Close Menu
    Son Eklenenler

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Perşembe, Nisan 30
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      1 KAVRAM 10 DÜŞÜNÜR: Varoluşun On Yüzü

      Ağustos 2, 2025

      Ulus Baker: Kısacık hayatına çağları sığdıran ‘birisi’

      Temmuz 12, 2025

      Institut français, Fransız yazar, felsefeci ve filolog Barbara Cassin’i ağırlıyor

      Şubat 25, 2025

      Sade Yaşamın Gücü: Epikür ve Tao’nun izinde sadeleşmek

      Aralık 7, 2024

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Yeni Eril: Dr. Nil Keskin’den kapsamlı bir dönüşüm rehberi

      Mart 4, 2025

      Cansel Oruç’un ‘Başarmaktan Korkma’ kitabı okuyucuyla buluştu

      Aralık 26, 2024

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      “Bir ‘teselli’ ver…”

      Nisan 20, 2026

      Sandviç Kuşağı: Arada Kalmışlık

      Nisan 19, 2026

      Var ol! Kelime büyücüsü çok yaşa!

      Nisan 15, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

      Nisan 27, 2026

      Filiz Çiçek’ten adalet ve intikam romanı: Kayıp Ada ve Şeytanları

      Nisan 22, 2026

      Adını Sen Koy: İki farklı zaman, iki farklı kadın ve benzer bir hikaye

      Nisan 21, 2026

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      Ayın Şarkıları: MART AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mart 8, 2026

      İş Sanat’ın Parlayan Yıldızlar konserleri devam ediyor

      Ocak 15, 2026

      AYIN ŞARKILARI: OCAK AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Ocak 1, 2026

      Sanatın özgür ruhlu bilgesi Patti Smith İstanbul’a geliyor

      Aralık 14, 2025

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Sibel Kırcadere Uslu ile İsmi Olmayan Hikayeler

      Mart 16, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lll

      Mart 16, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Río Sur, Pera Müzesi’nde

      Ekim 16, 2025

      Dalí’nin Tavşan Deliği: Bir romanın resme dönüşen rüyası

      Haziran 12, 2025

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nden ücretsiz sergi turları

      Şubat 20, 2026

      Isabel Muñoz’un Göbeklitepe fotoğrafları Berlin’de

      Şubat 10, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Palu Ailesi skandalı belgesel oldu

      Nisan 10, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      İstanbul Film Festivali 9-19 Nisan’da sinemaseverlerle buluşuyor

      Mart 24, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Sahnede paranormal bir deneyim: “Geceyarısı Hayaleti” başlıyor

      Mart 19, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

      Nisan 29, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

      Nisan 27, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Vildan Külahlı Tanış: Kelimeler efsunlu nesneler gibidir

      Nisan 11, 2026

      Ebru Karaayvaz’dan ağlarken güldüren kitap: Reçeteye Mizah Ekledim

      Mart 9, 2026

      Bozkurt: Yeni nesil yayıncı Toros, kitabı sadece basılı ürün gibi görmüyor!

      Mart 2, 2026

      “Gençler Nereye?” kitabının yazarı Tuğçe Tatari: Türkiye gençlerini duymuyor ve görmüyor

      Şubat 27, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Pablo Neruda: Aşkın, kavganın ve sessiz coğrafyaların şairi

      Temmuz 12, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      Vildan Külahlı Tanış: Kelimeler efsunlu nesneler gibidir

      Nisan 11, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » UNUTULAN
    SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    UNUTULAN

    Ocak 1, 2026Yorum yapılmamış7 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Başak Bıyıklı

    Pirinç ayna ve iki yanındaki kanatlar, tuvalet masasının üzerinden Halide’ye bakıyor. Bir elinde babaannesinden kalma gümüş sırtlı saç fırçası ile yorgun gözlü Halide, aynanın karşısında sessizce oturuyor. Fırçayı tutan eli, ritmik dokunuşlarla başına uzanıyor, at yelesinden yapılma kıllar, ışıltısını henüz yitirmemiş bal rengi saçlarının arasında özenle geziniyor. Kucağında duran diğer eli, dudakları kadar kıpırtısız. Kime, ne söyleyeceğini bilmiyor. Suskun ve küskün bir bakışa dalıyor. Bugün bir başka yorgun hissediyor kendini. Belki az önce önündeki tuvalet masasının uzun çekmecesinin içinde bulduğu kısa nottan, belki notun içinde durduğu paslı metal kutudan.

