Close Menu
    Son Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Ekim 12
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      KOPENHAG: GÜVENİN VE HAFİFLİĞİN KONFORU

      Eylül 1, 2026

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

      Ekim 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      2026 Emmy Ödülleri’nde Rekorlar Gecesi: Televizyonun Ezberleri Bozuldu

      Eylül 16, 2026

      ÇYDD’nin 2026-2027 burs başvuruları başladı

      Eylül 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      Sıradan insanın bir “derbeder” olarak portresi

      Ekim 7, 2026

      Celal Kadri Kınoğlu’nun yeni romanı “Provalar” raflarda

      Ekim 3, 2026

      Kıraathane Kitap Şenliği 8. yaşında

      Ekim 2, 2026

      Tutu Aydınoğlu’ndan Mirzayev’e yeni bir yorum: “Hafızanın Kontrpuanı” albümü çıktı

      Eylül 29, 2026

      Klasik Müziğin çağdaş yorumcularından Janoska Ensemble Bodrum’da

      Ağustos 7, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      İsmi olmayan hikâyeler – VIII

      Ağustos 30, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – VII

      Temmuz 25, 2026

      AH BAVULUM VAH BAVULUM

      Temmuz 15, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Pera Müzesi’nde İki Yeni Sergi: Cumhuriyetin Kamera Arkası ve Frank Bowling

      Eylül 30, 2026

      ‘1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar’ sergisi RHM’de

      Eylül 23, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      Cennete 9 Tapınak: İnanç, aile ve ölüm arasında 9 durak

      Ekim 5, 2026

      Yalnızlar Rıhtımı restore edilmiş kopyasıyla beyazperdede

      Ekim 2, 2026

      İki Dünyanın Prometheus’ları: Ateşin, Bilginin ve Isdırabın Sinematik Silsilesi

      Eylül 18, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kaş Tiyatro Günleri Likya’nın izinde beşinci kez perde açıyor

      Ekim 6, 2026

      14 yıl sonra yeniden perde: Muammer Karaca Tiyatrosu bağımsız tiyatrolara açılıyor

      Eylül 27, 2026

      Tiyatroda “VR” deneyimi: “35 Mayıs” yeniden sahnede

      Eylül 22, 2026

      Sait Faik ile Orhan Kemal “Düş Payı”nda buluşuyor

      Eylül 1, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Küçük bir kâğıtta koca bir hayat: Hasip Pektaş ve ekslibrisin hafızası

      Eylül 25, 2026

      ÖZLEM GÜLLER ÜNAL RÖPORTAJLARI

      Eylül 13, 2026

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Karanlığın değişen yüzü: Gotik edebiyatın tarihsel gelişimi

      Eylül 15, 2026

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      ÜST GEÇİT

      Ekim 1, 2026

      BİR REPLİKANTLA HAYATIN ANLAMINI ARAMAK

      Ekim 1, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » ALAZ
    Ebru Eren

    ALAZ

    Ocak 1, 2026Yorum yapılmamış7 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Ebru Eren

    Alaz’ın kaybolduğunu kimse fark etmedi. Kendisi de farkında değildi çünkü insan birini kaybettiğinde önce kendisini eksik sanır, kaybolmuş olduğunu düşünmez. O yüzden o da kendisinde bir eksik aradı. Teknik olarak yanlış sayılmayan ama resmi bir unvan da olmayan otobüs hostesliği ilanına başvurmaya öyle karar verdi. Muavinlik. Muavin olup şehir şehir gezerek yollarda kendisini arayacaktı.

    Otobüslerin içi gündüzleri başka geceleri başka bir yerdi. Koltukları yıllardır aynı yükleri taşımaktan yorulmuş gibiydi. Sayısız bedenin ağırlığını taşımayı ezberlemiş kumaşlarının renkleri Alaz’ın üniformasına benziyordu. Ne tam gri denebilirdi ne de tam bordo. İkisinin arasında kalmış bir ton. İç içe geçmiş.

    İçinde bir kadehin dibinde ağırlaşıp çökmüş biraz şarap tortusu, biraz kül, biraz kan, biraz da katettikleri uzun yollardan yapışmış toz vardı. Gün doğumlarında daha soluk, gece otobandaki lambaların yansımasında ise daha koyu görünürdü. Aynı koltukların yolculuk uzadıkça kararan döşemeleri gibi.

