Göç, kültürel aktarım ve maddesel hafıza üzerine odaklanan Guido Casaretto’nun “The Sea Peoples” başlıklı kişisel sergisi, 5 Kasım’da SANATORIUM’da açılıyor. Domenico de Chirico küratörlüğündeki sergi, nesnelerin ve zanaat geleneklerinin farklı coğrafyalara taşındıkça geçirdiği dönüşümleri ele alıyor.

SANATORIUM, sanatçı Guido Casaretto’nun “The Sea Peoples” başlıklı kişisel sergisini 5 Kasım–27 Aralık 2026 tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturuyor. Domenico de Chirico küratörlüğünde gerçekleşen sergi, kültürel mirasın sabit bir yapı olmaktan ziyade göç, karşılaşma ve yeniden üretim yoluyla şekillenen dinamik bir süreç olduğunu ortaya koyuyor.
Aynı zamanda SANATORIUM’un kurucularından olan Casaretto, sergide nesnelerin, dekoratif tekniklerin ve zanaat pratiklerinin özgün bağlamlarından uzaklaştıklarında nasıl yeni anlamlar kazandığını araştırıyor. Sanatçı, maddesel kültürün kimlik ve hafızayla kurduğu ilişkiyi incelerken kültürel bilginin aktarım sırasında geçirdiği dönüşümlere odaklanıyor.
Serginin öne çıkan çalışmalarından A FEW CAME BACK FROM MELBOURNE, 1950’ler ve 1960’larda Levant bölgesinden, özellikle Avustralya’ya uzanan göç hikâyelerinden hareket ediyor. Göç edenlerin ailelerine gönderdikleri ya da ülkelerine dönerken yanlarında getirdikleri nesneler üzerinden geçmişle kurulan bağları ele alan Casaretto, bu eşyaların zaman içinde özgün coğrafi ve tarihsel bağlamlarından uzaklaşmasını inceliyor.
Bir zamanlar belirli bir kültüre ve yere ait olan nesneler, yeni yaşam alanlarında kişisel hatıraların taşıyıcısına dönüşüyor. Hindistan kökenli bir Buda tasvirinin uzaktaki bir aile üyesini hatırlatan simgesel bir nesne olarak kullanılması, hafızanın nesnenin kökeninden bağımsız biçimde nasıl yeniden kurulabildiğini gösteriyor.
MARMARO 2 serisinde sanatçı, doğal oluşumlar ile insan eliyle gerçekleştirilen yeniden üretim arasındaki ilişkiyi araştırıyor. Mermerin jeolojik geçmişinden ve bu doğal dokuyu taklit eden geleneksel zanaat tekniklerinden yola çıkan Casaretto, gerçek mermerin kullanılamadığı yüzeylerde mermer görünümü yaratan sıva ustalarının uygulamalarını yeniden ele alıyor.
Yapay plakalar üzerinde şekillenen çalışma, tarihî Zografyon Lisesi’nin giriş zeminine gönderme yapıyor. Doğal malzeme ile insan üretimini aynı yüzeyde buluşturan eser, malzemenin taşıdığı tarihsel katmanları ve hafızayı yeniden düşünmeye çağırıyor.
YOUR WELL TRAVELED UNCLE 2 serisi ise dekoratif üslupların özgün kültürel bağlamlarından koparak farklı coğrafyalarda yeniden üretilmesine odaklanıyor. Doğu Asya’nın ev içi mekânlarında gelişen görsel biçimlerin Batılı zanaatkârlar tarafından uyarlanması ve sömürgeci ticaret ağları aracılığıyla Avrupa pazarlarına taşınması, serinin temel çıkış noktalarından birini oluşturuyor.
Sanayi üretiminin yaygınlaşmasıyla kolayca çoğaltılabilen ürünlere dönüşen bu estetik biçimler, bir yandan yerel zanaat bilgisinin özgün bağlamından uzaklaşmasına yol açarken diğer yandan farklı kültürlere ait unsurların toplumsal statü göstergesi olarak yeniden konumlanmasını sağlıyor.
Guido Casaretto’nun “The Sea Peoples” sergisi, nesnelerin ve geleneklerin coğrafyalar arasında dolaşırken yalnızca biçimlerinin değil, anlamlarının da değiştiğini ortaya koyuyor. Göç, zanaat, tarih ve maddesel hafıza arasındaki ilişkileri bir araya getiren sergi, kültürel mirasın aktarım ve yeniden yorumlama süreçleriyle nasıl şekillendiğine odaklanıyor.


