Close Menu
    Son Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazar, Temmuz 5
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Medusa – Kadın Öfkesi ve Öteki’nin Bakışı 

      Şubat 24, 2026

      Narcissus – Benlik, İmaj ve Modern Ego

      Ocak 7, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Suare Kitaplığı ve Suare Yazarları Sarıyer Edebiyat Günleri’nde Okurlarla Buluşuyor

      Haziran 15, 2026

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026

      Kendi ‘araf’ının çıkmaz sokağındaki insan

      Haziran 30, 2026

      Figen Ormancı’dan yeni roman: Hiç Kimsenin Gölgesi

      Haziran 29, 2026

      40 Dilde Yayımlanan Dünya Çapındaki Fenomen Roman “Theo” Türkiye’de!

      Haziran 26, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Şarkıları: HAZİRAN AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Haziran 2, 2026

      Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      İsmi Olmayan Hikayeler – VI

      Haziran 19, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Mayıs 9, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Serçe Limanı batığının 1000. yılına sanatsal bir selam: Marmaris’te Cam Sanatı Sergisi

      Mayıs 2, 2026

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İfşa Günü: Yeni Başlayanlar İçin ‘Yeni Gerçeklik’

      Haziran 13, 2026

      Altın Palmiye Cristian Mungiu’nun oldu

      Mayıs 26, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kültürler Mut! Tiyatrosu’nda buluşuyor

      Mayıs 5, 2026

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Bir Yansımanın İçinden Dünyaya Bakmak

      Haziran 22, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      SEANS VE SONRASI

      Temmuz 1, 2026

      IL TEMPO SOSPESO.            

      Temmuz 1, 2026

      GATTACA: SEÇİMLERİMİZ GERÇEKTEN BİZE Mİ AİT? 

      Temmuz 1, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » SINAV
    Gönül Yasemin Ölmez

    SINAV

    Haziran 1, 2026Yorum yapılmamış7 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Gönül Yasemin Ölmez

    Giriş kapısının hemen yanına bırakılmış valiz, çaprazında duran iki çift ayakkabı, pencereye bitişik küçük koltuğun yanı başına konumlandırılmış, üzerinde bir ısıtıcı, iki adet, yelpaze duruşunda sallama çaylar, resepsiyon bilgileri için bırakılmış broşür. Karanlık odayı görülebilir kılan açık bırakılıp, kapatılmış banyo kapısının altından sızan ışık.

    Başucunda duran telefona uzandı. Saate baktı. 5:59. Ekranı kaydırıp, alarmı kapattı. Telefonu yerine, bedeniyle birlikte başını da yastığa bıraktı. Bakışını sabitlediği tavanda içeriye süzülmeye çalışan gün doğumunun yansımaları geceden kalma bir düşle harmanlanmış, düşüncelerini karman çorman ederken, göz bebeklerini oynatıyordu. Vücudunu hiç hareket ettirmeden sağa döndürdü başını.

    Boynundan çene altına kadar çekilmiş, tenini yorganın beyazından ayrıştıran elmacık kemiklerinin pembesi, ince hilal kaşlarının hemen altında uçsuz bucaksız çölün ucunda -olsa olsa tanrı vergisi- gördüğü rüyanın etkisinden, arada bir kıpırdanan ince uzun kirpikleriyle yastığının üzerinde kıvrımlı sol eli yanağına bitişik, dua edercesine avuç içleri yukarıya dönük uyuyordu Melek. Yatağının hemen bitişiğindeki sehpanın üzerinde duran, neredeyse bir dosyayı dolduracak ders notlarına, ince uçlu kalemle okunması ancak mikroskobik camla mümkün görünen, ortadan ikiye ayrılmış kalın defterdeki notlarına baktı karşıdan uzun uzun. Üzerinden abanıp, notlarına doğru yavaşça eğildi.

    Okuyabildiği tek satır ardı ardına yazılmış tarihlerin altına yazılı olanlar oldu.