    Alaz hiçbir zaman bu rengi sevmedi ama nefret de besleyemedi. Yine de bu renge teslim oldu. Çünkü bu renk hiçbir şey vaat etmiyordu. Ne bir başlangıç ne bir gelişme ne de bir son. Ve Alaz tam da bu yüzden her sabah üniformasını giydiğinde biraz daha koltuklara, otobüsün koyu yeşil zeminine ve ışıklı tavanına yakın hissediyordu.

    Otobüs hareket ettiğinde Alaz çoğu zaman ayakta dururdu. Servis saatleri ve bir yolcunun çağrı ışığının yanması dışında kalan zamanında şoför koltuğunun yanındaki koltukta dinlenebilecekken dahi en arka kısımda merdivenin dibindeki kapının korkuluğuna tutunur, yola bakardı. Düğmeye basan yolcunun ışığını görememe kaygısı taşımazdı çünkü tüm yolcular zaten görüş alanında olur herhangi bir kıpırtılarında ve hareketlerinde bir istekleri olduğunu anlardı. Yüzlerini ezberlemez ama taleplerine asla kayıtsız kalmazdı.

    Beklemekle ilerlemek arasındaki farkı en çok gece seferlerinde düşünürdü. Alaz her terminalde, her dinlenme tesisinde bir şey olmasını beklediğini fark etti. Öyle büyük bir şey değil, ona yönünü gösterecek bir işaret, bir ışık. Bir yolcunun koltukta unuttuğu bir kitap belki. Gerçi yolcuları içinde çok az kitap okuyan olurdu. Onlar da genelde öğrencilerdi.

    Ama hep aynı döngüdeydi. Terminal kapıları açılıp kapanır, renk renk kıyafetleriyle yolcular girer ve çıkardı. Alaz ise hiçbir zaman yüzlere ezberleyeceği kadar uzun bakmazdı. Bekleme salonundakiler de beklemekten çok kalıyor gibiydi. Bazıları saatlerce ellerinde karton bardaklarla oturup bir türlü gelmeyen seferi beklerdi, bazı kadınlar ellerindeki telefonlara gözlerini dikip gelmeyecek bir aramayı. Başı omzuna düşüp günlerin uykusuzluğunu bir bekleme salonundaki sandalyede çıkarmaya çalışanlar da olurdu.

    Alaz hiçbirini tanımıyordu. İsimlerini ya da nereli olduklarını bilmiyordu. Yaşlarını, mutlu olup olmadıklarını merak etmiyordu. Onlar da sadece bekliyordu. Beklemek yapabilecekleri en cesur eylemdi.

    O yıldızsız Kasım ayazı gecesinde dinlenme tesisindeki çorbacının masasında söylediği demli çaya bakarken ilk kez düşündü. Neden yollardaydı?

    Alaz’a bir şey oldu. Gözleri daha sık dalmaya, aklı daha çok karışmaya başladı. Artık ayakta olmaktan çok her fırsatta koltuğuna oturuyor, otoban şeritlerinde ilerlerlerken yarı uykulu yarı uyanık şekilde derinlere inmeye çabalıyordu. Bir işaretin gelmesini değil gelmeyeceğini bilmenin yükünü taşıyordu. Belki de bir şeyin eksik olduğuyla ilgili fikri değişmişti. Eksiklik değil fazlalıktı kurtulmak istediği.

    Her sabah aynı üniformayı giyiyor, aynı saatte otobüse biniyor, haftalık değişen güzergahlarla aynı yolları kat ediyor, aynı duraklarda duruyordu. Ve yine onlarca yüzlere bakmadan bütün yolcuları görüyordu. Kendi kendine hiçbir yüzü ezberlemeyeceğine dair bir yemin etmiş gibiydi.

    Aradan biraz zaman geçtikçe terminallerin isimleri silikleşmeye başladı, şehirlerin de isimleri puslanmaya. Gittiği yer değil orada ne kadar beklediği önemliydi artık. Zaman terminallerde asılı kalmıştı.

    Bir gece yine bir terminalde fark etti onu.

