Close Menu
    Son Eklenenler

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Perşembe, Nisan 30
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      1 KAVRAM 10 DÜŞÜNÜR: Varoluşun On Yüzü

      Ağustos 2, 2025

      Ulus Baker: Kısacık hayatına çağları sığdıran ‘birisi’

      Temmuz 12, 2025

      Institut français, Fransız yazar, felsefeci ve filolog Barbara Cassin’i ağırlıyor

      Şubat 25, 2025

      Sade Yaşamın Gücü: Epikür ve Tao’nun izinde sadeleşmek

      Aralık 7, 2024

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Yeni Eril: Dr. Nil Keskin’den kapsamlı bir dönüşüm rehberi

      Mart 4, 2025

      Cansel Oruç’un ‘Başarmaktan Korkma’ kitabı okuyucuyla buluştu

      Aralık 26, 2024

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      “Bir ‘teselli’ ver…”

      Nisan 20, 2026

      Sandviç Kuşağı: Arada Kalmışlık

      Nisan 19, 2026

      Var ol! Kelime büyücüsü çok yaşa!

      Nisan 15, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

      Nisan 27, 2026

      Filiz Çiçek’ten adalet ve intikam romanı: Kayıp Ada ve Şeytanları

      Nisan 22, 2026

      Adını Sen Koy: İki farklı zaman, iki farklı kadın ve benzer bir hikaye

      Nisan 21, 2026

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      Ayın Şarkıları: MART AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mart 8, 2026

      İş Sanat’ın Parlayan Yıldızlar konserleri devam ediyor

      Ocak 15, 2026

      AYIN ŞARKILARI: OCAK AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Ocak 1, 2026

      Sanatın özgür ruhlu bilgesi Patti Smith İstanbul’a geliyor

      Aralık 14, 2025

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Sibel Kırcadere Uslu ile İsmi Olmayan Hikayeler

      Mart 16, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lll

      Mart 16, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Río Sur, Pera Müzesi’nde

      Ekim 16, 2025

      Dalí’nin Tavşan Deliği: Bir romanın resme dönüşen rüyası

      Haziran 12, 2025

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nden ücretsiz sergi turları

      Şubat 20, 2026

      Isabel Muñoz’un Göbeklitepe fotoğrafları Berlin’de

      Şubat 10, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Palu Ailesi skandalı belgesel oldu

      Nisan 10, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      İstanbul Film Festivali 9-19 Nisan’da sinemaseverlerle buluşuyor

      Mart 24, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Sahnede paranormal bir deneyim: “Geceyarısı Hayaleti” başlıyor

      Mart 19, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

      Nisan 29, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

      Nisan 27, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Vildan Külahlı Tanış: Kelimeler efsunlu nesneler gibidir

      Nisan 11, 2026

      Ebru Karaayvaz’dan ağlarken güldüren kitap: Reçeteye Mizah Ekledim

      Mart 9, 2026

      Bozkurt: Yeni nesil yayıncı Toros, kitabı sadece basılı ürün gibi görmüyor!

      Mart 2, 2026

      “Gençler Nereye?” kitabının yazarı Tuğçe Tatari: Türkiye gençlerini duymuyor ve görmüyor

      Şubat 27, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Pablo Neruda: Aşkın, kavganın ve sessiz coğrafyaların şairi

      Temmuz 12, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      Vildan Külahlı Tanış: Kelimeler efsunlu nesneler gibidir

      Nisan 11, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » SONBAHARDI
    Kadir Horzum - SuareMag

    SONBAHARDI

    Aralık 1, 2025Yorum yapılmamış6 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Kadir Horzum

    Zihnimde dönüp duran var oluş sıkıntılarının üzerimde bıraktığı ataleti atma arzusuyla sokaklara vurmuştum kendimi. Mevsim sonbahar, vakit akşamüstüydü. İstanbul mu kızıldı, yoksa ruhum mu anlamak güçtü. Ben de çok düşünmek istemiyordum zaten. Düşüncenin soğuk ve karanlık dehlizlerinde kaybolmak yerine yürümek; aylak ve aç şairler misali ayazı, yağmuru, ağır aksak yere doğru süzülen yaprakları hissetmek istiyordum. Fakat ne mümkün. Daha kapıdan çıkar çıkmaz daldım o dehlizlere. 

