Close Menu
    Son Eklenenler

    Devrinin Adamı: İnsan mı sistemi, sistem mi insanı değiştirir?

    Ekim 21, 2026

    SAYIM ÇINAR İLE KÜLTÜR SANAT TURU

    Ekim 20, 2026

    EMEL SEÇEN İLE KÜLTÜR-SANAT HABERLERİ

    Ekim 20, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Çarşamba, Ekim 21
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      KOPENHAG: GÜVENİN VE HAFİFLİĞİN KONFORU

      Eylül 1, 2026

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      SAYIM ÇINAR İLE KÜLTÜR SANAT TURU

      Ekim 20, 2026

      Resim ve özgün baskı sanatının Süleyman Saim Tekcan yaşamını yitirdi

      Ekim 18, 2026

      2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

      Ekim 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      ‘Çılgın kalabalık’ların içindeki sürü psikolojisi

      Ekim 16, 2026

      Polat Özlüoğlu ile “Kalbin Durduğu Bütün Zamanlar” romanı üzerine

      Ekim 13, 2026

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      Sıradan insanın bir “derbeder” olarak portresi

      Ekim 7, 2026

      Tutu Aydınoğlu’ndan Mirzayev’e yeni bir yorum: “Hafızanın Kontrpuanı” albümü çıktı

      Eylül 29, 2026

      Klasik Müziğin çağdaş yorumcularından Janoska Ensemble Bodrum’da

      Ağustos 7, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      ÖMRÜMÜN MEVSİMLERİ

      Ekim 15, 2026

      İsmi Olmayan Hikâyeler – IX

      Ekim 14, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      İsmi olmayan hikâyeler – VIII

      Ağustos 30, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Bursa’da Zaman: Çağdaş sanata açılan yeni bir kapı

      Ekim 16, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Pera Müzesi’nde İki Yeni Sergi: Cumhuriyetin Kamera Arkası ve Frank Bowling

      Eylül 30, 2026

      ‘1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar’ sergisi RHM’de

      Eylül 23, 2026

      Jane’den Beri: Aşkın ve kadınların değişmeyen yazgısı

      Ekim 17, 2026

      Bağdat Kavşağı: Savaş, Vicdan ve Kefaret

      Ekim 14, 2026

      37. Ankara Film Festivali’nde Ulusal Kısa Film Yarışması jürisi açıklandı

      Ekim 12, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      30. İstanbul Tiyatro Festivali Lacrima ile başlıyor

      Ekim 15, 2026

      Kaş Tiyatro Günleri Likya’nın izinde beşinci kez perde açıyor

      Ekim 6, 2026

      14 yıl sonra yeniden perde: Muammer Karaca Tiyatrosu bağımsız tiyatrolara açılıyor

      Eylül 27, 2026

      Tiyatroda “VR” deneyimi: “35 Mayıs” yeniden sahnede

      Eylül 22, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      SAYIM ÇINAR İLE KÜLTÜR SANAT TURU

      Ekim 20, 2026

      EMEL SEÇEN İLE KÜLTÜR-SANAT HABERLERİ

      Ekim 20, 2026

      Gül Bolulu: İplikleri hikâyeye, dokuyu duyguya dönüştüren sanatçı 

      Ekim 20, 2026

      Resim ve özgün baskı sanatının Süleyman Saim Tekcan yaşamını yitirdi

      Ekim 18, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Küçük bir kâğıtta koca bir hayat: Hasip Pektaş ve ekslibrisin hafızası

      Eylül 25, 2026

      ÖZLEM GÜLLER ÜNAL RÖPORTAJLARI

      Eylül 13, 2026

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Karanlığın değişen yüzü: Gotik edebiyatın tarihsel gelişimi

      Eylül 15, 2026

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Polat Özlüoğlu ile “Kalbin Durduğu Bütün Zamanlar” romanı üzerine

      Ekim 13, 2026

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      ÜST GEÇİT

      Ekim 1, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » Devrinin Adamı: İnsan mı sistemi, sistem mi insanı değiştirir?
    Uncategorized

    Devrinin Adamı: İnsan mı sistemi, sistem mi insanı değiştirir?

    Ekim 21, 2026Yorum yapılmamış6 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email
    FİLMEKİMİ SEÇKİSİNDEN EMMANUEL MARRE’NİN DEVRİNİN ADAMI FİLMİ ÜZERİNE

    Emel Seçen

    Bir insanı devrinin adamı yapan, yaşadığı döneme uyum sağlaması mı, yoksa bütün baskılara rağmen değerlerinden vazgeçmemesi mi? Devrinin Adamı, II. Dünya Savaşı’nın gölgesinde iktidar hırsını, sınıfsal eşitsizlikleri ve bilgili, ileri görüşlü insanların sistem içinde nasıl etkisizleştirildiğini sorguluyor. Filmekimi ile ilk kez izleyici ile buluşan film, geçmişin karanlık sayfalarından bugüne uzanırken izleyiciyi şu soruyla baş başa bırakıyor: Sistemler mi insanları biçimlendirir, yoksa insanlar mı içinde yaşadıkları sistemlerin sorumluluğunu taşır?

