Close Menu
    Son Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Ekim 12
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      KOPENHAG: GÜVENİN VE HAFİFLİĞİN KONFORU

      Eylül 1, 2026

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

      Ekim 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      2026 Emmy Ödülleri’nde Rekorlar Gecesi: Televizyonun Ezberleri Bozuldu

      Eylül 16, 2026

      ÇYDD’nin 2026-2027 burs başvuruları başladı

      Eylül 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      Sıradan insanın bir “derbeder” olarak portresi

      Ekim 7, 2026

      Celal Kadri Kınoğlu’nun yeni romanı “Provalar” raflarda

      Ekim 3, 2026

      Kıraathane Kitap Şenliği 8. yaşında

      Ekim 2, 2026

      Tutu Aydınoğlu’ndan Mirzayev’e yeni bir yorum: “Hafızanın Kontrpuanı” albümü çıktı

      Eylül 29, 2026

      Klasik Müziğin çağdaş yorumcularından Janoska Ensemble Bodrum’da

      Ağustos 7, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      İsmi olmayan hikâyeler – VIII

      Ağustos 30, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – VII

      Temmuz 25, 2026

      AH BAVULUM VAH BAVULUM

      Temmuz 15, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Pera Müzesi’nde İki Yeni Sergi: Cumhuriyetin Kamera Arkası ve Frank Bowling

      Eylül 30, 2026

      ‘1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar’ sergisi RHM’de

      Eylül 23, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      Cennete 9 Tapınak: İnanç, aile ve ölüm arasında 9 durak

      Ekim 5, 2026

      Yalnızlar Rıhtımı restore edilmiş kopyasıyla beyazperdede

      Ekim 2, 2026

      İki Dünyanın Prometheus’ları: Ateşin, Bilginin ve Isdırabın Sinematik Silsilesi

      Eylül 18, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kaş Tiyatro Günleri Likya’nın izinde beşinci kez perde açıyor

      Ekim 6, 2026

      14 yıl sonra yeniden perde: Muammer Karaca Tiyatrosu bağımsız tiyatrolara açılıyor

      Eylül 27, 2026

      Tiyatroda “VR” deneyimi: “35 Mayıs” yeniden sahnede

      Eylül 22, 2026

      Sait Faik ile Orhan Kemal “Düş Payı”nda buluşuyor

      Eylül 1, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Küçük bir kâğıtta koca bir hayat: Hasip Pektaş ve ekslibrisin hafızası

      Eylül 25, 2026

      ÖZLEM GÜLLER ÜNAL RÖPORTAJLARI

      Eylül 13, 2026

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Karanlığın değişen yüzü: Gotik edebiyatın tarihsel gelişimi

      Eylül 15, 2026

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      ÜST GEÇİT

      Ekim 1, 2026

      BİR REPLİKANTLA HAYATIN ANLAMINI ARAMAK

      Ekim 1, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » GİDEMEMEK
    Benan Bilek

    GİDEMEMEK

    Haziran 1, 2025Yorum yapılmamış7 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Benan Bilek

    Gecem, gündüzüm, hepsi birbirinin içine geçti artık. Her bir an kaleydoskop dürbününün içindeki onlarca parça gibi; bir aradayken güzel görünse de hepsi kırık dökük gerçekte. Zaman ne, yer ne, farkında değilim artık, hatta kim olduğumu bile unuttum. Yeni değil bu hallerim. Yavaş yavaş gittim her yerden, her şeyden, herkesten. 

    Çok seven kendimden sevgiye inanmayan bir kadına dönüşüyorum. Dürbünü çevirdikçe birileri, dönüşüyor, değişiyor, çok gibi gözüküp yok oluyorum.

    Oldum olası sevmem eski hayatlarda dolanmayı. Eski evler, heyecanlandırmaz beni öyle. Meraklı değilimdir o odalarda kimler uyumuş, o salonlarda kimler ağırlamış. Kapıyı açarken burnuma dolan küf kokusu beynimin hücrelerine nüfuz ettikçe daha da mutsuz olurum. Eşyalara dokunmam, duvarlara bakmam, sevmem. O gün o eve bir son için gittim. Kimse gitmediği için. Bir tek ben girebileceğim için hatta. Her şeyin bittiği gün. Ya da başladığı.

