Close Menu
    Son Eklenenler

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Perşembe, Nisan 30
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      1 KAVRAM 10 DÜŞÜNÜR: Varoluşun On Yüzü

      Ağustos 2, 2025

      Ulus Baker: Kısacık hayatına çağları sığdıran ‘birisi’

      Temmuz 12, 2025

      Institut français, Fransız yazar, felsefeci ve filolog Barbara Cassin’i ağırlıyor

      Şubat 25, 2025

      Sade Yaşamın Gücü: Epikür ve Tao’nun izinde sadeleşmek

      Aralık 7, 2024

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Yeni Eril: Dr. Nil Keskin’den kapsamlı bir dönüşüm rehberi

      Mart 4, 2025

      Cansel Oruç’un ‘Başarmaktan Korkma’ kitabı okuyucuyla buluştu

      Aralık 26, 2024

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      “Bir ‘teselli’ ver…”

      Nisan 20, 2026

      Sandviç Kuşağı: Arada Kalmışlık

      Nisan 19, 2026

      Var ol! Kelime büyücüsü çok yaşa!

      Nisan 15, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

      Nisan 27, 2026

      Filiz Çiçek’ten adalet ve intikam romanı: Kayıp Ada ve Şeytanları

      Nisan 22, 2026

      Adını Sen Koy: İki farklı zaman, iki farklı kadın ve benzer bir hikaye

      Nisan 21, 2026

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      Ayın Şarkıları: MART AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mart 8, 2026

      İş Sanat’ın Parlayan Yıldızlar konserleri devam ediyor

      Ocak 15, 2026

      AYIN ŞARKILARI: OCAK AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Ocak 1, 2026

      Sanatın özgür ruhlu bilgesi Patti Smith İstanbul’a geliyor

      Aralık 14, 2025

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Sibel Kırcadere Uslu ile İsmi Olmayan Hikayeler

      Mart 16, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lll

      Mart 16, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Río Sur, Pera Müzesi’nde

      Ekim 16, 2025

      Dalí’nin Tavşan Deliği: Bir romanın resme dönüşen rüyası

      Haziran 12, 2025

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nden ücretsiz sergi turları

      Şubat 20, 2026

      Isabel Muñoz’un Göbeklitepe fotoğrafları Berlin’de

      Şubat 10, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Palu Ailesi skandalı belgesel oldu

      Nisan 10, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      İstanbul Film Festivali 9-19 Nisan’da sinemaseverlerle buluşuyor

      Mart 24, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Sahnede paranormal bir deneyim: “Geceyarısı Hayaleti” başlıyor

      Mart 19, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

      Nisan 29, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

      Nisan 27, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Vildan Külahlı Tanış: Kelimeler efsunlu nesneler gibidir

      Nisan 11, 2026

      Ebru Karaayvaz’dan ağlarken güldüren kitap: Reçeteye Mizah Ekledim

      Mart 9, 2026

      Bozkurt: Yeni nesil yayıncı Toros, kitabı sadece basılı ürün gibi görmüyor!

      Mart 2, 2026

      “Gençler Nereye?” kitabının yazarı Tuğçe Tatari: Türkiye gençlerini duymuyor ve görmüyor

      Şubat 27, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Pablo Neruda: Aşkın, kavganın ve sessiz coğrafyaların şairi

      Temmuz 12, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      Vildan Külahlı Tanış: Kelimeler efsunlu nesneler gibidir

      Nisan 11, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » SONRASI
    SUAREMAG

    SONRASI

    Eylül 1, 2025Yorum yapılmamış6 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    yusuf ziya
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Yusuf Ziya Beyzadeoğlu

    Öylece yatıyorum. Kırık dolu bedenim. Kollarım kırık dolu.

    Her şey bitti.

    Sabah günü selamlarken işittiğim o seste anlamıştım sonun geldiğini. Yanımdakilerle birbirimize uzanıp, bir şekilde dokunarak teselli vermek istedik çaresizce. Rüzgarın yardımıyla biraz dokunabildik. Ağıtlar söyledik rüzgarın bizi yönlendirmesiyle. Sağa sola sallanarak dövündük.