    Bankta oturan bir adam. Kır saçları ve sakalları uzun zamandır kesilmemiş, yorgun omuzları öne düşmüş bu uçları aşınmış deri ayakkabılarının ucuna bakıyordu. Valizi yoktu. Elinde bileti yoktu. Sadece oturuyordu. Göz göze geldiler. Alaz onu daha sonraları her hafta aynı gün ve saatte aynı bankta görmeye devam etti.

    Adam hiçbir otobüse binmiyor ne dışarı çıkıyor ne de içeri giriyordu. Ama Alaz’a herkesten farklı bakıyordu. Üniformasıyla, göreviyle ilgilenmiyor, bu bahaneyle ona sadece soru sormak için soran diğer insanlar gibi davranmıyordu. Onun için sadece Alaz’ın orada olması önemliydi.

    Adamda kendisini görmeye başlıyordu. Daha önceleri düşündüğü gibi aradığı şey bir işaret, bir yön değildi. Aradığı kendine benzeyen biriydi. Ona benzeyen birinin varlığı ilk defa bir yere ait olmayı hissettiriyordu.

    Alaz o gece dönüş yolunda ilk defa adını düşündü. Adının anlamını biliyordu. Alevin parıltısı. Uzun zamandır ona kimse adıyla seslenmemişti. Üniformasının yakasında takılı kartlıkta yazmasına rağmen hiçbir yolcu da ona Alaz Hanım dememişti. Ona ya hanımefendi ya kızım ya da bayan derlerdi. Bazen de evladım. Acaba içindeki boşluk duygusu bundan olabilir miydi?

    Şimdi adı da otobüsteki koltuklar gibi zihninde çakılı duruyordu. Aynı koltuklar gibi bir zamanlar oturduğu ama şimdi herhangi birine ait olduğunu bildiği bir nesne gibi. İsminin öznelliği yok oldu.

    O son seferde otobüsteki koltukların hepsi doluydu. Camlardan içeri gri bir sis bulutu sızıyordu. Kara bir bulut kümesi yol boyunca otobüsün tepesinde ilerliyordu. Yolcular yerlerine otururken Alaz koridorda ayakta durdu. Otobüs hareket ettikten sonra insanların sesleri yavaş yavaş kesilmeye başladı. Geriye sadece motorun ve şoförün teybinden gelen kısık bir müzik sesi kaldı. Alaz da yerine oturdu.

    Bir süre sonra Alaz’ın karlı yirmi altı numaralı yolcunun çağrı ışığı belirdi.

    Şoför virajı dönmeye çalışırken Alaz koridorda koltuklara tutunarak yürüdü. Cam kenarında oturan, sivri çeneli yaşlı adam gözlüklerinin üzerinden Alaz’a baktı. Gözlerinde telaşsız bir ifade vardı.

    Gözlerini kısarak Alaz’ın yaka kartına baktı. Evladım adın neydi dedi.

    Soru Alaz’ın kulaklarına varmadan tüm koridoru dolaştı, pencerenin kenarlarına uğradı, tavandan sekti ve sonunda kısık yankısı kaldı.

    Alaz yankıyı kulaklarıyla sindirmeye çalıştı, başaramadı. Şakaklarından bir sıcaklık basıp dönerek şah damarına doğru ılık ılık inmeye başladı.

    Yankı devam etti. Evladım adın neydi? Sonra soru havada asılı kaldı.

    Bir anda adı ağzından çıkamadı. Sanki adını söylediğinde Evren’de yüzyıllardır kapalı kalan bir sürü kapının kilidi açılacak ve Alaz bu yüzden hiç bilmediği bir aleme gönderilerek, cezalandırılacaktı. Korktu. Ama cevap vermesi gerekiyordu. Kim bilir sorunun üzerinden ne kadar süre geçmişti.

    Adı vardı. Ama neydi? Bilmiyordu. Ya da hiç öğrenmemiş miydi? Belki de hiçbir zaman bir adı olmamıştı. Nefesini düzene sokmaya çalıştı.

    Adını söylemek sanki başka birine dönüşmekti. Yıllardır kabul etmediği gerçekle yüzleşmek, gidip varamadığı, aslında varmak istemediği için yollarda olmak istediği gerçeğini kabul etmekti. Aslında Alaz tam da bunu aramıyor muydu? Kaybolmayı.

