Close Menu
    Son Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Ekim 12
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      KOPENHAG: GÜVENİN VE HAFİFLİĞİN KONFORU

      Eylül 1, 2026

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

      Ekim 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      2026 Emmy Ödülleri’nde Rekorlar Gecesi: Televizyonun Ezberleri Bozuldu

      Eylül 16, 2026

      ÇYDD’nin 2026-2027 burs başvuruları başladı

      Eylül 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      Sıradan insanın bir “derbeder” olarak portresi

      Ekim 7, 2026

      Celal Kadri Kınoğlu’nun yeni romanı “Provalar” raflarda

      Ekim 3, 2026

      Kıraathane Kitap Şenliği 8. yaşında

      Ekim 2, 2026

      Tutu Aydınoğlu’ndan Mirzayev’e yeni bir yorum: “Hafızanın Kontrpuanı” albümü çıktı

      Eylül 29, 2026

      Klasik Müziğin çağdaş yorumcularından Janoska Ensemble Bodrum’da

      Ağustos 7, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      İsmi olmayan hikâyeler – VIII

      Ağustos 30, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – VII

      Temmuz 25, 2026

      AH BAVULUM VAH BAVULUM

      Temmuz 15, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Pera Müzesi’nde İki Yeni Sergi: Cumhuriyetin Kamera Arkası ve Frank Bowling

      Eylül 30, 2026

      ‘1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar’ sergisi RHM’de

      Eylül 23, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      Cennete 9 Tapınak: İnanç, aile ve ölüm arasında 9 durak

      Ekim 5, 2026

      Yalnızlar Rıhtımı restore edilmiş kopyasıyla beyazperdede

      Ekim 2, 2026

      İki Dünyanın Prometheus’ları: Ateşin, Bilginin ve Isdırabın Sinematik Silsilesi

      Eylül 18, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kaş Tiyatro Günleri Likya’nın izinde beşinci kez perde açıyor

      Ekim 6, 2026

      14 yıl sonra yeniden perde: Muammer Karaca Tiyatrosu bağımsız tiyatrolara açılıyor

      Eylül 27, 2026

      Tiyatroda “VR” deneyimi: “35 Mayıs” yeniden sahnede

      Eylül 22, 2026

      Sait Faik ile Orhan Kemal “Düş Payı”nda buluşuyor

      Eylül 1, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Küçük bir kâğıtta koca bir hayat: Hasip Pektaş ve ekslibrisin hafızası

      Eylül 25, 2026

      ÖZLEM GÜLLER ÜNAL RÖPORTAJLARI

      Eylül 13, 2026

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Karanlığın değişen yüzü: Gotik edebiyatın tarihsel gelişimi

      Eylül 15, 2026

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      ÜST GEÇİT

      Ekim 1, 2026

      BİR REPLİKANTLA HAYATIN ANLAMINI ARAMAK

      Ekim 1, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » ÇARŞAMBA
    Elçin Çakmak Eraslan

    ÇARŞAMBA

    Ağustos 1, 2025Yorum yapılmamış7 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Elçin Çakmak Erarslan

    Elindeki makasın ucunu bir an için havaya dikip onuruna içilecek kadeh gibi yavaşça kaldırarak, “Hoş geldin beyim,” dedi berber. Tahsin, kapının kenarında duran şemsiyeliğe ayağının ucuyla dokunarak içeri girdi. Pencere kenarındaki derisi yer yer çatlamış koltuğa yerleşmeden, “Hoş bulduk,” dedi.  Cebinden defterini çıkartı. On ikisi, perşembenin üstüne çarpı koydu camı kırık kol saatli eli. Bir tek çarşambaları tarihsiz, boştu.

    “Az işim kaldı beyim. Tam vaktinde alacağım seni. Oğlum sen de gel şuraları toparla,” dedi berber. Çırağın, berberin önündeki usturaları topladığını bilse dahi o tarafa hiç bakmadan, “Eyvallah,” demekle yetindi. Tahsin saati çalışmasa da her hafta aynı gün aynı saatte ayak basardı dükkâna. Az sakallarını kısalttırır, ensesini toparlatır, kalın kaşlarını düzelttirirdi. Onun geleceği gün cam kenarındaki koltuk hep boş olurdu. Sadece su içer bazen düşüncelere dalardı. İşte öyle zamanlarda saatlerce kalırdı dükkânda, ışıklar yanıp gece olana kadar. 

    “Yeni komşumuzla tanıştın mı beyim? Yazarmış. Öğretmen sandıydık. Mürebbiye gibi giyiniyor, saçlar örgülü.  Küçüklükten hatırlarım, bizim karşı Ermeni komşunun çocuklarına gelirdi bir mürebbiye. Yoksa bizim fakirhanede mürebbiye ne gezer. Büyük küçüğe bakardı. Öyle büyüdük dokuz çocuk.”

