Kategori: Gönül Yasemin Ölmez
Gönül Yasemin Ölmez Masanın önünde durup, sofrayı gözden geçirdi hızlıca. “Peynir tabağı, yoğurtlu semizotu, köz patlıcan, lakerda, radika, sübya salatası,…
Gönül Yasemin Ölmez Banka kuyruğunda, ensesine yapışık gibi duran adamın, “of çok sıcak” demesiyle, burnunu tuttu. “Allah’ım dayanılır bir koku…
Gönül Yasemin Ölmez Köyün Değirmenli Mahallesi’ndeki, yamaca doğru çıktıkça azalan evlerinden birisiydi onlarınki. Yan yana dizili odalar gibi duran bu…
Gönül Yasemin Ölmez “Kim hesap etmiş, nasıl etmiş de köyün tam da ortasına konduruvermiş. Aklına kurban, boyuna, posuna hayran olduğum,”…
Gönül Yasemin Ölmez Giriş kapısının hemen yanına bırakılmış valiz, çaprazında duran iki çift ayakkabı, pencereye bitişik küçük koltuğun yanı başına…
Gönül Yasemin Ölmez “Elbette dağların doğru tonunu sormayacaklar ama derler ki; Tanrı’nın adıyla, dağlar maviydi değil mi? O zaman biraz…
Gönül Yasemin Ölmez Ara sokağa giden yoldan ayrılıp, deniz kenarından gidebileceği yola çevirdi yönünü. Belli ki kestirmeden gitmek vardı düşüncesinde…
Gönül Yasemin Ölmez Sana gitme demeyeceğim,Ama gitme, Lavinia.Adını gizleyeceğimSen de bilme, Lavinia. Özdemir Asaf. Tabağın içine bırakılmış bıçak, boşalmış meze…
Gönül Yasemin Ölmez Karanlık. Göz kapaklarım seyirciye direnen sahnenin ağır perdeleri gibi. Dün için; adını koyamayıp, kalabalık sofralarda, yemeğin tam…
Gönül Yasemin Ölmez Kış güzel bir mevsimdir. Hele bir de baban; karınca misali çalışıp doldurmuşsa erzağı dolaba, soba boyu kesip…
