Özlem Günal Özyürek

Saçlarının ormanında doğanın, bir ağaç kuytusunda kıvrılmış uyurum. Beklerim kardan battaniyesinin altında zamanımı.
Yeraltının sabrı ile göğün ışığı arasındaki bağlantıyım. Beni en çok kış bilir.
Siz beni görmek için baharı beklediğinizi sanırsınız ama ben en çok kışın kalbinde atarım.
Ben beklemeyi bilirim, üzerimi örten kar tanesinin, erimenin bilgisini içinde taşımayı bildiği gibi.
Ben zamanımı bilirim.
Çünkü güneşin uyanışını topraktan önce fark eder, üzerimdeki kıpırtıyı hissederim.
Ben göründüğümde dünya nefesini genişletir, kuşlar yönlerini hatırlar.
Çünkü ben yer ile gök arasındaki ilk renk, ilk anlaşmayım. Bir müjde, bir geçişim, başlangıcım.
Döngülerin başlangıcıyım, yabaniyim, kuralsız, başına buyruk ve bunların gerektirdiği gibi zor koşullara dayanıklı. Cam önlerine uzanan neslime umut, dışarıda yaşayanım.
Sonra zamanım gelir, üç kıvılcım düşer:
Biri göğe,
Biri suya,
Biri de dünyayı taşıyan kadına.
Gökten üç kıvılcım düşer:
Biri umuda,
Biri sabra,
Biri de dünyayı yeniden başlatan kadına.
Bir menekşenin topraktan başını çıkarmasıdır aslında bahar sandığınız şey.
Ve sessiz ve derinde var olabilen kadının dünyaya yeniden evet deyişidir tüm baharlar.

Özlem Günal Özyürek, Ankara’da doğdu. Çocukluğunu ve gençliğini yedi yaşında geldiği İzmir’de yaşadı. Bornova Anadolu Lisesi ve Dokuz Eylül İşletme Fakültesi mezuniyetlerinin ardından başlayan profesyonel iş yaşamını 2012 yılında evlenerek Kıbrıs’a yerleşene kadar sürdürdü. Kıbrıs’taki zamanını her zaman ilgisini çeken Yaratılış, Karma, Reenkarnasyon, Psikoloji, Astroloji, Mitoloji, Şamanizm, Kabala, Şifa, Kuantum, Rüya gibi konularda özel eğitimler alarak ve çalışmalar sürdürerek geçirdi.Söyleyecek sözü birikince bunu aktarmanın yolunu aramaya başladı, yazmayı denemek istedi. Önce yazarsam ölürüm sandı. Zaten ölecekti. Yazdı, ölmedi.

