Close Menu
    Son Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Ekim 12
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      KOPENHAG: GÜVENİN VE HAFİFLİĞİN KONFORU

      Eylül 1, 2026

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

      Ekim 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      2026 Emmy Ödülleri’nde Rekorlar Gecesi: Televizyonun Ezberleri Bozuldu

      Eylül 16, 2026

      ÇYDD’nin 2026-2027 burs başvuruları başladı

      Eylül 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      Sıradan insanın bir “derbeder” olarak portresi

      Ekim 7, 2026

      Celal Kadri Kınoğlu’nun yeni romanı “Provalar” raflarda

      Ekim 3, 2026

      Kıraathane Kitap Şenliği 8. yaşında

      Ekim 2, 2026

      Tutu Aydınoğlu’ndan Mirzayev’e yeni bir yorum: “Hafızanın Kontrpuanı” albümü çıktı

      Eylül 29, 2026

      Klasik Müziğin çağdaş yorumcularından Janoska Ensemble Bodrum’da

      Ağustos 7, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      İsmi olmayan hikâyeler – VIII

      Ağustos 30, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – VII

      Temmuz 25, 2026

      AH BAVULUM VAH BAVULUM

      Temmuz 15, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Pera Müzesi’nde İki Yeni Sergi: Cumhuriyetin Kamera Arkası ve Frank Bowling

      Eylül 30, 2026

      ‘1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar’ sergisi RHM’de

      Eylül 23, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      Cennete 9 Tapınak: İnanç, aile ve ölüm arasında 9 durak

      Ekim 5, 2026

      Yalnızlar Rıhtımı restore edilmiş kopyasıyla beyazperdede

      Ekim 2, 2026

      İki Dünyanın Prometheus’ları: Ateşin, Bilginin ve Isdırabın Sinematik Silsilesi

      Eylül 18, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kaş Tiyatro Günleri Likya’nın izinde beşinci kez perde açıyor

      Ekim 6, 2026

      14 yıl sonra yeniden perde: Muammer Karaca Tiyatrosu bağımsız tiyatrolara açılıyor

      Eylül 27, 2026

      Tiyatroda “VR” deneyimi: “35 Mayıs” yeniden sahnede

      Eylül 22, 2026

      Sait Faik ile Orhan Kemal “Düş Payı”nda buluşuyor

      Eylül 1, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Küçük bir kâğıtta koca bir hayat: Hasip Pektaş ve ekslibrisin hafızası

      Eylül 25, 2026

      ÖZLEM GÜLLER ÜNAL RÖPORTAJLARI

      Eylül 13, 2026

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Karanlığın değişen yüzü: Gotik edebiyatın tarihsel gelişimi

      Eylül 15, 2026

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      ÜST GEÇİT

      Ekim 1, 2026

      BİR REPLİKANTLA HAYATIN ANLAMINI ARAMAK

      Ekim 1, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » YENİ YIL VALSİ
    Melek Toksoy

    YENİ YIL VALSİ

    Ocak 1, 2026Yorum yapılmamış8 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Melek Toksoy

    Bu akşam evimde yeni yılı karşılıyoruz. Annem, babam, aile dostlarımız ve birkaç arkadaşımı davet ettim. Yeni işimde artık kadroluydum, kendi evime taşınmıştım bunları kutlayacaktık.  İş bölümü yaptık, bana düşen ana yemek ve zencefilli kurabiyeler. Kestaneli pastayı annem yapacaktı. Ailemden gelen bir gelenek olduğu için kadınlar uzun elbise, etek; erkekler de takım giyecek. Herkes şık olmalı.

    Tatlı bir bekleyişteyim. Geri sayıma yaklaştıkça insan kaç yaşında olursa olsun yürüdüğü yıl içindeki hayatını, kendini sorguluyor. Sanki Külkedisi’nin aslına dönmesinin tersine, tam gece yarısı, her şey geçmişte kalacak, yenileneceğiz, yaşasın yeni sayfalar modundayım. Yemek boyunca halı pistimizde arada dans edeceğiz. Hatta ben vals yapalım, diye de ısrarcı oluyorum ve herkes deniyor, çok eğleniyoruz. 