    “Yazar demek,” dedi Tahsin gözlerini karşı apartmanın cumbalı odasına çevirirken. 

    “Dün dükkâna uğradı. El yazılarını daktiloda yazacak birine bakarmış. Beyim üstüme vazife değil lakin aklıma sen geldin. Koskoca kâtip dedim, o yapar. Tabii söylemedim. Sormadan yapar mıyım? Ama hani özledim yazmayı dersin ya hep.”

    Tahsin berberin ağzından çıkanları bir bir tartarken, berber bir daha onunla konuşmadı. Tahmin ederdi berber, Tahsin’in düşüncelerinin balçık gibi oluşunu. Saplandı mı çıkamazdı saatlerce. Ensesini düzeltti, sakallarını kesti. Tahsin orada öylece oturdu. Akşam olup, dükkânın floresan lambaları yanınca gözlerini kırpıştırdı. Sevmezdi ışığı Tahsin. Işık demek tüm çirkinliklerin, kusurların görünmesiydi. Yerinden kalktı, “Hayırlı akşamlar,” dedi. Ayağıyla şemsiyeliğe dokunarak dükkândan çıktı. Sokak boyunca kafası önünde yürüyerek, soluğu ışıkları sönmüş lunaparkta aldı. Evi dışında huzuru bulduğu nadir yerlerdendi lunapark. Yüreğinde taşırdı tüm renklerini ama dışardan, kimsesiz, soğuk metal gibiydi. Tahsin lunaparkın metal kapısının önüne konmuş taşı itekledi, kapıyı kapattı. Aralık kapılar, kafasını iki yana salladı, sokak lambasının ışığının metaldeki yansıması, ışıkta parlayan ustura, yakasını çekiştirdi, dönme dolabın kırmızı koltukları, süzülen, göğsüne birkaç kez vurdu. 

    “Oo Tahsin oğlum gel gel,” dedi bekçi.

    “Neden bıraktın?” dedi Tahsin.

    “Ne diyorsun oğlum?”

    “Kapının önüne taş koymuşsun.”

    “He o mu? Yazar Hanım akşam gelebilir miyim dediydi o yüzden bıraktım açık.”

    “Kapattım.”

    “Tamam sen geç otur açarım ben.”

    Tahsin dökük kulübenin hemen önünde duran yağ tenekelerinin yanına, siyah tabureye oturdu. Ayağının ucu tenekeye değdi, ittirdi azıcık. Başı çatlayacak gibiydi. Gözlerini kırpıştırdıkça sanki dönme dolap dönüyor, arabalar hareket ediyor gibi geliyordu. Bugün belli ki huzur vermeyecekti lunapark. Tam kalkıp eve dönmek için hareketlenmişti ki bekçi yanında Yazar’la göründü. Berberin dediği gibi mürebbiyeleri andırıyordu kadın. Mavi elbisesinin kolları ve yakısı beyaz, saçları örgüyle yukarıda topuzdu. Elinde bir sürü kâğıt. 

    “Yazar kızım, Tahsin,” diyerek tanıştırdı ikiliyi bekçi. “Hadi geç kızım sen de otur ben bir çay koyayım.”

    “Ben,” diye lafa girecek oldu Tahsin.

    “Gitmek yok. Biliyorum sadece su oğlum.”

    “Merhaba,” diye elini uzattı Yazar.  

    “Merhaba,” dedi Tahsin elini uzatmadan. Sevmezdi dokunmayı. Son dokunuş, buz gibi eller, açık ağız, soluk gözler. Kadın tebessümle yetinerek Tahsin’in karşısına oturdu. “İsminiz neydi?” diye sordu Tahsin.

    “Yazar.”

    “Gerçek isminizden bahsediyorum.”

    “Bilmem hatırlamıyorum. Her isim benim artık. Ne istersem o oluyorum.”

    “Öyle diyorsanız.”

    “Hem anlamsız buluyorum. İsimleri yani. Birileri size o ismi koydu diye neden onu kullanmak zorunda kalalım ki?”

    Birileri, diye düşündü Tahsin. Anne ve bir de… Kalbi bir dönme dolap misali önce çıkışa sonra ani inişe geçti. Haklılığına kafa sallamakla yetindi. 

    Sessizlik o kadar uzadı ki, Yazar, “Hep buraya mı gelirsiniz, yani akşamları,” diye tekdüze sordu.

    “Bazen. Peki ya siz? Nereden taşındınız?”

