Saliha Demir
Sizin alınız al inandım
Sizin morunuz mor inandım
Tanrınız büyük amenna
Şiiriniz adamakıllı şiir
Dumanı da caba
-Turgut Uyar-
Sizin kalabalığınız bana yalnızlığımı armağan etti. Akşamüzeri sosyal medyanızda birkaç saniyelik zahmetle paylaşırsınız görselimi. Ne büyük lütuf yaptığınız. Oysa selamını görmediğiniz bir yüzde, yaşadığı hasarı anlamadığınız bir mesai arkadaşınızın kalbinin duyulmaması imkânsız olan ritminde, üç saniye beklediğiniz için göz devirdiğiniz market kasiyerinin titremesini durduramadığı elinde, doyurulmaz tüketim arzunuzla yerle bir ettiğiniz kazak reyonunu düzenleyen bir gencin yüzünde -mesleki hayalleri gramajı düşük kâğıda basılmış bir a4 sayfada noktalanmıştır- bıraktınız lütfetmeyi.
Bütün ağaçlarla uyuşmuşum
Kalabalık ha olmuş ha olmamış
Sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum
Ama sokaklar şöyleymiş
Ağaçlar böyleymiş
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız
–Turgut Uyar–
Ekmek fırının tahammülü zor sıcağında size sıcak ekmek yetiştirmeye çalışırken sağ ayağınızın ucunu ritmik bir şekilde yerdeki karonun tam orta yerine vurmayı başardınız. Otu çöpü sipariş ettiğiniz online satış mağazalarından sırtında yoksulluğu, yoksunluğu ile beşinci sınıf bir elektrikli bisikletle güvenlikli sitelerinizin yirminci katına çıkan kuryenin yüzüne “Kolay gelsin” bile demeden kapıyı kapatmayı başardığınız gibi.
Sizin korkaklığınız bana cesaretimi armağan etti.
Kumandalı ve elektrikli perdeleriniz var pencerelerinizde. Kedileriniz var, mama kaplarınız. Dizileriniz, haberleriniz, milyon takipçili göstermelik aşklı fenomenleriniz var ve onlarla şekillenen normlarınız…
Soğuyan kahveleriniz, üşüten düşünceleriniz var. Ama ne iyi ettiniz de paylaştınız resmimi, birkaç saniyeliğine rahatlattınız içinizi…
Sizin gürültünüz bana boşluklarımı armağan etti. Enstrüman çalan bir topluluğu orkestraya çeviren şefin doğru zamanda kullandığı boşluklar gibi. Boşlukların eseri yüceltmesi, altını çizmesi gibi.
Aşkım da değişebilir gerçeklerim de
Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
Yan gelmişim diz boyu sulara
Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum
Hiçbirinizle dövüşemem
Benim bir gizli bildiğim var
Sizin alınız al inandım
Morunuz mor inandım
Ben tam kendime göre
Ben tam dünyaya göre
Ama sizin adınız neBenim dengemi bozmayınız
–Turgut Uyar–
Sizin cehaletiniz bana kibrimi armağan etti. Soyutlandıkça hatalarınızdan kendimi yeniden sevdim. Ne büyük yanılgı ne korkunç bir döngü. Kibrim beni yalnızlığımdan etti. Sizin kadar kalabalık oldum içimde…

Saliha Demir, Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Ana Bilim Dalı mezunudur. Gazi Üniversitesi’nde Eğitim Bilimleri Enstitüsü Eğitim Yönetimi ve Denetimi; Hacettepe Üniversitesinde Uzaktan Eğitimde Bilişim Teknolojileri alanlarında yüksek lisans yaptı. TED Ankara Kolejinde sınıf öğretmeni olarak görev yapmaktadır. Hacettepe Üniversitesi Temel Eğitim Bölümü Sınıf Eğitimi alanında doktora çalışmalarının tez dönemindedir. Sanal Gerçeklik Defteri, Tersyüz ve Salyangoz, Yaman’ın Tarhana Kavanozu, İnsanın İçinde Ne Var, Şiirlerle Öykülerle Cumhuriyet (Bölüm yazarlığı: Begonvil öyküsü) kitaplarının yazarıdır. Yetişkinlere yönelik şiirleri, öyküleri Dil Derneği Çağdaş Türk Dili, Distopya Dergi gibi yayınlarda yayımlanmaktadır. Verdiği yüz yüze ve çevrim içi eğitimlerin yanı sıra Kapadokya Edebiyat Buluşmalarının kurucusu ve koordinatörüdür. Evli ve iki çocuk annesidir.