    Yeni yıl heyecanım Aralık Ayı kapıdan başını gösterdi mi, başlar. Bu akşama kadar geçen o bir ayın keyfini pek severim. Kendimi de ister istemez sorgularım, aslında iç sesim susmaz.  Sokakların, evlerimizin süslenmesi, mağaza dekorları ile başlayan serüven aslında hayatımızın bu döneminde tazelenen bir Umut Arayışı Seremonisidir, bana göre.

    Yeni yıl; insanların ortak zaman diliminde buluştuğu, dünyanın umut ve dileklerini en canlı tuttuğu bir dönem, sizce de öyle değil mi? Mesela; dünya her ne kadar iyiye gitmiyor desek de en azından daha iyiye gitsin diye şekilleniverir dileklerimiz. Gerçekleşmemiş umutlarımızı, özellikle bizi yaralamış olan her ne varsa onları atarız, vazgeçeriz, kendimize sözler veririz, bazılarını ise yeni anlamlarla yenileriz. İnsan umutla yaşar, dış sesi inkâr ettiği anlarda bile iç sesi derinden daima bir arayıştadır. Bu arayışın içeriği konusu ne olursa olsun, amacı mutluluk hatta huzuru bulmaktır.

    Bu umut arayışı seremonisi, bir yolculuk hatta bir serüvenin başlangıcıdır. Bu serüvende dileklerimiz, ya da hedeflerimiz nedir, birincil derecede ihtiyaçlarımızdan mıdır, doğru zaman mı diye sorgulayıp karar verip başlar, yani bu yolculuğu planlarız.

    Aristoteles diyor ki: “Mutluluk, yaşamlarımızın, ruhlarımızın işini akıl ve erdeme uygun olarak yönlendirmekten ibarettir.”  Ve ekler; mutluluk uzun süreli eğitimle elde edilebilir, çünkü erdemleri edinmeyi öğrenmek, yani denge, istikrar sağlanana kadar erdemler ve kusurlarla çalışmak, çabalamak gerekir ki bu bizi karakterize eden, insan olarak ayıran ve insan olma hakkını hak etmemizi sağlayan yetenekleri, erdemleri geliştirmemizi, mutluluğa ulaşmamızı sağlar.”

    Yeni mottomu tam da açıklıyor Aristoteles. Düşüncelerimize kararlarımıza irademiz ve istikrarımız hakkıyla eklenirse ve ilerlerken edindiğimiz bilgileri de değerlendirirsek, umut dolu bir bekleyişe doğru ilerleriz. Heyecanlı ya da gerilimli olacak ama arzularımız hala mantıklı geliyorsa, sabır ve sakinlikle yaşanırsa, bu süreç iyi bir sonuca doğru akar gider. Tabii hayal kırıklıklarına da hazırlıklı olmalısınız ve baştan kendinize sormalısınız; olası bir kaybedişi kaldırabilecek miyim? Ama unutmayınız her arayışın sonucuna giden yol aynı zaman da bir tecrübedir. Bu da bir hediyedir. O nedenle vaz geçmeyiniz.  Arzularınıza ulaşma yolunda muhakkak yeni ve eski deneyimlerinizi süzüp, kalanları harmanlayacaksınız. Sonrası sizi eşsiz bir bekleyişe sürükleyecektir.

     Mutluluk ve nihayetinde huzura götürecek arayışlarımız ve dileklerimiz bazen de bize imkânsız görünür: İşte o zaman; Lao Tzu der ki, “Hiçbir şeyden, bir şey” doğar.”  Bu da bize kararlılık, çaba ve iradenin önemini bir kez daha hatırlatır.

