Kategori: Gökbanu Sezi Çoskuner

Gökbanu Sezi Coşkuner Merdiven boşluğundaki hava ağırdı. Nemin ve eski boyanın karıştığı, metalin pasıyla yoğrulmuş bir koku asılıydı tam ortasında.…

Gökbanu Sezi Coşkuner İlk karşılaştığımızda üzerinde çok şık füme rengi bir takım elbise vardı. Parlak mor kravatı ve ceket cebindeki…

Gökbanu Sezi Coşkuner Acil bekleme alanındaki ışık, derisini ince bir buz kabuğu gibi kaplıyor. Plastik sandalyeye oturmuş, gözleri bir noktaya…

Gökbanu Sezi Coşkuner Sabahın ilk ışıklarında, tuz kokusuyla kaplı merdivenleri çıkarken, eski paslı anahtarı kim bilir kaçıncı kez avuçlarımda hissettim.…

Gökbanu Sezi Coşkuner Trene bindiğinde pencere camına yaslanan alnında toz ve ter karışımı bir tabaka oluşmuştu. İnsan iyi olup olmadığını…

Gökbanu Sezi Coşkuner Yazı masasına yanaştım. Süt lekeli ampulün çatlak camı altında oturdum. Binlerce kez. Çatlağa parmaklarımı değdirdim. Gölgeleri masanın solgun yüzeyinde ince, gri bir ışık…

Gökbanu Sezi Coşkuner Bingo Krem, Amonyaklı… Elinde evirip çevirip baktı. Alttaki küçük yazılara takıldı gözü: “Sabun ve kireç artıklarına karşı etkilidir.” …