    “Ne zaman başladı bu iş? Ne zaman kırıldı zihnimdeki sırça fanus da kendimi kaybettim asla bulamayacağım sorularda. Hayır duyan da beni Diyojen sanacak. Alt tarafı keple bot arasında bir adamım. Süleyman Efendi’den tek farkım, ‘To be or not be’ bilmem. Sanki çok matahmış gibi… Olsam da olmasam da dünya dönüyor oysa. Milyonlarca yıl daha da dönecek. Hem dönmese ne olur? Bana ne! Belki başka ihtimallerde daha güzel dünyalar vardır. İnsanların var olmak için her şeyi tüketmediği ya da öldürmediği. Aman olmasa da olur. Sanki yaşamak zorunda mıyız? Şu çınar yaprağı bile bizim için yaratılmış deriz de onu çatır çatır ezmekten tarifi imkânsız haz duyarız.”

    “Anaam! Hele gel oğlum gel!”

    Kafamı kaldırıp, aylardır görmediğim Emine teyzenin solmuş, yorgun yüzüne baktım. Yine aynı köşesinde, lüks restoranların karşısındaki ağacın altına oturmuş tombul elleriyle örgü örüyor, bir taraftan da fısır fısır dualar eşliğinde ördüklerini satmaya çalışıyordu. Bankın boş tarafına oturdum. Hâl hatır, durum vaziyet nasıl derken, dolu gözlerle anlattı.

    “Koca yaz köydeydik oğlum. Herif yaslandı köşesine, ‘dönmem Allah,’ dedi de başka şey demedi. İnan olsun, şu soğuk bank bile burnumda tüttü. Dönecek param yoktu. Olsa hiç beklemez gelirdim. Köyde kime ne satayım. Gerçi şimdi de bir şey satamadım. Örgülerin hepsi kaldı.”

    Baktım, yeni ördüğü rengarenk lifler yerde, genç kız misali salınıyor fakat hiç kimse umursamıyordu. 

    “Belki de Gülten Akın haklıdır. Kimsenin küçük şeylerle harcayacak vakti yoktur. Bu, insan bile olsa… Peki neden? Neden küçük şeylerle zaman harcamaktansa büyük denize dalıyor herkes. Denizi, onun hırçın dalgalarını mı küçük görüyor yoksa kendini mi büyük sanıyor? Hırs mı onu kör ediyor, yoksa kişi zaten kör mü, duvar diplerinde açan otlara, çiçeklere.”

    Emine teyzenin titreyen sesiyle kendime geldim.

    “Sen benim evladım yerindesin. Benim anam babam zengindi yavrum. Gençliğimde umreye bile gittim. Bu kör olmayasıcaya on beş yaşımda sevdalandım da kaçtım. Keşkem kaçmasaydım. Ömrüm el kapılarında geçti.”

    Muziplik yapayım dedim.

    “Amca yakışıklıymış belli ki Emine teyze! O kadar malı mülkü bırakıp kaçtığına göre.”

    Tombul yanaklarının kenarında iki küçük çukur belirdi. Biraz da kızarıp gözlerini kaçırdı.

    “İyiydi ya. İyiydi elbet. Boylu boslu bir adamıdı. Emme ben de böyle değilidim. Anamdan ihtiyar doğmadım ya. Elli kilo bir şeyidim. Tek eliynen kaldırırdı beni. Bakma şimdi…”

    Yanlış bir şey söylemişçesine utana sıkıla bana baktı. Oralı değilmişim gibi yaptım, rahatladı. İki çorap alıp kalktım. Hava ufaktan kararmaya başlamıştı artık. 

