Close Menu
    Son Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Ekim 12
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      KOPENHAG: GÜVENİN VE HAFİFLİĞİN KONFORU

      Eylül 1, 2026

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

      Ekim 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      2026 Emmy Ödülleri’nde Rekorlar Gecesi: Televizyonun Ezberleri Bozuldu

      Eylül 16, 2026

      ÇYDD’nin 2026-2027 burs başvuruları başladı

      Eylül 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      Sıradan insanın bir “derbeder” olarak portresi

      Ekim 7, 2026

      Celal Kadri Kınoğlu’nun yeni romanı “Provalar” raflarda

      Ekim 3, 2026

      Kıraathane Kitap Şenliği 8. yaşında

      Ekim 2, 2026

      Tutu Aydınoğlu’ndan Mirzayev’e yeni bir yorum: “Hafızanın Kontrpuanı” albümü çıktı

      Eylül 29, 2026

      Klasik Müziğin çağdaş yorumcularından Janoska Ensemble Bodrum’da

      Ağustos 7, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      İsmi olmayan hikâyeler – VIII

      Ağustos 30, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – VII

      Temmuz 25, 2026

      AH BAVULUM VAH BAVULUM

      Temmuz 15, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Pera Müzesi’nde İki Yeni Sergi: Cumhuriyetin Kamera Arkası ve Frank Bowling

      Eylül 30, 2026

      ‘1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar’ sergisi RHM’de

      Eylül 23, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      Cennete 9 Tapınak: İnanç, aile ve ölüm arasında 9 durak

      Ekim 5, 2026

      Yalnızlar Rıhtımı restore edilmiş kopyasıyla beyazperdede

      Ekim 2, 2026

      İki Dünyanın Prometheus’ları: Ateşin, Bilginin ve Isdırabın Sinematik Silsilesi

      Eylül 18, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kaş Tiyatro Günleri Likya’nın izinde beşinci kez perde açıyor

      Ekim 6, 2026

      14 yıl sonra yeniden perde: Muammer Karaca Tiyatrosu bağımsız tiyatrolara açılıyor

      Eylül 27, 2026

      Tiyatroda “VR” deneyimi: “35 Mayıs” yeniden sahnede

      Eylül 22, 2026

      Sait Faik ile Orhan Kemal “Düş Payı”nda buluşuyor

      Eylül 1, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Küçük bir kâğıtta koca bir hayat: Hasip Pektaş ve ekslibrisin hafızası

      Eylül 25, 2026

      ÖZLEM GÜLLER ÜNAL RÖPORTAJLARI

      Eylül 13, 2026

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Karanlığın değişen yüzü: Gotik edebiyatın tarihsel gelişimi

      Eylül 15, 2026

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      ÜST GEÇİT

      Ekim 1, 2026

      BİR REPLİKANTLA HAYATIN ANLAMINI ARAMAK

      Ekim 1, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » ALBRIZZI’NİN KAVANOZU
    Mualla Çelik Hıdıroğlu

    ALBRIZZI’NİN KAVANOZU

    Haziran 1, 2026Yorum yapılmamış6 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Mualla Çelik Hıdıroğlu

    Napoli’de, 1798 yılının bir kış sabahı, Cavaliere Filippo Albrizzi adında bir koleksiyoner, çalışma odasında, elinde bir cam kavanoz ile ölü bulundu. Kavanozun içinde berrak sıvı, kayıtlara göre, tanımlanamadı. Polis raporunu tutan memur, “tanımlanamayan” sözcüğünün altını iki kez çizmişti.

    Albrizzi’nin koleksiyonu, döneminin en tuhaf koleksiyonuydu. O, azizlerin kemiklerini değil salgı ve artıklarını topluyordu. Bunların arasında Aziz Catherine’in tükürdüğü mendil, Aziz Francis’in kestiği tırnaklar, Aziz Rita’nın çıbanından akan kurumuş irin de yer almaktaydı. Vatikan, bu koleksiyonu defalarca yasaklamaya çalışmıştı. Kutsal kişiler temiz hatırlanmalıydı. Onların hatıralarına parlatılmış kemikler, bozulmamış kefenler, gül kokulu cesetlerdi yakışan. İtirazlara Albrizzi, her seferinde aynı yanıtı vermişti:

    “Sizin azizleriniz yarı tanrı, beyler. Benimkiler ise insan. Çıbanları azizliğine engel değildir, azizliğinin koşuludur.”

