Türkiye ve Avrupa sanat tarihinde öncü bir figür olan Semiha Berksoy’un çok yönlü üretimini odağına alan “Semiha Berksoy: Tüm Renklerin Aryası”, izleyiciyi sanatçının sahne sanatlarından görsel sanatlara uzanan benzersiz evrenine davet ediyor. Sergi, 200’ü aşkın yapıt aracılığıyla Berksoy’un opera, tiyatro, resim, sinema ve edebiyat arasında kurduğu özgün ve geçişken ilişkilere ışık tutuyor.

Görsel: Hapishanede Ziyafet, 1999 (detay) – Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı Koleksiyonu
Sergi, ilk olarak 6 Aralık 2024 – 11 Mayıs 2025 tarihleri arasında Hamburger Bahnhof’ta “Semiha Berksoy: Singing in Full Color” başlığıyla sunuldu. İstanbul’daki edisyonu ise yeni bir başlık ve genişletilmiş küratöryel çerçeveyle İstanbul Modern’de izleyiciyle buluşuyor.
Erken dönem desenlerden opera temalı resimlere, otoportre ve portrelerden ikonik çarşaf resimlerine uzanan seçki; sanatçının kişisel mitolojisini, sahneyle kurduğu derin bağı ve dramatik anlatım gücünü tematik bir kurgu içinde görünür kılıyor. Sergi aynı zamanda Berksoy’un sanatı bir “sahne” olarak ele alışını ve yaşamla sanat arasındaki sınırları nasıl erittiğini de gözler önüne seriyor.
Sergide, Semiha Berksoy’un başrolünde yer aldığı operalar ve sahne aldığı tiyatro oyunlarının yanı sıra, yayımlanan öyküsü ve Türkiye’nin ilk sesli filmi olan İstanbul Sokaklarında gibi yapıtlar da yer alıyor. Bu kapsamlı yaklaşım, Berksoy’un yalnızca bir opera sanatçısı değil; disiplinler arası düşünen, üreten ve dönüştüren bir sanatçı olduğunu vurguluyor.
Sergi kataloğunda; akademisyen ve tiyatro eleştirmeni Dikmen Gürün, akademisyen Ayşe Güngör, Hamburger Bahnhof – Nationalgalerie der Gegenwart Direktörü Sam Bardaouil ile sanatçı Elif Uras’ın metinleri bulunuyor. Ayrıca Zeliha Berksoy ile asistan küratör Yazın Öztürk’ün gerçekleştirdiği söyleşi ve serginin küratörleri Deniz Pehlivaner ile Öykü Özsoy Sağnak’ın yazıları da katalogda yer alıyor.