    Dudak kenarına yapışık, ince uzun bir tel saçın üzerinde durdu bakışları. Uzattığı elini, aynı anda usulca geri çekti Kalben. Anneydi o ve yüreğinde çocuk sevgisi taşıyan cümle mahlukat, o uzattığı eli, neden geri çektiğini anlamlandırabilirdi. Geriye çekilip başucunda duran kitabı aldı eline. Bitmekte olan bir oyunda, son şans için karılan bir deste iskambil kâğıdı gibi, başından sonuna çektirdi sayfalarını. Bir iz sürer gibi, yeniden, ama bu kez teker teker çevirmeye başladı. A4 kağıdından dörde bölünmüş, önünü arkası sanki sarsıntılı bir yolculukta, sayfanın altına bir destekleyici bulunamadığından, yer yer kalemin sivri ucu harfleri delip geçince, anlamı da okuyanın vicdanına bırakılmış cümlelerle doldurulmuş sayfa düştü göğsünün tam üzerine. Kitabı kenara bırakıp yatak başlığına doğru kendi çekip, sırtını dayadı. Her saniye doğmakta olan gün ışığı, sayfayı biraz daha okunaklı kılıyordu.

    “İlkini unutmasa bir daha asla doğurmaz anneler” dediklerinde tebessüm etmiştim.

    “Mevzu doğurmak mıdır ki,” polemiğine girmemiştim.

    “Çok susuyorsun bu aralar, bu sen, sen değilsin” dediler, dedikleri onca şey azmış gibi, ona da aldırmadım. Nasihati bol, sırlarını, anneannemin öğretisi al kreptemorlara bezediğim, zeytin çiçeği oyasına nakşedilmiş bir çocukluktu benimkisi.

    “Damadım kızımı fırının başında, yanakları al al iken, oğlum gelinimi, çamaşır tekkesinin başında, elleri mosmor iken görsün” davası görüneni, görenin gördüğünden ibaret saydığı dost sandıklarımdan tecrübeyle sabit. Hani bazen uzun yürüyüşlerin ardından bir banka oturmuş nefes alırken, orada burada oluşuveren yakınlıklarla, bir kaç saatlik sohbet sonrasında da çocuklar arkadaş olmuş, ailelerini tanımak bilmek lazım öngörüsü sonucu gelişiveren büyük topluluğun mütevelli heyetinin, bakış açısına göre hükmü çoktan verilmiş bir ötekinin beni için, onun için, bunun için kaybolan yıllar; “evet” denseymiş, bugünü tümden değiştirecek girişimler, zifiri karanlıkta, sırtımdan içime işleyen ayazla, en çok sevdiğim şarkı ümüğümden bir aşağı bir yukarı yürüdüğüm dar sokaklar, peşimi bırakmayan  kabuslar, isimleri başka, cepleri dolgun, arzuları keskin, düşünceleri salt kazanım, doğası rezidans, arabası son model, yapay zeka esprileri, parmak uçlarından bir dokunuşta dökülen öznesiz kalpleri, beğenisi mutlak sıfıra indirilmiş bedenleri, marka kankiliği, pasaport yoldaşlığı, vitrin samimiyeti için kaybedecek zaman yok artık.

    “Pek çok insanın geçmişine dair serzenişte olduğu durumlar pek tabii ki bunlar, geç bunları,” der gibi elini döndürdü havada.

    Herkes kötülükten bahseder. Pöh! Fazla iyiliğin sonucuymuş bu durum. Vakti saati olurmuş iyiliğin. Ölüm mü bu! Tanrı insana özgür bir irade verdiyse, neden salt iyiliği tercih etmesin? Ağzını eliyle örterken, Melek’in kıpırdamasına baktı. Karşısında biri varmış gibi işaret parmağını burnuna götürdü. Kısa bir an güldü.

    “Abooov Allah şifa versin kızım sana… Bu kulaklık error yaptı. Bir dünya da para döktüm.”

    Gülümsedi. Sayfaya çevirdi bakışlarını. Göz bebekleri yazının bütününe doğru kayarken üst dudağı altını ısırıyordu.