    Devrinin Adamı.
    Devrinin değil, sisteme ve savaşa rağmen devrilmeyen adam, diyebiliriz. 2026 yılı Cannes Film Festivali “En İyi Senaryo” ödülünü hakkı ile almış, filmin anlık sürprizle karşılaştıran yanları ile bütününde, hangi dönemde olursa olsun; “bilgili” ve “mütevazı” insanların, insansılar arasındaki öncelikle akıl oyunlarını. Sonrasında ise olası savaşın getirebileceği, tüm şartlar dâhilinde, yargılamayı bırakınız! Ya siz o, olsaydınız ne yapabilirdiniz, sorusunu yönlendiriyor.

    İzlerken her karesinde dünya var olduğundan itibaren insanlığa sözde –daha iyi bir dünya gerekçeleri ile uzatılan defne yaprağının, ellerimizde kalıverişinin hazin hikâyesi, özünde çok da zor değil. Ama işin içine koltuk sevdası, hırs, hep dahası… Sadece günü kurtarma giriverince. Üstüne üstlük bir de hiçbir şey yetmeyince de olası sonuçları, kaçınılmaz şekilde meşru kılıyor.

    Yönetmen Emmanuel Marre, 2 saat 35 dk. boyunca, Belçika ve Fransa ortak yapımı filmi ile gerçeklerden yola çıkararak yaptırdığı bu yüzleşme hikâyesini, torunun mektup mirasından, dedesi ile ninesinin yazışmalarından alıp; II. Dünya Savaşı, Eylül 1940’ta Fransa’nın güney bölgesinde sözde bağımsız Vichy rejimine kendi iradesiyle hizmet etmeye başlayan Henri Marre’ın hikâyesini anlatır.

    Henri Marre’yi, bu sene başında, BirFilm tarafından düzenlenen “11! Bir Film Hadisesi” seçkisi içinde yer alan Albert Camus’nün eserinin ikinci versiyonu –Yabancı– rolünde acımasız bir oyunculukla canlandıran –Meursault rolü ile izlediğimiz, Benjamin Voisin’in karşısında, Cezayir’de kırklı yılların başında hapishane papazı olarak görürüz.

    Genç yaşına rağmen verdiği olgunluk ve yaşanmışlık izlerinin beyazperdeden aktarımı çok güçlü ve elbette burada senaryonun gücü de ortaya çıkmakta.

    KURTULUŞUMUZ VE SAVAŞIN SOĞUK YÜZÜ

    Hep ileriyi gören, vizyon sahibi insanların sistem içinde telef olma hâlini, üzerine pastanın kreması gibi giriveren savaşın yüzü ile çarpıştırır. Ve o yoksun kişinin parasız ve ailesinden uzakta Henri’nin karısının “mirasımı yedin” dediği ama hep yanında kalarak destekte kusur etmediği, Kurtuluşumuz kitabı ile savaşın soğuk yüzünde, ileri senaryo ile aslında yeni faşist rejimde kendine bir yer bulmaya çalışırken, bir spot yönelttiği, Das Kapital (1867, 1865, 1894) vardır.

    Filmin temel ögesi haklar, eşitlik ve sistemler üzerinedir ki en başında söyler:

    “Biz yanlış değildik, sistemler yanlıştı.”

    İşte böyle göze sokulmayan usta bir aşçı edasıyla, salatanın olmazsa olmazı zeytinyağı gibi film boyunca serpiştirilen ögeler, filmin iskeletini çıkarıyor. Film, sıradan bir savaş dönemi hikâyesi olmaktan çıkıp arka fonda seksenleri-doksanlar ve hatta dönemin –Almanya ile iş birlikçi rejim yönetimindeki devlet başkanı Mareşal Philippe Pétain, önce hazırlıklar sonrası geçişi sırasında o yılların siyah beyaz görüntüleri arasında, 1973 yılında kurulan ve 1984 çıkışları ile kasıp kavurdukları şarkıları “Live Is Life” müziği eşliğinde Opus’u gösterir, yönetmen.

