çektik, kayan kumlar arasında bilmiyorum. Demek ki onların içinde de onları ikna eden bilge parçaları vardı. 

    Kumlardan çıktığımda bağıra bağıra ağladım, ben bu mavi çatıyı tanıyorum, dedim. İçimde bu bilgi vardı. Ama bu mavi bana neden yetmiyor? Dahası olmalı diyorum. Tekrar kızıyorum içimdeki bilge parçama. Başka mavi yok diyorum. “Öyleyse neden hala öfke var anneye?” diyor. Kendi kendime haksız olmaktan yoruluyorum.

    Herkes bir yerlere kaçışıyor. Sanırım onlar da benim gibi suçlu hissediyor. Yeter sandıklarının yetmediğini anladılar. 

    Bir başka maviye açlığım. Beni mıknatıs gibi çeken o sesi tekrar duyuyorum. Umut dolu bir ses. Biliyordum. Doğduğum yere ait olmadığımı biliyordum. Belki de anne yanlış karar verdi. 

    Sese doğru hareket ederken bir kaç çığlık sesi geliyor. Mavi çatıdan gelen canavarlar benim gibi nicesini alıp mavi çatıya geri gidiyor. Çok korkuyorum. Çok çıplak hissediyorum. Yumurtam diye bağırıyorum. Arkama baktığımda kırık kabuklarını görüyorum. Bu yola hiç çıkmamalı mıydım? Fazlasını istedim, şimdi ise hiç istemediğim, hiç hayal etmediğim bir ölüme yakınım. Ama bunu göze almamış mıydım? Orada kalmaktansa ölürüm dememiş miydim? Köklerimden kopmanın ölümden başka nasıl bir sonucu olacaktı ki zaten. Belki de… Beni korumak için gömdü. Başka çaresi olmadığı için. Gücü buna yettiği için. Bilge parçam anne kadar sessiz. Annenin bir sebebi olduğunu düşünmeye zorluyor beni.

    Düşüncelerimden beni deli gibi çağıran o koku ve ses çıkarttı. Tekrar yüzmeye başladım kumun üstünde. Bağıra bağıra yüzüyorum, “Hem korkup hem nasıl mutlu olunur? Hem bu kadar çabalayıp hem nasıl bu kadar çaresiz olunur? Hiç görmediğin bir renge nasıl aşık olunur?” Bağıra bağıra bunları soruyorum yeni evrenime. “Hiç biri daha ağır değil durmaktan ait olmadığın bir yerde. Hem bu kadar hedefsiz, hem bu kadar emin nasıl olunur?” 

    Her yerim kum dolu. Bedenime yapıştıkça ağırlaştırdı beni. Ne bir plan var aklımda, ne bir savunmam, iç sesimle hesaplaştım ve yaptım. Gelmeyeceğini anladım ve yaptım. Kendi başına karar vermek ne zordu… Başını yumurta kabuğundan çıkartmak ne zordu…

    Hemen yanımdakini de bir başka yaratık aldı ağzına, o kadar korkarak bağırdım ki, kumdan kuma düştüm. Hem de ters. Kollarımla kumu tutmaya çalışıyorum tekrar dönmek için ama nafile. Bedenimi sağa sola çevirmeye çalışıyorum. Kısacık bir sürede öyle çok çabaladım ki, bütün enerjim bitti. Yanımdaki kumları atmaya çalışırken yanlarıma ve sırtıma dokundum. 

    Bu da ne! Benim kendime ait bir kabuğum mu var?

    Bedenime çarptırıyorum kollarımı. Sert! Benim kabuğum var. Benim kabuğum var! Benim yumurtanın korumasına ihtiyacım yok. Herkese bağırıyorum! “Kabuğunuz var. Hepinizin kabuğu var. Ben biliyorum! Hissettim ve bildim. Bıraktığınız yumurta kabuğuna üzülmeyin! Sizde sandığınızdan fazlası var!” Ağlamak bu yolculuktaki en büyük yoldaşım. Ağlaya ağlaya bağırıyorum. “Anne, bende sandığından fazlası var!” 

    Nihayet dönebildim yüzüstü. Çenemde açılan yaram tekrar acıdı. Diğerlerine bakmamaya karar verdim. Bu kanatlı canavarlar kaparsa kapsın beni. Ben olduğumdan daha fazlası olduğumu gördüm. 

