Kategori: ebru eren

Ebru Eren Hakikat dediğimiz şeyin var olup olmadığından emin değilim. Varsa bile kimse onunla doğrudan karşılaşmamıştır. Hep bir şeylerin sonunda…

Ebru Eren Sardunyanın yapraklarına dokunuyorum. Hafif pütürlü. Kırmızı. Bu kadar kırmızı olup neden hiçbir sıcaklık vermiyor parmaklarıma? Kalp kırmızı atar…

Ebru Eren Alaz’ın kaybolduğunu kimse fark etmedi. Kendisi de farkında değildi çünkü insan birini kaybettiğinde önce kendisini eksik sanır, kaybolmuş…

Ebru Eren Duvar… Sessizliğin örülmüş hali. Örülüp çerçevelenmiş. Asılmış. Seni başkalarından uzaklaştıran. Sana dokunmalarını engelleyen. Uyuduğun yeri ev yapan. Hem…

Ebru Eren O gece köprünün mavi kırmızı ışıklarının vurduğu, sahildeki evlerin, dükkanların, elektrik lambalarının rengarenk kıpırdattığı, üzerinde irili ufaklı teknelerin…

Ebru Eren Günün ilk ışıkları Boğaz’ın üzerine vururken bu eski balıkçı köyü yavaş yavaş uyanmaya başlıyor. Artık çehresi bir köy…

Ebru Eren Makinist projeksiyon odasına girer. Bir film başlar. Kadife perdelerin koruyuculuğunu üstlendiği dev siyah ekranda önce bir müzik duyulur. Koç boynuzundan yükselen…

Ebru Eren Kocaman porselen tabak gibi ışıldayan Ay’ın tepesine oturmuşum. Bacaklarımı aşağı doğru sarkıtmış kainatın binlerce eşsiz eserlerini izlerken yüzüme bir bilge gülümsemesi konduruyorum. …

Ebru Eren Bu akşam uzun zamandır kafasına koyduğu şeyi yapmak için asistanına son toplantısını geçen haftadan iptal ettirmişti. Bilgisayarını kapatırken bir…