Close Menu
    Son Eklenenler

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Perşembe, Nisan 30
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      1 KAVRAM 10 DÜŞÜNÜR: Varoluşun On Yüzü

      Ağustos 2, 2025

      Ulus Baker: Kısacık hayatına çağları sığdıran ‘birisi’

      Temmuz 12, 2025

      Institut français, Fransız yazar, felsefeci ve filolog Barbara Cassin’i ağırlıyor

      Şubat 25, 2025

      Sade Yaşamın Gücü: Epikür ve Tao’nun izinde sadeleşmek

      Aralık 7, 2024

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Yeni Eril: Dr. Nil Keskin’den kapsamlı bir dönüşüm rehberi

      Mart 4, 2025

      Cansel Oruç’un ‘Başarmaktan Korkma’ kitabı okuyucuyla buluştu

      Aralık 26, 2024

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      “Bir ‘teselli’ ver…”

      Nisan 20, 2026

      Sandviç Kuşağı: Arada Kalmışlık

      Nisan 19, 2026

      Var ol! Kelime büyücüsü çok yaşa!

      Nisan 15, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

      Nisan 27, 2026

      Filiz Çiçek’ten adalet ve intikam romanı: Kayıp Ada ve Şeytanları

      Nisan 22, 2026

      Adını Sen Koy: İki farklı zaman, iki farklı kadın ve benzer bir hikaye

      Nisan 21, 2026

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      Ayın Şarkıları: MART AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mart 8, 2026

      İş Sanat’ın Parlayan Yıldızlar konserleri devam ediyor

      Ocak 15, 2026

      AYIN ŞARKILARI: OCAK AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Ocak 1, 2026

      Sanatın özgür ruhlu bilgesi Patti Smith İstanbul’a geliyor

      Aralık 14, 2025

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Sibel Kırcadere Uslu ile İsmi Olmayan Hikayeler

      Mart 16, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lll

      Mart 16, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Río Sur, Pera Müzesi’nde

      Ekim 16, 2025

      Dalí’nin Tavşan Deliği: Bir romanın resme dönüşen rüyası

      Haziran 12, 2025

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nden ücretsiz sergi turları

      Şubat 20, 2026

      Isabel Muñoz’un Göbeklitepe fotoğrafları Berlin’de

      Şubat 10, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Palu Ailesi skandalı belgesel oldu

      Nisan 10, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      İstanbul Film Festivali 9-19 Nisan’da sinemaseverlerle buluşuyor

      Mart 24, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Sahnede paranormal bir deneyim: “Geceyarısı Hayaleti” başlıyor

      Mart 19, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

      Nisan 29, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

      Nisan 27, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Vildan Külahlı Tanış: Kelimeler efsunlu nesneler gibidir

      Nisan 11, 2026

      Ebru Karaayvaz’dan ağlarken güldüren kitap: Reçeteye Mizah Ekledim

      Mart 9, 2026

      Bozkurt: Yeni nesil yayıncı Toros, kitabı sadece basılı ürün gibi görmüyor!

      Mart 2, 2026

      “Gençler Nereye?” kitabının yazarı Tuğçe Tatari: Türkiye gençlerini duymuyor ve görmüyor

      Şubat 27, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Pablo Neruda: Aşkın, kavganın ve sessiz coğrafyaların şairi

      Temmuz 12, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      Vildan Külahlı Tanış: Kelimeler efsunlu nesneler gibidir

      Nisan 11, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » ERKEN EMEKLİLİK
    Mahinur Çenetoğlu

    ERKEN EMEKLİLİK

    Şubat 1, 2026Yorum yapılmamış6 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Mahinur Çenetoğlu

    “Kızım sen en iyisi emekliliğini iste.”

    Ahmet Bey yatağın başucuna dikilmiş, mavi gözlerinde hınzır bir gülüşle yorganın içinde dertop olup yatağın derinliklerinde kaybolmak isteyen kızına tepeden baktı.

    “Çalışamazsın sen böyle, erken emeklilik diye bir şey var, git ver dilekçeni altı ay çalıştım çok yoruldum, emekliliğimin kabulüne…” diye.