    Alaz omuzlarını dikleştirdi. Sesinin kısık çıkıp düşüncelerini ele vermesinden korkarak boğazını temizleyip konuştu.

    Sadece ben diyebildi.

    Karşısındaki adam hala hiç acelesi olmayan bakışlarla ona bakıyordu. Olan biten her şeyi anlıyor ya da hissediyordu.

    Alaz tekrar ağzını kapadı. Başını sağa çevirdi, sadece yol ışıklarının gölgelerinin vurduğu insan başlarına baktı. Kimileri dik duruyordu. Bazılarınınki boyunlarından sağa ya da sola düşmüştü. Kim bilir hangi uyuyamadıkları uykuların öcünü bu kısıtlı saatlerde   ve konforsuz koltuklarda almaya çalışıyorlardı. Her biri bu hakkı kendilerinde görüyor olmalıydı.

    Adam sabırla beklemeye devam ediyordu.

    Alaz, nasıl yardımcı olabilirim, dedi. Aralarındaki bu sessiz anlaşmayı çözmüş görünen adam başını sallayıp önemli değil diyerek cevap verdi.

    Alaz koltuğuna geri dönüp oturduğunda dizlerinin titrediğini fark etti. Şoför direksiyonun başında teypten gelen kısık müzikle sanki ondan kilometrelerce uzaktaydı. Her zamanki gibi yolda ve yalnızdı.

    İlk defa biri adını sormuştu. Alaz belki de bu anı zihninde çokça hayal etmişti ve o zaman geldiğinde cevaplayamamıştı. Ama hiç utanmıyordu. Hatta tam tersine çok uzun zamandır üniformasının üzerinde asılı duran büyük bir külçeyi çıkarıp hafiflemişti.

    O gece eve döndüğünde yüzünü yıkarken aynaya bakamadı. Üniformasını çıkarıp pijamalarıyla yatağa uzandığında tavana baktı ve düşündü. Belki de kendisini bulmanın bir yolu yoktu.

    Acaba bulmak için değil de artık aramaktan vazgeçmek için mi adını unutmak istiyordu. Koridordan odaya vuran beyaz ışığın gölgesi tavanda sabit duruyordu. Alazın gözleri gölgeye kilitlendi.

    Alaz artık adı olmadan da vardı. Hafif ve yatay düzlemde ilk kez varlığını hissetti.


    Ebru Eren İstanbul’da doğdu. Üniversite eğitimini Trakya Üniversitesi Turizm Otelcilik Bölümü’nde tamamladı. Yedi yıl telekomünikasyon sektöründe çalıştı. Uzun yıllardır Türkiye’de önde gelen yaratıcı yazarlık akademilerinde değerli yazar eğitimcilerden eğitim aldı. Daha önce kolektif kitaplar ve dergilerde yayımlanmış öykülerine yenilerini de ekleyerek çok yakında kitabını çıkarmaya hazırlanıyor. Edebiyat dışında resim de bir diğer tutkusu ve bu alanda da kendini geliştirmeye devam ediyor

    Yazarın diğer yazıları
    ebru eren suaremag yazar

    Related Posts

    Ayın Filmleri: EKİM AYINDA NE İZLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Filmleri

    Ayın Şarkıları: EKİM AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Şarkıları

    Ayın Kitapları: EKİM AYINDA NE OKUYALIM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Kitapları

    SuareMag Ekim 2026

    Ekim 1, 2026 Manşet
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026 Edebiyat

    Yazar Tuba Ayşe Özgür’ün, fotoğraf sanatçısı Nihal Gündüz’ün fotoğraflarıyla yer aldığı yeni kitabı Kırık Yansımalar üzerine İstanbul…

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

    Ekim 8, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    ÇYDD’den Cumhuriyet’in 100. Yılına Armağan:  Türkan: Bir Bilim Kadınının Öyküsü

    Aralık 11, 2023 Belgesel

    Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

    Ocak 16, 2026 Aktüel

    Sazakan’dan ilk tekli: AnatolianBlues

    Ağustos 17, 2025 Manşet 2
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    Haber Bülteni

    Haber Bültenimize Abone Olun

    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.