    Hepimiz biliyorduk bir sonu olduğunu. Sonun, bu olduğunu. 

    Birazdan canım acıyacak. Birazdan her şey bitecek. Gözlerimi kapatıp son bir nefes alıyorum. 

    Ayıldım. Öylece yerde yatıyorum. Diğer yere yıkılanların seslerini duyuyorum. Kulağım kırık sesleriyle dolu. Sadece bizim duyacağımız bir çığlık var.

    Yirmibeş yılım vardı düşünmek için. Yirmibeş yıl boyunca hemen yanımdaki dostlarımda beraber düşündük. Şahit olduklarımız hakkında konuştuk, güneş hakkında, toprak hakkında, kollarımıza yuva yapan kuşlar, bedenimize tırmanan karıncalar hakkında. Dünya hakkında, ait olduğumuz ve olmadığımız, gidemediğimiz yerler hakkında.

    Ama hepimiz biliyorduk bir sonu olduğunu. O sesi biliyorduk.

    Bu kadar konuşmayı süslemez mi hikayeler? Kimi korkunç kimi umutlu nice hikaye ve kehanet anlattık birbirimize. Başı ve sonu olan hikayeler, sonun son olmadığını söyleyen o kehanetler… Hemen ötede yere devrilenleri duyduğumuzda mevsimler önce, kokladığımızda dumanını yangınların ya da toprağımızı alıp götüren o çok büyük sağanakta, son bu dedik. Nasıl olduğunu bilmesek de, bir şekilde hayatta kalınca daha da kuvvetlendi anlattığımız kehanetler, daha da bilinmez oldu son.

    Bizde kış bittiğinde bahar başlar, bahar bitince kış. Gündüz biterse gece başlar, gece bitince gün. Bir de hayat başlar toprakla buluştuğumuzda, hayat bitince ise.. Bilmiyorduk. Biz de orasını kehanetlerle doldurduk. Bilmediğimiz bir hüznü taşıdık kehanetlerde, kimi zaman ağladık, kimi zaman teselli bulduk.  

    Yerde öylece yatıyorum. Yıllarca durmadan ettiğimiz sohbetleri düşünüyorum. Bedenimde yaşayanlar kaçışıyor. Gökyüzüne bakıyorum. Hareket etmeye gücüm yok. Rüzgar artık sadece teselli için okşayabilir bedenimi. Bir acı var. Uyuşuk olmasa bilincim, çığlığımı bütün evrenin duyacağı bir acı.

    Biz başlangıçlar ve bitişler arasında neler olduğunu çok iyi biliriz. Biteceğini bilmek, amaca ilerlemek ve bitene kadar tadını çıkarmak. Son kez gölgemde buluşan çiftin bu aşka nasıl başladıklarını, gövdeme tırmanan çocukların yarışlarının, bedenime koku bırakan bir ayının sınırlarının nerede başlayıp bittiğini… Bir anne örümceğin çocuklarını ne kadar sırtında taşıyabileceğini, gökyüzünün ne zaman kızdığını ne zaman dinginleştiğini, kurtların hangi döngüde Ay’ın onları duyacağına inandıklarını biliyorum. Asıl çözemediğimiz; bittikten sonra ne olduğu. Her topluluk gibi biz de kehanetlerle açıklamaya çalışırız bilinmezleri. Anlattıkça ekleriz çözemediğimiz onlarca gizemi. Düşünemediğimiz yaşamadığımız her şey vardı kehanetlerde. Kimi zaman öyle inanırdık ki, toprağa neden ekildiğimizi, sonumuzun nasıl olacağını farklı anlatan ya da farklı inanlar arasında tartışmalar bile çıkardı.

    Şimdi ise herkes sessiz.  Bir testere sesiyle bitti her şey. Ben artık bir testerenin tadını biliyorum. Bedenimi ikiye ayıran ve her şeyi bitiren testerenin metal ve yağ karışımı tadını… Kehanetleri anlatırken hiç birimizin aklına gelmemişti. Testereyi biliyorduk. Ama bu kadar gerçek olduğunu bilmiyorduk.

