Close Menu
    Son Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazar, Temmuz 5
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Medusa – Kadın Öfkesi ve Öteki’nin Bakışı 

      Şubat 24, 2026

      Narcissus – Benlik, İmaj ve Modern Ego

      Ocak 7, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Suare Kitaplığı ve Suare Yazarları Sarıyer Edebiyat Günleri’nde Okurlarla Buluşuyor

      Haziran 15, 2026

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026

      Kendi ‘araf’ının çıkmaz sokağındaki insan

      Haziran 30, 2026

      Figen Ormancı’dan yeni roman: Hiç Kimsenin Gölgesi

      Haziran 29, 2026

      40 Dilde Yayımlanan Dünya Çapındaki Fenomen Roman “Theo” Türkiye’de!

      Haziran 26, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Şarkıları: HAZİRAN AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Haziran 2, 2026

      Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      İsmi Olmayan Hikayeler – VI

      Haziran 19, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Mayıs 9, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Serçe Limanı batığının 1000. yılına sanatsal bir selam: Marmaris’te Cam Sanatı Sergisi

      Mayıs 2, 2026

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İfşa Günü: Yeni Başlayanlar İçin ‘Yeni Gerçeklik’

      Haziran 13, 2026

      Altın Palmiye Cristian Mungiu’nun oldu

      Mayıs 26, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kültürler Mut! Tiyatrosu’nda buluşuyor

      Mayıs 5, 2026

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Bir Yansımanın İçinden Dünyaya Bakmak

      Haziran 22, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      SEANS VE SONRASI

      Temmuz 1, 2026

      IL TEMPO SOSPESO.            

      Temmuz 1, 2026

      GATTACA: SEÇİMLERİMİZ GERÇEKTEN BİZE Mİ AİT? 

      Temmuz 1, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » ÇABUK UNUTUR İNSANOĞLU
    Gönül Yasemin Ölmez

    ÇABUK UNUTUR İNSANOĞLU

    Temmuz 1, 2026Yorum yapılmamış8 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Gönül Yasemin Ölmez

    “Kim hesap etmiş, nasıl etmiş de köyün tam da ortasına konduruvermiş. Aklına kurban, boyuna, posuna hayran olduğum,” derken, dirseklerine kadar dayanmış, halka halka, birbirine çarpıp şıngırdayan, ayarı yirmi dört, çift burma bilezikli bileğinin uzantısı elleri, şişkin memelerinin orta yerinde ne tarafa döneceğini şaşırmış beşibiryerdesi ile oynaşıp duruyordu.

    “An da, yola bak.”

    Kelimelerin hızında, köprü başına döndürdüğü bakışlarıyla kaş göz yapıyor hemen yanındaki.

    Limon sıkılmış par par parlayan saçları, berberden yeni çıkmış sinek kaydı suratı, beyaz kolalı gömleği, omuzunun üzerinde puşisi, kalın kemerini sıktırdığı belinin hemen altında, baldırlarından sıkı sıkıya kavramış şişkin pantolonu, simsiyah, dizlerinden bileğine kadar yapışık çizmesinin yumurta topuğuna bastıra bastıra, yuları terbiyecisinin elinde, ağzı kafesli deve ile, ellerinde Chivas Regal litrelik viski şişeleri, uydurulmaya çalışılmış kıyafetli kalabalığın naraları eşliğinde geliyordu adım adım.

    “En büyük başkan, bizim başkan.”

    Kalabalığın hemen arkasından ilerleyen üçlü orkestradan vurmalı olanı, tokmağı üst üste yapıştırıyor boynuna bağlı, göbeğinin üzerinde duran davulun göbeğine, göbeğine. Zurnacıyla, kemancı sonradan gelecek repliklerin iştirakçisi imiş gibi hazır olda tutuyorlardı enstrümanlarını ellerinde.

    Ense tıraşına doğru eliyle saçını sıvazladı.

    “Suları taşırmayalım hanımlar. Küresel ısınma var.”

    Devenin boynuna asılmış çan sesine karışıyor tiz sesi. Bıyığının altından, dudak kenarı kayıyor yukarılara doğru. Elini çekiyor başından, aşağı sallıyor. Aynı anda bileğine bol gelmiş tesbih düşüyor taşan suların çamurlaştırdığı toprağın üzerine. Fitnat beşibiryerdesinden elini çekip tam öne doğru bir adım atıyor ki, deve terbiyecisinin hemen yanındaki adam eğilip aldı tesbihi yerden. Önce pantolonuna sürdürdü tesbihin çamurunun kabasını, sonra buruş buruş gömleğinin ucuyla parlatmaya çalışırcasına ovalamaya devam etti. Önüne doğru bedenini eğdirip tesbihi uzattığında, onun, yemenisinin altından, kuyruk sokumuna kadar uzanmış tek örgü saçı, ak beyaz tenli bilekleriyle sıkı sıkı tuttuğu iki bakır kovayla su kuyruğuna giriveren Nadire de duran bakışlarını fark etti. Tesbihi uzattığı eli itildi geriye. Ardındaki deve başını oynatıyordu sağa sola. Her salınımda başının üzerinden, boyun altına çevrelenmiş çanları vururken birbirine, geviş getirdiği ağzının salyaları da saçılıyordu etrafa. Sesli sessizliği Fitnat bozdu.