    Albrizzi’nin felsefesinde kutsal ile kutsanan aynı şey değildi. İlahi olan Tanrı, bedensizdi, artığı yoktu. Kutsanan ise bedenliydi. Ona ne kadar saygı duyulursa duyulsun, kaçınılmaz olarak beden salgılar, kurur, kokardı. Albrizzi’nin topladığı, işte bu ikincisinin bıraktıklarıydı. Kutsananın artıkları.

    Hikâyeye göre, Albrizzi’nin son kavanozu, yıllarca peşinde koştuğu bir şeyi içeriyordu. Heloise’nin mektuplarından birinin üzerine düşmüş bir gözyaşı. On iki yüzyıl önce kurumuş, kâğıda yapışmış, sonra bir keşiş tarafından kazınıp saklanmış, sonra elden ele gezmiş, en sonunda Napoli’ye ulaşmış bir damla gözyaşı. Albrizzi onu alkolün içinde, bir embriyo gibi saklıyordu.

    Her beden salgısı, sahibinden ayrıldığı anda yabancılaşır, yabancılaştığı için de hafif bir tiksinti uyandırır. Tükürük ağzımızdayken bizim, mendile düştüğünde başkasıdır. Bir azizin gözyaşı da öyledir; akar, kurur, başkalaşır. Ama o kişi bizim için kutsalsa, gözyaşı bir kavanoza alınacak kadar değerlidir. O, artık saygımızın nesnesi olur. Albrizzi’nin koleksiyonunun mantığı da buydu. Kutsanan bir bedenin artığı, sıradan bir salgı veya atık değil, korunmaya ve saklanmaya değecek şeydi.

    Heloise’nin hikâyesini biliyorsunuzdur. On ikinci yüzyıl Paris’inde, dönemin en parlak filozoflarından Pierre Abelard, on yedi yaşındaki Heloise’nin özel hocası olur. Aralarında çok geçmeden bir aşk başlar, Heloise hamile kalır, gizlice evlenirler. Heloise’nin amcası Fulbert öfkelenir; adamlarını gönderir, Abelard’ı geceleyin yatağında hadım ettirir. Abelard bir manastıra çekilir. Heloise de bir rahibe yurduna gönderilir. Yıllarca süren bir mektuplaşma başlar aralarında.

    Kilise, Heloise’den tövbe bekler. Aşkı bir hata olarak görmesini, Tanrı’ya dönmesini, manastır hayatını kabullenmesini. Ama Heloise tövbe etmez. Mektuplarında, Tanrı’nın kendisini Abelard’dan ayırdığını, bu ayrılığı kabul etmediğini, Tanrı Cennet’te taht verse dahi yine de Abelard’ı tercih edeceğini yazar. Abelard’a yazdığı son mektupta şu cümle geçer:

    “Senin için Tanrı’dan tiksinmeyi öğrendim.”

    Heloise, “Beni senden ayıran Tanrı’yı sevmek bana zor geliyor,” der. Bu cümle, on iki yüzyıl boyunca kilisede yasaklı kalır. Çünkü Heloise, kutsalın yerine bir bedeni koymuştur. Aşkı, Albrizzi’nin koleksiyonuyla aynı mantığı izliyordu. Kutsanan bir bedenin artıklarına saygı duymak.

    Gözyaşı işte bu yer değiştirmenin nesnesiydi. Heloise’nin Tanrı’dan vazgeçip Abelard’a yöneldiği anın fiziksel kanıtı. Albrizzi tüm hayatını bu damlayı bulmaya adamıştı. Bulunca da öldü. Polis raporu, ölüm sebebini kalp krizi olarak yazdı. Ama uşak farklı bir şey söyledi mahkemede. Efendisi, kavanozu açmış, parmağını içine batırmış, sonra parmağını ağzına götürmüştü. Uşağın ifadesi şöyle bitiyordu:

    “Yüzünde, hayatımda gördüğüm en mutlu ifade vardı.”

