BURAK SOYER
“Kiku”, dinlemenin yanlızca “dinlemek” olmadığını, örneklerle, detaylı analizlerle anlatarak fiziksel bir süreçle beraber ruhsal ve zihinsel bir deneyim olduğunun altını çiziyor. “Kiku”yla beraber arkadaşlar, aile ve profesyonel iş yaşamında çevremizdekilerle daha etkili bir iletişim kurulabileceğini ifade eden yazar Haru Yamada, bunun kültürel pratiğe dökülmesiyle birlikte, kişiye farkında olarak ya da kendini geliştirecek birçok beceriyi de beraberinde getirdiğini dile getiriyor.

Birbirimizi bırakın anlamayı, anlamaya çalışmayı, asla ve asla dinlemediğimiz bir çağdayız. Hepimizin derdi kendine fakat bu dertleri öylesine allayıp pulluyoruz ki, herkesin biricik duygusu diğerininkinin kat be kat üstüne çıktığı için karşısındaki üzerindeki baskıyı en fazla kuran kendini dinletebiliyor. Halbuki dinlemek, yalnızca insanları değil, içinde yaşadığımız dünyayı anlamak için bir anahtar mahiyetinde. Anlamanın, anlaşmanın, diyaloğun en önemli aracı. Georgetown Üniversitesi’nden doktora derecesine sahip, sosyodilbilim araştırmacısı Haru Yamada’nın kaleme aldığı, Say Yayınları’ndan Şafak Tahmaz çevirisiyle yayımlanan “Kiku”, Japoncadaki kelime anlamıyla, “on dört kalbin enerjisiyle” yapılan ve bilinçli bir eylemin çok ötesine geçerek kültürel bir alana sapan “dinlemenin”, “duymak” dışındaki dönüştürücü pratiği üzerinden ilerleyerek hayatta bize nasıl yardımcı olacağını anlatan bir kitap.
Haru Yamada’nın on bölüme ayırdığı kitabın ilk bölümünde, “On Dört Kalp ile Dinleme”nin ne anlama geldiğini, Kiku kavramından yola çıkarak anlatıyor. Devamında dinlemenin bilgiyle kurduğu ilişkiye dikkat çeken Yamada, “yumuşak” bir dinlemenin nasıl bir deneyim olduğunu ele alırken, “güvenilir” bir şekilde dinlemenin karşı tarafta yapacağı etki üzerinde duruyor. Sözsüz, kültürel ve sosyal dinlemenin birbirini tamamlayan eylemler olduğuna dikkat çeken Haru Yamada, iş yerinde dinlemenin profesyonel hayatımızdaki önemine dikkat çekerken, kuşaklararası dinlemenin ise -adı üstünde- kuşaklar arasında oluşan farklılıklardan kaynaklanan iletişim kopukluklarını gidermede yardımcı olacağını ifade ediyor. Son olarak uyarlanabilir dinlemeye eylemine ele alan Haru Yamada, bütün bunların toplamıyla birlikte, “Sesler, duydukları anda bitmezler, asıl dinlenme o andan sonra başlar,” deyip ekliyor: “Dinlemek, yalnızca duymak değildir; zihnin, yaratıcı aklın ve kalbin ortak çabasını gerektiren bir beceridir.”
“Kiku”, dinlemenin yanlızca “dinlemek” olmadığını, örneklerle, detaylı analizlerle anlatarak fiziksel bir süreçle beraber ruhsal ve zihinsel bir deneyim olduğunun altını çiziyor. “Kiku”yla beraber arkadaşlar, aile ve profesyonel iş yaşamında çevremizdekilerle daha etkili bir iletişim kurulabileceğini ifade eden yazar Haru Yamada, bunun kültürel pratiğe dökülmesiyle birlikte, kişiye farkında olarak ya da kendini geliştirecek birçok beceriyi de beraberinde getirdiğini dile getiriyor.

Burak Soyer
Gazeteciliğe 2005 yılında Radikal Gazetesi Kültür Sanat Servisi ve Kitap Eki’nde başladı. Şimdiye kadar Milliyet, Hürriyet, Hürriyet Kitap Sanat, BirGün, BirGün Pazar, BirGünKitap, Taraf, Cumhuriyet Pazar, T24, Gazete Duvar, sendika.org, solhaber.org’a, siyaset, edebiyat, müzik, sinema, tiyatro yazıları yazdı. Halen Gazete Pencere, Bianet, Gazete İkinci Yüzyıl ve OT dergisine kültür sanat, K24, Edebiyathaber.net, Oggito, Ne Okuyorum?, Ajandakolik, Mahal Dergi, Romanoku internet sitelerine de edebiyat yazıları yazıyor. 2017 yılında ilk kitabı Zıvana Doğan Kitap etiketiyle yayımlandı. Zıvana’nın devamı olanBuji de 2019 yılında aynı yayınevinden çıktı. Son romanı Ring ise, geçtiğimiz Eylül ayında Karakarga Yayınları etiketiyle okuyucuyla buluştu. 2015 yılında Anadolu Üniversitesi Sosyoloji bölümünden mezun olan Burak Soyer, halen Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Sanat Tarihi bölümündeki eğitimine devam etmektedir.


