Close Menu
    Son Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Ekim 12
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      KOPENHAG: GÜVENİN VE HAFİFLİĞİN KONFORU

      Eylül 1, 2026

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

      Ekim 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      2026 Emmy Ödülleri’nde Rekorlar Gecesi: Televizyonun Ezberleri Bozuldu

      Eylül 16, 2026

      ÇYDD’nin 2026-2027 burs başvuruları başladı

      Eylül 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      Sıradan insanın bir “derbeder” olarak portresi

      Ekim 7, 2026

      Celal Kadri Kınoğlu’nun yeni romanı “Provalar” raflarda

      Ekim 3, 2026

      Kıraathane Kitap Şenliği 8. yaşında

      Ekim 2, 2026

      Tutu Aydınoğlu’ndan Mirzayev’e yeni bir yorum: “Hafızanın Kontrpuanı” albümü çıktı

      Eylül 29, 2026

      Klasik Müziğin çağdaş yorumcularından Janoska Ensemble Bodrum’da

      Ağustos 7, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      İsmi olmayan hikâyeler – VIII

      Ağustos 30, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – VII

      Temmuz 25, 2026

      AH BAVULUM VAH BAVULUM

      Temmuz 15, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Pera Müzesi’nde İki Yeni Sergi: Cumhuriyetin Kamera Arkası ve Frank Bowling

      Eylül 30, 2026

      ‘1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar’ sergisi RHM’de

      Eylül 23, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      Cennete 9 Tapınak: İnanç, aile ve ölüm arasında 9 durak

      Ekim 5, 2026

      Yalnızlar Rıhtımı restore edilmiş kopyasıyla beyazperdede

      Ekim 2, 2026

      İki Dünyanın Prometheus’ları: Ateşin, Bilginin ve Isdırabın Sinematik Silsilesi

      Eylül 18, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kaş Tiyatro Günleri Likya’nın izinde beşinci kez perde açıyor

      Ekim 6, 2026

      14 yıl sonra yeniden perde: Muammer Karaca Tiyatrosu bağımsız tiyatrolara açılıyor

      Eylül 27, 2026

      Tiyatroda “VR” deneyimi: “35 Mayıs” yeniden sahnede

      Eylül 22, 2026

      Sait Faik ile Orhan Kemal “Düş Payı”nda buluşuyor

      Eylül 1, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Küçük bir kâğıtta koca bir hayat: Hasip Pektaş ve ekslibrisin hafızası

      Eylül 25, 2026

      ÖZLEM GÜLLER ÜNAL RÖPORTAJLARI

      Eylül 13, 2026

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Karanlığın değişen yüzü: Gotik edebiyatın tarihsel gelişimi

      Eylül 15, 2026

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      ÜST GEÇİT

      Ekim 1, 2026

      BİR REPLİKANTLA HAYATIN ANLAMINI ARAMAK

      Ekim 1, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » EŞİK
    SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    EŞİK

    Mart 1, 2026Yorum yapılmamış6 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Eylem Akdere

    Bazı çizgiler vardır, sesin önünde durur.

    Konuşmadan önce onlardan geçersiniz.

    Boynumda böyle bir çizgi var.

    İnsanlar “iz” diyor. Ben bazen “çatlak” diyorum. Çünkü iz, bitmiş bir şey gibi. Çatlaksa hâlâ çalışıyor; bazen kendini belli ediyor, bazen gizleniyor.

    Boynumla sesim arasındaki o ince, soluk yarık—sanki bir yerden başka bir yere geçilmiş gibi—her sabah aynada aynı yerde duruyor ama aynı anlamda durmuyor.

    Önce onu yok saymayı öğrendim.

    Saçıma şekil verirken başımı bir milim çevirip ışığı başka açıdan düşürürsem çizgi kayboluyor. Fotoğrafta yüzümün iyi çıktığı açılar var; bir de boynumun daha “temiz” durduğu. Kolye seçerken zincirin tam nerede biteceğini hesaplıyorum. Bazı yaka tiplerinden vazgeçtim. Bazı renklerden de. Açık renkler, ışığı fazla geri veriyor; çizgiyi bir harita çizgisi gibi belirginleştiriyor.

