Close Menu
    Son Eklenenler

    The Bad Plus veda turnesi için 16 yıl sonra Salon’da

    Ağustos 24, 2026

    Eskişehir’de festival zamanı: Porsuk kıyısında beş gün

    Ağustos 24, 2026

    Ayvalık Uluslararası Film Festivali beşinci yaşını dünyanın öne çıkan filmleriyle kutluyor

    Ağustos 17, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Salı, Ağustos 25
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Medusa – Kadın Öfkesi ve Öteki’nin Bakışı 

      Şubat 24, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Nilgün Karataş: ‘Tanrıçalar ölmedi, sadece kostüm değiştirdi’

      Ağustos 5, 2026

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      MİTOLOJİDEN EDEBİYATA YAZI ATÖLYESİ – 2. MODÜL

      Ağustos 2, 2026

      MİTOLOJİDEN EDEBİYATA YAZI ATÖLYESİ – 1. MODÜL

      Ağustos 2, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Canavar’ın ‘saf’ değişimi ve dönüşümü

      Ağustos 12, 2026

      Elsa Morante’nin iki eseri aynı anda Türkçede

      Ağustos 5, 2026

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Bir yasın izinde: Tanrıların Tahtında

      Temmuz 31, 2026

      Klasik Müziğin çağdaş yorumcularından Janoska Ensemble Bodrum’da

      Ağustos 7, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Şarkıları: HAZİRAN AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Haziran 2, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – VII

      Temmuz 25, 2026

      AH BAVULUM VAH BAVULUM

      Temmuz 15, 2026

      İsmi Olmayan Hikayeler – VI

      Haziran 19, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – V

      Mayıs 9, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Serçe Limanı batığının 1000. yılına sanatsal bir selam: Marmaris’te Cam Sanatı Sergisi

      Mayıs 2, 2026

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      Ayvalık Uluslararası Film Festivali beşinci yaşını dünyanın öne çıkan filmleriyle kutluyor

      Ağustos 17, 2026

      İBB Beyoğlu Sineması’nda Ağustos Boyunca Ücretsiz Film Şöleni

      Ağustos 4, 2026

      Obsession: Bir Dileğin Etik Bedeli

      Temmuz 27, 2026

      THE ODYSSEY ÜZERİNE DÜŞÜNCELER: EN FAZLA TANRILAR KADAR KUSURLU

      Temmuz 26, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kültürler Mut! Tiyatrosu’nda buluşuyor

      Mayıs 5, 2026

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      The Bad Plus veda turnesi için 16 yıl sonra Salon’da

      Ağustos 24, 2026

      Eskişehir’de festival zamanı: Porsuk kıyısında beş gün

      Ağustos 24, 2026

      Ayvalık Uluslararası Film Festivali beşinci yaşını dünyanın öne çıkan filmleriyle kutluyor

      Ağustos 17, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Nilgün Karataş: ‘Tanrıçalar ölmedi, sadece kostüm değiştirdi’

      Ağustos 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Nilgün Karataş: ‘Tanrıçalar ölmedi, sadece kostüm değiştirdi’

      Ağustos 5, 2026

      TUZ DENİZİ

      Ağustos 1, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » MUAZZAM YIKINTI
    SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    MUAZZAM YIKINTI

    Kasım 1, 2025Yorum yapılmamış6 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Başak Bıyıklı

    Aynanın karşısına geçerken, haylidir uzun uzun bakmadığım yüzümü inceleyip, sevdiği erkeği kaybetmiş bir kadının gözlerini aramaktı niyetim. Gözlerindeki ifadeden dünyasının şifrelerini çözmek. O hiç tanımadığım ve bilmediğim dünyanın. Bana bahşedilmemiş olan dünyanın. Belki de bir önceki yaşamımın günahlarından yitirdiğim dünyanın. Elimi uzatıp henüz küçücük bir kızken yaralanmış yüreğinin derinlerine dokunmak istemiş olabilirim. Atışları hissediliyorsa hâlâ, avuçlarıma alıp o yüreği sarsmak, sarmak, sarılmak da. Haylidir aynanın önünde dikiliyorum. Kız çocuğu görünmedi. Bakındım. Aradım. Hatta seslendim. Gelmedi. Karşımda o küçük kız yerine, içi boşalmış muazzam bir yıkıntı var. Bir zamanlar dimdik kuleleri, kubbeleri, sütunları, salonları, balkonları ile davetkâr bu saray,artık iki karanlık delikten ibaret.

