Close Menu
    Son Eklenenler

    Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

    Mayıs 1, 2026

    Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Mayıs 1, 2026

    Ayın Kitapları: MAYIS AYINDA NE OKUYALIM?

    Mayıs 1, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Cuma, Mayıs 1
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      1 KAVRAM 10 DÜŞÜNÜR: Varoluşun On Yüzü

      Ağustos 2, 2025

      Ulus Baker: Kısacık hayatına çağları sığdıran ‘birisi’

      Temmuz 12, 2025

      Institut français, Fransız yazar, felsefeci ve filolog Barbara Cassin’i ağırlıyor

      Şubat 25, 2025

      Sade Yaşamın Gücü: Epikür ve Tao’nun izinde sadeleşmek

      Aralık 7, 2024

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Yeni Eril: Dr. Nil Keskin’den kapsamlı bir dönüşüm rehberi

      Mart 4, 2025

      Cansel Oruç’un ‘Başarmaktan Korkma’ kitabı okuyucuyla buluştu

      Aralık 26, 2024

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      “Bir ‘teselli’ ver…”

      Nisan 20, 2026

      Sandviç Kuşağı: Arada Kalmışlık

      Nisan 19, 2026

      Var ol! Kelime büyücüsü çok yaşa!

      Nisan 15, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Ayın Kitapları: MAYIS AYINDA NE OKUYALIM?

      Mayıs 1, 2026

      Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

      Nisan 27, 2026

      Filiz Çiçek’ten adalet ve intikam romanı: Kayıp Ada ve Şeytanları

      Nisan 22, 2026

      Adını Sen Koy: İki farklı zaman, iki farklı kadın ve benzer bir hikaye

      Nisan 21, 2026

      Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      Ayın Şarkıları: MART AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mart 8, 2026

      İş Sanat’ın Parlayan Yıldızlar konserleri devam ediyor

      Ocak 15, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Sibel Kırcadere Uslu ile İsmi Olmayan Hikayeler

      Mart 16, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lll

      Mart 16, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Río Sur, Pera Müzesi’nde

      Ekim 16, 2025

      Dalí’nin Tavşan Deliği: Bir romanın resme dönüşen rüyası

      Haziran 12, 2025

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nden ücretsiz sergi turları

      Şubat 20, 2026

      Isabel Muñoz’un Göbeklitepe fotoğrafları Berlin’de

      Şubat 10, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Palu Ailesi skandalı belgesel oldu

      Nisan 10, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      İstanbul Film Festivali 9-19 Nisan’da sinemaseverlerle buluşuyor

      Mart 24, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Sahnede paranormal bir deneyim: “Geceyarısı Hayaleti” başlıyor

      Mart 19, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      Ayın Kitapları: MAYIS AYINDA NE OKUYALIM?

      Mayıs 1, 2026

      EDİTÖR’DEN

      Mayıs 1, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Vildan Külahlı Tanış: Kelimeler efsunlu nesneler gibidir

      Nisan 11, 2026

      Ebru Karaayvaz’dan ağlarken güldüren kitap: Reçeteye Mizah Ekledim

      Mart 9, 2026

      Bozkurt: Yeni nesil yayıncı Toros, kitabı sadece basılı ürün gibi görmüyor!

      Mart 2, 2026

      “Gençler Nereye?” kitabının yazarı Tuğçe Tatari: Türkiye gençlerini duymuyor ve görmüyor

      Şubat 27, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Pablo Neruda: Aşkın, kavganın ve sessiz coğrafyaların şairi

      Temmuz 12, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      İMDAT POLİS

      Mayıs 1, 2026

      KİNGU

      Mayıs 1, 2026

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » BÜHTAN
    Kadir Horzum - SuareMag

    BÜHTAN

    Mayıs 1, 2026Yorum yapılmamış7 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Kadir Horzum

    “Bühtan anam babam bühtan. İnanmayın böyle şeylere. Tamam bal tutan parmağını yalar ama bu kadarı da fazla. Besbelli bühtan. Adam dünyayla uğraşıyor. Senin benim gibi baldırı çıplakların lokmasına mı kaldı? Bunlar hep dış güçlerin, ajanların oyunları.”

    “Yahu abi adam canlı yayında kendi söyledi.”

    “Ha sen onu diyorsun. E sen de geç o makama, sen de yürüt gemini. Sen de besle eşini dostunu, çoluk çocuğunu. Adamın gökte uçan kuştan, yerdeki karıncaya kadar haberi var. Kolay mı bu işler? Bedeli olmalı elbet… Bu işler böyle. Şurda küçücük yerde bile kimler neler yapıyor, duyuyoruz, görüyoruz. Hem onun çoluğu çocuğu önemli; belki o makama gelecekler.”

