Close Menu
    Son Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Temmuz 6
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Medusa – Kadın Öfkesi ve Öteki’nin Bakışı 

      Şubat 24, 2026

      Narcissus – Benlik, İmaj ve Modern Ego

      Ocak 7, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Suare Kitaplığı ve Suare Yazarları Sarıyer Edebiyat Günleri’nde Okurlarla Buluşuyor

      Haziran 15, 2026

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026

      Kendi ‘araf’ının çıkmaz sokağındaki insan

      Haziran 30, 2026

      Figen Ormancı’dan yeni roman: Hiç Kimsenin Gölgesi

      Haziran 29, 2026

      40 Dilde Yayımlanan Dünya Çapındaki Fenomen Roman “Theo” Türkiye’de!

      Haziran 26, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Şarkıları: HAZİRAN AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Haziran 2, 2026

      Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      İsmi Olmayan Hikayeler – VI

      Haziran 19, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Mayıs 9, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Serçe Limanı batığının 1000. yılına sanatsal bir selam: Marmaris’te Cam Sanatı Sergisi

      Mayıs 2, 2026

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İfşa Günü: Yeni Başlayanlar İçin ‘Yeni Gerçeklik’

      Haziran 13, 2026

      Altın Palmiye Cristian Mungiu’nun oldu

      Mayıs 26, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kültürler Mut! Tiyatrosu’nda buluşuyor

      Mayıs 5, 2026

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Bir Yansımanın İçinden Dünyaya Bakmak

      Haziran 22, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      SEANS VE SONRASI

      Temmuz 1, 2026

      IL TEMPO SOSPESO.            

      Temmuz 1, 2026

      GATTACA: SEÇİMLERİMİZ GERÇEKTEN BİZE Mİ AİT? 

      Temmuz 1, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » Kar Fırtınası: İki ayrı hikayenin 20 yıl arayla bir romanda buluşması
    Kitap

    Kar Fırtınası: İki ayrı hikayenin 20 yıl arayla bir romanda buluşması

    Haziran 8, 2024Yorum yapılmamış7 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Kar Fırtınası aralarında 20 yıldan fazla zaman farkı bulunan iki ayrı hikayeyi ortak bir paydada buluşturan bir roman. Kahramanı Rüya Keskin ile dördüncü romanına imza atan Gazeteci-Yazar Sibel Köklü, okuruna sürükleyici bir macera sunuyor. Kar Fırtınası, siyasi bir polisiye roman ama aynı zamanda daha bir çok şey…

    NİLGÜN KARATAŞ

    Yakın çevremden birinin, arkadaşlarımın kitap çıkarması, hele de yıllardır dost olduğum, üstüne kalemini sevdiğim bir kadının romanını okumak beni çok mutlu eder. Paralel evrenlerden birinde yepyeni bir hikayede buluşmuşuz gibi… Bu benim hayatımda çok sıradışı bir şey değil; çünkü arkadaşlarımın, tanıdıklarımın çoğu yazı insanı. Sibel Köklü de onlardan biri, ama daha da ötesi Sibel benim için özel biri. Bin yıldır falan arkadaşız; yollarımız Hürriyet dergi grubunda kesişti, bir daha da ayrılmadı. Birbirimizi bildiğimizden beri yazarız; haber yazarız, deneme yazarız, roman yazarız, senaryo fikirlerimiz olur onları kaleme alırız. Beğenmeyiz bir daha yazarız. Sibel yazmakla kalmaz bir de romanlarını yayınlar. İyi ki yayınlar; okur olarak hem keyif alırız hem de Türkiye gerçekleri üzerine epey düşünürüz. Şu ana kadar dört tane romanı basıldı, hem de polisiye, hem de kahraman bir kadın gazeteci. Yeni romanı; Kar Fırtınası. Müptela Yayınları’ndan henüz çıktı.

