Seçim ve Dayatma Kavramlarını Sorgulatan Filmler
Hazırlayan: Sevin Bayrı
Her filmde bir yönetmenin kadrajı içine hapsedilen dünyanın, yeniden inşa edilmiş bir gerçekliğine bakarız. Aşağıdaki film seçkisi, bir sahnenin kenarlarından başlayan o görünmez parmaklıkları, ışığın ve gölgenin diliyle gözler önüne seriyor. İzleyici olarak, karakterlerin dar alanlarda, toplumsal normların veya otoritenin baskısı altında nasıl nefes almaya çalıştıklarını, ya da o baskıyı nasıl seçilmiş birer yaşama biçimine dönüştürdüklerini gözlemleyeceksiniz. Bu filmler, sadece birer kurgu değil; bir bakışın, bir duruşun ve en nihayetinde iradenin, perdeye yansımış halleridir. Keyifli izlemeler
- Parasite (Parazit) – Bong Joon-ho
Sınıfsal mimarinin insan hayatını nasıl bir bodrum katına ya da lüks bir bahçeye hapsettiğinin en somut geometrisi. Sınıf içinde tercih edilen davranışların bireysel kararların hayatları etkilemesi üzerine ödüllü bir film.
- The Great Gatsby (Muhteşem Gatsby) – Baz Luhrmann
Zenginliğin, bir insanı kendi kimliğinden vazgeçmeye zorladığı o ışıltılı kafes. Kavuşma takıntısı ve bu uğurda inşa edilen lüks hayatın trajik çöküşünü anlatarak Amerikan Rüyasının eleştirisini yapar.
- The Lobster (Istakoz) – Yorgos Lanthimos
İkili ilişkilerin ve “çift olma” zorunluluğunun absürt bir dayatmaya dönüştüğü dünya. Yalnızlığın yasaklandığı ve insanların bekar kalmasının cezalandırıldığı distopik bir evrende geçen absürt ve kara mizah türünde bir filmdir.
- Bicycle Thieves (Bisiklet Hırsızları) – Vittorio De Sica
Yoksulluğun, bireyi ahlaki seçimlerinde nasıl köşeye sıkıştırdığına dair bir başyapıt. II. Dünya Savaşı sonrası Roma’sında işsizlikle boğuşan bir babanın, ailesini geçindirebilmek için gerekli olan bisikletini çaldırmasını ve oğluyla birlikte onu sokak sokak aramasını konu alır.
- Black Swan (Siyah Kuğu) – Darren Aronofsky
Mükemmeliyetçilik dayatmasının, bireyi kendi bedeniyle nasıl savaştırdığı üzerine sanatsal bir anlatı. Takıntılı bir balerinin, başrol mücadelesi sırasında adım adım gerçeklikten koparak kendi içindeki karanlıkla yüzleşmesini anlatan psikolojik bir gerilim filmidir
- The Shawshank Redemption (Esaretin Bedeli) – Frank Darabont
Fiziksel hapishanenin ötesinde, zihinsel esaretin dayattığı kabulleniş üzerine bir başyapıttr. İşlemediği bir cinayet suçundan dolayı Shawshank Eyalet Hapishanesi’nde hapse giren başarılı bankacı Andy Dufresne ile içerideki zorlu koşullara rağmen hayata ve umuda tutunmasını sağlayan arkadaşı Ellis Boyd “Red” Redding’in hikâyesini anlatır.