    Her gün belki de onlarca defa açıp kapattığı bu çekmecede, bu kutuyu daha önce hiç görmemiş olması mümkün müydü? Değildi ama sanki öyleymişçesine bir şaşkınlık geçirdi kutuyla karşılaştığında. Bir süredir kendinde olmamasına verdi bu şaşkınlığı. Eline aldı, evirdi çevirdi ve hatırladı. Metal kutunun üzerindeki desenler solmuş, renkler birbirine girmiş, figürlerin çizgileri görünmez hale gelmiş. Bir köşesi hafiften ezilmiş. Ama kutu kapağı ile bir bütün olarak üzerine düşeni yerine getirebiliyordu. Saklamayı. Aynı içinde haylidir ele alınmayı beklediği çekmece gibi. Zarif parmaklı eliyle kutuyu çıkarttı. Ağırlığını ve içinde ne olduğunu anlamak için hafifçe salladı. İçeriden belli belirsiz bir hışırtı yükseldi. Kapağı kaldırdı. Üst üste özenle yerleştirilmiş, hepsi aynı boyda çizgili küçük kâğıtlar. Her birinin üzerinde aynı el yazısı ile yazılmış notlar. En üstteki notu yerinden çıkartmadan okudu. Satırların üzerinden geçerken bakışları taşlaştı. Okuduğu harfler kutudan dışarı taşıp odayı dolaştı. Ve sonra tekrar hiç çıkmamışçasına kutuya geri döndü. Ürperen Halide kutuyu aceleyle kapattı. Çekmeceye geri bıraktı. Çekmeceyi iterken bir nefes eksildi. Aynadaki surete derin derin baktı. Gördüğü yüz bir anlığına tanıdık gelmedi.

    Kapalı kadife perdelerin arasından öğlen güneşi odaya sızıyor. Önce Halide’nin alnının üzerindeki yatay çizgilerden birinden, ardından ceviz parke zeminden geçerek karşı duvardaki portrenin üzerine düşüyor. Halide aynanın köşesinden, kendisine portreden gülümseyen kadına bakıyor. Kadın başka bir zamana, başka bir dünyaya ait. Sakince gülümsüyor. Sinir oluyor ona. Orada, hayata meydan okurcasına asılı durmasına da gülümsemesini hiçbir şeyin bozmamasına da.

    Eli yeniden çekmecenin kulpuna gidiyor. Ayna ile takım olan pirinçten kulp, zarif bir kadın bedeni gibi kıvrımlı. Parmaklarını kulpun içinden geçirdiğinde belini bir kol sarmış gibi sıcacık hissediyor. Bir süre açmadan sadece tutuyor. Yavaşça kendine çekiyor. Sonra tekrar kapatıyor. Sonra yeniden açıyor. Az önce kutuyu bıraktığı yerde bu kez siyah kadife bir kese dikkatini çekiyor. Bir el büyüklüğündeki kese, kara bir delik gibi etrafındaki tüm ışığı içine çekiyor. Halide gözlerini kadife kumaşın pırıltısından alamıyor. Ela gözleri kadifenin karasına çalıyor. Avucuna aldığı kese hafifçe içini gıcıklıyor. Bacaklarının arasından yükselen ürperti bedenini titretiyor. Kadifenin üzerinde gezdirdiği parmakları kesenin ağzından içeri dalıyor. Gümüş aynanın oymalı sapını tutup çıkartıyor.  Az önce saçında gezinen fırça ile eş olan bu ayna, babaannesinden kalan hatıralardan biri. Önünde oturduğu bu pirinç tuvalet masası gibi. Onu burada otururken hatırlıyor Halide. Maşalı pamuk beyazı saçları, kırmızı ojeleri, taşlaşsa da vazgeçmediği pembe allık pudraları, kristal şişelerden püsküren esanslar, çekmecelerinden hiç eksik olmayan Pin-up kızlı oyun kâğıtları. Başka bir dünyadan bambaşka bir kadının anıları.