    Romanın önce kapağına vuruldum. Karlı bir gün, Beyoğlu, İstiklal Caddesi, Taksim-Tünel arası bir tramvay ve duvarda bir yazı. Bunlar bana, fonda kitapçılardan yükselen bir müzik sesi getiriyor; Adamo, Tombe La Neige (Her Yerde Kar Var) diye çınlıyor kulaklarımda. İnsan polisiye bir romanın kapağına bakıp duygulanır mı? Duygulanır. Kapakta bizim gençliğimiz var…

    Bu kadar yoğun duygular altında, “Sibel acilen bu romanı konuşmalıyız’” dedim, sevgili yazarımız “hemen” dedi ve ortaya bu röportaj çıktı. Kitabı okuduysanız da henüz okumadıysanız da bu röportajı okuyabilirsiniz, kesinlikle spolier yok, duygu var, bilgi var, acı-tatlı hikayeler var.

    • Sibel bu senin ve Rüya Keskin’in dördüncü kitabı. Sen de bir gazetecisin Rüya’da. Ben ikinizi de yakından tanıyor ve seviyorum, ancak ilk kez tanışacak okurlar için kendini tanıtır mısın? 

    İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunuyum, eski adıyla Basın Yayın Yüksek Okulu… Gazeteciliğe 1993 yılında Milliyet Gazetesi’nde başladım. Rüya’nın doğuşu ise 2004 yılında oldu. O sırada Milliyet haber merkezinde çok yoğun bir şekilde çalışıyordum. Kazalar, depremler, krizler derken bunaldığım bir dönemde ilk kitabımı yazmaya başladım. Gündüz yoğun bir şekilde çalışıyordum ama eve gelince yine bilgisayarın başına geçip bu sefer kendi istediğim şeyleri yazmak, bir tür terapi gibi geliyordu bana… İlk kitap Yalan Dünya böyle ortaya çıktı. Yayınlanması ise 2007 yılını buldu. Çünkü hiçbir yayınevine göndermemiştim. Sonra bir arkadaşımın aracılığıyla götürdüğüm İstiklal Kitabevi kitabı bastı. 

    • Peki Gazeteci Rüya Keskin kimdir, ne yapıyor? Önceki maceralarında neler yaşadı? Yıllar sonra nasıl oldu da yeni bir macera ile döndü?

    Rüya Keskin karakteri meraklı ve inatçı bir gazeteci… Bir de gerçeğin peşine düşmek gibi bir huyu var. Bunlar gazeteciliğin doğasında bulunan şeyler zaten…

    Rüya İstanbul’da tek başına yaşayan genç bir kadın gazeteci olarak, bazı haberlerin peşinde koşarken, kendisini bir takım olayların içinde buluyor. Bu olayların peşinde koşarken, haber kaynaklarına ulaşmak ve gerçeği ortaya çıkarmak için de kendine özgü yöntemler kullanıyor. Sonuca hızlı bir şekilde ulaşmayı seviyor, acelecilik kanında var…

    İkinci kitabım Geçmişe Kapanan Kapılar 2010, üçüncüsü Aşka Vakit Yok ise 2014 yılında yayınlandı. Rüya Keskin’in geri dönüşü ise kolay olmadı. Aradan yaklaşık 10 yıl geçtikten sonra Kar Fırtınası ile geri döndü. 

    • Rüya Keskin’in önceki maceralarını okumamış olan polisiye severler, direkt bu kitaptan başlayabilirler mi? Kitapların için bir okunma sırası önerisinde bulunur musun?

    Evet tabi başlayabilirler. Sonuçta her kitap başlı başına bir hikaye ve yeni bir macera… Yine de okumaya ilk kitaptan başlamalarını öneririm. Böylece karakterin gelişimini de izleyebilirler. 

    • Kitap Yüzbaşı Volkan’ın rüyası ile başlıyor, birkaç sayfa sonra da Rüya’nın arkadaşı Ertekin’le buluşmasını, Ertekin’in bir arkadaşının basılması için yardımcı olmasını rica ettiği kitabın notlarını okumaya başlıyoruz. Daha ilk sayfalardan anlıyoruz ki; paralel giden iki kurgu okuyacağız.  İki farklı okuma keyfi veren bu iki ayrı kurgu nasıl bir araya geldi?

