Kategori: Elçin Çakmak Eraslan

Elçin Çakmak Erarslan Şehir sessiz. Hava soğuk. Günün en güzel zamanı. Nedret kapıyı açtı. Ve işte sahne. Sokak lambasının ışığı…

Elçin Çakmak Erarslan Kırmızı kalemi kağıttaki kelimeler altında durmadan kaydırdığımı, çizilecek kelime kalmayınca fark ettim. Halbuki nerede, hangi yeri işaretlemek…

Elçin Çakmak Erarslan Motorun hırıltısı sabahın kararsız sessizliğini parçalıyordu. Hızla gaza asılıyordu Cemil. Nereye yetişeceksek. Sonra ani bir fren. Ne…

Elçin Çakmak Erarslan Sarıdır rengi hardal çiçeğinin. Beklenmedik yerlerde açar. Kimilerine göre şifadır kimilerine göre tarihtir, yüzyıllar boyunca uygarlıklarla beraber…

Elçin Çakmak Erarslan “En son ne zaman yalnız kaldınız?” Spikerin sesiyle ütüyü bırakıp, televizyonun kumandasına uzandım, sesi açtım. Sorunun muhatabı…

Elçin Çakmak Eraslan Bir sanat eseri, bir sanatçı düşünün. Sergilerine giriş ücreti yok. Hemen her köşede, ansızın karşınıza çıkabilir eserleri; Bethlehem,…

Elçin Çakmak Eraslan Bir portreyim.  Etrafımda beni izleyen birçok insan var. Önümden geçiyor kimileri, portreme bakmadan. Kimileri ise kalıyorlar önümde,…

Elçin Çakmak 1 Bir ağacın olsa deseler, düşünmeden seçerdim zeytin ağacını. Sadece verdiği meyveleri yüzünden değildir seçimim. Seçerim, çünkü;Yüzlerce yılın izini barındırdıkları için.Bıkmadan,…

Elçin Çakmak Erarslan Elindeki makasın ucunu bir an için havaya dikip onuruna içilecek kadeh gibi yavaşça kaldırarak, “Hoş geldin beyim,”…