Close Menu
    Son Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Temmuz 6
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Medusa – Kadın Öfkesi ve Öteki’nin Bakışı 

      Şubat 24, 2026

      Narcissus – Benlik, İmaj ve Modern Ego

      Ocak 7, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Suare Kitaplığı ve Suare Yazarları Sarıyer Edebiyat Günleri’nde Okurlarla Buluşuyor

      Haziran 15, 2026

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026

      Kendi ‘araf’ının çıkmaz sokağındaki insan

      Haziran 30, 2026

      Figen Ormancı’dan yeni roman: Hiç Kimsenin Gölgesi

      Haziran 29, 2026

      40 Dilde Yayımlanan Dünya Çapındaki Fenomen Roman “Theo” Türkiye’de!

      Haziran 26, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Şarkıları: HAZİRAN AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Haziran 2, 2026

      Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      İsmi Olmayan Hikayeler – VI

      Haziran 19, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Mayıs 9, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Serçe Limanı batığının 1000. yılına sanatsal bir selam: Marmaris’te Cam Sanatı Sergisi

      Mayıs 2, 2026

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İfşa Günü: Yeni Başlayanlar İçin ‘Yeni Gerçeklik’

      Haziran 13, 2026

      Altın Palmiye Cristian Mungiu’nun oldu

      Mayıs 26, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kültürler Mut! Tiyatrosu’nda buluşuyor

      Mayıs 5, 2026

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Bir Yansımanın İçinden Dünyaya Bakmak

      Haziran 22, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      SEANS VE SONRASI

      Temmuz 1, 2026

      IL TEMPO SOSPESO.            

      Temmuz 1, 2026

      GATTACA: SEÇİMLERİMİZ GERÇEKTEN BİZE Mİ AİT? 

      Temmuz 1, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » LAS VEGAS: ÇÖLDEKİ BİR SERAP ​
    Melis Melek

    LAS VEGAS: ÇÖLDEKİ BİR SERAP ​

    Nisan 1, 2026Yorum yapılmamış8 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Madrid, sanat rotası, yeryüzü günlükleri
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Melis Melek

    “Hakikat” denilince aklıma epey bir şehir geldi; merkezi ve arka sokakları ile hangisi gerçek dedirten? Ama işin içine “hile” girince bazı şehirler zihnimde daha da belirginleşti. “Hakikat ve Hile”yi en iyi hangi şehir anlatır diye düşündüm epeyce. Hangisi? Bir dönem hafta sonları küçük kaçamaklarla gittiğimiz New Jersey’deki Atlantic City mi, yoksa iki kez ziyaret etme şansı bulduğum Las Vegas mı? Bir de Ortadoğu’nun Las Vegas’ı sayılan Dubai vardı elbette. Ama büyüklüğü ve ihtişamıyla Las Vegas ağır bastı.

    “Sin City” yani “Günah Şehri” olarak bilinen Las Vegas; 7/24 kumar, lüks oteller, şovlar ve gece hayatıyla dünyanın en büyük eğlence merkezlerinden biri. Yılda 40 milyondan fazla ziyaretçi çeken şehir, kongreler, gösteriler ve diğer etkinlikler için önde gelen bir destinasyon. Kumar ağırlıklı eğlence merkezli net olarak sayısı bilinmeyen ama küçüklü büyüklü 1.500 civarında otele sahip. Ünlü mottosunu hatırlarsınız: “Las Vegas’ta yaşanan Las Vegas’ta kalır.’’

    Evet öyle de olmalı, çünkü biliyorsunuz ki bütün bu şatafatın altında çok basit bir gerçek var: Asıl Las Vegas bir çöl. İnsanlar gelmeden, ona bir isim vermeden önce çölmüş buralar, sonradan kurgu bir seraba dönüşmüş 

    Bu şehre ilk gidişim tamamen spontane olmuştu. Küçük bir sırt çantasıyla, neredeyse hiç plan yapmadan iki arkadaş uçağa atlayıp gittik. Daha havalimanında çıkışa yürürken ATM’lerden çok slot makineleri görmek aslında şehrin ne olduğunu ilk anda anlatıyordu. Bir tur satın alıp The Venetian Resort’a geçtik. Otele girer girmez başka bir gerçeklik başlıyor: Venedik. Kanallar, gondollar, tavanına çizilmiş yapay gökyüzü… Her şey o kadar “gerçek gibi” ki bir noktadan sonra gerçeğin kendisini sorguluyorsun.