    Oldum olası bu tür, iki farklı kanaldan akan hikayeleri sevmişimdir. Kar Fırtınası ise aralarında 20 yıldan fazla zaman farkı bulunan iki ayrı hikayeyi ortak bir paydada buluşturma çabası diyebilirim. Zor ve meşakkatli bir süreç oldu. 

    • Kar Fırtınası çok karakterli ve çok olaylı bir roman. Aynı zamanda birçok gerçek olaya da atıf var. Bir gazeteci ve bir yazar olarak kurgu ile gerçeği çok güzel bir araya getirdiğini düşünüyorum. Burada Rüya Keskin’in de gazeteci olması da çok önemli.

    Evet çok fazla karakter ve olay olduğu doğru. Okuyucu için kolay bir kitap olduğu söylenemez. Yine de kitabın başında biraz sabırlı davranan okur, çok hızlı bir şekilde akan hikayeyi takip etmekte zorluk çekmeyecektir. Zaten her kitap öyle değil midir? Elinize yeni bir kitap aldığınızda, kitap sizi sarana kadar başlarda biraz anlamaya çalışır, sonra kendinizi kaptırır gidersiniz. Kar Fırtınası sürükleyici öyküsü ve akıcı diliyle zaten bunu vadediyor. 

    Kar Fırtınası siyasi bir polisiye roman olma iddiasında. Dolayısıyla açık veya gizli, anlatılan birçok gerçek olay var. Satır aralarına gizlenen bazı gerçekler var, bunları keşfetmenin okuyucu için de keyifli olacağını düşünüyorum. 

    • Bir yazar olarak sizin romanlarınızda gerçekler kurguyu ne kadar besliyor? Türkiye’de yaşamak yazar olarak kalemine nasıl yansıyor?

    Türkiye’de maalesef gerçekler kurguyu aşıyor. Öyle şeylerle karşılaşıyorsunuz ki bazen, bunu yazsam kimse inanmaz diyorsunuz. ‘Yok artık, bu kadar da olmaz’ diyeceğiniz bir sürü şey oluyor her gün… Türkiye bu anlamda bir yazara bol malzeme sunan bir ülke. Öte yandan Türkiye’de yaşamak her şeye ekonomik ve politik olarak bakmanıza neden oluyor. Bu çerçeveden bakınca da çiçek böcekli şeyler yazamıyorsunuz ne yazık ki. Bazı şeyleri kendinize dert ediniyorsunuz. Zaten derdi tasası olan insan yazar. Yani anlatacak bir hikayesi olan, içinde tutamadığı şeyler olan ve bunları paylaşmak isteyen… 

    • Sibelciğim, en önemli sorumu en sona sakladım. Bu kitabın çok çok anlamlı bir yanı daha var; Gazeteci Nuh Köklü’ye daha kapaktan selam gönderiyor olman. Nuh bizim meslektaşımızdı ancak senin 18 yıllık hayat arkadaşındı, ilk gençlik yıllarındaki yoldaşındı. Nuh’u maalesef “kartopu cinayeti” diye tarihe geçen elim bir olayda kaybettik. Kitabın kapağında, Nuh’un son sözleri olarak “Keşke Rüya Olsa” ifadesini görünce, bu romanda ondan da izler bulacağımı düşünerek okudum. Bu kitabın Nuh ile olan bağlantısını senden dinlemek isterim, Kar Fırtına’sının bu yönünü de bizlerle paylaşır mısın?

    Evet Kar Fırtınası bu anlamda özel bir kitap. Bu yönüyle de ilgiyi hak ediyor çünkü bu kitabın bir hikayesi var. Şöyle ki bu kitap aslında kayıptı. Yaklaşık 20 yıl sonra tesadüfen bulundu ve tamamlandı. 