    “Karacasu’nun suyu mu bitermiş başkanım. Ömrünüze bereket. Güreşi de kazandık mı, bitti, gitti şimdiden. Tarihe altın harflerle adınızı yazdıracaksınız evelallah, maşallah.”

    Kemancı kemanıyla bir es veriyor hemen. Zurnacı beklemeyi sürdürüyordu.

    Fitnat’a, kaşını gözünü kaydıranın hemen yanındaki, boynundaki yemeniyle kapattı ağzını. Kikirdediği, omuzlarını oynatışından belli oluyor, verdiği solukla yemenisi ağzının içine girip çıkıyordu. “Ne tarihi yahu?”

    Yüzyıllardır süregelen, kültürel mirası yaşatmak, deve yetiştiriciliğini desteklemek, sosyal bir eğlence ortamında, bölge halkını da bir araya getirmek için yapılan bir etkinlik bu. Erkek develer, (özellikle ‘Tülü’ cinsi) kızışma dönemlerinde dişi develer için rekabete girince, bu içgüdüsel mücadeleyi (bir nevi psikiyatrların dediği gibi hani, ergenlik dönemini), kontrol altına almak, enerjilerini doğru yönlendirip, kaslarını geliştirmek adına yapılırmış. Ama bir denklik yokmuş bu mücadelede öyle Kırkpınar güreşlerindeki gibi. E deve tabii ki bir de sonuçta.  Nefesine güvenen borazancı başıymış anlayacağın. Ha bu çeşmede, Kuyumcullu çeşmesi. Orhan Gazi tarafından, Konuralp Bey zamanında yapılmış. İşaret parmağını burnuna dayıyor. Nerden bileceksiniz siz yeni nesil. Haftanın bir günü, “Yalan Rüzgârı,” kalan günlerler gelecek bölümün senaryosunu yaz babam yaz. Ceyar da esaslı herif ama! Beşibiryerdenin çemberini tamamen yerleştiriyor memelerinin arasına.

    “Gız…”

    Dirsek atıyor, kikirdeyen, şıngırdaklının koluna.

    “Maşallah; köyde antik yerleri gezdirip de, Kahvederesi yaylasında mola vermişken, karşıdaki develerin melül melül bakışlarından sebep, bir kısa tarihlerini geçivereyim ahaliye hesabındaki tur rehberi gibisin vallahi. Bir de kibar mı kibar. Başkan gezdirdi ya buna her bir yerleri. Haftaya da Derin kuyuya gidecekmişler. Asmalı konaktaki yere.”

    Bu sefer de öbür yanındakine dirsek atıyor. Kafasını sallıyor, omuzlarıyla birlikte dirseği yiyen.

    “Hah, bu da leb demeden leblebiyi anlar zaten. Sanırsın orta mektep mezunu.

    Zurnacıyla kemancı sus pus, davulcu elindeki tokmağın kafasını, başından davula, davuldan başına, indire kaldıra yol alırlarken, Fitnat avuç içlerini birbirine çarpa çarpa, yanındakinin kulağına yapıştırdığı ağzını oynatmaya devam ediyordu.                         

    “Bazı hayvanlar yaşını alsa bile toylukları hiç bitmez. Bak bizim kara öküze, götürsem kasap bilem almaz; iki büvelek sineği vurdu mu kıçına, tutabilene aşk olsun. Çifte, çifte üstüne namussuz da. Nadide’ye ne demeli!”

    Üçü birden aynı anda döndürdüler bakışlarını Nadide’ye doğru. 

    “Anam, ben kara kaşlı, kara gözlü doğunca, çeyizlik ineğime koymuş adı, ben ne yapem. İnadı da, adını koyana çekmiş bak. O da aynı öküz gibi. Tam oldu bu iş iki meme daha sıktırı verem derken, bir tepik, bir kova sütün yarısı boşa. Satayım desem alan da olmaz koca kısrağı.“ 

    Nadide bakışlarını su dolu bakırlara çevirince, teker teker çekiyorlar çeşmenin altından. Çeşmeyi açıyor, kısa sürede dolan iki bakracı ellerine alıyor. Ardını dönüp birkaç adım attığında, Fitnat konuşmasına devam ediyordu.