    Adam sözü söyleyene inanmaz gözlerle baktı. Ortamdaki boğucu sigara dumanının arasından gördüğü kadarıyla gayet ciddi gibiydi. Sanki yukarıdan bastırılmış da yanlara doğru fırlamış gibi duran kafasını iki yana sallayarak konuşmaya devam ediyordu.

    “Bak sen okumuş yazmış adamsın bizim oğlan. Bühtan nedir bilirsin. Allah’tan korkan adam bundan da korkar.”

    “Biliyorum abi de adamın kendi söylediklerini söylüyorum ben. Uydurmuyorum ki.”

    “Yahu neyi söylemiş. Bundan öncekiler yapmıyor muydu? Bu ülkede sopayla neler neler yapıldı.”

    Başka masadan biri sordu.

    “Sanki görmüş gibisin emmi!”

    “Gördüm ya elbet. Siz bilmezsiniz…”

    Yan masada oturan, karayollarından emekli ihtiyar İdris amca atladı.

    “Hassiktir len ordan. Sen daha portakalda vitamin bile değildin o zaman. Baban rahmetli bile kısa donla eteğimde dolanırdı.”

    Kahvede kahkaha tufanı koptu. Bitince adam devam etti.

    “Doğrudur görmedim ama bilirim. -sesini imalı bir tonla yükseltti.- Daha neler neler bilirim. Bak bizim oğlan, görüyorsun. Nasıl da aşağılıyorlar beni. Sen böyle olma işte. Sen de böyle kendi köylünü aşağılama.”

    “İyi de abi sen kaç sene yurtdışında yaşadın. Şurda hepi topu beş altı senedir falan yaşıyorsun. O da kasabada bile değil, şehirde.”

    “E oğlum biz yurtdışında yaşadık da hepten gâvur olmadık ya. Hem ben Avrupa gördüysem bu kötü mü, daha iyi değil mi? İşinize geldi mi köylü, işinize geldi mi gurbetçi.”

    “…”

    “Bırakın artık bu lafları. Bu kadar da karşı çıkılmaz her şeye. Gâvur deyip beğenmediklerinizde hiç böyle şeyler olmuyor. Herkes işine bakıyor. Bizde işsizlikten, her kafadan bir ses çıkıyor.”

    Daha genç biri çıkıştı.

    “İyi de emmi iş vardı da biz mi gitmedik.”

    “E oğlum bırakıp gelen sen değil misin, işini gücünü.”

    “Emmi köy dolmuşu bedava gitmiyor ya şehre. Daha yeme içmeyi demedim bile. Hakı bokunu temizlemeyen işe gitsem ne gitmesem ne!”

    “E yavrum şimdi aylak aylak oturmak daha mı iyi?”

    “Emmi işe gitmek için cebimden para veriyordum. Ne anlatıyon sen!”

    “Vereceksin tabii. Kolay mı bu işler. Sen bilmezsin. Zamanında millete ne paralar döktüm ben, gâvur boku temizleyeceğim diye. Aman gitsin de gelmesin o günler.”

    Karşısında oturan adama haklılığını kanıtlamak istercesine devam etti.

    “Kaç sene gâvur boku temizledim ben. Bunun kabahatlisi kim? Neden onları konuşmuyoruz hiç.”

    Biraz önceki genç yine yükseldi.

    “Emmi karşılığında dönüm dönüm arazi aldın. Evler arabalar aldın. Ben hem çalışıyor hem de cebimden para veriyorum.”

    “E yavrum çalış senin de olur. Bana bedava gelmedi ya. Bak anlatıyorum nasıl kazandığımı.”

    Karşısındaki sordu.

    “Abi arkadaş, kazanmayı bırak, cebimden para veriyordum, diyor. Bunun kabahatlisi kim?”

    Adam, höpürdeterekten sıcak çayından bir yudum aldı. Bardağı tabağa koyarken de yanıtladı.

    “Yoktur öyle bir şey. Bakma sen onun dediklerine. Onun sülalesi de böyleydi. Oldum olası abartırlardı her şeyi. Hem öyle bile olsa, patronun vermediği paranın sorumlusu ben değilim ya.”

    “Sensin demedik zaten abi.”

    “Ee başkası hiç olamaz. Ayrıca bu oğlanın tahsili ne ki fazla para kazanmayı bekliyor?”

    “Emmi ben üniversite mezunuyum. Senin gibi ilkokul terk değil.”

    “Laf… Şimdi üniversite mezunu olmaya ne var. Elini sallasan üniversite mezununa çarpıyor. Farkın ne? Benim terk ettiğim ilkokulda bana neler öğretildi neler. Hey babam hey! O zamanın okulu nerde, şimdiki okul nerde?”

    Biraz önce siktir çeken amca, elindeki okey taşını masaya vurduktan sonra döndü ve gülerek çıkıştı.

