Kategori: belgin ulutay
Belgin Ulutay Kapının önünde duruyorum. Kapıyı çalmadan önce bir süre bekledim. Zile basmadan önce hep aynı şeyi düşünüyorum. İçeride biri…
Belgin Ulutay “Kadınlar çiçektir.” Bu cümle, yüzyıllardır süregelen en zarif hapishanedir. İlk bakışta bir estetik önerme, bir hayranlık ifadesi gibidir.…
Belgin Ulutay Kalabalık güvenli bir hız sunar. Yön sormazsan ilerlersin. Uçmak ise durmayı, bakmayı ve bedel ödemeyi gerektirir. Kalabalık, bir…
Belgin Ulutay Arayış genellikle hareketle yan yana anılır. Bekleyiş ise durmakla. Biri ilerlemeye yakın durur, diğeri geri çekilmeye. Oysa deneyimlerimiz…
Belgin Ulutay Bir duvarın önünde duruyordum; denizin sesi, taşın soğukluğuna inat, içime doluyordu. Taşla su arasındaki ince mesafede, yorucu bir…
Belgin Ulutay Başlangıçta yalnızca taş yığınları vardı; rüzgârın el değmemiş yüzeyleri, toprağın karanlık derinliklerinde bekleyen unutulmuş tohumlar… Henüz bir yapı yükselmemişti;…
Belgin Ulutay Başlangıçta yalnızca sessizlik vardı. Ne ışık vardı, ne karanlık; yalnızca varlığın nefes almadan önceki bekleyişi. O sessizlik, bir…
Belgin Ulutay Biz, yolculuğun tanıklarıyız. Kursör bir tür start çizgisi. Kelimeler usulca tetikleyicilere basmamı beklerken, boş bir sayfa duruyor gibi görünür. Aslında o sayfa…
Belgin Ulutay Yazmaya başladığım ilk günlerde, kalemin ucu bana daima bir yarayı hatırlatırdı. Her kelime, görünür kılınan bir çatlak, saklı…
Belgin Ulutay “Delilik, aklın öteki yüzüdür.” Michel Foucault Yazmaya başladığımdan beri kendimi açık etmek, içimi görünür kılmak beni hep tedirgin…