    Ne kadar zaman geçti bilmiyorum o sesi duyuşumun üzerinden. Sanki yıllar sürdü hareketsiz, yerde bekleyişim. Arkadaşlarımın devrilen bedenlerini görüyorum. İzlemekten başka hiçbir şey yapamıyorum. Beklemekten başka çarem yok. Korkmaktan başka bir çarem yok. İçimdeki merakı suçluyorum. Merak ettiğim için mi geldi bu son? Acaba hiç düşünmeseydim, hiç konuşmasaydık olmayacak mıydı? Kendi sonumu ben mi hazırladım, sonumuzu biz mi hazırladık? Daha masum olsam, bitmez miydi? Zihnim sorularla dolu. Her bitişte bu sorulara mı cevap aranıyor?

    Yere düşenleri dinliyoruz, gökyüzüne bakıyoruz. Altında dertleştiğimiz, sıcağından şikayet ettiğimiz, yağmuru ile yıkandığımız gökyüzüne. Biz beraberken sadece birbirimizle konuşurduk. Gökyüzünden sadece bahsederdik. Şimdi herkes göküyüzüne bakarak, sessizce onunla konuşuyor. Bizi yağmuruyla ve güneşiyle besleyen gökyüzüyle bugün konuşmak suç mu? Artık çok mu geç? Özür diliyorum. Kimseyle konuşamıyorum. Arkadaşlarıma bile bakamıyorum. Neden bilmiyorum. Utanıyorum.

    Testerelerle beni çırılçıplak soyuyorlar. Kolsuz bedenimi yerden kaldırıyorlar. Sanki kalmamı istercesine, son bir kez sarılırcasına yere düştüğümde üzerime yapışan topraklar da dökülüyor yere. Kim suçlu bilmiyorum. Sadece olan oldu. Ben topraktan da özür diliyorum. Öyle bir haksızlığa uğradım ve o kadar haklıyım ki, haksız olduğum bir yer bulup ona tutunmak istiyorum. O yüzden her şeyden özür diliyorum.

    Bir kamyona yükleniyoruz. Ne kaçabilirim ne de bu ânın yükünü kaldırabilirim. Geçmesini bekliyorum. Anlattığımız kehanetlere göre çok basit, ama hiç bir kehanetin anlatamayacağı kadar karmaşık bir şey. Çok kelime sarfetmişiz böylesi bir boşluğa ama ne kadar çabalasak yine de anlatılamazmış.

    Yol boyunca düşündüm yaşadığım bu şeyi. Neden hiçbir şey yapamıyorum, yapmıyorum. Kamyonun tümseklerden geçişini hissediyorum. Egzozundan çıkan dumandan rahatsız oluyorum. Kamyonun gerçekliğini görüyorum. Tenime değen metal kasasının paslarının derimi zımparaladığını duyuyorum. Ama bunun neden gerçek olduğunu, gerçekliğin ne olduğunu anlayamıyorum. Bittikten sonra geriye bu sessiz gerçekliğin kalışını kaldıramıyorum. Geriye kalan gerçekler, gerçeklik algımı bozuyor. Bütün o planlar, beklentiler, hayaller, ihtimaller… Hepsi bir anda bitiyor. Bu boşluk, döngüye olan inancımı kırıyor. Bittikten sonrası yok diyorum. 

    Kamyon duruyor, her yer testere sesi, çok korkuyorum. Hiç bir şey yapamadığım, sadece beklemek zorunda olduğum bu yer, bittikten sonraki o delirtici boşluk zihnimi ve hislerimi kaplıyor. Geçsin istiyorum. Bu acı gitsin istiyorum. 

    Bizi kamyondan alıyorlar. Şu kısacık yolculukta kamyona alıştığım için kendimi suçluyorum. Uyumak istiyorum. Hemen geçsin istiyorum. Uyku ile uyanıklık arasında, bitiş anının şiddetini hatırlıyorum. Hafızamdan asla silemeyeceğim o sesi ve tadı…

    Bedenim tamamen uyuşuk. Testereler uyuşuk bedenimde. Parçalara ayrılıyorum. Bitişlerden sonra parça parça mı olmak gerkekiyor? Böylesi sert mi yüzleşmek gerekiyor korkularla? Ne beklemeliyim bilmiyorum. Sondan sonra bi şey başlaması gerekmiyor muydu? Gecenin bitişi değil miydi gündüzü başlatan? Biz başlangıçlarla bitişler arasını çok iyi biliriz ama bitişle başlangıç arasındaki bu bitmek bilmeyen boşluk da ne? Harekete geçirmeyen, yolunu kaybettirmiş hissettiren, beni parçalara ayıran, kontrol edilemez imkansız boşluk.