    Bu inançla başlar ve devam ederseniz o yolculuk o bekleyiş süreci bitince artık umut arayışlarınız mutluluğa dönüşmüştür, ya da daha güçlüsünüzdür.

    Kurabiyelerimi bitirip eti fırına yerleştirdim. Salona geldim. Kendime iki ayrı renkte minik kutular hazırladım. Kapaklarında ana renkleri maviyle buluşmuş çizgili kabartma fiyonkları var. Bu, kimsenin bilmediği kendimce bir geleneğimdir. Küçük kağıtlara yeni anlamlarla umuda bezediğim gerçekleşmemiş dileklerimi ve yeni arzularımı yazdım kutulardan kırmızı olana yerleştirdim. İşimde yükselmek istediğimi yazdım. Kendime daha çok vakit ayıracaktım, geç kaldığım Rusçamı geliştirecek, İtalyanca öğrenecektim. Dantel bir keseye koyarak ağacın tepesine astım. Karşıdan şöyle bir baktım. Beyaz kese içinden bile pırıl pırıl yansıyordu ağacın yanıp sönen ışıkları arasından.

    Diğer kutunun gövdesi griliydi. Küçük not kağıtlarına gerçekleştiremediğim umutlarımı hatta şaşkın hatalarımı kodladım. Açık açık yazmadım yani, olur da birinin eline geçerse diye. Şaşkın hatalarım derken; aylardır beklediğim bir seyahatimi uyuyakalarak kaçırdım! Bazı hedeflerimi de otobüs bekler gibi ayağıma bekledim. O otobüsün gelmeme ihtimalini bile bile. Sırf çabasızlığımdan ya da fırsat anlarını değerlendiremediğimden, olabilecekken olamamışlarım vardı ve hayatın gidişatından bundan sonra da gerçekleşemezlerdi zaten.  Bir kahkaha attım kendi kendime, bu kodlar karmaşık olacaktı ama neyse ki onlarla zaten vedalaşıyorum, diye de hatırlattım kendime.  Gerçekleşmemiş Umutlar Kutucuğumu avucumda okşayarakevin arka taraftan çıkış kapısının bitişik duvarındaki nişe yerleştirdim. Gece yarısı onun bir şekilde eski yıla karışması için doğa ile buluşmasını sağlayacaktım.

    Döndüm, mutfağı kontrol ettikten sonra, masadaki eksikleri tamamladım, dekorlarıma göz attım. Mumun aleviyle dönen meleklerim, ayakları altındaki pirinç çanlara vuruş yapıyorlardı. Yeni yıl çiçekleri kokinalar evin birkaç yerinde pamuktan kar örtüleriyle vazolarında, rengarenk balonlar şişirilmiş hafif esintilerle nazlı çiçekler gibilerdi. Şöminenin notaları çıtır çıtır dolduruyordu salonu. Kozalaklar turuncu kahverengi kızıl renklerinde, kütükler yandıkça çöküyordu diğeri üzerine. Bir mola verecektim kendime, hak etmiştim. Mutfağa yöneldim. Taze demlemiş olduğum çayımı hazırladım, oturdum ateşin karşısına. Dizlerime kardan adam motifli battaniyemi örttüm. Çayımı yudumlarken kalbim huzurluydu, odanın fotoğrafını çekiyorduk.