    Eskilerde gezinmek boşuna yaşamış olmanın mutsuzluğunu yaşatıyor bana belki de. Bu ev de terkedilmiş hayatların izleriyle dolu başka evlerden farksız aslında. Neyi neden yaptığını bilmiyor, sonra da ölüp gidiyorsun işte.

    Saçma bir koşuşturma içerisinde yapamadıklarının birikmesi hayat.

    Hayallerinden her gün daha da uzaklaşmak, hatta hayal kurmayı bile unutmak. Şimdi bu ahşap basamaklardan çıkıp ulaştığım bu odada, onun nelerden vazgeçtiğini düşünmeden alamıyorum kendimi. Üçüncü basamaktaki o imzalı kitap… Ah o isme imzalı kitap. Yarım kalmış bir hayalin yalnız hatırası artık sadece.

    Herkesin görür görmez ona benzettiği bir yeğene düştü vedasının ardından yalnız bir evi toparlamak. Halam yapayalnız olmayı seçti hâlbuki, ben seçmedim. Kendi duygularından ibaret yaşadı yıllarca. Bir tek ben biliyordum onun kalabalık iç dünyasında mutlu olduğunu. Başkaları deli dedi. Deli değildi, biliyorum, başka duygular, başka şeylerdi onun yaşadıkları. Hayal kırıklığı. Vazgeçmek. Vazgeçmek zorunda kalmak. Tüm bunların karşılığıydı halam benim için. Kendime üzülür gibi üzüldüm ona. Onu sevmek kendimi sevmekle özdeşti. O gidince kendimi de gider buldum.

    İnsan toplumda kalmak için vahşileştikçe kendisine yabancılaşıyor yazmış adamın biri, bir yerlerde. Kendisine yabancılaşmamak için toplumda olmamayı reddetti o. Pencere önünde hayata küs oturur sanırlardı ara sıra uğrayanlar, mesela babam, mesela annem. Hatta kardeşlerim. O hiçbir şeye küs değildi, hayallerinde yaşamayı seçti. Mutlu, rengârenk, neşeli geçmişinin içinde.

    Ailenin çınarı diye bilirdim onu çok küçükken. “Böyle değildi, sonradan koptu her şeyden” dedikleri zamanlarda da aynı kaldı benim için, sadece benim çınarım olarak kalmış olsa da büyüdüğümde. Sıradan bir yaşamın içinde, sıradan halledilebilir sorunlar için tasalanmak bile mutluluk verebilirdi babama, anneme, herkese. Oysa halamın kalbi sıradan değildi, tasalanmazdı kimse için. Onun hayatı hepimizin yaşadığından farklıydı. Halamdı işte. 

    Kimse bilmedi onun nerede kaybolduğunu, hiçbirimiz anlamadık. Boğazındaki düğümlerin söylenememiş eski öfkelerin ve özlemlerin küçük yumruları olduğunu da anlamadı kimse. Hani seviyorlardı? Hani önemliydi halam herkes için. Sevdiğinden vazgeçmeyen bir ben miydim? Neden yalnızlaştırdık onu bu kadar? Ya da neden yalnızlıkla çoğaldı kendi içinde. Sonra büyük bir boşluk. Kimsenin uğramadığı evin yarıda kalan hayalleriyle mutlu kadını. Terkedilişin değil gidememenin boşluğu. Geride bırakamadıklarının onu geride bırakışı. 

    Kuyu çıkmak içinmiş, sessizlik bağırmak için. Çıkmak istemedi kuyusundan, sevdi kendi ördüğü bu başkalarına karanlık gelen soğukluğu. Sessizce bağırmıştır, kim bilir, kendi duyacağı kadar bağırmıştır sanki. Ben sadece renklerini bildim onun, sesini unuttum sonra.

