Close Menu
    Son Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Temmuz 6
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Medusa – Kadın Öfkesi ve Öteki’nin Bakışı 

      Şubat 24, 2026

      Narcissus – Benlik, İmaj ve Modern Ego

      Ocak 7, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Suare Kitaplığı ve Suare Yazarları Sarıyer Edebiyat Günleri’nde Okurlarla Buluşuyor

      Haziran 15, 2026

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026

      Kendi ‘araf’ının çıkmaz sokağındaki insan

      Haziran 30, 2026

      Figen Ormancı’dan yeni roman: Hiç Kimsenin Gölgesi

      Haziran 29, 2026

      40 Dilde Yayımlanan Dünya Çapındaki Fenomen Roman “Theo” Türkiye’de!

      Haziran 26, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Şarkıları: HAZİRAN AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Haziran 2, 2026

      Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      İsmi Olmayan Hikayeler – VI

      Haziran 19, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Mayıs 9, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Serçe Limanı batığının 1000. yılına sanatsal bir selam: Marmaris’te Cam Sanatı Sergisi

      Mayıs 2, 2026

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İfşa Günü: Yeni Başlayanlar İçin ‘Yeni Gerçeklik’

      Haziran 13, 2026

      Altın Palmiye Cristian Mungiu’nun oldu

      Mayıs 26, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kültürler Mut! Tiyatrosu’nda buluşuyor

      Mayıs 5, 2026

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Bir Yansımanın İçinden Dünyaya Bakmak

      Haziran 22, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      SEANS VE SONRASI

      Temmuz 1, 2026

      IL TEMPO SOSPESO.            

      Temmuz 1, 2026

      GATTACA: SEÇİMLERİMİZ GERÇEKTEN BİZE Mİ AİT? 

      Temmuz 1, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » BİLME İLE SEVME VE DİRENME EYLEMİ ÜSTÜNE
    Emel Altuntaş

    BİLME İLE SEVME VE DİRENME EYLEMİ ÜSTÜNE

    Haziran 1, 2025Yorum yapılmamış6 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Emel Altuntaş

    ​​​​Tüm canlılar, doğuştan ölüme kadar varoluşsal bir eylem içindedir.  Hayvanlar, güdülendikleri yaşamın mücadelesini verirken insanlar hayata tutunmanın farklı şekillerine kucak açar. İnsan, ayrışarak bir bütün olduğunun farkına varır. Bu bütün; kolektif bilgi, kültür ve sevginin karmasıdır ve bu karmanın iyiliği için direnir. Baskılar, bir takım öğretiler ve dayatmalara karşı mücadele eder. İnsan direnerek, var olan kurallara karşı daha iyisini ortaya koymaya çalışır. Sadece benin değil, diğerlerinin de iyi olmasını amaçlayan ve tüm insanlık ve doğa için işleyen, gerçek sevgidir. O, kapsayıcı ve özel olandır. ​

    Bir şeyi ya da birini tanıdıkça ve onun hakkında fikir sahibi oldukça duygu geliştirir insan. Önce kendini tanımak ister; tarif eder, hayat örgüsünü işler, kaçan ilmiklere aldırmadan bu zor uğraşa devam eder. Tekrara düşse de sevgi ve inançla olgunlaşır. Bu bir yolculuktur ve hayret edici keşiflerle doludur. İnsan, gücünü donanımının özü olan sevgi ve yetenekten alır. 

    Paracelsus, aşağıdaki sözleriyle Erich Fromm’a ilham vermiştir;

    ”Hiçbir şey bilmeyen hiçbir şeyi sevmez. Hiçbir şey yapmayan hiçbir şeyden anlamaz. Hiçbir şeyden anlamayan kişi, değersizdir. Ama anlayan kişi hem sever, hem fark eder, hem de görür… Bir şeyin özünde ne kadar bilgi varsa o kadar büyük sevgi vardır… Bütün meyvelerin çileklerle aynı anda olgunlaştığını düşleyen, üzümler hakkında hiçbir şey bilmiyor demektir.”

    ​O halde sevme eylemi, öyle hemen içten geliveren, geçici bir duygu olamaz. İçinde; bilgiyi, emeği, gelişim çabasını barındırmalıdır.

    Sadece yaş alarak olgunlaşmak, gerçekte sevmeyi ve bunun için mücadele etmeyi öğretmez insana. Keşfettikçe öğrenen insan, daha fazlasını ister ki bunu,özündeki sevgiye ve bilme yeteneğine borçludur. Önemli olan bu cevheri harekete geçirmektir. Böylece durdurulamayan ve önündeki engelleri aşmak için mücadele eden bir direniş olur sevgi. 

