Close Menu
    Son Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Ekim 12
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      KOPENHAG: GÜVENİN VE HAFİFLİĞİN KONFORU

      Eylül 1, 2026

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

      Ekim 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      2026 Emmy Ödülleri’nde Rekorlar Gecesi: Televizyonun Ezberleri Bozuldu

      Eylül 16, 2026

      ÇYDD’nin 2026-2027 burs başvuruları başladı

      Eylül 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      Sıradan insanın bir “derbeder” olarak portresi

      Ekim 7, 2026

      Celal Kadri Kınoğlu’nun yeni romanı “Provalar” raflarda

      Ekim 3, 2026

      Kıraathane Kitap Şenliği 8. yaşında

      Ekim 2, 2026

      Tutu Aydınoğlu’ndan Mirzayev’e yeni bir yorum: “Hafızanın Kontrpuanı” albümü çıktı

      Eylül 29, 2026

      Klasik Müziğin çağdaş yorumcularından Janoska Ensemble Bodrum’da

      Ağustos 7, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      İsmi olmayan hikâyeler – VIII

      Ağustos 30, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – VII

      Temmuz 25, 2026

      AH BAVULUM VAH BAVULUM

      Temmuz 15, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Pera Müzesi’nde İki Yeni Sergi: Cumhuriyetin Kamera Arkası ve Frank Bowling

      Eylül 30, 2026

      ‘1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar’ sergisi RHM’de

      Eylül 23, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      Cennete 9 Tapınak: İnanç, aile ve ölüm arasında 9 durak

      Ekim 5, 2026

      Yalnızlar Rıhtımı restore edilmiş kopyasıyla beyazperdede

      Ekim 2, 2026

      İki Dünyanın Prometheus’ları: Ateşin, Bilginin ve Isdırabın Sinematik Silsilesi

      Eylül 18, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kaş Tiyatro Günleri Likya’nın izinde beşinci kez perde açıyor

      Ekim 6, 2026

      14 yıl sonra yeniden perde: Muammer Karaca Tiyatrosu bağımsız tiyatrolara açılıyor

      Eylül 27, 2026

      Tiyatroda “VR” deneyimi: “35 Mayıs” yeniden sahnede

      Eylül 22, 2026

      Sait Faik ile Orhan Kemal “Düş Payı”nda buluşuyor

      Eylül 1, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Küçük bir kâğıtta koca bir hayat: Hasip Pektaş ve ekslibrisin hafızası

      Eylül 25, 2026

      ÖZLEM GÜLLER ÜNAL RÖPORTAJLARI

      Eylül 13, 2026

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Karanlığın değişen yüzü: Gotik edebiyatın tarihsel gelişimi

      Eylül 15, 2026

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      ÜST GEÇİT

      Ekim 1, 2026

      BİR REPLİKANTLA HAYATIN ANLAMINI ARAMAK

      Ekim 1, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » BOZULAN KİMLİK SINIRLARI
    Arzu Kurt

    BOZULAN KİMLİK SINIRLARI

    Haziran 1, 2026Yorum yapılmamış6 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    arzu kurt
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Arzu Kurt

    Kan, irin, bedensel atıklar, ter, kusmuk, tükürük, salya; insanın kendinden uzaklaştırmak istediği her şey ilgisini çekiyordu. İçimizden çıkana kadar temiz olan her şey nasıl anında kirli sayılabilirdi.  