    Bu hikâyeyi bana, on yıl önce, Ankara’da Tunalı Hilmi caddesinde bir meyhanede, kendisinin de bir koleksiyoner olduğunu söyleyen yaşlı bir adam anlattı. Adı Süreyya’ydı, bilmem hangi paşanın torunuydu ve cebinden çıkardığı bir cüzdanın içinde, buna yemin ederim, küçük bir cam parçası taşıyordu.

    “Albrizzi’nin kavanozunun kırığı,” dedi. “1943’te Cenova’da bir antikacıdan aldım. Onun da nereden aldığını bilmiyorum.”

    İnanmadım tabii. Ama Süreyya’nın hikâyeyi anlatış biçimi, beni saatlerce masada tutmaya yetti. Anladım ki, hikâyenin doğru olup olmadığı önemli değildi. Önemli olan, onun bana neyi söylemeye çalıştığıydı.

    “Albrizzi neden öldü, biliyor musunuz?” diye sordu, üçüncü kadehten sonra. Bilmediğimi söyleyince güldü. “Anladığı için öldü. Kavanozun içindeki şeyin ne olduğunu anladığı için.”

    “Neymiş peki?” dedim.

    “Kendi tükürüğü,” dedi Süreyya. “Heloise’nin gözyaşı diye yıllarca peşinde koştuğu şey, aslında, ilk kavanozu açtığı gün, heyecandan yutkunamadığı için çenesinden damlamış olan kendi tükürüğüydü. Albrizzi, yıllarca koleksiyonu için dünyayı dolaştı ve sonunda anladı ki hem tiksindiği hem sevdiği şey kendisine aitti.”

    Her türlü koleksiyonerlik bir tür aşk değil midir? İnsanın bir nesneye, başkalarının görmediği bir değeri yüklemesi. Ve bütün aşklar da bir tür koleksiyonerliktir. Bir başkasının vücudundan, sesinden, kokusundan, sözcüklerinden parçalar biriktirmek. Sevdiğimiz kişinin yastığında kalan bir saç teli, bir başkası için sadece çöptür ve tiksindiricidir. Bizim için ise bir kavanoza layıktır.

    Peki sevdiğinizden kopmuş olan o saç teli neden tiksindirici değildir? Çünkü onu değer verdiğimiz birinden bir parça olarak görürüz. Aynı saç teli, tanımadığımız birinin yastığında olsa, midemizi bulandırır. Tiksinti ile tutku arasındaki fark, nesnenin kendisinde değildir. Nesneye yüklediğimiz kutsamadadır. Sen bir bedeni kutsadıysan, onun her artığı bir kavanoza girer; kutsamadıysan, çöptür.

    Aşk dediğimiz şey, kutsama hareketinin kendisidir. Bir bedene, başkasına vermediğimiz bir değeri yüklemek. Sevgilinin teri yatakta arzu, çamaşır sepetinde rahatsızlık olur. Değişen, sahnedir; değişen, bizim ona hangi gözle baktığımızdır. Tiksinti ve tutku, aynı bedensel artık karşısında bizim kutsama tercihimize göre belirir. İki ayrı duygu değil, aynı kutsamanın gündüzü ve gecesi.

    Albrizzi’nin trajedisi de buydu. Kırk yıl boyunca bir başkasının aşkının izini sürdü. Peşinde olduğu şey, Heloise’nin Abelard’a duyduğu tutkunun fiziksel kanıtı, bir damla gözyaşıydı. Sonunda kavanozda bulduğu sıvının kendi tükürüğü olduğunu anlayınca, asıl gerçeği gördü. Hiçbir kutsama dışsal değildir. Kavanoza değer veren Heloise değildi, Albrizzi’ydi.

    Süreyya o gece, meyhaneden çıkarken, cam parçasını masada unuttu. Belki kasten, belki gerçekten unuttuğu için. Eve götürdüm. Bir kavanoza koydum, alkolüm olmadığı için üzerine zeytinyağı döktüm, raftaki kitapların arkasına sakladım.