    Şehir zaten bunun üzerine kurulu. Paris’te değilsin ama Eyfel Kulesi var. New York’ta değilsin ama Manhattan var. Venedik’te değilsin ama gondoldasın.

    Her şey var. Ama aslında hiçbir şey tam olarak yok.

    Bu durumu en iyi analiz edenlerden biri Robert Venturi. “Learning from Las Vegas” adlı kitabında Las Vegas’ı “mekânın değil, işaretlerin konuştuğu bir şehir” olarak tanımlar. Yani burada binalar yaşam alanı olmaktan çok, birer iletişim aracıdır. Las Vegas’ta yürürken bunu birebir hissediyorsunuz. Her şey size bir şey söylüyor. Ama söylediği şey gerçek değil, göz boyayan bir görüntü.

    Katıldığımız turda rehberimizin anlattığına göre şehir kurulurken binlerce işçi çalışmış. Dinamitli patlatmalar, zorlu çalışma koşulları… Şartlar ağır ama Amerika’nın farklı yerlerinden getirilen işçiler, amirler, yöneticiler ciddi paralar kazanmış. Olay da böyle başlamış. Para var, harcayacak yer yok. Para var, gidilecek, zaman geçirilecek bir yer yok. Bu durumun yarattığı fırsatı ilk fark edenlerden biri Bugsy Siegel olmuş. 1940’larda açtığı Flamingo Hotel ile Las Vegas’ın yönünü değiştiren adımlardan birini atmış. Yeni kurulmakta olan şehri kumar ve eğlence ile tanıştırmış. Bir otel, iki otel, derken başkaları da gelmiş ve sayı yüzlerce otele ulaşmış.

    Sistem basit: Çölün ortasında bir ihtiyaç yaratılıyor, sonra o ihtiyaca uygun bir hayat kuruluyor. Bu hayatta büyüyor, büyüyor, çölü yani gerçeği yutuyor. 

    Las Vegas hiç uyumuyor. Hele de geceleri. Akşam olup, ışıklar yandığında şehir tamamen başka bir şeye dönüşüyor. Işıklar, şovlar, kalabalıklar… Her şey birbirine çok yakın görünüyor ama yürümeye kalkarsan çok uzak. 

    Grubumuz eğlenceli; rehber ne anlatırsa anlatsın, biri mutlaka bir yeni bir şey ekliyor: Las Vegas dünyanın en büyük eğlence merkezi. Las Vegas dünyanın en ünlü şeflerinin olduğu yer. En büyük şovlar, en uzun geceler, en hızlı bürokrasi. Öyle ya en hızlı bu şehirde evleniyorsunuz

    Sürekli bir “en” hali.

    Bir süre sonra fark ediyorsunuz: Las Vegas sadece bir şehir değil, abartının diliyle konuşan bir yer. Her “en” denildiğinde küçük bir alkış kopuyor. Ve insan ister istemez düşünüyor:
    Gerçekten bu kadar “en” olabilir mi bir yer, yoksa bize öyle olduğuna mı inandırılıyor?

    İnandırmak konusunda gayet başarılı Las Vegas. Kısa sürede dünyanın tamamının buradan ibaret olduğunu sanabilirsiniz. Sizi şehre adapte etmek için her şey düşünülmüş. Mesela bazı otellerin ücretsiz şovları da var. Katılmanız için o otelin müşterisi olmanıza bile gerek yok. Zaten mesele tam da bu: Sizi içeri çekmek.

    Örneğin Bellagio Hotel’in önündeki havuzda akşamları yapılan ışıklı su gösterileri… Ocean’s Eleven filminden de hatırlanacak o sahne, aslında başlı başına bir davet. Bir süre izliyorsunuz, sonra kendinizi zaten içeride buluyorsunuz.