    ​Huzur arayan, bir kafese kapanır ya da kafasını kuma gömüp kendi karanlığında kendini kandırır. Oysa akıl okyanusundaki sözler, çekinmeden sıralanmakta, bütün zıtlıklarına rağmen hayata kendi rengini vermektedir. Her biri çok kıymetli olan bu sözler; kötüye karşı iyiyi, nefrete karşı sevgiyi, baskıya karşı özgürlüğü işaret eder. İnsan, parçası olduğu bütün için bunları bilmek, uygulamak, savunmak ve gerekirse direnip savaşmak sorumluluğuna sahiptir. 

    Düzen içinde hapsolmuş insan, işler yolunda sanır. Kendisine çizilen sınırlar içinde özgür hisseder, çok yakında gırtlağına çökecek olan acımasız sisteme gönüllü gönülsüz hizmet eder, onu besler, köpürtür.

    Taraf tutar insan, karşısında olanlara parmak sallar, işitmez, öğrenmeye kapatır kendini çünkü çoktan unutturulmuştur. Bu durumu fark edense yıkıcı bir direnişi hayata geçirmeye çalışır. Hegel’e göre, insanların kendilerini ve birbirlerini birey olarak kabul etmeleri ve öz saygıları, direnişi devreye sokar. Uygarlık, sevgi ve öz saygı temelinde direnenlerin eseridir. Onu yükseltmek ve korumak bir zorunluluktur. 

    “En korkunçları, Sevgi Bakanlığı’ydı. Tek bir penceresi bile yoktu. Winston, Sevgi Bakanlığı’na girmek şöyle dursun, yarım kilometreden fazla yaklaşmamıştı. Resmî bir göreviniz olmadığı sürece içeriye girmek olanaksızdı; resmî görevliler de içeriye ancak tel örgülerin arasından dolanarak, çelik kapılardan ve gizli makineli tüfek yuvalarının arasından geçerek girebiliyorlardı. Bakanlığın dışındaki bu barikatlara açılan sokaklarda bile siyah üniformalı, goril suratlı muhafızlar ellerinde coplarıyla kol geziyorlardı.”1984, George Orwell

    Sistem kuran ve kendi kurallarını ortaya koyup hayata geçiren insan, doğal akışın önüne setler çekerek artık geri dönülmez bir yola girmiştir. Bu, çatışmalar ortamını yaratır ve her yenilik bir öncekinin üstünü çizmek için yarışır. İktidarı elinde tutanlar, tek biçimli dünya vatandaşlığı için zorbalığa başvurmaktan çekinmemekte, buna karşı olanlar da direnmektedir. 

    Direnme hakkı ile ilgili geniş metinler, Fransız ihtilali sürecinde ortaya çıkmıştır. 1793 tarihli bildirge, bireylere yapılan haksızlığın topluma, topluma yapılanın ise onun her bir bireyine yapıldığını var sayar ve bu da direnme hakkını doğurur ve temsil için seçtiklerine şöyle seslenir; “Hükümetler fertlerin hayat, hürriyet ve mutluluğa erişmek gibi tabii ve devredilmez haklarını sağlamak için kurulmuştur.”

    “Şimdi bulutsuz gökyüzünde gururla parlayan nisan güneşi, doğurmaya hazırlanan toprağı ısıtıyordu. Toprak ananın besleyici sinesinden yaşam fışkırıyor, tomurcuklar patlayarak yeşil yapraklara dönüşüyor, tarlalar boy veren otlarla ürperiyordu. Her yanda tohumlar şişiyor, yukarı doğru uzanıyor, sıcağa ve ışığa ulaşma ihtiyacıyla toprağı çatlatıyordu. Taşan özsular fısıltılar çıkararak akıyor, çatlayan tohumlardan öpücük sesleri yayılıyordu. Arkadaşların kazma sesleri sanki yüzeye iyice yaklaşmışlar gibi giderek daha da belirginleşiyordu. Bu taptaze sabah vaktinde, güneşin yakıcı ışıkları altında, toprak işte bu uğultuya gebeydi. İnsanlar bitiyordu topraktan; karıkların arasında ağır ağır filizlenen, gelecek yüzyılın hasadı için boy atan ve yakında toprağı çatlatacak olan, intikamcı, kapkara bir ordu yetişiyordu.” Emile Zola, Germinal

    Bütünü sevmek, kapsayıcıdır. Hayatı, insanı, ağacı, hayvanı, suyu, toprağı, dağı, taşı içine alır. 