    Halide aynadaki gözlerle bakışıyor. Tablodakinden çok farklı bakıyor bu gözler. Daha yakın. O bakışlarda uzun zamandır dokunulmamış bir sır, çoktan unutulmuş bir sıcaklık var. Aynadaki kadının saçlarının arasından parmaklarını geçiriyor. Kadın yumuşakça gülümsüyor, başını hafifçe eğiyor. Bu eğiş odaya sinmiş ağır havayı hafifletiyor. Aynayla beraber odanın içinde geziniyor. Her şey tanıdık, bildik. Aynanın dünyası Halide’ninkine benziyor. İçi ılınıyor. Aynadaki kadın ona çocukluğunun masum günlerini hatırlatıyor. Babaannesinin yasemin kokusunu, babasıyla yaptığı kırmızı uçurmaları, Şaşkınbakkal kaçamaklarını, likör şişelerini, Çigan melodilerini, siyah beyaz diaları. Hepsini küçük kâğıtlara not alıyor Halide. Bir gün hatırlayamaz olduğunda onu geri çağırsınlar diye.

    Kapalı perdelerden süzülen ışık bir anlığına koyulaşıyor; Halide aynadaki yüzü tanımamakla tanımak arasında asılı kalıyor. Çekmeceyi yeniden kendine doğru çekiyor. Ahşap rayların sürtünme sesi, odanın ortasından geçen ince ışık çizgilerine benziyor. Sesin yanında, yumuşak bir toprak ve ona eşlik eden anne kokusu ulaşıyor burun deliklerine. Bu kokuyu almayalı ne kadar da çok oldu diye düşünüyor. Tuvalet masasının üzerine bıraktığı fırçanın sapını nazikçe okşuyor. Gözlerini kapatıp bir anlığına hiçbir şey yapmadan duruyor. Gözlerini açtığında kadife keseyi aldığı yerde şimdi duran kiremit rengi süet topuklu ayakkabı tekini görüyor. Topuğu ince ama kısa, burnu ne sivri ne yuvarlak. Yan tarafında, zamanla silinmiş altın rengi bir toka izi. Ayakkabıyı eline aldığında süet parmaklarının altında yumuşuyor. Tabanında taşlı bir kaldırımın anılarını görüyor. Bir gece geliyor aklına. Anneden gizli dolaptan alınmış ayakkabılar. Sokağın birinde merdivenlerden inerken hafifçe yalpalayan, kulağında çınlayan müzikle zarif dans figürleri sıralayan, eteği dizlerinden yukarı sıyrılmış genç bir kadın. Müzik, kalabalık, kahkahalar. Atılan cesur, geniş adımlar. O zaman tanıdığını şimdi unuttuğu bir elin belini kavrayışı. Sabaha karşı ayakkabıları elinde çıplak ayakla evine yürüyen aynı genç kadın.

    Bakışı istemsizce yeniden portrenin üzerine kayıyor. Tablodaki genç kadın, kollarını beline dayamış, omuzlarını hafif dik. Üzerinde dar bir elbise, ayakkabıları görünmese de topuklu oldukları belli. Sanki tuvalin içinde bir yere hemen şimdi yürüyecek. “Sen yorulmadın tabii,” diyor Halide. “Benden izin almana gerek yok, özgürsün.”

    Tuvalet masası çekmecesine yaptığı yolculuğun onu yorduğunu hissetse de içinde kıpırdanan meraka yenik düşmeye devam ediyor. İçine yerleşen yorgunluğu omuzlarında hissediyor şimdi. Sanki uzun bir yokuşu çıkmış gibi. Yine de eli çekmeceden vazgeçmiyor. Bir defa daha, belki de son defa, çekmecenin derinliğini yoklamak istiyor. Pirinç kulpu tutup çekmeceyi tamamen kendine çekiyor. Raylar sonuna dayanıyor. Arka köşede, diğerlerinden ayrı duran kırmızılı beyazlı bir kâğıt gözüne çarpıyor. Soluk renkli, kıvrık köşeli bir kâğıt parçası. Uzanıp alıyor. Önce isminin ilk iki harfini seçiyor. Ardından “İstanbul – Lizbon” yazısını. Halide Lizbon’da. Küçük bir kahkaha fırlıyor dudaklarının arasından. Kontrolsüz, acılı bir kahkaha.