    Keşke anne de görseydi. Beni bir kumun altına terketmek yerine onunla olmama izin verirdi belki.

    Burnuma koku daha yoğun gelmeye başladı. Yüzerek koşuyorum. Ne çenemdeki, ne kollarımdaki acıları artık umursamıyorum. Benim kendi kabuğum var. Yüzerek koşuyorum kumların üzerinde. 

    Duruyorum. Zaman donuyor. Asıl mavimi görüyorum. Nasıl da hareket ediyor. Bana zorluk çıkarttığı için kumu dövüyor. Biliyordum. Bu mavi bana aç gözlü olmadığımı kanıtlıyor, bilge parçama güvenmeyi öğretiyor, neden bilmiyorum ama bu mavi bana anneyi hatırlatıyor. 

    Koşuyorum, düşüyorum, yuvarlanıyorum. Koşarken kollarımı kabuğuma çarptırıyorum. 

    Asıl mavi bana doğru geliyor, sonra geri çekiliyor. Tam geldi diye seviniyorum, tekrar gidiyor. Asıl mavi, bana annemi hatırlatıyor. 

    İşte.. Ona kavuşuyorum… Bu kadar yumuşak olabilirdi bir mavi. Bu kadar serin olabilirdi. Beni içine alıyor mavim. Anne kokuyor. Anneye öfkeyi soğutuyor. Özlemi bitiriyor. 

    Etrafımda kıskaçlı başka yaratıklar beni ve diğerlerini avlamak için kovalıyor. Ama artık bana zarar veremezler. Evime ulaştım ve yüzebilirim. 

    Anne beni korumak için oraya bırakmış olmalı. Bu uçan canavarlardan ve kıskaçlılardan korumak için gömmüş olmalı beni kuma. Kim bilir nasıl canı acımıştır. Beni buraya bırakıp gitmek zorunda oluşunu ona fısıldayan kendi bilge parçasıyla kim bilir ne kadar kavga etti. Kim bilir nasıl sızladı içi, üzerime her kum atışında? Benim için, ilk bakışta bencilce görünen dünyanın en zor kararını verdi. Tek başına karar almak ne kadar zor. Kim bilir o bu kararı nasıl verdi? 

    İçimdeki bilge parçam bir hediye annemden. Annem. Ben köküme göçtüm. Göçler hep özleme olacak, özlemin bittiği yer ise kökün ta kendisi olacak. 


    Yusuf Ziya Beyzadeoğlu, 2013 yılında Uludağ Üniversitesi Makine Mühendisliği’nden mezun oldu. 12 yıldır Türkiye’de otomotiv sektöründe Ar-Ge çatıları altında çalışmaktadır. Son iki yıldır yöneticilik başlığı altında insana dokunmanın mutluluğu içindedir. 2022 yılında evde yaptığı müziğini dijital müzik platformları aracılığıyla paylaşmaya başlamıştır. Halen şarkı sözü yazar, besteler. Tiyatro ile ilgilenir. Kapadokya Edebiyat Buluşmaları’nda yaptığı denemelerin ardından yazmaya niyetlenmiştir.

    LİSTEYİ GÖR
    SuareMag – Arşiv
    suaremag yazar Yusuf Ziya Beyzadeoğlu

    Related Posts

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026 Edebiyat

    Ayın Filmleri: EKİM AYINDA NE İZLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Filmleri

    Ayın Şarkıları: EKİM AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Şarkıları

    Ayın Kitapları: EKİM AYINDA NE OKUYALIM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Kitapları
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026 Edebiyat

    Yazar Tuba Ayşe Özgür’ün, fotoğraf sanatçısı Nihal Gündüz’ün fotoğraflarıyla yer aldığı yeni kitabı Kırık Yansımalar üzerine İstanbul…

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

    Ekim 8, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    KABUK; MÜHÜR-ZIRH

    Kasım 1, 2025 SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    AY IŞIĞINI PAKETLEMEK

    Ekim 1, 2025 Benan Bilek

    PORTRENİN ÇIĞLIĞI

    Ekim 1, 2026 Nilgün Karataş - SuareMag
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    Haber Bülteni

    Haber Bültenimize Abone Olun

    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.