Close Menu
    Son Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Ekim 12
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      KOPENHAG: GÜVENİN VE HAFİFLİĞİN KONFORU

      Eylül 1, 2026

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

      Ekim 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      2026 Emmy Ödülleri’nde Rekorlar Gecesi: Televizyonun Ezberleri Bozuldu

      Eylül 16, 2026

      ÇYDD’nin 2026-2027 burs başvuruları başladı

      Eylül 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      Sıradan insanın bir “derbeder” olarak portresi

      Ekim 7, 2026

      Celal Kadri Kınoğlu’nun yeni romanı “Provalar” raflarda

      Ekim 3, 2026

      Kıraathane Kitap Şenliği 8. yaşında

      Ekim 2, 2026

      Tutu Aydınoğlu’ndan Mirzayev’e yeni bir yorum: “Hafızanın Kontrpuanı” albümü çıktı

      Eylül 29, 2026

      Klasik Müziğin çağdaş yorumcularından Janoska Ensemble Bodrum’da

      Ağustos 7, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      İsmi olmayan hikâyeler – VIII

      Ağustos 30, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – VII

      Temmuz 25, 2026

      AH BAVULUM VAH BAVULUM

      Temmuz 15, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Pera Müzesi’nde İki Yeni Sergi: Cumhuriyetin Kamera Arkası ve Frank Bowling

      Eylül 30, 2026

      ‘1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar’ sergisi RHM’de

      Eylül 23, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      Cennete 9 Tapınak: İnanç, aile ve ölüm arasında 9 durak

      Ekim 5, 2026

      Yalnızlar Rıhtımı restore edilmiş kopyasıyla beyazperdede

      Ekim 2, 2026

      İki Dünyanın Prometheus’ları: Ateşin, Bilginin ve Isdırabın Sinematik Silsilesi

      Eylül 18, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kaş Tiyatro Günleri Likya’nın izinde beşinci kez perde açıyor

      Ekim 6, 2026

      14 yıl sonra yeniden perde: Muammer Karaca Tiyatrosu bağımsız tiyatrolara açılıyor

      Eylül 27, 2026

      Tiyatroda “VR” deneyimi: “35 Mayıs” yeniden sahnede

      Eylül 22, 2026

      Sait Faik ile Orhan Kemal “Düş Payı”nda buluşuyor

      Eylül 1, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Küçük bir kâğıtta koca bir hayat: Hasip Pektaş ve ekslibrisin hafızası

      Eylül 25, 2026

      ÖZLEM GÜLLER ÜNAL RÖPORTAJLARI

      Eylül 13, 2026

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Karanlığın değişen yüzü: Gotik edebiyatın tarihsel gelişimi

      Eylül 15, 2026

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      ÜST GEÇİT

      Ekim 1, 2026

      BİR REPLİKANTLA HAYATIN ANLAMINI ARAMAK

      Ekim 1, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » RHODA: EBEDİ YABANCI, EDEBİ YALNIZ
    Nilgün Karataş - SuareMag

    RHODA: EBEDİ YABANCI, EDEBİ YALNIZ

    Aralık 1, 2025Yorum yapılmamış7 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    henize Nilgün Karataş
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    H. Nilgün Karataş

    Bir ses duyuyorum. Cik, cik, cik, cik; yükselip alçalıyor.

    İlk cümlesi buydu okuduğum. Siz onu bir leğen sudaki çiçeklerin yapraklarını bir öne bir arkaya sallarken düşünün. Diğer çocuklar okulun bahçesinde koştururken, o suların içinde bir dünya yaratıyor.

    Tüm gemileri beyaz.

    Ne gül hatmilerinde ne de sardunyalarında kırmızı taç yapraklar istiyor. Onun istediği; beyaz taç yaprakların leğenin içinde dalgalanması. Artık kıyıdan kıyıya yüzen bir donanması var. Boğulan bir denizciye sal olsun diye bir dal atacak. Bir taş atıp denizin derinliklerinden çıkan baloncukları görecek. 
    Kısacık bir özgürlük anı.