    “Öff, öff. Dedim ben başkanıma. Senin deve yaşlandı. Akkız güzel baktı bebesine. Dinmedi öfkesi bak kadının. Herifi devesini otlatırken, çalıların ardını göremediklerinden, botak sanıp vurmuşlar.”

    “Öyle miymiş Fitnat abla! Kadere bak sen. Nadide’nin bubasını da!” diyor gözlerini açaça yanındaki.

    “Sus kız, sus. Ne diyeceğiz. Deveye nişan almıştır o aslında. Ölse daha iyiydi be. Sakat kaldı herifin belden aşağısı.”

    “Aman, nesine tav olmuş bu çırpı bacaklı karının başkan da? Kaçıramamış işte. Kaçırsaydı, el mecbur vereceklerdi. Hem nasıl isimler koymuş böyle bunlar. Ne güzel isimler var. Döndü var, Yeter var, Şeyime var, Sabit var, Satılmış var. Allah allah, bunların ki, devenin anasının adı Akgız, yavrusunun adı Akgız, sahibinin adı. Ha onunki lakaptı tamam. Nasıl aşkmış bunlarınki de! Selvi boylum al yazmalım mübarek. Bubası erkenden vefat edince, herifi alıncaya kadar dam başında gece gündüz ortalığı tanimiş. ”

    Bu defa da Fitnat deviriyor bakışlarını yanındakine. “Tanimiş ne gız. Azıcık düzgün konuşmayı öğren. Gözetlemiş diyeceksin. Adam komando olarak yapmış askerliğini. Bildiğin Seyid onbaşı gibi, mağrur, güçlü kuvvetli. Nöbet tutmuş karlı dağların başında. Dambaş da beklese ne olacak. Su dolu bakraçları tutuşturuyor her ikisinin de ellerine. Yürümeye başladıklarında fark ediyor, Nadidenin birkaç adım önde küçük bir kız çocuğunun başını okşadığını. Fitnat yemenisini çözüp yeniden bağlıyor. 

    Yeni inşa edilmiş türübünün plastik sandalyeleri doluşmuş, çitlerle çevrili orta alanın bir ucunda Nadidenin devesi, diğer uçta başkanın devesi; devesinin etrafında adamları bekliyorlardı. Mangallardan tüten dumanlar, deve sucuğu için kuyruğa girmiş kalabalık, davula değen her tokmakta kollarını kaldırıp döne döne oynayanlar, araya giriveren keman sesinin efkarından, ellerindeki bira şişesinden yudumlarını alanlar, karşısındakinin şişesinin dibine vuruyorlardı.

    Nadide devesinin yanına geldiğinde tel örgüye asılı torbasından çıkardığı baba yadigarı siyah körekli çizmelerini geçirdi ayağına. Bakracı Devesinin önüne bıraktı. Eğilen devenin ağızlığını çıkardı usulca. Ağzından köpükler saçılan deve hareket etmeye başlayınca boynundaki ipi kendine doğru çekip, gıdısını okşayıp, kulağına fısıldadı. 

    Oralılara has görünmeyen, bir blucin, üzerinde keten bir gömlek, başında kenarlığı geniş hasır şapkalı giyimi ile, adım adım yaklaşmakta olan kadında durdu bakışları. Devenin her huysuzlanışında birkaç adım geriliyor, sonra yeniden başlıyordu yürümeye. İyice yaklaştığında şaşkınlığını gizlemeye çalışır gibi kapattı boşta kalan eliyle ağzını. “Hasret, sen misin?”                                                            

    Devenin ipini bıraktı birkaç saniyeliğine. Boynuna sarıldı. Geriye çekildi, yüzüne baktı, bir kez daha sarıldı. Deve birden ayaklarını hareket ettirip başını sallamaya başlayınca;

    “Korkma, korkma,” dedi Nadide. “Az binmedik çocukluğumuzda üstüne. Çabucak unutuverir zaten insanoğlu.” Dudaklarını esnetip bıraktı. Devam etti. 

    “Anasından yüzlü olsa da babasından terbiyeli bu. Konuşacak çok şey var ama sonra. Burası tehlikeli şimdi senin için. Sen şöyle rahat izleyebileceğin, develer koşturunca, ezilmeyeceğin bir yer bul kendine. 

    “Pes diyor,” Hasret. “Herif utanmadan hâlâ.”               

    Nadide cevap vermiyor. Devenin önüne bakracı yakınlaştırıyor. Deve sudan içiyor. Nadide ağızlığını takıyor yeniden. Başkan meydana iniyor. Dizlerini yere doğru kıvırıp, bir eliyle aldığı toprağı, diğer elinin avuçlarına sürüp silkeliyor. Tribünden alkışlar kopuyor. Kemancı yayı alıyor eline. Davulcu tokmağı indiriyor.