    “O kalın urganı, kendi ellerimle, ben çözüp aldım celladımın boynundan. Aynı urganı gün gelip boynuma gönül rahatlığıyla dolayacağını bile bile. Şimdi sorarım. Saçtan ince sırat köprüsünden geçerken, o tanrı, torpil yapsın diye mi yaptım ben bunu. Yoksa zaten ölümsüz olana, ölümümü tattırıp, onu da çok sevdiği şehvet denizinde boğmak için mi? Hazdan kalbi duran çok fani gördüm bu dünyada. Cellatların kalbi var mıdır?”

    Bak şimdi gördün mü? Kötüsün kızım, hem de çok kötü. Yapılanlar söylenmez öyle her zaman.

    Uzun bir süre sayfada durdu bakışları. Küçük sehpanın üzerindeki kaleme uzanıp aldı, üzerine bastı. Sayfanın arkasında kalmış yarım boşluğa yazmaya başladı.

    “Dertlinin derdini dinle, düşen çocuğun yarasını sar, başını okşa, aç olana sofranı yokluğunla ser, tok olana elleşme,” derdi rahmetli ninem.

    Şimdi o böyle içini döktü diye, ben, benim de samimiyetimi kutsallaştırmak ister gibi, onun çoğunu anlayamadığım özet anlatısına cevap, kendi geçmişimi bugünden anlamlandırışımla, onu bulduğum ilk anda karşısına geçip konuşmalar yapmamın ne samimi, ne akılcı, üstelik kasıtlı olarak yapılmamış, sadece unutulmuş olanların ya da unutulmak istenenlerin belki de uzun uzadıya düşünmeden, bir anlık öfkeyle konumlandırılmış bir anlatı pasajını, (muhtemelen dağınık zihninde hangi kurgu için kullanacağını unutmuş olduğu anda içine düştüğü derin boşluktayken yazmıştır onları), okumuş olmamın bilgisiyle, basit bir labirentin çıkış noktası gibi cevap sunmak, onun o andaki haline, dostane bir yaklaşım olmazdı. Onu bildiklerimle ikiye bölmek en kolayı. Sonuç sıfır kalsada, bölen masum olsa da, ama sağlama alınmak istendiğinde çarpan yerinde dururdu hiç istifini bozmadan.

    İçeriye yayılan gün ışığına baktı. Parmak uçları arasında tuttuğu kalem havada asılı duruyordu.Dudaklarını bastırdı birbiri üzerine. İçinde dönüp duran göz bebekleri, yağmak isteyen bir dolu parçası gibi donuk bakıyordu sayfaya. Bekleyişi uzun sürdü Kalbenin. ÇIT. Kalemin üzerine uyguladığı bası, içinde kırılıp dökülen seslere karıştı. Sayfayı katlayıp, arasına sıkıştırıp kitabın kapağını örttü. Yorganın içinden, bir hayalet gibi sıyrılıp kalktı.

    Pencereye bitişik koltuğun üzerine bıraktığı, bir gün öncesine yolculuk boyunca giydiği kıyafetlere baktı. Yere eğildi. Valizin fermuarını çekip açtı. Düzenle konulmuş eşyaların içinden bir eşofman altı ve beyaz bir üst alıp, çarçabuk değiştirdi üstünü. Çantasını aldı, yorganın altında göğsü inip kalkan evladına baktı. Ayakkabılarını geçirdi ayağına. Anahtarı çevirdi yuvasında iki kez. Usulca kapıyı çekti ardından.

    Tuhaf bir his olur hep içinde insanın bilmediği yerlerde.Yollar, evler, sahile vurup, vurup çekilen dalgalar gibi, gelip geçen yüzlerde benzeşir baktıkça. Ya da insan içindeki yabancılaşma duygusunu hafifletmek ister. Bazı görüntüler durur, durdukça zaman uzar, bir adım geri çekilinir, görünen küçülür, bazende birkaç adım yaklaşılır, yetmez ise biraz daha yaklaşıldığında, hakikat tüm çıplaklığıyla beliriverir işte o zaman.

    Yürümeye başlıyor deniz kenarına bitişik kaldırımda. Her adımda biraz daha hızlanıyor. Nefes alışverişi dudak aralığının iniş çıkışıyla gittikçe çoğalıyor. Eliyle kalbini ovuşturuyor. Bir anda duruyor. Önündeki banka oturuyor. Ellerinin arasına alıyor yüzünü.