    Hazal gözlerini aralamaya çalışıyordu. Odanın bir köşesinde annesinin üst üste yığdığı heybetli gölgeleri olan yün döşeklere baktı. Diğer köşede kapısı sürekli gıcırdayan eski kahverengi tahta gardırop kocaman cüssesine rağmen dört adet sıska kısa bacağıyla hiç dağılmadan olduğu yere çöküverecek bir halde duruyordu. Genç kız yataktan kalkmak için çabalarken babasının iğneleyen sözlerini duymazlığa gelerek ağlamaya başladı.

    “Baba yaaa, çok uzak çok. Servise kadar bile on beş kilometre yol gitmem gerekiyor. Of!!”

    “Of mu?  Of Trabzon’un ilçesi kızım, buraya da çok uzak.”

    Arkasından neşeli bir kahkaha atarak yorganın ayak ucunu eliyle şöyle bir sallayarak tekrar konuştu. ‘Fırla hadi, anca yetişirsin.’

    Hazal, gülerek odadan çıkan babasının arkasından baktı. Sabah sabah bu kadar neşeli olmasına her zaman çok şaşırıyordu. İsteksizce sıcacık yatağından kalktı, ilk işi dışarıya bakmak oldu. Burnunu dayadığı camın pervazı buz tutmuştu. Dışarıda lapa lapa yağan kar hâlâ açık olan sokak lambalarının altından döne döne düşüyordu. Hızlıca giyinirken telaşlıydı.  Allah’ım lütfen servisi kaçırmayayım.

    Dışarıya çıktığı anda burun ucu, kepçe kulakları, parmak uçları kızarmıştı. Karın düştüğü hiç basılmamış yolda yürürken botlarının altından gelen o sesi müzik yapmıştı. Hayalleri ve bomboş yolda sokak köpeklerinin hep bir ağızdan ulumaları müziğine eşlik ediyordu.

    Düğünüm varmış, tepemden konfeti atıyorlarmış. Karlar ülkesinde yaşayan bir prenses olmuşum. Birazdan yakışıklı prensim bembeyaz atların çektiği o şahane faytonla gelip beni şatosuna götürecekmiş.

    Köşede homurtuyla bekleyen dolmuşun farları lapa lapa yağan kar tanelerini ışık hüzmesiyle kendine çekiyordu. Hazal’ın hayalindeki romantik film arası çabucak gelmişti. Başını kaldırdığında yakışıklı prens yerini, mahallenin demirbaşlarından beş karış suratlı, morarmış dudakları, kızarmış gözleriyle kaderine söven, mutsuzluğun her rengi ile bakan, kasketi yan yatmış, boynunda siyah atkı, içinde siyah boğazlı kazak olan bedbaht şoföre bırakıyordu.

    Hay senin kuracağın hayale be Hazal…

    Dolmuşun içi kevgir gibiydi. Hazal eski püskü yıkık mavi dolmuşun deliklerinden üfüren rüzgârdan ayak parmaklarının ucunu artık hissetmiyordu. Keşke şu deliklere bir çaput bulsam da tıkasam. Yıpranmış soğuk suni deri koltuklarında birbirine aşina afyonu patlamamış suratlar, aralarında göz teması kurmadan yılgın bir halde yol almayı bekliyorlardı. Tahammül sınırları eksi on derecenin altında seyrediyordu. Huzursuzca kıpırdandı genç kız, soran gözleri şoförün üzerine dikilmişti.  Sana bu soğuk dolmuşta mutluluğun resmini nasıl çizeyim şoför abi? İçinden geçenler bir anda dudaklarından dökülüverdi.

    “Şoför Bey Abi, klima hâlâ bozuk mu?  Koca kışı böyle geçiriyoruz valla. Sen demeyeceksin biz diyelim şu patrona, dolmuş yakında emekliye ayrılacak!”