    Treasure Island Hotel’de korsan savaşları, Planet Hollywood Resort içinde aniden başlayan gök gürültüsü ve yapay yağmur… Mirage Hotel önünde bir anda patlayan volkan…

    Luxor Hotel’in tepesindeki, dünyanın en güçlü ışıklarından biri olduğu söylenen fener…Fener güya dünyanın en büyük fener ışığıymış. uzayda bu ışıkla gazete bile okuyabilirmişiz! Bir en daha, alkış… 

    Her şey bir gösteri. Her şey bir sahne.

    Ağustos ayı sonunda gitmiştik; Las Vegas akşamlarının en yaşanabilir zamanı. Hafif serinlikte, insanı yormayan bir hava… Ama aslında havadan çok, etrafınızdaki bu sürekli hareket hâli yoruyor insanı.

    Bir kez daha durup düşünüyorsunuz: Burası dünyanın özeti mi, yoksa dünyanın bir taklidi mi?

    Dört yıl sonra tekrar gittiğimde de hiçbir şey değişmemişti. Aynı şovlar, aynı sahneler, aynı illüzyon. Zaman ilerlemiyor gibiydi.

    Las Vegas’ta zaman yok. Saat yok. Sabah yok. Sadece sürekli devam eden bir “şimdi” var. Bu “şimdi” hali, sinemada da sıkça karşımıza çıkıyor. Örneğin Casino filminde Martin Scorsese, Las Vegas’ı yalnızca bir eğlence merkezi olarak değil, gücün, kontrolün ve çöküşün sahnesi olarak anlatır. Parlaklık arttıkça çürüme de derinleşir.

    Benzer şekilde Leaving Las Vegas filminde şehir bu kez bir kaçış mekânıdır. Ama bu kaçış, aslında kendini yok etmeye giden bir yolculuğa dönüşür. Filmin yazarı John O’Brien’ın hikâyesi de en az roman kadar sarsıcıdır. RIP.

    Bu noktada insan şunu düşünmeden edemiyor: Las Vegas bir eğlence şehri mi, yoksa kontrollü bir illüzyon alanı mı?

    Şehirde gördüğünüz her şey aslında bir performans. Yanınızdan geçip gidip Marilyn Monroe’lar, Elvis Presley’ler, şov satmaya çalışan insanlar… Hepsi bu büyük sahnenin parçası.

    Las Vegas belki de dünyanın en büyük dekoru.

    Bu dekorun içinde dolaşırken, tur programımıza dahil olan Red Rock Canyon’a gittik. Ve orada bir şey değişti. Red Rock Canyon, Las Vegas’a sadece yarım saat uzaklıkta. Ama sanki başka bir gezegende.

    Sessizlik. Gerçek taşlar. Gerçek rüzgâr. Gerçek gökyüzü.

    Hiçbir şey süslenmemiş. Hiçbir şey yeniden üretilmemiş. Orada yürürken şunu hissettim: Hakikat bu kadar sade olabilir.

    Las Vegas’tan sadece yarım saat uzakta, ama ondan tamamen farklı bir yerdeydik.

    Bu karşıtlık, bana “Fade, Sag, Crumble” adlı kitaptaki metinleri hatırlattı. Las Vegaslı yazarların kaleme aldığı bu kolektif kitapta, şehrin parlak yüzünün ardında kalan yıpranma ve çürüme sık sık karşımıza çıkar. Özellikle Danielle Kelly’nin Neon Müzesi’ni anlattığı bölümde, bir zamanlar ışıl ışıl parlayan tabelaların sessizce çürüyüşü anlatılır. Parlayan tabelalar bir gün söner ve geriye yalnızca paslı bir iskelet kalır.