    “Ölmüş mü?” diyor çocuk.

    Kalben duruyor yerinde, kıpırtısız ama, denizden bir dalga kopup gelip, alıp, içine hapset se, gıkını bile çıkarmayacak kadar da sakin.

    “Sana soruyorum, ölmüş mü?”

    Yanına gidiyor çocuğun. Eğilip dikkatlice bakarken, yere düşmüş güneşin ışığının gölgesinde, hare hare dönüp duran göz bebekleri değiyor birbirine çocukla.

    “Aa Deniz anası bu, dokunursan zehirlene bilirsin. Mesafeni koruyabilirsen, bak gördüğün gibi, muhteşem bir varlık. Bir türü var hiç ölmüyor biliyor musun? Hadi onu ait olduğu yere, denize bırakalım. Ölüm belkide bizim sandığımız gibi bir yok oluş değildir. İlk defa senin sayende gördüm çocuk.

    Şaşkınlığın ibaresi büyümüş göz bebeklerini ovuşturuyor çocuk. Bir tahta üzerine koyup, denize bıraktılar onu birlikte. Çocuk annesinin seslenişine doğru yol alırken, gözünü yerde çırpınıp duran gölgeden ayıramayan Kalbene seslendi.

    “Benim sayemde değil mi?”

     “Evet çocuk senin sayende, deyip, başını yerden kaldırıp kısa bir anda olsa el salladı ona.

    “Vardığı yeri görmek istercesine dönüp baktı geriye. Sis dağılmış görüşü biraz daha netleşmiş gibi bankın ucuna oturmuş kadını farketti. Yanı başına bıraktığı kitabın sayfalarını rüzgâr bir açıp bir kapatıyordu. 

    “Günaydın dedi,” kadın. Sanki çok eskilerden tanışıyorlar mış gibi tebessüm ederek.

    Rüzgârın rast gele araladığı, altı çizili satırlara baktı göz ucuyla.

    “İçimden geçen zamandan başka bir şey değildim artık.”

    Kitabın kapağını kapattı. Annie Ernaux. Yalın Tutku. “Güzel kitap,” der gibi baş parmağını dikleştirdi havada.

    Bileğine baktı. Metalin içindeki göstergeler durmaksızın dönüyordu dünya için. “Sınav,” deyip adımlarını hızlandırdı. Kapıyı açtığında Melek hazırlanmış bekliyordu. “Sınav merkezinin kapısına kadar eşlik ederim sana canım.”

    Melek çantasını sırtına aldı.

    “İçeriye girmene izin vermiyorlar zaten, anneciğim.”

    Başını salladı Kalben.

    Gönül Yasemin Ölmez, Bodrum’da doğdu. Lise mezunu. Yirmi üç yıllık çalışma hayatında özel sektörde satış danışmanlığı ve mağaza müdürlüğü yaptı. Derin okuma ile başlayan kendini geliştirme eğitim yolculuğunu, mitoloji ve yaratıcı yazarlıkla halen devam ettiriyor. Bu süreçte iki kollektif kitapta öyküleri de yer alan Gönül Yasemin Ölmez, yazı yolculuğunu sürdüyor.

    YAZARIN DİĞER YAZILARI
    gönül yasemin ölmez suaremag yazar

    Related Posts

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026 Manşet

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026 Hakan Akdoğan

    Ayın Filmleri: TEMMUZ AYINDA NE İZLEYELİM?

    Temmuz 1, 2026 Ayın Filmleri

    Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

    Temmuz 1, 2026 Ayın Kitapları
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026 Fotoğraf

    Fotoğraf sanatçısı ve akademisyen Nihal Gündüz, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileriyle hazırladığı “Yüzleşme: Hayalet…

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    İda’nın Gözcüsü

    Ağustos 11, 2025 Betül Çakıroğlu

    Çocukların hayal gücü sanatla buluşuyor !

    Haziran 5, 2023 Çocuk

    Listeler, Hisler ve Kadınlar

    Nisan 6, 2026 Manşet 2
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.