    “Hayır, nerden çıktı şimdi bunca kaygı? Ne ara hayallerimin yerini pişmanlıklar, kaygılar almaya başladı? Ne güzel geçinip gidiyordum, hayallerimin pamuktan dünyasında. İyi kötü, Cahit abinin yolun yarısı dediği yere kadar da geldim… Dert de bu değil mi zaten? Sürekli bu yalancı şairleri dinlemekten, kendi potansiyelimi bulamadım ya! Ne olurdu sanki, zamanında onlara kulak asacağıma işe güce baksaydım… Şimdilerde sevmediğim bir işte, ipimle kuşağım gezmez; oradan oraya savrulmazdım.”

    Telefonumun sesiyle kendime geldim. Karşımdaki Atila İlhan heykelinin de o zaman farkına vardım. Arayan kurumdandı. Çiğ mi çiğ, avam mı avam bir hatır sorma merasimiyle asıl derdine geldi. 

    “Birader belediyede iş buldum. Zabıta olarak işe alacaklar.”

    “…”

    “İstersen seni de aldırabilirim.”

    Güldüm.

    “Ne karşılığında?”

    “Çok değil, bir buçuk milyon.”

    “…”

    “Aslında bir milyon sekiz yüz bin de ben araya adam sokup bir buçuk yaptırdım. Seni de ondan aradım. Hem senin işin görülsün hem de bana biraz destek çık istedim.”

    “Benim işimi görmez o iş.”

    “Kestirip atma. Düşün istersen. Bak, borç harç, ben bile gidiyorum. Sahi bana biraz destek olur musun?”

    Usuldendir deyip sormuş bulundum.

    “Ne kadar?”

    “Beş yüz bin kadar.”

    İstemesinden ziyade, o miktarın bende olabileceği kanaatine varmasına şaşırdım. Sanki eskilerde, Aziz Nesin’in, Kemallerin, romanlarındaymışım gibi hissettiğim konuşmayı bitirdiğimde Üstat ile göz göze geldik. Hava iyice kararmış, sokak lambaları yanmaya başlamıştı. Parkta, üstadın tam üstüne dikilen sarı sokak lambası da yanmıştı. Anın sanatsal esintisinden olacak mırıldandım.

    “Oysa ben akşam olmuşum, yapraklarım dökülüyor usul usul, adım sonbahar.*

    Karşısındaki banka oturup, bir sigara yaktım. Havaya doğru üflerken beli bükük, derisi kemiğine yapışmış kırış kırış bir teyze belirdi yanımda ve utana sıkıla elindeki mendili uzattı. 

    “Almaz mısın yavrum? Bak bu mendil güzel. Yumuşak da.” 

    Mendili alırken adını da öğrendim hikayesini de. Kocası kanserden öleli on yıl oluyormuş. Çocuğu yokmuş, istemiş ama olmamış. Zeytinburnu’nda eski evlerden birinin bodrumunda, tek göz odada yaşıyormuş. 

    “Ne yapayım, Allah evlat vermedi yavrum. Olaydı böyle olmazdı. Gerçi buna da şükür. Allah razı olsun, konu komşu ön ayak oldu da başımı sokacak yer buldum. Yoksa dul maaşımdan başka şeyim yok. Şu mendilleri bile çolukla çocukla gönderiyorlar da öyle satıyorum.”

    Usul usul karanlığa karışırken mırıldandım. 

    “Eksikliğin fazlana elbet bulaşacak, öbürü sığacak bunun derisine, yoksa sabaha sağ çıkamazsın, değil mi üstat?”

    Heykele döndüm. Hiçbir canlılık belirtisi göstermeden öylece duruyordu. 

    “Acaba, ‘yalnızlığı dene,’ derken, heykelin dikilecek deseler, ne derdin? Görsen gülersin, şu beton yığınına; beni hiç anlamamışsınız, diye. Kim bilir belki de alay edersin kendinle. Burada bile yalnızım, diye.”