    Bunlara karşı oluşacak herhangi bir tehditle toplum, direnç gösterecek, iktidarı elinde tutanlara karşı bir hareketlilik başlayacaktır. İyi bir yaşam için bir doz sevgi yeterli diyebiliriz, bulaşıcıdır çünkü kendi kendini çoğaltır. Oysa direnmenin karanlık bir sarmalı vardır. Gücünü sevgiden alan, bu sarmaldan çabucak çıkacaktır. Köylü, kentli, bütün kesimlerin ortak akıl ve kolektif davranış geliştirebilmesi gerekir. Halk içinde kabul görmüş, benimsenmiş kolektifi sevme durumu, büyük bir sosyal fayda sağlayacaktır. İnsanın kendini bir ağaca kalın iplerle bağlayıp ona sahip çıkma direnişi, kökündeki sevgi bağından gelir.  

    Kapitalist sistem, sevmek ve öğrenme isteği ile ilgili samimi bir enerji bırakmamak için bütün silahlarını kullanmaktadır. Bireyin güdümlü bir sürüyle birlikte hareket etmesi beklenmektedir. İş hayatına dalan kişi, makinelerin ya da kurumların ayrılmaz bir parçası olur. Böylece içinde bulunduğu topluma uyum sağlar. Demokrasi, bu birlikteliği propaganda ile sağlarken, diktatörlüklerde korku iklimi yaratılır. Oysa sevme eylemi, eşit bireylerin ortaya koyacağı bir olgudur, tek tipleştirilerek yok edilen kalabalıkların değil. 

    Bu karanlık düzen içinde insan bir kişi, bir birey olduğunu unutmadan ve ötekileşme korkusuna kapılmadan yaşam hakkına sahip çıkmalıdır. 

    Hazlar, hırslar, kıskançlıklar vb. insanların bağlı olduğu tutkulardır. Sevmek gönüllüdür, kimse kimseyi ya da bir şeyi zorla sevmez. Hür bir şekilde sever insan ve özgürlüğünden kuvvet alarak onu büyütür. Bu güçlü, görünmez bağı çekiştiren, koparmak isteyen zorbalara karşı da direnir. Fakat insan kendine ve içinde bulunduğu çevreye yabancılaşırsa özgürce kurulan sevme eyleminden bahsedilemez. Doğadan kopuk, meta haline gelen insanın kesilen ağaçla, katledilen hayvanla bağ kurması da beklenemez. 

    Çağdaş insan yalnız ve huzursuzdur. İşi gücü sistem tarafından düzenlenmiştir. Kendi ile bile uğraşacak hali yoktur. Canı biraz eğlenmek isterse müzik ve sinema ya da medya sektörü emrine amadedir. Değişiklik isterse dış görünüşü ile ya da evindeki eşyanın değişimi ile meşgul olması beklenir. Tüketerek mutlu olması öğretilmiştir. 

    Kendi iç dünyasına dönmeyi başaran insan, görüntülerin arkasındaki gizemi de keşfetmeye başlar. Daha iyi ve samimi duygular besler çevresine. Bu hal ile giderek yükselir, büyür, içine doğduğu sisteme sığmaz. Hatta bu çemberin ne kadar çürük, sığ ve aldatıcı olduğunu fark eder. Her ne kadar onu içine çekmeye, orada tutmaya çalışsa da insan buna direnecek ve öğrendiği, gördüğü gerçeğe sıkı sıkı sarılacaktır. Bu körleştiren sistem içinde insan direnme gücünü, temelde yolunu aydınlatan sevme eyleminden almaktadır.


    Emel Altuntaş, Bafra’da doğdu. Uludağ Ün. İ.İ.B.F Maliye bölümünden mezun oldu. İkinci üniversite olarak Anadolu Üniversitesi Açık Öğr. Fak. Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü tamamladı. Uzun yıllardır devam eden profesyonel sigortacılık kariyerinin yanı sıra yapıya gönül verdi. Edebiyat dergilerinde yayınlanan öykülerinin yanı sıra, kolektif olarak yayınlanan Uykunun Gözleri adlı öykü kitabının da yazarlarından biri oldu. Ayrıca müzik alanında çalışmalar yapan Altuntaş, şu an ilk bireysel bir öykü kitabının hazırlıklarını da sürdürüyor.

    YAzarın DİĞER YAZILARI
    SuareMag – Mayıs 2025
    direnmek haziran sevmek suaremag yazar

    Related Posts

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026 Fotoğraf

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026 KÜLTÜR - SANAT

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026 Manşet

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026 Hakan Akdoğan
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026 Fotoğraf

    Fotoğraf sanatçısı ve akademisyen Nihal Gündüz, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileriyle hazırladığı “Yüzleşme: Hayalet…

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    TOK TOK TOK!

    Ocak 1, 2026 SUAREMAG

    “Burası Kimin Odası?” yuva ve sahiplik kavramlarını sorguluyor

    Ağustos 1, 2024 Kitap

    KÜTÜPHANE

    Mayıs 1, 2026 Şehnaz Orhan
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.