    Yıllar geçti. Bir gece kavanozu çıkardım. Cam parçası, yağın içinde, hâlâ duruyordu. Kapağı açtım, parmağımı içine batırdım, parmağımı ağzıma götürdüm. Sadece zeytinyağı tadı vardı.

    Kavanozun içine ne koyarsak koyalım, kıymetini içindekine biz veririz. Onu ya tiksinti ya da tutku diye adlandırmak için.

    Yazıyı burada bitirmem gerekirdi. Ama size bir itiraf borçluyum.

    Süreyya diye birini hiç tanımadım. Tunalı Hilmi meyhanesi gerçek, masa gerçek, kadehler gerçek. Ama karşımdaki sandalye, on yıl önce de bugünkü gibi boştu. Albrizzi belki de hiç var olmadı. Napoli arşivlerinde aradım, bulamadım. Heloise’nin mektubundaki o cümle, on iki yüzyıl boyunca yasaklı kalmadı. Çünkü o cümleyi Heloise hiç yazmadı. Heloise’nin tek yaptığı, Tanrı’ya öfkelenmekti. Mektuplarında bunu defalarca söyler, ama tiksinme sözcüğünü kullanmaz. Onu ben ekledim.

    Yani bu yazıdaki tek gerçek koleksiyoner benim. Topladığım şey de azizlerin salgıları ve artıkları değil, sizin inancınız. Az önce, sayfalarca, size bir kavanoz uzattım ve içine baktırdım. Gördüğünüz şeyden ya tiksindiniz ya da etkilendiniz.

    Şimdi kavanozu geri alıyorum. İçinde ne vardı, biliyor musunuz?

    Zeytinyağı.

    Bir de sizin kutsamanız.


    Mualla Çelik Hıdıroğlu, Endüstri Yüksek Mühendisi. Yürüttüğü projeler ve çalıştığı sektöre getirdiği yenilikler nedeniyle Dünya Gazetesi tarafından ‘Sektöründe Yılın En Başarılı İş Kadını Ödülü’ne layık görüldü. Kadın dernekleri ve birçok sivil toplum örgütünün kuruluşunda yer aldı, başkanlık yaptı. Profesyonel kariyerini sonlandırdıktan sonra sanat ve edebiyata yöneldi. Resim çalışmalarına kendi atölyesinde devam ediyor. Yaratıcı yazarlık, derin okuma, felsefe, mitoloji ve psikoloji alanlarında birçok atölyeye katılırken, disiplinlerarası bir yaklaşımla sanatsal gelişimini pekiştirdi. Öyküleri çeşitli kolektif kitaplarda yer aldı. Distopya ve Suare Dergi’ye yazar olarak katkı sunuyor. Sanat ve düşünce ekseninde üretimlerini sürdürüyor.

    YAZARIN DİĞER YAZILARI
    Mualla Çelik Hıdıroğlu suaremag yazar

    Related Posts

    Ayın Filmleri: EKİM AYINDA NE İZLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Filmleri

    Ayın Şarkıları: EKİM AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Şarkıları

    Ayın Kitapları: EKİM AYINDA NE OKUYALIM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Kitapları

    SuareMag Ekim 2026

    Ekim 1, 2026 Manşet
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026 Edebiyat

    Yazar Tuba Ayşe Özgür’ün, fotoğraf sanatçısı Nihal Gündüz’ün fotoğraflarıyla yer aldığı yeni kitabı Kırık Yansımalar üzerine İstanbul…

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

    Ekim 8, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Ayın Filmleri: Aralık ayında ne izleyelim?

    Aralık 1, 2025 Ayın Filmleri

    Miyazaki’nin reklamsız filmi Japonya’da rekor kırdı

    Temmuz 23, 2023 Film

    Dün Gece Soho’da; düşler ve gerçekler arasında

    Aralık 5, 2023 Alperhan Benlioğlu
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    Haber Bülteni

    Haber Bültenimize Abone Olun

    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.