    Tüm düşen taç yapraklarını topluyor ve yüzdürüyor. Bazılarının içine yağmur damlaları serpiştiriyor. Buraya bir de deniz feneri ve kraliyet halısı çiçeği başı konduruyor. Ve kahverengi leğeni yanlara doğru sallayıp gemilerinin dalgaların üzerinde ilerlemesini sağlıyor. Bazıları batacak. Kimi hızla kayalıklara vuracak. Biri yalnız başına ilerliyor. O onun gemisi. Deniz ayılarının kükrediği ve sarkıtların yeşil zincirler sallandırdığı buzlu mağaralara doğru gidiyor. Dalgalar yükseliyor; tepeleri kıvrılıyor; direklerin ucundaki ışıklara bak. Tüm gemiler yayıldı, battı; onun gemisi, dalgayı tırmanıp fırtınanın önünde ilerledi ve adalara ulaştı; papağanların ötüştüğü, sürüngenlerin…

    O küçük, sığ suyun içinde gördüğü şey, dünyaya açılan bir pencere değil; dış dünyanın gürültüsünden kaçabileceği gizli bir sığınak. Daha o yaşta bile, gerçeklerin sertliğinden kaçmak istiyor, zihninin kurduğu yumuşak akıntılara meylediyor.

    Zihni onun gerçek evi ama aynı zamanda görünmez bir hapishane. İnsanların arasına karıştığında, sanki cam bir perdenin arkasından hayatı izliyormuş gibi hissediyor; bir bakış, bir soru veya masum bir çağrı bile kalbinin kıyısında keskin bir acı bırakıyor. Onun bir yüzü yok, başkalarının var…

    Korktuğu şey, insanların kendisi değil; onların arasında eriyip, zaten zor kurduğu benliğini tamamen kaybetme fikri. Böyle anlarda sanki zihninin içindeki başka bir ben konuşuyor: “Yalnızlığım bozulursa ben, ben olur muyum?”

    Bir başka gün yatağına uzanıyor, batmamak için. Her şey yumuşak ve eğiliyor. Duvarlar ve dolaplar beyazlıyor; soluk bir camın parladığı tepesindeki sarı karelerini eğmişler. Zihni artık onun dışında, dökülebilir. Armadalarının yüksek dalgaların üzerinde salındığını düşleyebiliyor. Zorlu münasebetlerden ve çatışmalardan uzaklaştı. Beyaz kayalıkların altında tek başına açılıyor Ah, ama batıyor, düşüyor.

    Çocukken başlayan bu iç dalgalanması, büyüdükçe daha görünür hâle geliyor. Arkadaşları güneş altında koşarken, cıvıldarken o çoğu zaman bir pencerenin önünde, dışarıdaki gölgelerin yer değiştirişini seyrediyor. Bir yaprağın titremesi, duvarda uzayan gölge, bulutların ağır ağır kayışı… Hepsi onda yabancı bir tedirginlik uyandırıyor. Parmaklarının ucunda tuttuğu dünya; her zaman kaygan ve kırılgan.

    Dünyanın kurallarını öğrenmeye çalıştı elbet. Yanlış yapmamak için diğer kızların giyimine, duruşuna, ses tonuna dikkat ediyordu. Birinin ışıltısını diğerinin doğallığını taklit etmeye çabaladı, ne kadar uğraşsa da kendi kimliği, leğendeki hayal gemileri gibi bir dokunuşla dağılan yansımalar olmaktan öteye gidemedi. 

    Hayatta kalmanın yolunu taklit etmek sanmıştı, yanılmıştı. Ne kadar denese de bu taklit, hiçbir zaman gerçek bir aidiyete dönüşmedi. 

    Koca bir metnin içindeki yarım kalmış cümle gibiydi. Ne başladığı yere ait hissediyordu kendini ne de sözün gideceği yeri biliyordu. 

    Yine de sevdi onları, bağ kurmayı denedi. Biri sevdi onu, karşılık vermek istedi. Ona karşı hissettiği çekim hem çok derindi hem de ürkütücü; yaklaşmak isterdi ama bunu yaparsa kendinden bir parça daha kaybedeceğinden korkuyordu. Birine yanaşmak demek, kendi içsel karanlığını görünür kılmak demekti… 

    Görünmek istemiyordu ki o.

    Bu yüzden ona uzanan elleri tutamadı, yalnızlığın dehlizlerinde dolaşmayı yeğledi. Zaman ilerledikçe hayat, onun üzerinde dalga dalga kapandı; o ise bu dalgaların arasında, kendine ait olmayan bir odada duruyormuş gibi daha da yalnızlaştı.