    İkiyüzlü buluyordu yüzü buruşanları. Tertemiz yüzlü, saçı taranmış, pak giysilerdeki çocukları sevmek ne kolaydı. Metrodaki genç, güzel çingene kızın yanındaki kara, sürmeli gözlü çocuğu düşündü. Yüzündeki, elindeki kirin pasın aksine gülüşü güneş gibiydi sıcacık. Belli seviliyordu. Annesi gibi horlanmamıştı henüz. Kalabalık metroda ne hikmetse boş kalan yanındaki koltuğa oturduğumda huzursuzlandı önce. Eteğinin kumaşı sınırı aşmasın diye telaşından utandım. Kalçasının altına iyice sıkıştırdı özgür parçayı. Sonra çocuk ilgisini bana kaydırınca rahatsız olurum korkusuyla onu da iki bacağının arasına hapsetti. Gülümsedim. Saçını okşadım. Çocuk neşeli, annenin bu gösteriye de karnı toktu. Kendimden emindim ama yine de zihnimi yokladım. O gülümsemeyle ısınan kalbimi ve gevşeyen yüz hatlarımı şahit tuttum kendime, rahatladım. Üç duraklık yoldaşlık su serpmişti içime hâlâ kurtarılabilirdim. Suadiye durağında inerken el salladık arkadaşımla birbirimize. Anneye bulaşmamış olsa da neşemiz, bir baş selamıyla onayladık birbirimizi. Vagonlar ilerlerken birer ikişer et ve kemik yığınları içindeki kalabalıkta parlıyordu gülüşü.     

    Çürüme, iltihap, akıntı, kötü koku, vücut bütünlüğü bozulmuş bedenler, yaralanmış yüzler, deforme uzuvlar asıl gerçek yüzümüzün maskesiz haliydi. Bedenin kırılganlığı öylesine sahiciydi ki tarifsiz bir duygu kaynıyordu midesinde.

    Askeri sahra hastanesinden döndüğünden beri aynı şeyi düşünüyordu. Gencecik, eksik bedenler varoluşun asıl haliydi. Tamlık dediğimiz şey bozulmamış bir bütün olamazdı. Bizden giden parçamız bizi de mi azaltıyordu. Eksik parmakların gizlendiği cepler, tekerlekli sandalyelerde görünmez, gözünün içine bakılmaz bedenler, Yüzü deforme oldu diye örtülen peçeler, uzatılan kâküller, bol pantolonlar altında saklanmış protezler; sadece kaybedende değil, tüm toplumda bir boşluk yaratıyordu. O yüzden inadına sıkmak isterdi eksik elleri, iyi ve güçlü bir merhaba birkaç parmaktan daha fazlası ederdi. Meraklı bakışlarını dikmeden, acıma tebessümü oturmadan yüzüne, konuşmak bile lütuf sayılırken onları nasıl inandıracaktı kendine.

    Oturup yazmaya başladı. Metroda gördüğü çocuğu, sahra hastanesindeki askerleri, idealist genç öğrenciyi, yaşlı yazarı, roman kahramanlarını, ressamları, evlatlarını yiyen babaları, tiksintiyi, bulantıyı, arzuyu, tutkuyu ve ölümü…

    Kimlik sınırlarının bozulması, ideal beden algısının parçalanmış hali yüreğine su serpiyordu. Eksik yanlarını itici güce dönüştürmüş, paralimpik sporcuları, mini eteğinin altında parlayan protezini korkusuzca gösteren kırmızı rujlu o güzel savaşçıyı düşündü. Kendini de onlardan biri görürdü. İçini bir türlü dolduramadığı o eksik, esrik, yalnız boşluk, onu o yapıyordu.   

    “Ben kimim, neyim?”  Sorusu uzun zamandır kafasını kurcalıyordu. Benlik algısına cevabı sürekli değiştiğinden sahtelik kontrolü yapmak giderek zorlaşıyordu. Sosyal medyadaki performans nesnelerine tiksinerek baktı. İdeal bedenleri, yüzleri, hayatları nasıl da tutkuyla sergileniyordu. Belki bu filtreli dünyadaki bireyler asıl varlıklarına katlanamadıkları için performatif kimlikler üretiyordu. Gerçeklik kaybı yaşamadığına şükretti. Aynaya tiksinmeden bakabildiği günlerde dönüşmeye çabaladığı kişiyi seviyordu. Bu ontolojik savaştan yaralı ama yenilmeden çıkmıştı. Bunun hakkında yazmaya karar verdi. Yazısının yönü değişti.