    “Yeniden iyi biri olabilir,” dedi babam bir akşam evde, “Bu mümkün. İstemiyor ki?” Akşam yemeği sonrası kahve içerken laf olsun muhabbeti işte. Sanki ilgiliymiş gibi ama aslında değil. Sanki umurundaymışçasına ortalama sözler, ama değil. Sanki anlıyormuş gibi ama hiç değil. babama göre iyinin anlamıyla benimki birbirinden ne çok uzakta… Gitseydi halam o adamın koluna girip, aşkının peşinde koşan kadın olarak saygı görecekti belki de. En azından çok sevgili kardeşi, o herkese akıl veren babam öyle görecekti onu. Gitmedi. O romantik sözlerle hayatının merkezine oturan adamın, kendisine sarf ettiği cümleler kadar güzel bir geçmişi olmadığını öğrendiğinde vazgeçti onunla gitmekten. Tek bir an. Bir anda vazgeçti her şeyden. Gidemezdi ki. Ben de gidemezdim. Ona her ay dünyanın en güzel kitaplarından hediye edip ilk sayfasına tarih düşen ince ruhun bir işkenceci olduğunu anladığı gün vazgeçti ondan. Kendinden. Bilmediği zamanlardaki kadına kapandı, hayata kapılarını kapatarak. Onun bir akşam elinde bir küçücük bavulla evden çıkıp tekrardan geri dönüşünü bir film izler gibi izledik hepimiz. Neden geri döndü bilmedik. Anlamadık. Ben bile anlamadım. O büyük aşkın küçük tanığıydım, hiç anlamadım.

    Birinin sizi evcilleştirmesini kabul etmişseniz, gözyaşı dökmeyi de göze alacaksınız.

    Halam gerçeği gördüğü halde görmezden gelebilmeyi başarsaydı, mesela annem gibi ya da babam, eminim şu an ben bu dokusuna hüzün sinmiş ahşap zeminli odada bunca mutsuzluğun içinde onu özlemezdim. O kabul etmedi, gözyaşı da dökmedi. “Biliyorum,” dedi ve bilmenin getirdiği sancıyı bedenine hapsedip sadece kendinde yaşamayı seçti. Bilmek nasıl bir sancı, ben o zaman öğrendim. Öğrenmek nasıl bir acı? Nasıl bir yalnızlık… Gözümün önünde oldu her şey. Tam da aşkı öğrenmeye başladığım yıllarda. Sevdiğim adamın bana yazdığı notları her okuduğumda bir şeylere inanmamaya başladım ben. Benim yalnızlığım da tam o zamanlarda başladı. 

    Dünyaya kin kusuyorsun da unutuyorsun. Unutmak belki de en kolay çözüm. Ya da en zoru. Halamın yalnız dünyası ailesinin kapısını bile aralamak istemediği kadar çaresiz geldi herkese. Haftanın bir günü, bazen iki de oluyordu, bir şekilde uğrardım ona. Halama gittiğimi söylediğimde babam saçımı okşayarak “iyi yapmışsın” dediğinde onun ne kadar sahte olduğunu düşündüm elimde olmadan. Kendini rahat hissediyordu ben ona gidince, kendi gitmiş gibi huzur içinde içiyordu kahvesini. Bizden biri gitti rahatlığı. Ah baba… Dünya ne kadar saçma bir yere gidiyor diye ahkâm kesiyorsun ya haberler falan izlerken, dünya sen böyle olduğun için böyle. Farkında olmadığın her şey seni bu dünyada daha da anlamsız kalıyor ve sen anlamıyorsun.

    Her şeyi olması gerektiği gibi ve kadar yapan her insan gibi, el ele kötünün asla iyiye dönüşemeyeceği bir evren yaratıyorsunuz.

    Annem –ki laf olsun diye, eminim- halamı sorduğunda bir gün sana, “bitki gibi yaşıyor işte,” demiştin, hatırladın mı? Benim için söylemişsin gibi içim acıdı bu söze baba. Bayramdı, o bayram bir tek halama gitmedik. Herkese kutu kutu baklava götüren bonkör elin bir tek halamın kapı zilini çalmadı. Bitkiler tatlı yemez değil mi baba? Oysa bitkiler insana benzer, yalnız bir kez yerinden sökebilirsin. Sen halamın o gece neden geri döndüğünü hiç bilmedin baba. Sorsaydın söyler miydi sana o bol mezeli, balıklı rokalı rakı sofranda sohbetle müziklerle ağırladığın adamın, amcamın iskelet haline gelene kadar işkence görüp sonra kapı önüne bir çuval gibi atılmasına sebep adam olduğunu? Büyükbabamın kalp krizi geçirip sonra yıllarca bir yatağa bağlanıp kalakaldığı zamanı hatırlıyor musun baba? Bitkiye dönüşseydi bile güneşe arkasını dönmezdi, büyükbabam döndü. Amcamın bir daha asla eski oğlu olamayacağını anladığı zaman gitti aslında o dağ gibi baban. Ailemiz yitti aslında amcam bir başkasına dönüştüğünde. Halam kime neden verildiği bilinmeyen cezanın, o korkunç intikamın tek sorumlusunun sevdiği adam olmadığını biliyordu bilmesine de, o kuklalardan birinin elini tutmayı hiç istemedi işte. Bir daha da kendine bile dokunmadı halam tam da bu yüzden; ne saçlarına, ne boynuna, ne de sadece kendi kollarının sarabileceği bedenine. 

