FİLM TAVSİYESİ
Melis Melek
Dünya bazen sadece gördüklerimizden ibaretmiş gibi hissettirir. Oysa asıl hikâye, kendi içimizde gizlidir. Stephen Chbosky’nin “Wonder – Mucize” filmi, büyük fırtınalar koparmadan, sadece nazik olmanın bir insan hayatında neleri değiştirebileceğine dair sessiz bir kapı aralıyor.

Her hikâye dünyayı değiştirme iddiası taşımaz ama yine de insanın iç dünyasını sessizce yerinden oynatabilir. Stephen Chbosky imzalı Wonder da tam olarak böyle bir film. Gürültülü bir dram yerine; küçük anların, bakışların ve gündelik kırılganlıkların içinden ilerlemeyi tercih ediyor.
Yönetmen Stephen Chbosky, 2017 yapımı bu filmde bizi August “Auggie” Pullman ile tanıştırıyor. Filmin konusu, Auggie’nin ve ailesinin odaklanıyor. Auggie, doğuştan gelen ağır bir yüz deformitesi (Treacher Collins sendromu) nedeniyle çok sayıda ameliyat geçirmiş ve beşinci sınıfa kadar eğitimini evde, annesinden almış bir çocuk. Hayatının bu yeni döneminde ise büyük bir sınav bekliyor onu: İlk kez “normal” bir okula, Beecher Prep’e başlamak.
Bu durum, ilk bakışta “farklı bir çocuğun okula uyum süreci” gibi görünse de aslında hepimizin ortak meselesine odaklanıyor: Görünmek ve sevilmek. Evinin korunaklı ortamından çıkan Auggie, okulda sadece çocukların merakıyla değil; dışlanma, zorbalık ve toplumun “normal” beklentisinin sertliğiyle de yüzleşiyor.
Filmin en güçlü yanı, hikâyeyi bir mağduriyet anlatısına hapsetmemesi. Yönetmen, kamerayı sadece Auggie’ye çevirmekle kalmıyor; ablası Via’nın görünmez yüklerini, arkadaşlarının tereddütlerini ve hatta dışlayan çocukların motivasyonlarını da bize gösteriyor. Bu çoklu bakış açısı, didaktik olmadan empati kurmamızı sağlıyor.
“Haklı olmakla nazik olmak arasında kalırsan, nazik olmayı seç.”
Filmdeki okul müdürünün bu cümlesi, anlatının etik merkezini oluşturuyor. Bu arada Wonder, yalnızca bir çocuk filmi değil. Günümüz dünyasında “farklı olanın” nasıl konumlandırıldığına dair güçlü bir alt metin taşıyor. Sosyal medya çağında, görünüşün bu kadar merkezi hâle geldiği bir dönemde, film şu soruyu soruyor bize: Bir insanı değerli kılan nedir?
Bu soru, yalnızca Auggie için değil, herkes için geçerli.
Wonder, insanların kötü doğduğunu değil; bilmedikleri ve anlamadıkları şeylere mesafe koyduklarını hatırlatıyor. Önemli olanın ise bu mesafeyi kapatacak olan “dönüşüm” olduğunu vurguluyor.
Jacob Tremblay, ağır makyajın altından karakterin hem kırılganlığını hem de inadını başarıyla geçiriyor. Julia Roberts ve Owen Wilson ise “idealize edilmiş” ebeveynler yerine, kaygıları ve çabalarıyla oldukça doğal bir portre çiziyorlar. Oyunculuklardaki bu sadelik, izleyiciye ne hissetmesi gerektiğini dikte etmiyor; hissetmesi için alan bırakıyor.
Görünüşün merkezde olduğu modern dünyada Wonder, bir insanın değerini neyin belirlediğini sorgulatıyor. Büyük iddiaları olmayan bu küçük hikâye, izledikten sonra zihinde tek bir cümle bırakıyor: Biraz daha nazik olmak mümkün ve asıl “mucize” belki de bu kadar basit bir kararda saklıdır.
Filmin Künyesi
- Orijinal Adı: Wonder
- Türkçe Adı: Mucize
- Yönetmen: Stephen Chbosky
- Senaryo: Stephen Chbosky, Steve Conrad, Jack Thorne
- Uyarlama: R. J. Palacio’nun aynı adlı romanından
- Oyuncular:
- Jacob Tremblay (Auggie Pullman)
- Julia Roberts (Anne)
- Owen Wilson (Baba)
- Izabela Vidovic (Via)
- Yapım Yılı: 2017
- Süre: 113 dakika
- Tür: Dram / Aile


