Close Menu
    Son Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Ekim 12
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      KOPENHAG: GÜVENİN VE HAFİFLİĞİN KONFORU

      Eylül 1, 2026

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

      Ekim 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      2026 Emmy Ödülleri’nde Rekorlar Gecesi: Televizyonun Ezberleri Bozuldu

      Eylül 16, 2026

      ÇYDD’nin 2026-2027 burs başvuruları başladı

      Eylül 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      Sıradan insanın bir “derbeder” olarak portresi

      Ekim 7, 2026

      Celal Kadri Kınoğlu’nun yeni romanı “Provalar” raflarda

      Ekim 3, 2026

      Kıraathane Kitap Şenliği 8. yaşında

      Ekim 2, 2026

      Tutu Aydınoğlu’ndan Mirzayev’e yeni bir yorum: “Hafızanın Kontrpuanı” albümü çıktı

      Eylül 29, 2026

      Klasik Müziğin çağdaş yorumcularından Janoska Ensemble Bodrum’da

      Ağustos 7, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      İsmi olmayan hikâyeler – VIII

      Ağustos 30, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – VII

      Temmuz 25, 2026

      AH BAVULUM VAH BAVULUM

      Temmuz 15, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Pera Müzesi’nde İki Yeni Sergi: Cumhuriyetin Kamera Arkası ve Frank Bowling

      Eylül 30, 2026

      ‘1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar’ sergisi RHM’de

      Eylül 23, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      Cennete 9 Tapınak: İnanç, aile ve ölüm arasında 9 durak

      Ekim 5, 2026

      Yalnızlar Rıhtımı restore edilmiş kopyasıyla beyazperdede

      Ekim 2, 2026

      İki Dünyanın Prometheus’ları: Ateşin, Bilginin ve Isdırabın Sinematik Silsilesi

      Eylül 18, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kaş Tiyatro Günleri Likya’nın izinde beşinci kez perde açıyor

      Ekim 6, 2026

      14 yıl sonra yeniden perde: Muammer Karaca Tiyatrosu bağımsız tiyatrolara açılıyor

      Eylül 27, 2026

      Tiyatroda “VR” deneyimi: “35 Mayıs” yeniden sahnede

      Eylül 22, 2026

      Sait Faik ile Orhan Kemal “Düş Payı”nda buluşuyor

      Eylül 1, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Küçük bir kâğıtta koca bir hayat: Hasip Pektaş ve ekslibrisin hafızası

      Eylül 25, 2026

      ÖZLEM GÜLLER ÜNAL RÖPORTAJLARI

      Eylül 13, 2026

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Karanlığın değişen yüzü: Gotik edebiyatın tarihsel gelişimi

      Eylül 15, 2026

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      ÜST GEÇİT

      Ekim 1, 2026

      BİR REPLİKANTLA HAYATIN ANLAMINI ARAMAK

      Ekim 1, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » HİLEAVCISI
    Gökbanu Sezi Coşkuner

    HİLEAVCISI

    Nisan 1, 2026Yorum yapılmamış7 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Gökbanu Sezi Coşkuner

    İlk karşılaştığımızda üzerinde çok şık füme rengi bir takım elbise vardı. Parlak mor kravatı ve ceket cebindeki aynı renk ipek mendili ona apayrı bir hava katmıştı. Belliydi diğerlerinden, bizden, farklı olduğu. Oturmuş ‘extra hot’ daha da sert içim ‘double’ espressom ve içindeki organik badem sütünün tadını çıkarırken, “Yanınıza oturabilir miyim?” demişti. Nedense hayır diyemedim. Çok tanıdık bir yüzü vardı. Çok güvenilir. Konuşmaya başladık. Önce havadan sudan… Sonra konular derinleşmeye başladı.