    Varlığımızın anlamsızlığı ile yüzleşmek nasıl ontolojik bir tiksinti yaratıyorsa; bedenimizin hapishanesi de öylesi bir bulantı veriyordu ona. İçinde yaşadığımız bu beden de bir gün toprak olmayacak mıydı? Klavyenin üzerindeki ellerine baktı. Yaşlı, buruş buruş bir deri hayal etti. Gülümsedi.  

    Ben/Öteki, Temiz/Kirli, Canlı/Ölü, Tam/Yarım hepsi bir yanılsamaydı.

    Bir an canlı, taptaze, çekici olan bir an sonra ölü, solmuş, iğrenç oluyordu. Ter, idrar, dışkı, kusmuk senden çıkmıştı ama beden sınırlarını ihlal etmiş bulanık, atılası bir fazlalık haline gelivermişti. İyi olan hep Ben, kötü olan Ötekiydi. Tanımadan baktığı musalla taşındaki yabancıyı hatırladı. İçinden ruh çekilince geride kalan ne kadar anlamsızdı. Bulantısı durmadı. 

    Dini ritüellerde ölülerin hızla gözden uzaklaştırılması belki de bu yüzdendir. Ceset, hâlâ insan biçimindedir ama artık o kişi değildir. Özne yok olmuş geri kalan tanıdık yığıntı bir yabancıdır. Sarılıp sevdiğini de söylesen, haykırıp nefret ettiğini de varlık dağılmıştır. En korkunç yüzleşme ise kendinin de bu kof bedene dönüşeceğin tokatıdır. Kendine kurduğun düzenli, anlamlı, kontrollü dünya işte böyle dağılacak, ölüm bedenini bu anlamsız dünyada çürümeye terk edecektir.

    Gülümsedi. Çürüyecek bedenine baktı. Bedeni bir kabuktan, hapishaneden fazlası olsa iyi olacaktı. Açlığını, üşümesini, tiksinmesini, arzularını düşündü, kabullendi. 

    Anlamsızlık gerçeği, görünür hale gelir. Dünya bu kadar düz ve tekinsizdir. Giydirmeye çalıştığımız tüm süs akmıştır. Bulantı bedeni kaplar, tiksinti yabancılaşma yaratır.

    Sınırları bozulmuş beden bize yücelttiğimiz o şahane, çekici öznenin nesne olduğunu bir kez daha hatırlatır. Çürümüş, parçalanmış, bozulmuş beden artık biz değildir. İnsan biçimindedir ama onu insan yapan şey uçup gitmiştir. 

    Onu insan yapan şey nedir? Ruhu, aklı, düşünceleri, korkuları, arzuları…

    Akıl, irade, arzu birbirinin dizginini bırakırsa kaosa gebedir. Arzu asla tam doymaz. Eksiklik hissi, kayıp parçayı aramaya koşar. Sürekli bir şey arzular. Arzu nesnesine ulaşınca bile bu açlık doymaz. Tutkunun sahibi kimdir? Arzu nesnesi olmadığı kesin. Hatta ulaştığın arzun tiksindirici bile gelebilir. Yaklaşma tutkusu, uzaklaşma tiksintisi kadar güçlüdür. Her ikisi de sınırda gezinir. İhlal edilebilir bu sınır birleşme arzusu ile çözülme korkusu arasında salınır. 

    Tiksinti ve tutkusunu törpülemek için kitaplara sığındı.

    Kendi annesi tarafından öldü denilerek balık ve çöp atıkları içine bırakılan bebeğin tutkuyla aradığı o saf koku neydi. Ağlaması ile annesini öldüren bebekten; babası tarafından yenen oğula savruldu.

    Süskind’in kahramanı Grenoulle, Kokulara karşı olağanüstü duyarlıdır. Dünyayı, çürüme, beden, ter üzerinden kurar, tanır. Aynı zamanda güzelliğe, saf kokuya takıntılıdır. Mutlak güzelliğe, saf kokuya ulaşma tutkusu cinayetlerini haklı çıkarır. İğrençlik, güzellik, şiddet, arzu birleşir. 