    İş bulmak, yaşamak zorunda aynı şekilde ailesine de para göndermek durumunda olan Henri’nin mücadelesi hayata, savaşa ve etrafa karşı değildir, sadece. O yıllara baktığımızda kendisine bir lütufmuş gibi sunulan; yetenekleri, bilgisi ve vizyonu görülmeyen, inisiyatif almadaki tecrübesi ve hümanist bakışı karşısında; 1939-40’da henüz elli yaşına gelmeden, yüzleşmeleri görülür. Dönemin geçici Başbakanı Édouard Daladier, sonra Paul Reynaud. Kendi bulunduğu Vichy Fransa’sında, Almanya ile iş birlikçi ve 1940 ile 1944 yıllarını kapsayan, Mareşal Philippe Pétain vardır. Özgür Fransa ve Geçici Hükümet-Direniş ve sonrası 1940-1946 arası General Charles de Gaulle vardır. Hatta Üçüncü Cumhuriyet döneminde törensel cumhurbaşkanı 1932’den 1940 arası Albert Lebrun’dur.

    Usta senaryoda isim vermeden, kumandanlar esir Fransız askerlerine karşılık iki Portekiz koy, dört İspanyol al, pazarlığında karşı taraftadır. Ve işçi sınıfı arasında yer alan Henri’nin, yemekli ortamlarda bile sözde burjuva kısmına karşı tutumu, henüz filmin başında –entelektüel olmak ile burjuvalık– altını çizerken, savaşa rağmen kendilerinden ödün vermeden, bağımsız bir Fransa hayalinde iken umarsızlıklarla yüzleşir. O üst sınıfın, Almanya’da sokağa tükürülmediğini, yolda giderken popoya vurulmadığını ifade eden kadınlar, kendi Fransa’larına sırt dönerler.

    Karşılıklı çözümsüzlükler, açmazlar arasında geçen bu hazin hikâye kendi döneminde kurtuluşumuz imkânlı iken bunu gerçekte akıllı, vatansever ama son derece vefasız, riyakâr ve her dönem olacaklarının resmini sunar.

    Süreç içinde kendi bölgelerini savunmaya çalışırken ellerinde bulunan 758 Yahudi’nin ki –yakıt diye ifade edilir filmde– nakli için savunma yapması, sevki, işte filmin sürpriz yanı burada. Sekreterine mesajı/notu verirken (18 Ağustos 1942); Fransızca tamam/d’accord demesi gerekirken, temem, gibi bir ses duyarız.

    Çok zekice sunulan ve dikkatinizden kaçmaması için özellikle altını çiziyorum. Bizim ülkemize, Nazi Almanya’sından kaçarak sığınanların tarih aralığı, 1933 ile 1945 yıllarıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün daveti ve üniversite reformu, 15 Ekim 1933 tarihinden itibaren gruplar hâlinde giriş yapmıştır. Bu ayrıntı çok çok önemli ve filmin sonuna belki de ışık tutmakta.

    Çünkü Henri Marre’nin geniş ufku gibi yaşamsal seçeneklerinin neler olabileceğinin altını çizmekte. Oldukça tarafsız savaşın izlerini ortaya ve sözü geçen tarafların yok gördüğü karakter, bütüne bakıldığında kendi halkından zamanla uzaklaşan, savaşa karşı ellerini havaya ilk kaldıranlar olarak ustaca sunulur.

    Personel alımından, sohbetlerine ve hatta Yahudi olduğu için rütbeli bir memurunu işçi sınıfı listesine alayım, oraya bakmazlar. Onlar hep üst ve mevki sahiplerinin arayışında, sözü işçi/emekten yana olanın yani dişliyi döndürenlerin, çarkın mimarlarının yüzyıllardır yok sayıldığının altını çizmekte.

    Elbette dönüp bakmak da lazım Nazi Hükûmetinin seçilme nedenleri? Ne söyleyerek geldiler ve ne yaparak dünyayı yaşanılmaz hâle getirdiler. Henri’nin idare heyetinin bulunacağı toplantıya misafir olarak gelen eşinin davette giyeceği kostüm tercihinden, kadın zarafetinin, olması gerekeni gösterilirken. Sofrada eşinin Japoncaya olan merakını ve peşi sıra savaşın öteki yüzü olan Amerika’nın, 6 Haziran 1944 Normandiya Çıkarması’na yönetmenin ve senaryo ekibinin ustaca geçişi takdir edilesi.

    Dünyanın bir tarafı düzeltmeye çalışılırken, ileriki yıllarda ne dümenler çevrildiğini gösterir, sunar. Ve seyirciye pası atar.

    Özetle; Kurtuluşumuz, eseri ile mevki sahibi hatırı sayılır Henri Marre’nin yaşamda kalma çabası, kendi toplum mühendisliğinin önemsenmeyişinin de belirginliği esasında. Nihayetinde ortada savaş da olmasa, kendi bilmezliklerini cahil cesaretleri ile sıvamaya çalışan güruhlar, her yerde ve hep vardı, olacak da. Oysa bir birey bile olsa bir tek taş değişti mi, her şey değişebilir.

