Kategori: Hakan Akdoğan

Hakan Akdoğan Perdeler ağır. Kırıntılar, işaret. Nokta: bir karadelik. Yazıyı yutar. Gölgeler, sonraki cümleyi bilir. Son, bağırmaz. Bir not gibi…

Hakan Akdoğan Varoluşun gürültüsü mü? Yalan. Bir cesedin üzerine atılmış müzikli bir neon kefendir o. Bu gürültü, kişinin varoluş aydınlanmasıyla hissettiği…

Hakan Akdoğan Sesle girdim büyüklerin dünyasına, bağıra çağıra görünür olmak istedim, bilinir bir de ki anlaşılır olma isteği çok sonralara…

Hakan Akdoğan “Ol!” diyenlere “Olmam!” demenin en dikenli hali hırlamamdı ki öyle olur olmaz her şeye de sırt çevirmezdim kolay kolay…

Hakan Akdoğan Düşü bilmeden düş olduğunu bilemezsin, düşün düş olduğunu bildiğinde de düşün değildir. Düşü imge olmaktan çıkarıp anlatılabilir hâle getirdiğinde gerçekliğin…