    Bir anlığına gözüm masaya kaydı. İşlemeli küçük ahşap bir kutu vardı tam önünde. Hep mi masadaydı? Yoksa o mu çıkarıp koymuştu? Yavaşça açtı kutuyu, içinden özenle sarıldığı belli bir sigara çıkardı. Ateş kırmızısı Zippo bir çakmakla yakıp derin bir nefes çekti. Suratımdaki ifadeyi görünce, “İster misin?” dedi gülümseyerek. Cevabı beklemeden uzattı kutuyu bana doğru. Tereddüt etmedim bile. Kırmızı Zipposuyla yaktı. Ahh, o ilk nefes. Genzimden ılık ılık ciğerlerime akan o tat ve burnuma dolan o koku… Neyse…

    Sohbet etmeye başladık ama gözlerimi ahşap kutudan alamıyordum. Kırmızıya çalan bir rengi vardı. Tıpkı Bussotti’nin Kırmızı Keman’ı gibi. Doğum sırasında ölen karısının kanıyla kemanını boyayan şu ünlü keman ustası hani. Filmini izlemiştim. Üzerinde özenle oyulmuş ejderha ve yılan figürleri vardı. İlgimi fark edince, “Pandora’nın Kutusu,” dedi müstehzi bir tebessümle. “Bana hep uğur getirir.”

    Niye bir insan sigara kutusuna böyle bir isim verir diye düşündüm, ama üstünde durmadım. Özenle sarılmış sigaralarımızı tüttürürken uluslararası ticaret alanında çok önemli bir iş adamı ve ciddi bir koleksiyoncu olduğunu anlattı.

    Hikâye koleksiyonu yapıyormuş. Ziyaret ettiği ülkelerde tanıştığı insanların hikayelerini topluyormuş yıllardır. Aklına yazıyormuş tüm bu hikâyeleri. Şaşırmıştım. Çok ilgimi çekmişti. Konuşurken gözlerini gözlerimden hiç ayırmıyordu. O kadar derin bakışları vardı ki ben de çekemiyordum bakışlarımı gözlerinden. Arada bir kıpkırmızı bir parıltı mı beliriyordu gözlerinde? Yoksa kahve mi çarpmıştı beni? Uzunca bir süre konuştu. Ben de dinledim. İki espresso, üç espresso derken, “Hadi, yemeğe gidelim,” dedi. “Benden.”

    Hiç kaçırır mıyım bedava yemeği? Hesabı ödedi. Taksiye bindik ve çok şık bir Fransız restoranın önünde durduk. Vale kapımızı açtı, bize içeri kadar eşlik edip başıyla selamladıktan sonra simsiyah saçlı, kıpkırmızı dudaklı, iri mavi gözleri kopkoyu boyanmış ince, uzun boylu bir kadın bizi masamıza yönlendirdi. Siyah daracık elbisesiyle çok çekiciydi. Bir o kadar da ürkütücü.  Ne deniyordu bu tiplere? Hah, hatırladım: Gotik. Evet, evet çok gotikti.

    Deniz kenarında gurme aperatiflerle donatılmıştı masamız. Sanki geleceğimizi önceden biliyorlardı. Hiç sorgulamadım. Halimden pek memnundum. Bir daha nereden bulacaktım böyle bir ortamı? Hem de bedavaya. Sandalyelerimize oturur oturmaz pahalı bir Fransız şarabı geldi masaya. Biliyordum çünkü şaraplarla ilgili bir belgeselde izlemiştim. Ne kadar da şanslıydım. O, restorana geldiğimizden beri ağzını hiç açmamıştı. Tabii ki buna da çok takılmadım. Her şey o kadar normal ve kendiliğindendi ki. Kırk yıllık arkadaşmışız da bu da bizim rutinimizmiş gibi. Şaraplarımızı yudumlarken bir anda bana bakıp “Ya sen?” dedi, “Biraz kendinden bahsetsene.”

    Anlatmaya başladım. Amatör bir yazar olduğumdan, mütevazı bekar hayatımın sözde nimet ve özgürlüklerinden bahsettim. Hayatıma arada bir giren kadınları araya sıkıştırıverdim yanlış anlamasın diye. Annesi fahişe olan bir piç olduğumu ise söylemedim elbette. Ne olduğunu daha sonra hatırladığım bazı şeylerden de bahsetmişim. İkinci görüşmemizde söyledi bana. Hiç tanımadığım bir adama neden bunları bu kadar rahatlıkla anlattığımı çok sorguladım. Ne garip di mi? Benim gibi biri için? Neyse… Nerede kalmıştım? Tamam, hatırladım.