    ​Danielle Kelly’nin “Live Rust: Love, Mold, and Heavy Metal in the Neon Boneyard”  (Canlı Pas: Neon Mezarlığında Aşk, Küf ve Heavy Metal) başlıklı metninden alıntılar bırakmak istiyorum buraya:

    “Neon Müzesi ve Mezarlığı, Las Vegas’ın neon ışık kültürünü korumak için 15 yıl harcadı. Müze koleksiyonunda 150’den fazla tabela bulunuyor, ancak bunların onda birinden azı restore edilmiş durumda. Geri kalanı Neon Mezarlığı’nda elektriksiz olarak duruyor. Bazılarının durumu kusursuz, birkaçı ise yıkılmanın eşiğinde, ancak çoğu ikisinin arasında bir yerde. Her birinde, açıkta kalan metalin etrafını saran zarif boruların, düzensizce aşınmış boyanın ve ara sıra paslanmış köşelerin güzel ve orantısız bir kombinasyonu var. Bazıları on yıllarca süren emeğin ve ara sıra yaşanan kötü muamelenin izlerini taşıyor, kısmen ezilmiş veya parçalanmış durumda. Tabelaların içinde ve etrafında bir yol çizilmiş ve tabelalar, uygun gördükleri şekilde, her açıdan ve soyut biçimde yola doğru yöneliyorlar. Paslı bir Roma harabesinin içinden geçen görkemli bir gezinti gibi.”

    “Her yıl binlerce insan bu yıkılmış neon tabelanın fotoğrafını çekmek için buraya akın ediyor. Kaşıntı yapan soyulan boyaya ve çizilen kırık borulara tanık oluyorlar. Camların fotoğraflarını çekiyorlar. Çölün sert güneşi, akkor ampulden kırılarak ince dairelerden oluşan ters bir gölge oluşturuyor… Stardust, Desert Inn ve Sahara, Tropicana ve Aladdin orada. Sadece yerlilerin veya uzun süredir burada yaşayanların tanıyabileceği tabelalar var: Society Cleaners, Steiner’s Cleaners, Ugly Duckling Car Sales ve Green Shack.”
    – Neon Müzesi , 821 Kuzey Las Vegas Bulvarı

    Yine Venturi’nin verdiği örnekler geliyor aklıma: Bir motelin tabelası, bazen binanın kendisinden önce görünür. Yani önce yapı değil, onun işareti gelir. Bu yüzden Las Vegas’ta mimari, mekân kurmaktan çok anlam kurar. Binalar yaşanacak yerler değil, görülmek ve hatırlanmak için tasarlanmış yüzeylerdir.

    Ve belki de tam bu yüzden, Las Vegas’ta gerçek olan şey, yapının kendisi değil, onun temsil ettiği fikirdir.

    Şimdi bunları düşünürken; şehirden çıkış yaparken o ünlü “Welcome to Fabulous Las Vegas” (Muhteşem Las Vegas’a Hoş Geldiniz) tabelası önünde fotoğraf çektirmek için sıra beklediğimizi hatırlıyorum. 

    Tabelanın arkasında ise “Drive Carefully Come Back Soon” (Aracını Dikkatli Sür ve Tekrar Buraya Gel) yazıyordu. 

    İki kere gittiğim bu şehre bir kez daha gitmek ister miyim? Neden olmasın? Eminim gidenlerin çoğu, fırsatını buldukça yine gidiyordur bu kente ya da bir kez daha gitmek istiyordur. 

    Evet Las Vegas’ın hakikati bir çöl olması. Hilesi ise bu çölün üzerine kurduğu devasa bir hayal.

    Mesele sadece kandırılmak olmamalı. Çünkü bu şehrin hilesini herkes biliyor. İnsanlar buraya kandırılmayı bilerek geliyor. Biliyoruz ki bazen gerçek yetmiyor. Bazen insan, gerçeğin yerine iyi kurgulanmış bir hikâyeyi tercih ediyor. 


    Las vegas Melis melek suaremag yazar

    Related Posts

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026 Fotoğraf

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026 KÜLTÜR - SANAT

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026 Manşet

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026 Hakan Akdoğan
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026 Fotoğraf

    Fotoğraf sanatçısı ve akademisyen Nihal Gündüz, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileriyle hazırladığı “Yüzleşme: Hayalet…

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Saflık, öz ve bilgelik üzerine derin bir anlatı: Saf – Suya Anlat

    Haziran 16, 2025 BURAK SOYER

    Susan Sontag: Estetiğin, Direnişin ve Düşüncenin İzinde

    Temmuz 11, 2025 KÜLTÜR - SANAT

    ÇALKANTI

    Aralık 1, 2025 Gaye Aybar
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.