    “Ulen biraz önce gitsin de gelmesin o günler diyen sen değil miydin? Bana parayla gâvur boku temizlettiler diyen, o günleri kötüleyen sen değil miydin? İş tahsile gelince iyi mi oldu o günler?”

    “Yahu İdris amca sen de adam aşağılamaya yer arıyorsun. Ne olmuş ilkokul terksem? Ondan çok şey gördüm geçirdim ben. Onu diyorum.”

    “Hadi len ordan! İşine geldi mi öyle, gelmedi mi böyle. Cebinde üç kuruş para gördün de adamsı adamsı konuşuyon burda.”

    Adam karşısındakine döndü yeniden.

    “İşte bundan bir halt olmaz bizden. Kendi köylümüzü, işçimizi aşağılıyoruz. Senelerce İdris amca gibiler yüzünden kahveye bile çıkılamadı. Sanki her şeyin en iyisini bir onlar biliyorlar gibi tepeden tepeden konuştular hep. Hâlâ daha beni nasıl küçük, nasıl cahil görüyor, gördün mü?”

    “Abi iyi hoş diyorsun da. Televizyonda, bizi en çok destekleyenler cahil kesim denmedi mi, onların yaptığı ne?”

    “E yavrum kim dediyse doğru demiş. Okumuş kesimin tek işi lak lak. Okuyan anca konuşur. Yok kadın hakları yok üst baş. Böyle diye diye tepemize çıkarmadılar mı kadınları.”

    Kahvede bir sessizlik oldu. Duyanın da duymayanın da yüzünde, haklı, der gibi bir ifade belirdi.

    “Gerçi bunda sade okumuşların kabahati yok. Herkesin kabahati var. Pek seviyoruz gâvur gibi olmayı. Hiç de çalışkanlığına özenmeyiz o gâvurların. İlle de ahlaksızlığı. Gencecik kızlar çılbak çılbak dolaşıyor sokaklarda.”

    “İyi de abi senin gelinlerden biri yabancı değil miydi?”

    “E canım sen de! Yabancı diye hemen ahlaksız mı oluyor. İnan bizimkilerden daha usturuplu giyiniyor. Bir de saygı duyuyor ki bize, ben kendi kızımdan görmedim o saygıyı.”

    İdris amca yine güldü.

    “Kendi kızın gibi dövmedin de ondandır.”

    “Eh be İdris amca burda da mı haksız buldun beni. Ne var canım iki tokat attıysam, ben onun iyiliği için yaptım. Hangimiz dayak yemedik anamızdan babamızdan. Sırf beni aşağılamak için çıplaklığı, ahlaksızlığı da savunma.”

    Kahvedeki sessizlik biraz daha büyüdü. Sanırsın kadınlar ve davranışları bir kara delikti de onca farklı erkek, o kara delikte yok olmamak için zincir misali birbirine tutunuyordu. Karşısındakine döndü.

    “Bu işte gelmiş geçmiş herkes suçlu bizim oğlan. Ahlakımız çürümüş bizim. Bugünküler ne yapsın?”

    “…”

    “Öyle değil mi ama! Marketçi, kasap, manav, tutturabildiğine satmıyor mu. Berber bile her hafta başka fiyat istiyor.”

    İdris amca ıstakayı devirip döndü.

    “Ulen sen değil miydin, kiracılarınla mahkemelik olan.”

    “Canım her şeye zam gelince ben de el mecbur zam yaptım. Ne yapaydım bedava mı vereydim!”

    “Hadi len. Üç milyonluk yere yirmi milyon kira istemişsin.”

    “E ama öyle oldu oralarda kiralar.”

    “Neden öyle oldu, onu da konuş. Kalabalık etme!”

    “İdris amca kabul et, toplum çürüdü. Sırf kendini haklı göstermek için başkalarını suçlama. Marketçinin yaptığı zamma kim n’apsın?”

    “Len hani kuştan karıncaya kadar haberi vardı? Hani bedeli olacaktı elbet.”

    Adam hiç istifini bozmadı. Önündekine anlatmaya devam etti.

    “Bak yine! Görüyorsun ya, nasıl da haklı çıkacağım diye bühtan ediyor. Hep televizyondan, internetten oluyor bu işler. Oradan öğreniliyor her şey. Hep bu çürümüşlük ondan. Hiç kimseyi suçlamayalım. Eskiden de vardı ama bu kadar değildi.”

    İdris amca önüne döndü. Adam karşısındakinin şaşkın bakışları arasında anlatmaya devam etti.

    “Ama her şey bolluktan oluyor, bizim oğlan. Buldukça kuduruyoruz. İdris amca bile kaç sene ekmek parası kazandı; bu günlere geldi… Yine de hiçbir şey beğenmiyor; inkâr ediyor. Azıcık şükür etse her şey düzelecek belki.”