    İdama mahkûm edildiğinde yarattığı saf kokuyu sürer.  Kendini asmaya gelen kalabalık bu kokuyu aldığında ona karşı büyük bir aşk ve tutku beslemeye başlar, meydan şehvet karnavalına döner. İnsanlığa karşı duyduğu tiksinti, zirveye çıkan tutkuyla zafere dönüşür. Bu bir zafer midir? Kendi kokusu olmayan kahraman bir yanılsamayla sevilmektedir. Bu yüzleşme hem insanlara hem kendine karşı tiksinmeye dönüşür. Şehrin en yoksul ve pis bölgesine ölmeye gider. Üzerine parfümün tamamını döker. Kalabalık kokunun etkisiyle onu ilahi bir varlık gibi görür, ona karşı sevgi ve arzu hisseder. Sonunda kalabalık onu parçalayarak öldürür, tüketir. 

    Çok sevmenin içine sokma hâli ile yok etmenin yutma hâli yarışır.

    Goya’nın Saturn Devouring His Son (Oğlunu yiyen Satürn) tablosu da böylesi bir tiksinti, tutku, korku hikayesidir. Eros ve Tanatos aynı anda çatışır. Kendi yarattığı şeyi yok eder. Tabloda Satürn kendi oğlunu parçalayarak yer. Görüntü ürkütücüdür. Kan, parçalanmış beden, vahşi yüz ifadesi izleyicide tiksinti yaratır. İktidar tutkusu, gücünü koruma arzusu onu bir canavara dönüştürür. 

    Canavara dönüşmüş tüm tutkulu aşıkları düşündü. Öldürdüm ama seviyordum cümlesi tiksintiyle belleğinde dolaştı.   

    Tutku ve ölüm romantik bir gelenek değildir. Tutku huzur değil, yakıcı bir yoğunluk, yalnızlık, delilik ve yıkım getirir. Mutlak arzu dünyaya sığmaz. Kişi tutkuyu kontrol edemez. Tutkusu tarafından ele geçirilir. Tutku duyulan, ele geçirilen ruh, beden; bu arzunun solmasıyla tiksintiyle birleşir. 

    Bu duygular arasında dağılan benliğini sakinleştirmek için yazıya sığınan anlatıcı derin bir nefes verdi. 

    Tutku ve tiksinti aynı duygunun iki ayrı ucudur.

    Bu ince, uzun sıratta savrulmamak dileğiyle.


    Arzu Kurt, Karabük doğumlu, evli, iki çocuk annesi. İstanbul’da yaşıyor. Denize ve kitaplara aşık. Uludağ Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü mezunu. Bir kamu bankasında şube müdürü olarak rakamlarla geçen yılların ardından emekli olup kelimelere yöneldi. Yaratıcı yazarlık atölyelerinde başladığı ikinci kariyerinde kolektif kitaplarda altı öyküsü ve iki dergi yazısı yayımlandı. Yazı yolculuğuna Suaremag’da devam ediyor.

    YAZARIN DİĞER YAZILARI
    arzu kurt suaremag yazar

    Related Posts

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026 Edebiyat

    Ayın Filmleri: EKİM AYINDA NE İZLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Filmleri

    Ayın Şarkıları: EKİM AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Şarkıları

    Ayın Kitapları: EKİM AYINDA NE OKUYALIM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Kitapları
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026 Edebiyat

    Yazar Tuba Ayşe Özgür’ün, fotoğraf sanatçısı Nihal Gündüz’ün fotoğraflarıyla yer aldığı yeni kitabı Kırık Yansımalar üzerine İstanbul…

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

    Ekim 8, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Filmlerden gerçek hayata teknolojik evrim

    Ağustos 27, 2023 SD+

    Madam Hortense: 4 amiral ve 2 tanrıya rağmen Zorba’nın unutulan denizkızı

    Haziran 11, 2025 Film

    Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

    Haziran 30, 2025 Video
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    Haber Bülteni

    Haber Bültenimize Abone Olun

    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.