    Sustum. Sarı bir yaprak süzüldü, ayaklarımın dibine. Ona bakarken sigaramı ezip çöpe attım.

    “Arkadaş da haklı kendince. Madem bu düzen böyle, değişmiyor; öyleyse düzüleceğin yeri seçeceksin. Yoksa beraberindekileri de savurursun oradan oraya.”

    Aklıma “Kurt Kanunu” kitabındaki Şaban Emmi geldi. 

    “Ne diyordu Şaban Emmi? Peygamber postunda oturana saygı duyacaksın. Gerisine de karışmayacaksın. Parana geçer hükmün. Hükümranımız bilir, deyip geçeceksin.”

    Bu ara yan taraftaki banka bir baba oğul oturdu. Baba oldukça yaşlı, oğlan ise çok genç gösteriyordu. Adam bir bira açıp geri yaslandı. Engelli olduğunu sonradan fark ettiğim oğlu ise elindeki telefonla oynuyordu. Adam cebinden başka telefon çıkarıp müzik açtı. 

    Hayalle yaşarken gerçek dünyada,
    Zamanı içmişiz haberimiz yok.
    Ömürle yüz yüze geldik aynada,
    Harcanıp gitmişiz haberimiz yok.

    Benim canım da bira istedi fakat Müslüm babayı bırakıp gidemedim. Şarkının sonlarına doğru oğlan elindeki telefonu bırakıp kalktı ve yerdeki yaprakların üzerinde tepinmeye başladı. Neden sonra, durdu. Yere doğru süzülen çınar yapraklarını yakalamaya çalıştı. Babası ise hiç orda değil, başka alemlerdeydi. Kim bilir, belki gençlik aşkında, belki hayallerindeydi. Başımı çevirip heykele baktım yeniden. Yeniden mırıldandım, bacağıma dolanan kediyi okşarken.

    Elimden gelen bu ben iki kişiyim
    kisi birbirinden çıkmaya uğraşıyor
    bilmem ki hangisinden nasıl vazgeçeyim
    birisi yeni baştan serüvene başlamış
    öbürü silahında son mermiyi yakıyor
    çoğalmak neyse ne azalmak zor.*

    Elimde bira poşeti, cevapsız sorularımla eve döndüğümde, yine mırıldandım, gülümseyerek. 

    Hayat zamanda iz bırakmaz
    bir boşluğa düşersin bir boşluktan
    birikip yeniden sıçramak için
    elde var hüzün.*


    • Atilla İlhan

    Kadir Horzum, Uşak doğumlu. Eğitimini Balıkesir Astsubay MYO, Anadolu Üniversitesi AÖF İşletme ve Sosyoloji bölümlerinde tamamladı. Halen Aile Danışmanlığı ve Yaşam Koçluğu yapıyor. “Kafamdaki Kalabalık” ve “Kalabalıktan Kalanlar” isimli iki adet kitabı Banliyö Yayınevi tarafından yayımlanan Horzum, yazmaya devam ediyor.

    YAZARIN DİĞER YAZILARI
    kadir Horzum suaremag yazar

    Related Posts

    Bahar Geldi

    Nisan 26, 2026 Kadir Horzum

    SuareMag Nisan 2026

    Nisan 7, 2026 Manşet

    BEYAZ LEKE

    Nisan 3, 2026 SUAREMAG

    SÜSÜ AKMIŞ

    Nisan 1, 2026 Hakan Akdoğan
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026 Sanat

    Dolunay Kocabağ, New York’taki oyunculuk kariyerine yeni başarılar eklemeye devam ediyor. Sahne adıyla Luna Vintner…

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026

    Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

    Nisan 27, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Wolkswagen Arena sezonu açıyor

    Eylül 9, 2024 Konser

    DAĞIN ÖTESİ

    Temmuz 1, 2025 Betül Çakıroğlu

    İNTİBA

    Mart 8, 2026 SUAREMAG
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.