    Filmin başlarında bizim Köy Enstitülerimizi hatırladım; Atatürk’e, Hasan Âli Yücel’i öneride bulunan genç yaşta yitirdiğimiz üstelik savaş gazisi Mustafa Necati’den, Tonguç Baba’ya… Bir büyük ekolü bizden çalınmasına müsaade eden o aymazlıklarımızı düşündürdü. Bizi örnek alan Finlandiya gibi örnekler varken, hâlâ tek bir kitabı öneren zihniyet. Kaynak esas neydi?

    Kurtuluş her zaman vardır. Her zaman bir yol gösterici de ama yeter ki onu anlayabilecek; donanım, idrak ve akıl-ruh bütünlüğünde olalım. Herkes neticede kendi çağının mimarı!

    Üst yönetime, Çalışma Bakanlığında –savaşın ortasında– İşsizlik Dairesinde çözüm yetkili olarak yazdığı yazışmaların üst makama kendini takdim ederken:

    Fransa Cumhuriyeti yazıp sonra Fransa Devleti, olarak düzeltmesinde saklıdır, belki de her şey. Yahut gerçekten –Cumhuriyet’in– ne anlama geldiği!

    Arşivlik seçki, biraz ağır gelebilir bazılarına ama bu filmi sessiz ve çok dikkatlice seyrederseniz eğer anlayabilirsiniz. 

    Film, 45. İstanbul Film Festivali kapsamındaki Filmekimi gösterimleri kapsamında 16 Ekim’de ilk kez izleyici ile buluştu.

    DEVRİNİN ADAMI — FİLM KÜNYESİ

    Orijinal adı: Notre Salut
    Uluslararası adı: A Man of His Time
    Yönetmen: Emmanuel Marre
    Senaryo: Emmanuel Marre
    Oyuncular: Swann Arlaud, Sandrine Blancke, Jean-Baptiste Marre
    Yapım: Fransa, Belçika
    Yıl: 2026
    Tür: Tarihî dram
    Süre: 155 dakika
    Türkiye vizyon tarihi: 23 Ekim 2026
    Konusu: II. Dünya Savaşı sırasında Fransa’da, Vichy rejiminin hizmetine giren bir devlet görevlisinin hikâyesi. Gerçek olaylardan ve aile arşivlerinden yola çıkan film; savaşın gölgesinde bireysel sorumluluğu, iktidarla kurulan ilişkileri, ahlaki tercihleri ve insanın sistem karşısındaki konumunu sorguluyor.


    EMEL SEÇEN İLE KÜLTÜR-SANAT HABERLERİ
    Film Filmekimi sinema

    Related Posts

    Gül Bolulu: İplikleri hikâyeye, dokuyu duyguya dönüştüren sanatçı 

    Ekim 20, 2026 KÜLTÜR - SANAT

    Jane’den Beri: Aşkın ve kadınların değişmeyen yazgısı

    Ekim 17, 2026 Film

    BİR TABAK BAKLAVA

    Ekim 15, 2026 SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    LATİFE’NİN ŞAKASI

    Ekim 15, 2026 SUARE ÖYKÜ DERGİSİ
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Devrinin Adamı: İnsan mı sistemi, sistem mi insanı değiştirir?

    Ekim 21, 2026 Uncategorized

    FİLMEKİMİ SEÇKİSİNDEN EMMANUEL MARRE’NİN DEVRİNİN ADAMI FİLMİ ÜZERİNE Emel Seçen Bir insanı devrinin adamı yapan,…

    SAYIM ÇINAR İLE KÜLTÜR SANAT TURU

    Ekim 20, 2026

    EMEL SEÇEN İLE KÜLTÜR-SANAT HABERLERİ

    Ekim 20, 2026

    Gül Bolulu: İplikleri hikâyeye, dokuyu duyguya dönüştüren sanatçı 

    Ekim 20, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    ‘Zorba’ Manavgat’ta anılacak

    Nisan 3, 2025 Etkinlik

    “Gazze’nin Son Kitapçısı” okurla buluştu

    Aralık 10, 2025 Kitap

    Kültürler Mut! Tiyatrosu’nda buluşuyor

    Mayıs 5, 2026 Festival
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Devrinin Adamı: İnsan mı sistemi, sistem mi insanı değiştirir?

    Ekim 21, 2026

    SAYIM ÇINAR İLE KÜLTÜR SANAT TURU

    Ekim 20, 2026

    EMEL SEÇEN İLE KÜLTÜR-SANAT HABERLERİ

    Ekim 20, 2026

    Haber Bülteni

    Haber Bültenimize Abone Olun

    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.