    İdris amca geri döndü. Bu sefer öfkeli fakat babayani bir sesle cevapladı.

    “Ne gonuşuyon len sen, deyus. Ben kazandıysam alnımın teriyle kazandım. Konuşturma şimdi beni… O kadar sene çalıştım, didindim ya bugün torunuma toka alacak param yok cebimde. Aldığım para anca karnımı doyuruyor. Bunun hesabını kim verecek?”

    Adam hızla cevapladı.

    “E canım herkes emekli olunca sizin maaşlarda düştü tabii. Kimse çalışmak istemeyince ne olacaktı ya!”

    “Şuraya gelir, oturur oturur gidersin de iki çay ısmarlamazsın, milletin alın terine bari laf etme.”

    “İyi de İdris amca sen de! Ona laf etme, buna laf etme! Bir sen mi konuşacaksın bu memlekette.”

    “Len şurda kaç saattir karı gibi ağlayıp duran sen değil misin! Kaç saattir milleti suçlayan sen değil misin!”

    Adam yine önündekine cevap verdi.

    “Doğruları konuşmak ne zaman ağlamak olduysa… Bir o haklı koca memlekette. Parası yokmuş. O kadar sene karayollarında çalıştı, tutsaydı zamanında yükünü. Bunun kabahatlisi de başkası olamaz ya!”

    İdris amca güldü.

    “Kaç yaşında adamım, onca insan gördüm ama sen gibisini görmedim. Daha görmem de herhalde. Bu neymiş arkadaş, adam hep mağdur, hep haklı…”

    Bu ara adam kalkıp kahveciye seslendi.

    “Bizim oğlan şu benim çay borcunu söyle de kalkayım ben. Vakit girdi, kaçırmak olmaz.”

    Kahveci uzaktan seslendi.

    “Elli lira Adem abi”

    “Ne! Oğlum benim içtiğim üç çay. Yanlışın olmasın?”

    “Yok amca. Yanımdakilere de çay ver demedin mi sen!”

    Adam sırasıyla, önce işsiz gence, sonra karşısında oturan adama, en son da göz ucuyla İdris amcaya bakıp şaşkın şaşkın elini cebine attı. Yirmi lira para çıkarıp kahveciye seslendi.

    “Bu seferlik benim içtiğimi al sade! Yanıma para almamışım.”

    İdris amcanın haklılıktan gelen gururlu sesi yankılandı kahvede.

    “Yaz oğlum benim adıma. Haftaya maaş yatınca veririm. Zaten başka işe de yaramıyor.”


    Kadir Horzum, Uşak doğumlu. Eğitimini Balıkesir Astsubay MYO, Anadolu Üniversitesi AÖF İşletme ve Sosyoloji bölümlerinde tamamladı. Halen Aile Danışmanlığı ve Yaşam Koçluğu yapıyor. “Kafamdaki Kalabalık” ve “Kalabalıktan Kalanlar” isimli iki adet kitabı Banliyö Yayınevi tarafından yayımlanan Horzum, yazmaya devam ediyor.

    YAZARIN DİĞER YAZILARI
    kadir Horzum suaremag yazar

    Related Posts

    Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

    Mayıs 1, 2026 Ayın Filmleri

    Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Mayıs 1, 2026 Ayın Şarkıları

    Ayın Kitapları: MAYIS AYINDA NE OKUYALIM?

    Mayıs 1, 2026 Ayın Kitapları

    SuareMag Mayıs 2026

    Mayıs 1, 2026 Manşet
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

    Mayıs 1, 2026 Ayın Filmleri

    İTAAT VE İSYAN TEMASINI HİSSETTİREN FİLM SEÇKİSİ Hazırlayan: Sevin Bayrı Dördüncü duvarı yıkıp kameradan sana bakan…

    Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Mayıs 1, 2026

    Ayın Kitapları: MAYIS AYINDA NE OKUYALIM?

    Mayıs 1, 2026

    EDİTÖR’DEN

    Mayıs 1, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Amélie: Montmartre, gar, yatak odası… Ve bir ruh hâli

    Aralık 15, 2025 H. Nilgün Karataş - Suare

    Dar Zamanlar: Kendi cennetinden kendini kovanların hikayesi

    Ekim 28, 2024 Edebiyat

    UNESCO mirası Sıra Dükkânlar, “İBB İstanbul Tasarım Müzesi” olarak açılıyor

    Ocak 30, 2024 KÜLTÜR - SANAT
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

    Mayıs 1, 2026

    Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Mayıs 1, 2026

    Ayın Kitapları: MAYIS AYINDA NE OKUYALIM?

    Mayıs 1, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.