    Bakışlarım odada gezinirken, boynunda atkısı kocaman kardan adam balonum bana bakıyordu. Hafif bir esintiyle sallandı eliyle başı üstüne denk gelen fotoğrafları işaret etti. Gülümsedim, göz kırptım ona.  Ah anılar, diyorsun, değil mi? Kalktım pikaba ünlü besteci Johann Strauss’un Mavi Tuna valsini koydum. Döndüm fotoğraflara hayranlıkla uzun uzun baktım, sonra birini seçtim aldım, oturdum koltuğuma. Bak, yıllar önce de olsa, pek çok yıllarımı hâlâ taçlandıran en kıymetli anım var burada, diye konuştum kardan adam balonuma. Bir süre elimde fotoğraf, hayatıma renk katma arayışına girdiğim bir döneme kaydım. Kalbimi neşelendirecek, keyif alacağım yaşamıma ahenk katacak bir arayış ruhundaydım o vakitler. Bir gün piyanoda çalıyordum, Mavi Tuna valsini. Müziğin kucağında hayalimde dans ediyordum. Kalktığımda hemen internetten araştırmalara başlamıştım. Amacım Vals gecesine izleyici olarak katılmaktı.  İki elimle tuttuğum fotoğrafa baktım…

    Viyana’da vals gecesindeydim. Eteklerim zarif kıvrımlarla uçuşuyor, partnerim belime sarılmış başımda tacım dirseğime kadar beyaz eldivenlerim, dönüyoruz…

    “Günümüzde Viyana Valsi, dakikada yaklaşık 180 vuruşluk bir ritimle ve sınırlı sayıda hareketle dans edilmektedir: adım değiştirme, tereddüt, havada asılı kalma, geçiş değişiklikleri, doğal ve ters dönüşler, merkeze doğru hareket etme ve kontraçeke giden dönüş (Fleckerls)…”  diye anlatıyordu dans hocamız son provada. Annem dışarıda bekliyor, arada camdan bakıyordu. “Evet, hanımlar beyler! Tamam” diye ellerini şaklatarak bitişi haber veren bu incecik adam “akşam saatinde buluşmak üzere dağılabilirsiniz,” dedi ve çıktık doğru konakladığımız yerlere. Annem benimle aynı heyecanda koşturuyordu, banyo ve saç yapımı, giyinme anca yetişirdi. Zamanın içinden koşarak kırmızı merdivenlere ulaşmıştık. Annem üç sıra incisi, yüksek topukları vakur duruşu ile elinde dans kıyafetim merdivenleri çıkarken bir yandan bana pırıl pırıl bakıyordu. Çantamı uzattı burnumdan öptü, elinde davetiyesi o salona ben kulis arkasına geçerken ayrıldık. Heyecanlıydım. Partnerim karşıladı beni, yakışıklıydı, heyecanımı bastıracak nazik cümleler sarf etti. On beş ayrı ülkeden başvuru sonucunda kabul edilmiş, on yedi – yirmi iki yaş arası on sekiz genç kız ve erkeklerden biriydim. İzleyici olarak gitmeye çabalarken, araştırmalarım neticesinde bizzat kendimi sahnede bulduğum olağanüstü bir durumdu. Kendi ülkelerimizde merkezden yönlendirilerek dans dersleri almış ve üç – beş gün önceden de birlikte Viyana’da provalar yapmıştık. Ve nihayetinde dünyanın gözleri önünde o salona çıktık. Romanlarda, filmlerde gördüğümüz karenin içinde dans ettim ben de. Finalde alkışlar önünde eğilmiş, zarafetle selamlamıştık izleyicileri. Sahnemiz bittikten sonra ailelerimize katıldık. Annem gururla beni masadakilere tanıttı. Masadakiler Bulgaristan, Amerika, Türkiye, Ukrayna, Slovakya ve İspanya’dan gelen ailelerdi. Kadehler iyi dileklere, tanışmış olmanın şerefine kalkıyor, sohbet renkleniyordu. Anneme bakarken içimde beyaz bir kuş kanat çırpıyordu, annem de bana şefkatle bakıyor, çenesini hafif kaldırarak masadakilere tebessüm ediyordu. Bir şekilde seçildiğimiz bu balo için beni teşvik etmiş, tüm imkanlarını seferber etmişti anneciğim. Hayatta yapmak istediklerimiz için çabalamayı, daha farklı neler yapabileceğimizi araştırarak bulmayı ve hayata geçirmeyi öğreterek bazı fırsatların önünü açmıştı. Balo bitiminde dansçı arkadaşlarımla kuliste tekrar buluşmuş, kendi aramızda danslar etmiştik. Partnerlerin hepsi Viyana’nın askeri okulundan, iyi yetiştirilmiş gençlerdi. Bizlerle ve ailelerimizle sohbette son derece içten, donanımlı konuşuyorlardı. Duruşları daima nazik ve ilgiliydi. Hatıra fotoğrafları, iletişim numaralarını çantalarımıza koyup kırmızı merdivenlerden özel bir anıya dönüşmeye başlamış geceyi ardımızda bırakarak otelimize döndük.