    Kadehimi almak için masaya baktığımda Pandora’nın Kutusunu gördüm. Ne zaman çıkarıp koymuştu yine? Kafamı kaldırıp ona baktığımda uzaklara dalmış, denizi seyrettiğini gördüm. Ben konuşurken bana hiç bakmıyordu ama arada bir söylediklerimi onaylarcasına kafasını sallıyordu. Bir şekilde biliyordum beni can kulağıyla dinlediğini. Tuhaf bir histi. Aniden o da konuşmaya dahil oldu. Uzun uzun sohbet ettik. Üç şişe şarap su gibi akmıştı. Kendimi havada savrulan bir tüy gibi hissediyordum. Kuş tüyü… Zamanın nasıl akıp gittiğini anlayamadım. Saat gece yarısını ne ara geçmişti? Ertesi gün önemli bir işi olduğunu söyleyip beni eve bırakmayı teklif etti. Tabii ki kabul ettim.

    Restorandan çıktığımızda kapının önünde son model ateş kırmızısı spor bir araba duruyordu. Tıpkı Zipposunun rengi gibi. Bindik. Hiç konuşmadan evimin önüne geldik. Adresimi söylemiş miydim ona? Önemsiz bir detaydı o an için. Tahmin edeceğiniz üzere çok üstünde durmadım. O kadar çok şey konuşmuştuk ki, ‘herhalde arada söyleyiverdim,’ diye geçiştiriverdim içimden “Yine görüşeceğiz,” dedi o suratından pek de eksik olmayan müstehzi tebessümüyle. “Çok sevinirim,” dedim. Vedalaştık ve arabadan inip apartmanıma girdim. Asansörle en üst kattaki bekar daireme çıkıp hiçbir şey yapmadan kendimi yatağa bırakıverdim.

    Etraf darmadağınıktı ve hiç umurumda değildi. İçim geçmiş. Gerçek mi rüya mı olduğunu ilk anda kestiremediğim bağırış çağırışlarla sıçradım yataktan. Zar zor açabildiğim gözlerimle etrafıma bakındım. Perdenin arasından belli belirsiz bir ışık geliyordu. Daha uyumalıydım ama ben. Amma çabuk sabah olmuştu. Kafam zonkluyordu. Ağzımın içi balçıkla sıvanmıştı sanki.  Ne çok gürültü vardı! Çarpılan kapılar, haykırışlar beynimi deliyordu.

    “Aç! Polis!”

    Kapım çılgıncasına yumruklanıyor, aynı anda da “Aç yoksa kapıyı kıracağız!” haykırışları duvarlarda yankılanıyordu. Nasıl fırladıysam yataktan ayağım yerdeki bir kütleye takıldı ve yüzüstü yapıştım yere. Ben kalkamadan üzerime çullandılar. Kaç kişi olduklarını göremedim bile. Yerden azıcık kaldırabildiğim suratımı biri tabanıyla tekrar yere yapıştırdı. Ağzıma dolan paslı metal tadı midemi bulandırdı. Burnum zonkluyordu.

    Nefes alamadığımı fark edince tabanını biraz gevşetti tepemdeki. Zar zor kafamı sağa çevirdim. Neye takıldığımı o an gördüm. Aklımdan geçen ilk şey çok ürkütücü bir güzelliği olduğuydu. Hatta çok daha güzeldi. Ve daha gotik. Kafasındaki delikten akan kırmızı ayrı bir hava katmıştı mavisi donmuş kopkoyu boyalı gözlerine. Ne ara kelepçelediler, asansöre sokup arabaya tıktılar? Hâlâ çözemedim.

    Bu satırları şehrin epey dışındaki bir tesisten yazıyorum. Her tarafında tel örgüler – hem de elektrikli – ve bir sürü tüfekli siyah kıyafetli adamlar var. Çok havalı. Bu tarz yerlerin Alcatraz’ı diye biliniyor.  Benim gibiler için inşa edilmiş. 1911 yılında. Hatta bir öykümde – kolektif bir öykü kitabında basılmış dört öykümden biriydi – ben de bahsetmiştim buradan. Her şeyi itiraf ettim. Ancak kullandığım yöntemlerin ‘çeşitliliği’ buraya gönderilmeme sebep oldu. Kiler olarak kullandığım odadaki alet dolabı ve temizlerken gözümden kaçmış bazı vücut parçaları ve sıvıları da etkili oldu sanırım bu kararda. Bilemiyorum.