    Bakılmadığından kararmış, dokunulmadığından yıkılmış, kendi temellerine çökmüş delikler. Camsız deliklerden sızan karalığa dalıp gitmişim. Gördüğüm boşluktan ve onu çevreleyen ruhsuz kabuktan korktum. Ürperdim. Gözlerimi sımsıkı kapattım. Küçükken sessizlikten korktuğumda, babaannemin bana nasıl sarıldığını hatırladım. Bana fısıldadıklarını bir dua gibi tekrarladım. Yum gözlerini bebeğim, sımsıkı yum. Ve içinden ona kadar say. Bak göreceksin her şey geçecek. Bir iki üç gördüklerim gerçek değil, dört beş altı gerçekler yıllar önce öldü, yedi sekiz dokuz o istese de artık beni yaralayamaz ve on şu an burada yalnızım. 

    Gözlerimi açtım. Delikler gitmiş. Yerlerini yorgun göz bebeklerim doldurmuş. Aynada bana bakan baygın, uykulu, torbaları karanlık gözleri dikkatle inceliyorum. İçimden bir şefkat dalgası yükseliyor. Belki biraz da acıma. Aynadaki surete üzülüyorum. Dudaklarımı ona yaklaştırıp kendi terimden buharlanmış gözlerimi derin derin koklayarak öpüyorum. Kendini öpmek. Uzaklardan bir baba ıslığı geliyor kulaklarıma. Tanıdık bir melodi. Yok yok, bu babam olamaz. Sevmezdi ıslık çalmayı. Şarkı söylemeyi de. Melodiden nefret eder, melodrama bayılırdı. Bana o öğretmediyse içimdeki ıslığı çalan kim. Sana yıllardır kim dokunmuyorsa o. İnsanın kulak kapakları olmalı. İstediğinde dibine kadar kapatıp gidebilmeli.

    Birileri bu çalanı susturabilir mi? Nefret ediyorum ıslıktan. Dudakların öyle büzülmesi midemi kaldırıyor. İçimde bir yerlerde deli bir genç kadın kahkaha ile yanıt veriyor ıslığa. Dudaklarını büzerek, ‘çiiiiiiizz!’ diye bağırarak hastalıklı, korkutucu ve yaralı bir kahkaha atıyor. Filmlerdeki gibi yapay ve zorlama değil tonu. Acınası halimden bir komedya çıkartmışçasına çaresizce gerçek. Yıkıntının derinlerinde mavi temiz suların olmadığını hâlâ öğrenemedim. Her karşısında geçtiğimde umutla o küçük kızı aramaktan vazgeçmedim. Öyle bir kız yooook! Sadece deli bir kadın ve muazzam bir yıkıntı. 

    Tanrı varsa, ki babaanneme göre elbette vardı beni tam bir orospuya benzetiyordur. Hayallerini, geçmişini, kahkahalarını, ruhunu sayısızına satmış, sattıkça kaşarlanmış bir orospu. Orospu, bedenini para için satanlara denmez mi. Belki biraz kibarcası fahişe. Ben karşılığında biraz ilgi, şefkatli bir öpücük, merhametli bir bakış istemiştim. Deli kadın içeriden çığlık çığlığa bağırıyor. Ezik, diyor. Kendini satmanın kibarcası kabacası olmaz. Satmak satmaktır. Hem kim satmıyor ki kendini. Devir orospuların devri. Kendini satmayana bu dönme dolapta boş yer yok.