    Hazal yüzünde sahte bir gülümsemeyle söylediklerinden pişmanlık duymuş sessizce kenara çekilmişti. Dolmuşun içerisinden birkaç cılız homurtu yükselir gibi olduysa da henüz yaşam damarlarına kan yürümemiş insanlar Hazal’ın bu gerekli isyanını çok da dikkate almamışlardı. Dolmuşun koltuklarına gömülüp sıfatını kaybettirmek isteyen kız,  şoförün  aynadan sinirli sinirli bakışından kaçamamıştı. Dikiz aynasının önündeki renkli boncuklardan yapılma kuş mütemadiyen ona doğru  ‘görürsün sen’ der gibi kafasını sallıyor,  kasetçalardaki Müslüm Baba efkârlı efkârlı söylüyordu. Müziğin sesi Hazal’ın kulaklarında patladı. ‘Son pişmanlık neye yarar…’  Kızın içini kaplayan huzursuzluk vücut diline yansımış, başını camdan dışarıya çevirmiş yediği haltı nasıl temizleyeceğini düşünmeye başlamıştı bile. Hay diline Hazal,  sana kaldı dimi bunu söylemek, umarım bugün işin düşmez. Şoför önce suskun dikiz aynasından dik dik bakarken aniden cevap verme ihtiyacıyla gürledi. 

    “Ne yapalım abla, bizim günahımız ne? Sabah beşten beri duraktayım, yaptırmıyor patron. Konuşacakmış, buyur konuş konuşmazsan ayıpsın. Sanki seni dinleyecek. Umurunda mı onun.  Bizim de götümüz donuyor burada.” 

    Bunu söyledikten sonra şaşkınlıkla dolmuşun içindeki insanları süzerken o çabuk üşüyen organının adını böyle uluorta söylediği için pişman olmuştu.  Kontağı çevirirken müziğin sesini biraz daha arttırdı. Dolmuşun müdavimi olan sabah yolcuları birazdan olacakları tahmin ettikleri için Hazal’a alaycı bakışlar fırlatıyorlar, birazdan izleyecekleri filmi sessizce bekliyorlardı. Genç kız özür dilemekle susmak arası tereddüt içerisindeyken, zaman geçsin diye dua ediyordu. Ve nihayet yanlarından yaldır yaldır gecen kırmızı servis otobüsünü gördü Hazal, heyecanla ayağa fırladı.  Şimdi sıçtın kızım Hazal, hadi bakalım nasıl söyleyeceksen söyle. 

    “Şoför Abi, şoför Abi “ Sesinin çatallaşmasını bastırmaya çalışarak ‘Abi şu servisi kaçırmayalım n’olur.’ diye inledi. ‘Düştün mü elime çok bilmiş’ der gibi bakıyordu şoför aynadan.

    “Yine mi abla ya?”

    “Evet evet, bas abi bas, aman gözünü seveyim.”

    Adam bir yandan gaza yüklenip diğer yandan homurdanarak dörtlülerini yakmış, korna eşliğinde servise doğru canhıraş atak yapıyordu.

    “Selektör yap abi selektör!”

    Muavin koltuğunda oturan genç her zamanki heyecanlı haliyle şoföre taktik veriyordu. Hazal’ın bilmem kaçıncı kez servis kovalamacasına eşlik ediyordu. Orta yaşlı bey amca, kızarmış yanaklarıyla öndeki koltuğun demirine sıkı sıkı tutunmuş  ‘Evladım kayacak şimdi tövbe tövbe ne yapıyorsun Allah aşkına, aaaa bu havada hem de basma basma! Olmaz ki ama böyle yerler buz! Öldürecen mi sen bizi? ’ diye bağırıyordu. Daha önce bu sahneye çokça şahit olan bir başka orta yaşlı teyze genç kıza sinirle bakıyor;  ‘Amaaan kızım sen de bir sabah bari erken kalk, her gün böyle yüreğimizi ağzımıza getiriyorsun. Pes vallahi, seni görürsem bir daha binmem ben bu dolmuşa.’ diye söyleniyordu.

    Öndeki genç,  kızdan yana çapkın bir bakış fırlatıp tatlı tatlı gülümsüyor. Tüm gücüyle onu savunmak için teyzeye dikleniyordu.

    “Binme teyze, sende böyle deyip deyip biniyorsun.  Beklersin sabahın köründe, ne var yani sen hiç genç olmadın mı? Uyumuş biraz n’olacak”

    “Uyumuşmuş uyumasın efendim ben bu yaşımda kalkıp geliyorum uyumasın.  Ayrıca sen onun avukatı mısın? Her seferinde bir savunmalar bi şeyler. Hayırdır?”

    Lafı fazla uzatmayan genç sinsi bir gülümsemeyle önüne döndü. Hazal bir şeyler söylemek istedi fakat şoförü kızdırırım korkusuyla sustu.  Öndeki genç rahat durmuyor bu sefer de yaşlı amcaya laf yetiştiriyordu.

