Kategori: Mualla Çelik Hıdıroğlu
Mualla Çelik Hıdıroğlu Bir arkadaşımla sohbet ediyordum. İlişkisinde yolunda gitmeyen bir şeyler olduğundan uzun zamandır haberdardım. Tanık olduğum ve duyduğum…
Mualla Çelik Hıdıroğlu Eli kapı tokmağına uzandığında tek istediği, bir an önce evden uzaklaşmaktı. Kapıyı çekti. Soluk lacivert yağmurluğun içinde,…
Mualla Çelik Hıdıroğlu Önümde defter, dışarıda şehrin uğultusu. Odam darmadağınık; masanın üstünde soğumuş çay, dağılmış notlar ve kalemim var. Kafamın…
Mualla Çelik Hıdıroğlu Görevli dosyayı uzattı: “Sizinki bu olmalı.” Klasörü açtım. Sayfanın üst köşesindeki tarih, ben doğduktan on yıl sonrasına…
Mualla Çelik Hıdıroğlu İnsanın içinden yükselen uğultunun tüm seslerden daha güçlü duyulduğu anlar vardır. Bu, yutulan sözlerin ve ertelenen eylemlerin…
Mualla Çelik Hıdıroğlu Günün ışımaya başladığı saatleri severim. Pencereden süzülen solgun ışık masanın kenarına vurur; kahvemi yudumlarken, dünyanın henüz uyanmadığı…
Mualla Çelik Hıdıroğlu Uzun zamandır zihnimde dönüp duran bu cümle yazdığım metni rafa kaldırmama ve bu metni yazmama neden oldu. Tuhaf bir cümle…
PSİKANALİTİK KURAMLAR İZİNDE FİLM ÜZERİNE DÜŞÜNCELER… MUALLA ÇELİK HIDIROĞLU New York’un kalbinde. Kırmızı bir telefon kulübesinde. Hem fiziksel hem de…
