NECİP TOSUN’UN “GÜNÜMÜZ ÖYKÜSÜ” ADLI ESERİ ÜZERİNE
BURAK SOYER
Necip Tosun, “Günümüz Öyküsü”nde, Türk edebiyatının modern öykücülüğünü sistematik bir şekilde, derinlemesine incelerken, bu eserleri bir bütünlük içerisinde ele alıyor ve eleştirel kıstaslarını vermekten kaçınmıyor. Öykücülüğün sonraki dönemine dair birtakım “ara paslar” da atan kitap, çağdaş öykünün Türkiye’de devam eden yolculuğunun estetik bir temelde izleyen, konuyla ilgili başvuru niteliğinde değerlendirilebilecek bir eser.

Türkiye’de öykü üzerine pek çok çalışması bulunan Necip Tosun “Günümüz Öyküsü” adlı inceleme kitabı Ketebe Yayınları etiketiyle okuyucuyla buluştu. Çağdaş Türk öykücülüğünü tarihsel bağlamından koparmadan estetik içeriğiyle birlikte ele alarak bu türü, geniş bir çember içinde inceleyen Necip Tosun öykücülüğün güncel panoramasına kapsamlı bir bakış atarken, parantezi daraltarak özellikle 1980 sonrasında ortaya çıkan öykü biçimini mercek altına alıyor. Geçmişle günümüz arasında bir bağ kurarak ilerleyen “Günümüz Öyküsü”, bu bağ içerisindeki kırılma noktalarını işaret eder. Bugünün öyküsünün izlediği temalar, anlatı biçimi ve bunların etrafında şekillenen günümüz öyküsünün nasıl bir haleti ruhiye içerisinde bulunduğunu öyküye dair sorunlarla, kuramsal yaklaşımlarla incelemeye tabi tutar.
12 Eylül Darbesi’nin de etkisiyle ana hatlarıyla bireysel yalnızlık ve varoluşsal problemlerin toplum üzerine çökmesiyle birlikte içeriği de değişen Türk öykücülüğü, kendinden öncekilerin aksinde “ben” merkezli bir temalara odaklanır. Darbe sonrasında, iç göç nedeniyle değişen kentleşme, neoliberal dönüşümler, kimlik gibi sorunlar, bireyin iç dünyasında onarılması güç yarıklar açtığı için, öykü de hâliyle bu duruma kayıtsız kalamaz.
Necip Tosun’un incelediği yazarların eserlerinde; direksiyonu toplumsal meselelerden kişisel olana kıran günümüz öyküsü, “değişim” rüzgârlarını geride bırakmış, artık daha narin hayatlara kırmıştır. Sessiz bir boşlukla anlatıyı kişiselleştiren öykülerde, günümüzün modern insanın iflah olmaz yalnızlığı, kendine ve içinde yaşadığı topluma yabancılaşması, farklı alanlarda da olsa bitmek bilmeyen anlam arayışı; günümüz öyküsünün temel taşlarını oluşturur. Böylelikle somut olaylardan ziyade iç dünyalara ve bunun yansımalarına yönelir. Dil, daha yalındır, bazen sonu belirsizdir. Monologlar ağır basar. Şiirsel bir biçim öne çıkar. “Ekonomik” olduğu için fazlalıklarından kurtulur. Estetiğe ağırlık verir.

Kitabın vurguladığı başka önemli bir nokta, günümüz öyküsünün farklılıkları kapsayarak okura ulaşmasıdır. Bu durum, birbirine benzemeyen karakterleri, “Ne?” sorusundan ziyade “Nasıl?” odaklanan yapısıyla ülkedeki dönüşümden nasibini fazlasıyla aldığını gösterir. Çoğul bir düzlemde öne çıkan metinlere yer veren Necip Tosun’un kitaptaki örnekleri geleneklerden uzaklaşmış, deneysel sularda gezinen öyküler üzerinde göz gezdirir. Ancak geleneksellikten uzaklaşsa da taşra metinleriyle büyükşehrin kaotik atmosferi aynı çizgi üzerinde buluşabilir.
Necip Tosun, “Günümüz Öyküsü”nde, Türk edebiyatının modern öykücülüğünü sistematik bir şekilde, derinlemesine incelerken, bu eserleri bir bütünlük içerisinde ele alıyor ve eleştirel kıstaslarını vermekten kaçınmıyor. Öykücülüğün sonraki dönemine dair birtakım “ara paslar” da atan kitap, çağdaş öykünün Türkiye’de devam eden yolculuğunun estetik bir temelde izleyen, konuyla ilgili başvuru niteliğinde değerlendirilebilecek bir eser.

Burak Soyer
Gazeteciliğe 2005 yılında Radikal Gazetesi Kültür Sanat Servisi ve Kitap Eki’nde başladı. Şimdiye kadar Milliyet, Hürriyet, Hürriyet Kitap Sanat, BirGün, BirGün Pazar, BirGünKitap, Taraf, Cumhuriyet Pazar, T24, Gazete Duvar, sendika.org, solhaber.org’a, siyaset, edebiyat, müzik, sinema, tiyatro yazıları yazdı. Halen Gazete Pencere, Bianet, Gazete İkinci Yüzyıl ve OT dergisine kültür sanat, K24, Edebiyathaber.net, Oggito, Ne Okuyorum?, Ajandakolik, Mahal Dergi, Romanoku internet sitelerine de edebiyat yazıları yazıyor. 2017 yılında ilk kitabı Zıvana Doğan Kitap etiketiyle yayımlandı. Zıvana’nın devamı olanBuji de 2019 yılında aynı yayınevinden çıktı. Son romanı Ring ise, geçtiğimiz Eylül ayında Karakarga Yayınları etiketiyle okuyucuyla buluştu. 2015 yılında Anadolu Üniversitesi Sosyoloji bölümünden mezun olan Burak Soyer, halen Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Sanat Tarihi bölümündeki eğitimine devam etmektedir.