    “Ne yapalım amca bey, bu güzel hanımefendiyi servise yetiştireceğiz, korkma sen de alış artık. Bak biz alıştık.  Bir şey olmaz maşallah şoförümüz aslan parçası.”

    Yaşlı adam boynuna taktığı kırmızı fuların rengini alan yanaklarıyla sinirli sinirli öndeki delikanlıya söyleniyordu ‘Tabii anladım ben senin karın ağrını,  gördün güzel kızı konuş bakalım oğlum,  biz o yollardan geçeli kırk yıl oldu, sen giderken biz dönüyorduk.’

    Delikanlı arkaya bakıp köşede stresle oturan Hazal’a göz kırpıyordu ancak genç kızın onu görecek hâli yoktu.  Şu servise bir yetişeyim söz bir daha erken çıkacağım.  Benim yüzümden ortalık savaş alanına döndü. 

    Dolmuş servis otobüsünü durdurmuş, Hazal mahcup bir şekilde başını kaldırıp şoförün yüzüne bakmadan inerken “Sağ ol abi, hayırlı işler,” diyebilmişti. Öndeki genç sevinçle laf atıyordu Hazal’a, “Hadi yetiştin yine, iyi günler, iyi işler.”

    Şoför kafasını sallayarak arkasından bağırıyordu: “Bu sondu, vallahi ben de almayacağım seni artık bu dolmuşa.  Emekli oldu bu dolmuş emekli hadi bakalım.”

    Araba homurtuyla yolunu devam ederken, şoför dikiz aynasından göz göze geldiği teyzeye bakarak konuşmasını sürdürdü.  “Bu kız böyle çalışamayacak teyzem,  ben bile anladım valla.”

    Hazal onu bekleyen kırmızı otobüse adımını atar atmaz bir alkış koptu. Servis arkadaşları Hazal’ın arabayı yakalamasını hep bu şekilde kutluyorlardı. Genç kız utancından en arka koltuğa adeta çöktü.

    Çok şükür bugün de yetiştim. Babam çok haklı bu böyle olmayacak. Ben en iyisi emekliliğimi isteyeyim.


    Mahinur Çenetoğlu, Ankara’da dünyaya geldi. Otuz beş yıl beyaz yakalı olarak Milletlerarası Ticaret Odası’nda çalıştı. Profesyonel yazım hayatına 2020 yılında başladı. 2021 yılında Yaşar Kemal Anısına Öykü Halk Bilim Araştırması ve Şiir Yarışması’nda Öykü dalında “Bezgin Demokrat” isimli öyküsüyle finalist oldu.  Beş kollektif kitapta öyküleri yayımlandı. 2023 yılında Banliyö Kitap tarafından basılan ilk novellası “Aşkın Istırabı”, Ekim 2004’te Mahal Edebiyat tarafından basılan ilk öykü kitabı “Evlilik Fotoğrafını Kim Aldı” okurla buluştu. Distopya Dergi’de yazıları yayımlanıyor. Otuzdan fazla öyküsü çeşitli internet dergilerinde yer aldı.

    DİĞER YAZILARINI OKU
    mahinur çenetoğlu suaremag yazar

    Related Posts

    BEYAZ LEKE

    Nisan 3, 2026 SUAREMAG

    SÜSÜ AKMIŞ

    Nisan 1, 2026 Hakan Akdoğan

    ADALARDAN BİR YAR GELİR BİZLERE 

    Nisan 1, 2026 Gönül Yasemin Ölmez

    SON DANS

    Nisan 1, 2026 SUAREMAG
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026 Sanat

    Dolunay Kocabağ, New York’taki oyunculuk kariyerine yeni başarılar eklemeye devam ediyor. Sahne adıyla Luna Vintner…

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026

    Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

    Nisan 27, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Sanatın iyileştirici gücü ‘Yaz’ sergisi ile Memorial Bahçelievler Galerisi’nde

    Ağustos 11, 2022 Sanat

    SALÇALI EKMEK

    Kasım 1, 2025 Kadir Horzum - SuareMag

    DALGALAR, DUVARLAR VE UNUTULMUŞ YOLUN HATIRASI

    Aralık 1, 2025 Funda Torunlar
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.