    Nadiren iki şey ona soluk aldırırdı: Müzik ve ölüm düşüncesi. Bir akşam opera salonuna girdiğinde, salonun karanlığı ve sahnedeki seslerin yükselişi onun içine bir bütünlük duygusu serpmişti. Sanki ilk kez bir dalgaya karışıyormuş gibi. Ama müzik bittiğinde… boşluk… bir tür sessiz çöküşe dönüş… 

    Hangi besteydi acaba? Hâlâ merak eder dururum… 

    Neden müziğe adamadı da kendini, içindeki senfoni daha mı ağır bastı acaba? Başka bir sesin duyulmasına izin vermeyen besteler mi çalıyordu zihninde? 

    Dünyanın ona biçtiği rolleri taşımaktan, başkalarının ritmine ayak uydurmaktan, görünmez kalabalıkların arasında yürümekten yoruldu bir yerlerde: Bir sabah, arkasında hiçbir açıklama bırakmadan, iç sesine doğru son bir adım attı. Kayboldu. Dalgaların içine karışarak ortadan kayboldu.

    Yoksa beyaz gemiler onu alıp, kendi kurduğu o öte dünyaları mı götürdü?

    Kimse onun intihar ettiğini söylemedi,  Virginia da yazmadı bunu. Ama ben biliyorum, Rhoda’yı tanıyan herkes biliyor ne yaptığını. Tanıyoruz onları: Suya yürüyen kadınlar.

    Bu anlatının adsız kadını, Virginia Woolf’un Dalgalar (Dalgalar (The Waves)[1] romanında ortaya çıktığında, onu yazarın gölgesi olduğunu anlamıştım. Benzer sonları mıydı bana bunu hissettiren, her şeye rağmen kendini koca dünyaya sığdıramayışları mıydı yoksa? 

    Zihni onun gerçek eviydi, aynı zamanda görünmez bir hapishane. İnsanların arasına karıştığında sanki görünmez bir camın arkasından, yaşamı seyrediyormuş gibiydi. Birisinin ona bakması bile ürpertirdi onu; eleştiriden, yanlış yapmaktan, sorulardan, bakışlardan korkar mıydı? Korkunun kendisi değil, korktuğu şeye dönüşme ihtimali olmalı onu asıl tüketen. 

    Ama kimsenin görmediğini de görürdü: Bir yaprağın titremesi, göğün ton değiştirmesi ya da bir gölgenin uzayıp kısalması…

    Bir karakterin trajedisini anlatmak için yazılmadı bu yazı, Woolf gibi narin bedenlerinde taşıyamayacakları kadar kırılganlık, sessizlik, duyarlılık taşıyan kadınlara bir selam çakmaktır niyetim. 

    Dalgaların’ın altı anlatıcısının -Bernard, Neville, Louis, Jinny, Susan ve Rhoda- en içe dönük, en kırılgan ve en dünya dışı karakteriydi o. En utangacı diyemeyiz yine de… Sadece insan kalabalıkları, konuşmalar, ritüeller onun için anlaşılmaz bir oyun gibiydi. Tek sığınağı hayal gücüydü. Sınırsız hayal gücü. Ya bizim hayal gücü dediğimiz şey başka bir dünyanın izdüşümüyse… 

    Bu dünyaya ait olmayı denedi demiştim değil mi? Hem sevilmeyi istedi hem de hiç görünmemeyi.

    Varoluşun hafifliği.

    Benliğin sürekli çözülüp dağılması.

    Yokluğun huzuru.

    Yaşamın geçiciliği. 

    Ona göre hiçbir şey kalıcı değildi; her an bir sonrakinin için de eriyip gidiyordu. 

    Onun kayboluşunu ne bir teslim oluş ne de doğaya dönüş gibi okumamalıyız; o bu dünyaya ait olmayan bir bilinçti.

    Rhoda bu dünyaya yerleşemeyen, biçim bulamayan bir bilinç hali. Dilin, benliğin, gerçekliğin dışında, kendi içsel okyanusunda yaşayan biri. Belki de o Woolf’un kadınlık, duyarlılık ve varoluş üzerine yaptığı deneyin en radikaliydi. 

    Ebedi yabancılar tanır birbirini; edebi bir yalnızlık şifre gibidir onlar için. 