    Bu anım ihtiyaçtan çok hayatıma renk katma arayışı, valse olan tutkum, oraya gitme çabası ve izlediğim yolda rastladığım bilgilerle “asıl benim de dans edebileceğimi” sürpriz bir şekilde öğrenmiş olmam, bunu takiben heyecanlı bir hazırlığın bekleyişiyle o sahnede olmaktı.

    Kapının ziliyle sıçramışım. Derin bir iç çekerek fotoğrafı yerine astım, kapıya yürürken kardan adam balonuma, ah şu eski yıl gidene kadar uslu dursa bari, dedim. Arkadaşlarım ardından annem, babam ve aile dostlarımız ardı ardına geldiler. Herkes getirdiklerini tanzim ettikten sonra, masada yerlerini aldı. Geri sayıma eksilen saatlerdeyiz…

    Yeni yıl sizlere de mutlulukla dans edeceğiniz güzel anılar yaşatsın diliyorum.

     Körelmiş umutlarınızı güçlendirmek için de sabırla seçenekler arayınız. Umutlarınız yenilensin. Çok yönden içine gireceğiniz arayışlar, karşınıza çıkan olası olumsuzlukları lehinize çevirme çabalarınız da dahil, iyi bir sonucu bekleyişe ve nihayetinde ödüle dönecektir. Bazen beklenilen olmasa da unutmayınız tecrübe de bir ödüldür. Bazen o arayış ve bekleyişler hayatımızı renklendirmek amacıyla olsun, mutlu sonlar mutluluk danslarınızla çeşitlensin.

    Yeniden canlandırdığınız umutlarınızın vuruşları çok olsun.

    Mutlu Yıllar


    Melek Toksoy, Antalya doğumlu. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi’nde okudu. Turizm ve otelcilik alanından emekli oldu. Yaratıcı yazarlık atölyelerine katıldı; insanlar, hayvanlar, doğa her daim ilgisini çektiğinden, sandığından günlük ve karamalarını çıkartarak  yazın hayatına başladı. Beş kolektif kitapta öyküleri yer aldı, çeşitli dergilerde yazıları yayımlandı. 

    DİĞER YAzıları oku
    melek Toksoy suaremag yazar

    Related Posts

    Ayın Filmleri: EKİM AYINDA NE İZLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Filmleri

    Ayın Şarkıları: EKİM AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Şarkıları

    Ayın Kitapları: EKİM AYINDA NE OKUYALIM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Kitapları

    SuareMag Ekim 2026

    Ekim 1, 2026 Manşet
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026 Edebiyat

    Yazar Tuba Ayşe Özgür’ün, fotoğraf sanatçısı Nihal Gündüz’ün fotoğraflarıyla yer aldığı yeni kitabı Kırık Yansımalar üzerine İstanbul…

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

    Ekim 8, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Yaşama Dair

    Temmuz 24, 2025 Öykü

    KARAR

    Ağustos 1, 2026 Duygu Görücü

    GATTACA: SEÇİMLERİMİZ GERÇEKTEN BİZE Mİ AİT? 

    Temmuz 1, 2026 Sinan Cem Çamözü
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    Haber Bülteni

    Haber Bültenimize Abone Olun

    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.