    Hiç tanımadığım şeylerle yıkandım. Kimi zaman ağladım, kimi zaman sessizce izledim. Rengim değişti. Sertliğim değişti. Ne kırılgandım eskisi kadar ne de mutluluk verici en güzel zamanları gölgesinde geçirecek kadar. Ben başka bir şeye dönüştüm. Parçalara bölündüm, birleştim ve dönüştüm. 

    Dönüşmek?

    Bitişle başlangıç arasındaki o boşluk bu olabilir mi!? Sadece sabretmek zorunda olmak, geçmesini beklemek, zamana bırakmak… bittikten sonra çaresizce yaptığımız o şeyler bizi dönüştürüyor olabilir mi? 

    Demirlerle eziliyorum, nice süzgeçten geçiyorum.Kuruyorum, bütün ciddiyetimle kuruyorum. Kabul ediyorum. Ben önceki ben değilim. Ben dönüştüm. Bedenimin parçalara ayrılmış her zerresini hissettim. Hepsinin yıkanışını, dönüşümünü hissettim. Bu acılar beni dönüştürdü. 

    Şimdi bembeyaz bir sayfa oldum. Üzerime bitişle başlangıç arasındaki bekleyişlerin, o büyük boşluğun tesellisini yazacaklar. Bazı bitişlerden sonraki başlangıçlar için, bir bedel ödenmesini gerektiğini öğretecekler benimle. Başlangıçtan bitişe çaba yeterli, bitişten yeni bir başlangıç yaratmaksa, sabır ve zaman ilacı ile oluyor diyecekler. Tekrar başlama cesaretinin adı kabul etmek. Dönüştüğünü, eskisi gibi olmayacağını, yaşadığın acıyı kabullenmenin dönüşümün anahtarı olduğunu çizecekler.

    Öylece yatıyorum. Yeni hikayeler için göğsümü açıyorum. Artık bitmesinden korkmuyorum.


    Yusuf Ziya Beyzadeoğlu, 2013 yılında Uludağ Üniversitesi Makine Mühendisliği’nden mezun oldu. 12 yıldır Türkiye’de otomotiv sektöründe Ar-Ge çatıları altında çalışmaktadır. Son iki yıldır yöneticilik başlığı altında insana dokunmanın mutluluğu içindedir. 2022 yılında evde yaptığı müziğini dijital müzik platformları aracılığıyla paylaşmaya başlamıştır. Halen şarkı sözü yazar, besteler. Tiyatro ile ilgilenir. Kapadokya Edebiyat Buluşmaları’nda yaptığı denemelerin ardından yazmaya niyetlenmiştir.

    LİSTEYİ GÖR
    SuareMag – Arşiv
    suaremag yazar Yusuf Ziya Beyzadeoğlu

    Related Posts

    SuareMag Nisan 2026

    Nisan 7, 2026 Manşet

    BEYAZ LEKE

    Nisan 3, 2026 SUAREMAG

    SÜSÜ AKMIŞ

    Nisan 1, 2026 Hakan Akdoğan

    ADALARDAN BİR YAR GELİR BİZLERE 

    Nisan 1, 2026 Gönül Yasemin Ölmez
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026 Sanat

    Dolunay Kocabağ, New York’taki oyunculuk kariyerine yeni başarılar eklemeye devam ediyor. Sahne adıyla Luna Vintner…

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026

    Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

    Nisan 27, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    TOK TOK TOK!

    Ocak 1, 2026 SUAREMAG

    ‘33. Akbank Caz Festivali cazın farklı renklerini şehire taşıyor

    Ağustos 16, 2023 Festival

    Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

    Ocak 7, 2026 Manşet 2
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.