    “Haniyada benim, elli gram, pırasam, pırasam. Konyalıdan başkasına bastırmam oyy, oy, konyalım yürü..”

    Başkan kolları havada asılı davulcuya bakış atarken, adamlarından biri yanına, diğeri davulcunun yanına koşuyordu. “Davulcu Şerafettine ne oldu len, nerden buldunuz bildiğini okuyan bu herifi,” derken davulcunun yanındaki de, “gözünü sevem kardeş, bunu değil, Kerimoğlunu çalıceksin,” diye dil döküyordu. 

    Yanlarından geçerken konyalım türküsüne omuzlarını oynatıp, bir eli belinin arkasında, diğer elinde mendil varmış gibi, iki ileri bir geri halay çekip, olup bitene gülümseyen kadına da, “ hadi ordan be, sen de kimsin,” der gibi ellerini uzatıyorlardı havaya doğru. Davulcu ritmi değiştirip Zeybek havasına geçti. Ritmi tutturmaya çalışıyordu. Başkan, türkünün iki kez sekmesi gereken yerlerinde, bir kez sekmek durumunda kalıyordu. Bacaklarını iki yana açıp durdu bir an. Belinden çıkardığı tabancayı gökyüzüne doğrulttu. Herkes başını ellerin içine aldı. Tabanca tutukluk yaptı. Bir kez daha bastı tetiğe.

    “Başkanım, horozu,” diyen yaverinin sözü, meydancının eline mikrofonu alıp haykırmasıyla havada asılı kaldı. Boşluk hızla kapandı. Herkes develeri alkışlamaya başladı. Nadide kendi devesini, başkanın devesini terbiyecisi çekti ortaya. İplerini koyu verdiklerinde Nadide’nin devesi löngür löngür koşturuyordu. Başkanın devesi bir anda yere çöktü. Fitnat, mümkün olsa tribünden aşağıya uçmak istercesine kollarını iki yana açmış bağırıyordu.

    “Yürü be aslanım, hadi kalk yürü.”

    Terbiyeci, elindeki sopasıyla ne kadar dürterse dürtsün, deveyi kaldırmayı başaramadı. Başkan omzundaki puşisini attı, gömleğinin yakasını açtı. Nadide’nin devesi tam boynunun üzerine çökecek iken, meydancının,“ayırın develeri,” haykırışına hakem düdüğü çaldı. Mikrofona ağzını yapıştırmış, bağırıyordu.

    “Hükmen, Akkız!”

    Zurnacıdan ses geldi. Parmağı son deliğe basıyordu.

    “Güreş iptal. Deve hasta oldu,” ile tamamladı cümlesini hakem.

    Nadide devesini çekerken, arkadaşı, omuzlarını oynatıp, halay çekerek geldi yanına. Birlikte yürümeye başladılar. Hemen yanlarında Karacasu’nun tarihi yerlerini gezmeye geldiği elindeki broşürden, olana bitene de hayretle baktığı gözlerinden belli olan kadının, “Sucuk mu olacak şimdi bu?” sorusunu bir an tereddüt etmeden cevapladı Nadide.

    “Onuda yer, onlar.”

    Hasret bakakaldı. 


    Gönül Yasemin Ölmez, Bodrum’da doğdu. Lise mezunu. Yirmi üç yıllık çalışma hayatında özel sektörde satış danışmanlığı ve mağaza müdürlüğü yaptı. Derin okuma ile başlayan kendini geliştirme eğitim yolculuğunu, mitoloji ve yaratıcı yazarlıkla halen devam ettiriyor. Bu süreçte iki kollektif kitapta öyküleri de yer alan Gönül Yasemin Ölmez, yazı yolculuğunu sürdüyor.

    YAZARIN DİĞER YAZILARI
    gönül yasemin ölmez suaremag yazar

    Related Posts

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026 Manşet

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026 Hakan Akdoğan

    Ayın Filmleri: TEMMUZ AYINDA NE İZLEYELİM?

    Temmuz 1, 2026 Ayın Filmleri

    Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

    Temmuz 1, 2026 Ayın Kitapları
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026 Fotoğraf

    Fotoğraf sanatçısı ve akademisyen Nihal Gündüz, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileriyle hazırladığı “Yüzleşme: Hayalet…

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Nisan ayında izlenesi filmler

    Nisan 1, 2025 Ayın Filmleri

    Başka Bir Hayatta

    Eylül 25, 2025 Film

    İKİ’DEN BİR OLMAK

    Nisan 1, 2025 Kenan Doğru
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.