    Ne zeka oyunları, ne lafbaz cümleler, ne hırslar ne de başarılar anlam taşımaz. Sizin gerçek dünyanız karmakarışık olabilir, onların zihinleri yoğundur; sizin gerçeklerinizle uğraşamayacak kadar. Rhoda da korktuğu için değil, dış dünyayı anlamlandıramadığı için geri çekiliyordu. Ebedi yabancılar aslında eleştirilerden yorumlardan korkmazlar, sadece anlamlandıramazlar. Rhoda’nın insanlardan kaçışı da yalnızca utangaçlıktan değil, dış dünyanın anlamsızlığından kaynaklanıyordu.

    İç dünyaya çekilmekten söz edilince, akla hep bir dinginlik alanı gelir; oysa biçimsiz, sınırsız, kontrol edilemeyen, akışkan bilincin yuvasıdır orası. Tam da bu nedenle olmalı Woolf’un bilinç akışı tekniği Rhoda’da en uç biçimine ulaşır. Düşünceler nesnel bir kronoloji izlemez, metaforlar mantığın önüne geçer, duyumsanan her şey başka bir şeye dönüşür.

    Bu yüzden Rhoda’nın en karakteristik hareketi, arkadaşları arasında bile pencereden dışarı bakmasıdır. Pencere hem bir sınır hem bir korunaklı yer gibidir. Dış dünyanın tehditkâr karmaşasını camın ardından izleyebilir ama ona dokunmaz. Rhoda, bakar ama dış dünyaya katılmaz.

    Bernard’ın final monoloğunda söylediği sözler Rhoda’nın kendini bir uçurumdan aşağı bıraktığını düşündürür bize… Dibinde deniz… Rhoda’nın bize söz ettiği su birikintisinin büyümüş hâli değil de nedir? 

    Her insan bir iz bırakır giderken, zamanla silinse de geride kalır bir şeyler. Moments of Being.2 Rhoda’dan kalan izler; yokluğun türlü biçimleri. Onun bıraktığı iz; çocukluk hayallerinin bir gün mutlaka gerçekleşeceğine bizi inandırmasıdır. 

    Artık biliyoruz ki mümkündür; bir leğen sudan geçerek okyanusa yürümek… 

    1 Virginia Woolf, The Waves romanını 1929–1931 yılları arasında kaleme almış ve eser 1931’de yayımlanmıştır.

    2 Moments of Being (Varoluş Anları);Virginia Woolf’un kendi el yazısıyla kaleme aldığı otobiyografik metinlerde kullandığı kavram. Gündelik yaşamın akışı içinde birdenbire ortaya çıkan yoğun farkındalık ve “gerçeklik” anlarını ifade eder. Moments of Being adlı kitap da, ölümünden sonra yayımlanan bu metinlerin bir araya getirildiği koleksiyondur.


    Henize Nilgün

    H. Nilgün Karataş, İstanbul’da doğdu. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun oldu. Henüz öğrenciyken çalışmaya başladı, Milliyet, Dünya, Akşam, Günaydın, Business Week Dergisi ve Hürriyet’te gazetecilik yaptı. İlk romanı Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar’ın yanı sıra birçok kolektif kitapta öyküleri yayımlandı. Yayın yönetmenliği yaptığı Suare Dergi’de ve Bianet’de yazıyor. İkinci üniversite olarak da felsefe okuyor.

    YAZARIN DİĞER YAZILARI

    nilgün karataş suaremag yazar

    Related Posts

    Ayın Filmleri: EKİM AYINDA NE İZLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Filmleri

    Ayın Şarkıları: EKİM AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Şarkıları

    Ayın Kitapları: EKİM AYINDA NE OKUYALIM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Kitapları

    SuareMag Ekim 2026

    Ekim 1, 2026 Manşet
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026 Edebiyat

    Yazar Tuba Ayşe Özgür’ün, fotoğraf sanatçısı Nihal Gündüz’ün fotoğraflarıyla yer aldığı yeni kitabı Kırık Yansımalar üzerine İstanbul…

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

    Ekim 8, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    AÇIK BÜFE HEDONİ

    Mayıs 1, 2026 Hakan Akdoğan

    İMDAT BEN ÖLDÜM MÜ?

    Aralık 1, 2025 Mahinur Çenetoğlu

    ÜÇÜ BULAN ADAM

    Ağustos 1, 2025 İsmail Akman
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    Haber Bülteni

    Haber Bültenimize Abone Olun

    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.