    Son kez ziyaretime geldi bugün. Özel izin almış. Üzerinde aynı füme takım, aynı mor kravat ve ceket, cebinde aynı mor ipek mendil. Ceketinin iç cebinden çıkardığı Pandora’nın Kutusunu masaya koydu. Bu sefer fark etmiştim. Ellerim ve ayaklarım aramızdaki metal masaya zincirli olduğundan o yaktı sigaramı ilkinde olduğu gibi. Özenle sarılmış… O içirdi bana sabırla. O zaman aklıma geldi “Kimsin sen?” diye sormak. “Hileavcısı diye bilinirim. Birçok ismimden biri,” dedi yine o müstehzi tebessümüyle. “Ama ben Lucifer’ı tercih ediyorum bu aralar. Dizisi de var ya şimdi. Bayağı popüler. Hoşuma gidiyor,” dedi. Gözlerimiz meşum kutuda buluştu. Kafamı kaldırmadan “Şık bir son oldu benim için. Artık ünlüyüm. Herkes okuyacak hikayelerimi,” dedim. “Sana başka türlüsü yakışmazdı,” dedi. ‘Görüşecek miyiz?’ dedim. “Hiç ayrılmadık ki,” diyerek sigarasını söndürdü. Ayağa kalktı, yavaşça arkasına dönerken kendi kendine fısıldadığını duydum: “Ben kazandım.” Biliyordum suratında hâlâ o müstehzi tebessüm, gözlerinde ise yakut kırmızısı bir parıltı vardı.

    “Yemin ediyorum bunun gibisini daha önce görmedim,” diye fısıldadı esmer olan. Devasa bedenine yapışmış mavi üniformanın içinde kollarını zar zor kavuştururken.

    “Ben de,” diye cevap verdi kumral olan. Ense kökünden başlayan ürperti yavaşça aktı kuyruk sokumuna kadar. Bir elinde ne olur olmaz diye tuttuğu şırınganın içindeki sarı sıvı bile rahatlatamadı. Telli, kalın cam bölmeden içeriye bakarken, “Karşısındaki boy aynasını alma sırası sende bugün. Sıçarım böyle tedavi yöntemine. Geçen sefer aklımı aldı manyak,” diye mırıldandı. Sesinin titrediği anlaşılmasın diye yutkundu zoraki.

    Kikirdedi esmer olan. “Bunlarla uğraşa uğraşa sen de kafayı yedin ha. Neymiş efendim vallahi de billahi kıpkırmızı bir parıltı görmüşmüş gözlerinde… Yok artık. Daha neler.”


    Gökbanu Sezi Coşkuner, Ankara’da doğmuş, ilkokul 5. sınıfta İngilizce öğretmeni olmaya karar vermiştir. 1998’de ODTÜ İngilizce Öğretmenliği Bölümü’nden mezun olmuş, öğrencilik yıllarından itibaren çeşitli kurum ve kuruluşlarda öğretmenlik yapmıştır. 2001 yılından bu yana ODTÜ Temel İngilizce Bölümü Hazırlık Okulu’nda öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır. Evlidir, Tılsım ve Alkım’ın annesidir. Çok küçük yaşlarından bu yana kitap, film ve yazma ile dolu bir hayatı yaşamaktadır. Birçok kolektif eserde, dijital ve matbu dergilerde öykü ve yazıları yayımlanmıştır. Ömrünü okuyarak ve yazarak geçirmekte kararlıdır.

    YAZARIN DİĞER YAZILARI
    gökbanu sezi Coşkuner suaremag yazar

    Related Posts

    Ayın Filmleri: EKİM AYINDA NE İZLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Filmleri

    Ayın Şarkıları: EKİM AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Şarkıları

    Ayın Kitapları: EKİM AYINDA NE OKUYALIM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Kitapları

    SuareMag Ekim 2026

    Ekim 1, 2026 Manşet
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026 Edebiyat

    Yazar Tuba Ayşe Özgür’ün, fotoğraf sanatçısı Nihal Gündüz’ün fotoğraflarıyla yer aldığı yeni kitabı Kırık Yansımalar üzerine İstanbul…

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

    Ekim 8, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Matthew Evans’tan “Toprak”, Beyaz Baykuş Yayınları tarafından okurla buluşturuldu

    Nisan 22, 2024 Kitap

    ‘Rekabetçi Aile’yi izlerken kendimize de gülebilir miyiz?

    Ağustos 27, 2023 Elif Gülünay

    MÜZEYYEN – DERİN BİR ÇATLAK 

    Mart 1, 2026 SUARE ÖYKÜ DERGİSİ
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    Haber Bülteni

    Haber Bültenimize Abone Olun

    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.