    “Ankara’dan.”

    “O zaman burada geçicisiniz. İsminiz?”

    “Yok işte ismim.”

    “Nüfus cüzdanınız?”

    “Kullanmıyorum,” dedi kadın sanki bir objeden bahsedermiş gibi olağan.

    “Otelde kalacak olsanız?”

    “Vermiyorum. Hem biliyor musunuz?” Çok önemli bir sır açıklayacakmış gibi Tahsin’e yaklaştı. Çemberi ihlal edilmiş bir çocuk edasıyla geri çekildi Tahsin. “En son kaldığım otele vermedim mesela. Öyle düşüncelerinde yer ettim otel sahibinin. Bence bu daha eğlenceli.”

    “Yer ettiğinizi nereden biliyorsunuz?”

    “Yazar bir arkadaşım söyledi,” dedi kadın kıs kıs gülerek. Ama ne dudakları ne suratı değişti. Ses sanki ondan değil de çok uzaklardan geliyordu. Tahsin irkildi. Yerinde huzursuzca kımıldandı. Sohbet hoşuna gitmiyordu. Garip kadındı Yazar. Belki tüm kadınlar garipti, hiç bilemedi Tahsin. Gerekmedikçe sohbet etmezdi kadınlarla. Kulaklarında sadece annesinin sesi, “Oğlum,” diye çınlardı, ya uykuya yakınken ya uykuda. 

    “Peki sizin hikayeniz? Sokakta herkesle tanıştım. Katiplikten erken emekli olmuşsunuz.”

    “Çarşambaları,” dedi Tahsin. Çarşamba. Annesi okuldan gelen Tahsin’i kucakladı. Tombul yanaklarını sevdi, ıslak öpücükler bıraktı. Peşi sıra mutfağa girdiler. Kadın işkembeleri eline aldı, upuzun, beyaz, yumuşacık. Annesinin bacak arası gibi. Dizinde yatarken sokardı kadının eteğinin altına ellerini, yumuşacık, bembeyaz. Okşardı. Zamanla pörsümüştü ama gene de sıcacıktı. Annesi ince ince doğradı işkembeleri. Dangur dungur kapı açıldığında sıçradı ufak Tahsin. Dan.

    Bekçinin arkasından kulübesinin kapısı hızla kapandı. “Çaylar, suyun,” dedi. Tahsin bir dikişte içti. “Patrona kağıtları bırakacağım, siz rahatınıza bakın,” dedi bekçi. Tahsin’in rahatı da huzuru da çoktan korku tünellerinin derinliklerine yol almıştı. 

    “E çarşambaları diyordunuz,” dedi Yazar.

    “Çarşambaları çalışmazdım. Sonra kabul etmediler.”

    “Sırf çarşambaları mı? Neden?”

    “Yatarım çarşambaları. Uyurum yani tüm gün.” Tahsin artık cevap vermek istemiyordu lakin karşısındaki Yazar sanki kalemini oynattıkça onun hikayesini yazıyor, ağzından her şeyi bir bir söküyordu. Yılan, diye düşündü. Çarşamba, yumuşacık işkembeler, dangır dungur açılan kapı, yılan diye haykıran…

    “Ben artık gitsem iyi olur,” dedi Tahsin kolundaki saate bakarak. Yerinden kalkmadı, kal diyecekti şimdi Yazar, anlat diyecekti. Tahsin ayağıyla yağ tenekelerinden birini ittirdi. 

    “Saatiniz size ne söyledi?”

    “Pardon.”

    “Kırık ya hani, çalışmıyor. Ben de sevmem çalışanlarını. Neden ihtiyacımız olacak ki saate? Öyle ya da böyle geçiyor zaman. Geri alamadıktan sonra.”

    Tahsin başka bir tenekeyi ittirdi. Şimdi bacakları, bedeni zangır zangır titriyordu. 

    “Sizi ilgilendirmez, yani saatim.”

    “Yadigâr mı? Böyle şeyler sizi kopartmaz zamandan. Dediğim gibi anlamsız, zaman da yadigâr da isim de.” Elini havada salladı Yazar. Sonra devam etti, “Çarşambaları diyordunuz. Lütfen, lütfen anlatın.”