    Önünde ömürlerin feda edildiği sanal sahnelerde sayısız -haydi kibar olalım- fahişe var. Hatta kim bilir kaçı şu anda, o karanlık aynanın önünde hayatının hangi sırrını ifşa ediyor. Hâlâ anlatacakları var. Benim gibi kendilerinden sıkılmamışlar. Aynaya her baktıklarında hayal kurabilecek kadar uykudalar. Örgü saçlı küçük kız çocuklarının hayallerini kuruyorlar. Temelleri sağlam, içinde kahkahaları kendinden deli kadınların yaşamadığı geniş salonlu, koridorları labirente dönmemiş, ışıl ışıl avizelerinden yarının sürekli göz kırptığı evlerde yaşayan, annesi ve babasının elini asla bırakmadığı küçük kızları. Bir de o kızların nasıl büyüdüğünü. Nasıl koştuklarını, nasıl yüzdüklerini, nasıl bisiklete bindiklerini. Ve nasıl düştüklerini. O kızlar da düştüler, eminim. Her düştüklerinde dizlerinde, dirseklerinde, avuçlarında yaralar açıldı benimkiler gibi. Ama o yaralara üfleyenleri vardı. Üflenen yaralar yüreklerinde kabuk bağladı. Sağlamlaştı. Bir daha açılsalar da acımadılar benimkiler kadar. Yarası kabuk bağlayan küçük kızlar sahneyi sağlam genç kadınlara bıraktılar. O kadınlar hiç yalnız olmadılar. Hırpalanmadılar. Kullanılmadılar. Terk edilmediler. 

    Ellerini içine alan avuçlar oldu, enselerini öpen dudaklar, dayanacak kucaklar. Ah o avuçlar, dudaklar, kucaklar…

    Sırtım dönük atabildiğim birkaç adımdan sonra tekrar başladığım yere, aynanın başına dönüyorum. Yumduğum gözlerimi tekrar açmadan önce beni asla orospulukla suçlamayacağını bildiğim tanrıma sana tanrım diyebilir miyim? beceriksizce bir dua fısıldıyorum. beni duyar mısın, görür müsün, bana sarılır mısın, başımı okşar mısın, dağılan saçlarımı tarar mısın, ben seni bilmesem de sen beni bilir misin, kimseye inanmayalı çok oldu, inanmayalı çok oldu, çok oldu, çok, o günden beri dua etmedim, ben senin de beni bıraktığından emindim çünkü, babaannem derdi ki o her şeyi görür ve duyar ama sen görmedin be tanrım, be dedim kızma bana, biraz önce de orospu demiştim ona da kızma emi, ama görmedin, o parmakların istenmeyen yerlerde nasıl gezindiğini, o dudakların ben onlardan kaçtıkça nasıl kocaman ve şişkin balonlara döndüğünü, neden görmedin, neden duymadın öğürtülerimin asla kusmayla sonlanmadığını, kimse duymadı, kimse görmedi, sen de haklısın. 

    Kapı çalıyor. Kıpırdamıyorum yerimden. Kapımı kimse çalmaz. Haylidir çalmadı. Korkarlar benden. İstemezler karanlığıma bakmayı. Kapım hep kapalıdır. Onlara, başkalarına, diğerlerine. Tekrar çalıyor. Tekrar ve tekrar ve tekrar. Dayanamıyorum artık. Bırakıyorum duamı ve aynamı. Terliklerimi sürüyerek ilerliyorum. Zil sustu. Elim kapı kolunda kısa ve derin bir soluk alıyorum. Açıyorum. Karşımda iki genç erkek. Üniformalı. Ciddi. Ama korkmuyorum. Ağızları düz olsa da gözleri gülümsüyor. Kocaman kocaman bakıyorlar bana. Koca kanatlı koca gözlü melekler. Biri kara diğeri beyaz. Benim meleklerim. Tanrım dualarımı duydun mu yoksa? Melekler üniforma giyer miydi? Hatırlamıyorum. Gülümsüyorum. İki melek kollarımdan tutuyorlar beni. Her yer beyaz. Küçükken kırdığım kum saatinin her bir zerresi, annemin gözlerinin akı, babamın tırnak dipleri, bademciklerimde çıkan iltihaplı baloncuklar, camın önünden sessizce beni izleyen sardunyalar kadar. Soğuk, uzak, yaralı bir beyaz. 

    Uzun bakamıyorum. Gözlerimi yumuyorum. İşte alışık olduğum karanlık. Koyu dehlizler, kara mağaralar, denizin dibine ulaşamayan o ışık kulağımda çınlıyor. Birisi benimle konuşuyor. Yoksa yine kapının zili mi çalıyor? Ama biz evde miyiz? Yok evde değiliz, taşındık biz oradan diyorum. 

    “Hastanedesiniz” diyor bir ses. Tanrım bu sen misin? 

    “‘Hanımefendi” diyor! Hanımefendi mi? Bana kimse böyle seslenmez ki. 