    Nuh’un ölümünden yaklaşık üç yıl sonra bir arkadaşımız aradı ve mail box’ıtemizlerken eski maillerin arasında Nuh’tan gelen bir kitap taslağı bulduğunu söyledi. Yaklaşık 20 yıl önce Nuh bir kitap yazmaya başlamıştı ancak çeşitli sebeplerden ötürü bu kitap yarım kaldı, tamamlanamadı. Eve giren hırsız bilgisayarları götürünce elimizde bu da kalmamıştı. Ertekin bana yarım kalan kitabın notlarını gönderdi ve tamamlamamı istedi. Ben de bunu korkunç bir cinayetle hayattan koparılan bir insanın anısına karşı son bir görev olarak düşündüm. 

    Yarım kalmış bu kitap; başına yer, tarih ve saat notları düşülen bölümlerle birbirinden ayrılan, farklı karakterler ve hikayelerdenoluşan, Türkiye’nin yakın dönem siyasi panoramasının toplumun farklı kesimleri üzerinden akıp gittiği bir romanın notlarıydı. 

    Öncelikle fazla karakterleri eledim ve yoluma devem edebileceğim ana karakterleri seçtim. Nuh’un başladığı hikayeyi geliştirip bir sonuca bağlamaya çalışırken, günümüzde geçen kendi hikayemi kurguladım. Yani iki ayrı dönemi anlatan, birbirine paralel olarak ilerleyen iki farklı hikayeyi ortak bir paydada buluşturmaya çalıştım. Kendi hikayemi daha önce yayınlanan üç kitabımda olduğu gibi gazeteci Rüya Keskin karakteri üzerinden yürütmeye çalıştım. İki hikayeyiortak bir paydada buluşturmaya çalıştım. Ne kadar başardım, kararı okuyucu verecektir zaten…

    • Sibelciğim yazıyla her zaman iç içe olduğunu bilerek yeni romanlarını bekliyorum. Rüya Keskin’in maceraları devam edecek mi?

    Polisiye devam eder büyük ihtimal ama başka bir karakter üzerinden… Şimdilik bu Rüya’nın son macerası gibi görünüyor. Şu anda üzerinde çalıştığım kitap farklı bir tür. Tarihe olan merakım nedeniyle, bir dönem hikayesiüzerinde çalışıyorum. Bakalım, zaman ne gösterecek?

    • Kar Fırtınası’na kapıldık şu ara, yeni romanını da merakla bekliyoruz...

    H. Nilgün Karataş

    Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden “gazetecilik yapmayacağım” diyerek mezun oldum ve yıllarca Milliyet, Dünya, Günaydın, Akşam, BusinessWeek Dergisi, Para Dergisi ve Hürriyet Gazetesi’nde “çok severek” çalıştım. Uzmanlık alanım ekonomi gazeteciliği olmasına karşın kitaplar ve filmler beni her zaman büyüledi, hayatı onlar üzerinden çözümlemeyi sevdim. Hep yazdım, çok yazdım; ilk yayımlanan romanım Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar oldu, Halen Suare Dergi, Bianet, Distopya ve Yeni Sinema Dergisi için yazarken öykü, roman ve senaryo çalışmalarımı da sürdürüyorum. Bu arada ikinci üniversite olarak İstanbul Üniversitesi’nde Felsefe Bölümü öğrencisiyim.

    YAZARIN TÜM YAZILARI

    yazar

    Related Posts

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026 Fotoğraf

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026 KÜLTÜR - SANAT

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026 Hakan Akdoğan

    Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

    Temmuz 1, 2026 KÜLTÜR - SANAT
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026 Fotoğraf

    Fotoğraf sanatçısı ve akademisyen Nihal Gündüz, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileriyle hazırladığı “Yüzleşme: Hayalet…

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    BEDEL

    Nisan 1, 2026 SUAREMAG

    Kanadalı elektronik ikilisi Bob Moses İstanbul’a geliyor

    Eylül 26, 2023 Konser

    SERİN MAVİ

    Ekim 1, 2025 SUAREMAG
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.