    Tüm bunları bilseydin baba, sarar mıydın halamı eskisinden de sıkı? O gidişten vazgeçmenin nedeninin aslında bizi sevmek olduğunu anlasaydın bu kadar yalnız kalır mıydı biricik kız kardeşin? Bilmedin. Ben de söylemedim, yeryüzünde gecikmişliğin ilacı yoktur. Sen bilmeyerek sevememeyi seçtin halamı.

    Şimdi onun eşyalarını toparlamak için gönderdiğin bu evde sadece pencerede uçuşan perdeler, kumaşı eprimiş bir koltuk ve onlarca tarih düşülmüş kitaba bakıyor, bu renksiz gibi gözüken evin her köşesinde halamın hayallerinin renklerini duyumsuyorum. Bu kapıyı son kez kapatıp onu maviliğine uğurlayacağım kalbimde. Gülümseyecek neşeyle. Bana kitaplarını verecek yine, “bunu mutlaka okumalısın” diyerek, ben okumuş gibi yapacağım ama o ellerden çıkan sevgi sözcüklerini görmemek için kapaklarını bile açmadığım kitapların ilk sayfalarını yırtacağım bu kez, bu evden çıkmadan. O sayfalar rüzgârla temizlenir belki yollarda uçuşurken. Halamı hayallerinin renklerinde bırakıp onun “hiçbir şey göründüğü gibi değildir canımın içi” sözleri kulağımda, kendi karanlığıma uçacağım ben de. Kimseye inanmayarak.


    Benan Bilek, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji Bölümü’nde okumak için geldiği İzmir’de yaşayan bir İstanbullu. Öğrencilik yıllarından  bu yana iletişim sektörünün farklı dallarında görev yaptı. Metin yazarlığından ajans başkanlığına, dergicilikten senaryo yazarlığına uzanan iletişim deneyiminin sonunda yolu sanata vardı. Un elekleri üzerine ipliklerle yaptığı resimlerle pek çok kişisel sergi açtı; “Yaşam Elekleri” atölyeleri düzenledi. Türkiye’nin izleyicisi sadece kadın olan ilk stand-up projesini hayata geçiren Bilek’in Gece Tuşları, Duvarlar Şahit, Çin Çin Çini Mini Hanım, Rezene öykü kitaplarının yanı sıra Punta – Bir Meyhanenin Romanı adlı eseri bulunuyor. Bilek, öykü yazmaya, sahne gösterilerine, özel atölye çalışmaları ile kasnak ve elek üzerine ipliklerle resim yapmaya devam ediyor.

    YAZARIN DİĞER YAZILARI
    SuareMag – Mayıs 2025
    SuareMag – Nisan 2025

    Benan Bilek haziran suaremag yazar

    Related Posts

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026 Edebiyat

    Ayın Filmleri: EKİM AYINDA NE İZLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Filmleri

    Ayın Şarkıları: EKİM AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Şarkıları

    Ayın Kitapları: EKİM AYINDA NE OKUYALIM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Kitapları
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026 Edebiyat

    Yazar Tuba Ayşe Özgür’ün, fotoğraf sanatçısı Nihal Gündüz’ün fotoğraflarıyla yer aldığı yeni kitabı Kırık Yansımalar üzerine İstanbul…

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

    Ekim 8, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    ROMA’YI BU KEZ MİMARİNİN DEĞİL EDEBİYATIN İZİNDE DOLAŞMAK

    Mayıs 1, 2025 SUAREMAG

    Eylül’de bu filmler gerilim ve aksiyon tutkunlarını mutlu edecek

    Eylül 3, 2023 Film

    İzlanda Edebiyat Ödülü’nü kazanan ilk çocuk kitabı “Mavi Gezegenin Öyküsü” Domingo Yayınları’ndan çıktı

    Eylül 17, 2026 Kitap
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    Haber Bülteni

    Haber Bültenimize Abone Olun

    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.