    “Ben hemşirenizim, her gelişinizde ben ilgileniyorum ya sizinle,” diyor. Daha önce de gelmişim demek ki. Kimdi ki bu hemşire. Babaannemin hemşire diye seslendiği tek dişli bir kız kurusu komşusu vardı, o olabilir mi? Çüş, o çoktan böceklere vitamin olmuştur. Belki yakışıklı bir doktordur ya da beni kollarımdan tutarak buraya kadar kucağında taşıyan o büyük kanatlı meleklerden biridir. Kara olan mı, beyaz olan mı? Kara olan olsun. Kara melek. Kömür karası melek. Gözlerimi açamıyorum melek. Açarsam cesedi teşhis etmem gerekecek. Ben ona bir kere baktım, bir daha bakamam. O parçalanmış yüze bir daha bakamam. Bakarsam yeniden ve yine ve yeniden parçalamam gerekir. Çıplak parmaklarımla etlerini ayırmam… Terini tırnak aralarıma bulaştırmam… Bana bunu yaptırmayın. Yapmaaaaaaam! 

    Kendi çığlığımla gözlerimi açıyorum. Aynadayım. Göz yaşlarımla ıslanmış yüzüme bakıyorum. O yüzün ardında, üzerindeki pis kokulu geceliği ile iki polis tarafından hastaneye taşınan kadını görüyorum. Geceleri tuvalette parmaklarını boğazının derinlerine kadar sokarak dünyaya kusmaya çalışan kadını. Pantolonu sıyrılmış adamı yüzünden başlayıp apış arasına kadar defalarca bıçaklamış deli kahkahalar atan kadını. Hep onu görüyorum. Ne kendini seven bir erkeğe rastlayabilmiş ne de içindeki saç örgülü küçük kız çocuğunu büyütebilmiş o muazzam yıkıntıyı. 


    Başak Bıyıklı İstanbul doğumlu. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu. Yirmi yedi yıldır pazarlama araştırması alanında çalışıyor; kendi işinin sahibi. 2022’de Çanakkale’ye taşındıktan sonra edebiyat eğitimine ve yazı çalışmalarına yoğunlaştı. Öykü ve küçürekleri çeşitli kolektif kitaplarda yer aldı. Denize ve fıstık çamlarına karşı yazıyor; yakında yayımlamayı planladığı kişisel kitapları üzerinde çalışıyor.

    YAZARIN DİĞER YAZILARI
    başak bıyıklı kabuk öykü suare öyküler

    Related Posts

    Ayvalık Uluslararası Film Festivali beşinci yaşını dünyanın öne çıkan filmleriyle kutluyor

    Ağustos 17, 2026 Manşet 2

    Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

    Ağustos 10, 2026 Edebiyat

    Klasik Müziğin çağdaş yorumcularından Janoska Ensemble Bodrum’da

    Ağustos 7, 2026 Etkinlik

    AYIN KİTAPLARI: AĞUSTOS AYINDA NE OKUYALIM?

    Ağustos 2, 2026 Ayın Kitapları
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    The Bad Plus veda turnesi için 16 yıl sonra Salon’da

    Ağustos 24, 2026 KÜLTÜR - SANAT

    Çağdaş cazın özgün topluluklarından The Bad Plus, 12 Eylül’de Fiba Salon İKSV sahnesine konuk oluyor.…

    Eskişehir’de festival zamanı: Porsuk kıyısında beş gün

    Ağustos 24, 2026

    Ayvalık Uluslararası Film Festivali beşinci yaşını dünyanın öne çıkan filmleriyle kutluyor

    Ağustos 17, 2026

    Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

    Ağustos 13, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Venedik’te Cinayet filminden fragman ve afiş

    Mayıs 4, 2023 Video

    Ara tatilde bunları unutmayalım: ‘Okumak, yazmak, yürümek, konuşmak ve gülmek’

    Kasım 8, 2024 Betül Çakıroğlu

    KABUK TOPLUMU

    Kasım 1, 2025 SUARE ÖYKÜ DERGİSİ
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    The Bad Plus veda turnesi için 16 yıl sonra Salon’da

    Ağustos 24, 2026

    Eskişehir’de festival zamanı: Porsuk kıyısında beş gün

    Ağustos 24, 2026

    Ayvalık Uluslararası Film Festivali beşinci yaşını dünyanın öne çıkan filmleriyle kutluyor

    Ağustos 17, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.