    Bileti eline aldığında parmakları hafifçe titriyor. Seneyi hatırlamaya çalışıyor. Oysaki o kadar da eski değil. Zaman bazı insanlar için daha mı hızlı akıyor diye düşünüyor. O an, odanın sessizliği içinden bir motor sesi yükseliyor. Kendini, uçağın dar penceresinden önce bulutlara ardından Atlantik Okyanusu’nun hasretinin bittiği kıyılara bakarken görüyor. İçinde hem bir korku hem de bir telaşlı sevinç. Yanında oturan adam gazeteyi yüzüne kadar kaldırmış. Yol boyunca tek bir defa soluna dönmemiş. Halide biletini defalarca kontrol ediyor. Yokuşlar, begonviller, rengarenk çini duvarlar, 28 numaralı tramvay ve köpük köpük okyanus. “Burası ne kadar da İstanbul’a benziyor,” diyor. Halide eteğini iki eliyle tutup rüzgâra karşı dik durmaya çalışıyor. Kendini anlamsızca güçlü hissediyor. Gözlerini kapatıp okyanusa meydan okuyan genç bir kadın.

    Şimdi, biletin yıpranmış kenarlarında o genç kadını arıyor. Halide artık o kıyıdan çok uzakta. Bileti, siyah kadife keseyle birlikte çekmecenin bir kenarına, diğerlerinin dokunamayacağı bir yere kaydırıyor. Okyanusu hafif paslı metal kutunun içine not kâğıtlarının arasına kapatıyor. Tek ayakkabıyı çekmecenin en derinine iterken, gümüş saplı aynayı eşi saç fırçası ile tuvalet masasının üzerinde bırakıyor. Çekmeceyi bu kez sertçe itiyor. Raylar içeri doğru gömülürken kısa, keskin bir ses çıkıyor.

    Derin bir nefes alıyor. Aynaya dönüyor. Gözlerinin altında halka halka yorgunluk. Yanaklarında derin çukurlar. Boynunda ince çizgiler. Bütün bunların içinden seçilen bir kadının mağrur gölgesi. Tuvalet masasının önündeki pufun üzerinde biraz daha oturursa kalkamayacak gibi hissediyor. Ellerini dizlerinin üzerine koyuyor. Önündeki ahşap zemine ve çıplak ayaklarına bakıyor. Tırnaklarındaki kırmızı ojeler hâlâ parlak. Başını yavaşça kaldırdığında önce pirinç kanatlı aynadaki Halide’yi görüyor. Yorgun ama gerçek. Ardından gözleri portrenin olduğu duvara kayıyor. Tablodaki genç Halide hâlâ gülümsüyor. Omuzları dik, bakışları hayata meydan okuyor. Arkasında açık bir pencere, belli belirsiz mavilikler. Zaman orada donmuş.

    Ayağa kalkıyor. Pufun arkalığına dayanarak doğruluyor. Beli sızlıyor. Yüzünü buruşturuyor. Tuvalet masasına sırtını dönüyor. Aynada kendini görmüyor artık. Bir adım atıyor, sonra bir adım daha. Portreye doğru yaklaşıyor. Elini uzatıp çerçevenin alt kenarına dokunuyor. Bir an içinden bir ses “İndir şunu ve yatağın altına tık,” dese de dinlemiyor. Yalnızca, o gülümseyen yüze son kez bakıp başını iki yana sallıyor. Kapıya doğru yürüyor. Parkenin üzerinde çıplak ayak sesleri hafif izler bırakıyor. Kapının kolunu tutmadan önce tuvalet masasına kısa bir bakış daha atıyor. Çekmece kapalı. Ayna onu hemen unutuyor.


    başak bıyıklı çekmece öykü suare öykü

    Related Posts

    İsmi olmayan hikayeler – lV

    Nisan 12, 2026 Edebiyat

    SuareMag Nisan 2026

    Nisan 7, 2026 Manşet

    ALİ HARİKALAR DİYARINDA

    Nisan 1, 2026 Başak Bıyıklı

    Sibel Kırcadere Uslu ile İsmi Olmayan Hikayeler

    Mart 16, 2026 Öykü
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026 Sanat

    Dolunay Kocabağ, New York’taki oyunculuk kariyerine yeni başarılar eklemeye devam ediyor. Sahne adıyla Luna Vintner…

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026

    Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

    Nisan 27, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    2026 Oscar adayları açıklandı: ‘Sinners’ tarihe geçti

    Ocak 22, 2026 KÜLTÜR - SANAT

    Karaman: İdrar kaçırma tedavi edilmediğinde kalıcı hasarlara yol açıyor

    Nisan 28, 2022 Uncategorized

    Astım kadınlarda daha sık görülüyor

    Mayıs 2, 2023 Uncategorized
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.