    “Ben,” dedi Tahsin. Lafı, havai fişeklerle bölündü. Ardı ardına patlayan. Önce aydınlık sonra karanlık. Dangır dungur kapı açıldı. Leş gibi kokan babası, annesinin saçından tuttuğu gibi kadını odaya götürdü. Patlayan havai fişekler. Beyaz, solgun, ip gibi işkembe yerde kaldı, annesinin arkasında. Yatak odasının kapısının önünde açık dursun diye annesinin bıraktığı taş, aralık. Tiz bir çığlık. Havai fişekler lunaparkın soluk metallerini parlattı, ışık değen sonra kanlı bir ustura. Dangır dungur kapı kapandı. Şimdi odada bir Tahsin bir işkembeler. Tahsin saatler sonra yerinden kalktığında önce işkembeleri topladı. Annesinin odasına yürüdü kısa bacakları, taşı ittirdi. O ittikçe kapı açıldı. Duvarda yirmi bir şubat çarşambayı gösteriyordu takvim. Kadının kollarına dokundu, kırık saatini aldı. “Anne,” dedi Tahsin. Öldüğünü bilecek yaştaydı yine de “Anne,” dedi. Ne çabuk soğumuştu. Halbuki daha dakikalar önce sıcacıktı tenine değen eller. Annesinin eteğinin altından elini soktu. Bacaklarının içine ilerledi, pörsümüş yine de sıcak. Öylece kaldı günlerce. İşkembenin kokusu hiç gitmedi Tahsin’den. İşkembeler gibi annesi yerde, biri beyaz biri kıpkırmızı. İkisi de iz bırakacaktı zihninde. Sonrasını düşündü.

    “Sonrası yok işte. Çarşambalar yok.”

    “Harika. Çok teşekkürler. Çarşambalar yok. Bunu yazacağım. Bir gün olmasa ne olur değil mi? Evet evet haklısınız. Günler de anlamsız. Ben gideyim hemen, yazmam lazım. Kaçmaz bu anlar. Zaman, işte bir tek burada önemli.”

    Tahsin giden Yazar’ın arkasından bakarken hayatının geceye benzeyen bir lunapark gibi olduğunu düşünüyordu. Ruhsuz, tüm neşesi çalınmış. Sonsuz düşüşü hiç bitmeyecekti. Böyle zaman zaman Yazarlar çıkacaktı belki karşısına, ona hayatının anlamsızlığını hatırlatan.

    “Bu arada, iyi bir saat ustası var tanıdığım. Kuzgun motifli saatleri, bastonu olan. Ah şimdi hatırladım onu da ben yazmıştım, yok yani öldü. Hikâye de ama. Çarşambaları yazacağım, Tahsinsiz Çarşamba. Ah harika gerçekten.” 

    Yazar, sekerek lunaparkın derinlerinden kayboldu. Aralarda kısık kahkahalar yankılandı. Tahsin son kez tenekeyi itti. 

    Tahsin o haftayı evinde geçirdi. İlk sokağı çıkışında yine soluğu berberde aldı, döngü yeniden başladı. Elindeki makasın ucunu bir an için havaya dikip onuruna içilecek kadeh gibi yavaşça kaldırarak, “Hoş geldin beyim,” dedi berber. 


    Elçin Çakmak Erarslan, İstanbul’da dünyaya geldi. FMV Ayazağa Işık Lisesi’nden mezun olduktan sonra Yıldız Teknik Üniversitesi’nde İktisat okudu. Londra’da yaptığı stajın ardından Türkiye’ye dönerek aile şirketinde çalışmaya başladı. Bu süreçte Galatasaray Üniversitesi’nde Pazarlama ve Lojistik Yönetimi yüksek lisansımı tamamladı. Halen profesyonel iş hayatını ve yaşantısını İstanbul – Almanya arasında sürdürüyor. Edebiyat Atölyesi Dergisi 2023 Öykü Yarışmasında üçüncü olan Eraslan, yazı çalışmalarına da devam ediyor.

    YAZARIN DİĞER YAZILARI
    SuareMag – Temmuz 2025
    SuareMag – Arşiv

    elçin çakmak suaremag yazar

    Related Posts

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026 Edebiyat

    Ayın Filmleri: EKİM AYINDA NE İZLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Filmleri

    Ayın Şarkıları: EKİM AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Şarkıları

    Ayın Kitapları: EKİM AYINDA NE OKUYALIM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Kitapları
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026 Edebiyat

    Yazar Tuba Ayşe Özgür’ün, fotoğraf sanatçısı Nihal Gündüz’ün fotoğraflarıyla yer aldığı yeni kitabı Kırık Yansımalar üzerine İstanbul…

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

    Ekim 8, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    KIRK YILLIK YONCA

    Mart 8, 2026 Sevin Bayrı

    Bologna Çocuk Kitapları Fuarı’nın ardından – 1

    Mayıs 3, 2024 Betül Çakıroğlu

    DENİZ FENERİ

    Ağustos 1, 2025 SUAREMAG
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    Haber Bülteni

    Haber Bültenimize Abone Olun

    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.