    Bütün bunlar küçük şeyler gibi duruyor. Küçük. Ama insanın gününü küçük şeyler yönetiyor zaten: bir bakış, bir cümle, bir kumaşın boyna sürtünmesi.

    Bazen o sürtünme bana sesin nereden çıktığını hatırlatıyor. Sanki sesim artık aynı yerden geçmiyormuş gibi. Sanki konuşmak, yalnızca kelime değil, bir eşiği aşmakmış gibi.

    O gün kuaföre gittiğimde, her şeyi normal yapmak istemiştim. “Normal” kelimesi bende bir düğme gibi: bastığımda aklımdaki sahneyi değiştiriyor. Normal bir randevu. Normal bir saç kesimi. Normal bir ayna karşısı. İnsanlar konuşurken kahkaha atıyor, dedikodu yapıyor, havayı yorumluyor; kimsenin boynunun ortasında görünür bir çizgi yokmuş gibi, ben de yokmuşum gibi.

    İçeri girince sıcak bir şampuan kokusu vurdu yüzüme. Bir müzik çalıyordu; ritmi basit, sözleri önemsiz. Koltuğa oturdum. Önlüğü boynuma bağladılar. O bağlama anında, boğazımın altındaki o çizgi, kendi kendine ortaya çıktı. Bir kumaşın, bir düğümün, bir ele dokunmanın çağırdığı gibi.

    Kuaför—adını tabeladan biliyordum ama yüzünü ilk kez gerçekten gördüğümü fark ettim—arkama geçti. Saçlarımı ayırdı, taradı. Bir süre konuşmadı. Sessizlik uzayınca ben konuşmaya başladım; çünkü ben sessizliği hep doldurmayı öğrenmişimdir. Nereden geldiğini bilmediğim bir alışkanlık.

    “Hava bugün soğuk değil mi?” dedim.

    “Evet,” dedi.

    Sonra bir süre daha saçla uğraştı. Omuzlarıma dökülen saçları elinin tersiyle süpürdü. Boynuma doğru eğildiğinde nefesinin sıcaklığı bile çizgiyi hatırlattı. Sanki çizgi, tenin altında değil de havanın içinde asılıydı.

    Ben yine normal davranmaya çalıştım. Gülümsedim. Gözlerimi aynaya sabitledim. Aynada, yüzümün tanıdık kısmı vardı. Gözlerim, kaşlarım, dudaklarım. Boynumun ortasında, tanıdık olmayan ama artık bana ait olmak zorunda olan bir çizgi.

    Kuaförün eli bir an durdu. Sadece bir an. Sonra aynada göz göze geldik. Göz göze gelmek dediğim, gerçek bir göz göze gelmek değil; aynada yakalanmak. İnsanın, gizlice bakıldığını bildiği halde “fark etmedim” oynadığı o oyun.

    “Boynunuz…” dedi. Cümleyi tamamlamadı.

    İçimden hızlı bir savunma cümlesi geçti: Sormayın. Ardından daha hızlı bir açıklama: Ameliyat. Sonra daha hızlı bir utanç: Niye açıklıyorum?

    Ben yine normal olana sığındım.

    “Evet,” dedim. “Bir şey… oldu.”

    O “bir şey” kelimesi, bazen insanı kurtarıyor. Bazen de kendini küçültüyor. Bir şey oldu; sanki bir gün evde bir bardak kırıldı gibi. Oysa bazı şeyler bir bardağın kırılması değil; evin duvarında bir çatlak açılması gibi. İçeri soğuk girer. Ses değişir. İnsan aynı odada oturur ama artık o oda başka bir şeydir.

    Kuaför, çizgiye bakmıyor gibi yaptı. Ama bakışın bir taklidi yoktur; bakış, kendi yolunu bulur.

    “İyisinizdir umarım,” dedi. Yumuşak söyledi. Yumuşak söylenen cümlelerin bazen daha ağır olduğunu biliyorum.

    “İyiyim,” dedim. Bu “iyiyim” yıllardır bende bir kapı gibi. Biri çalınca açıyorum, içeri girip girilmemesine karar vermeden. “İyiyim,” dediğimde kapı kapanıyor. İyiyim. Konuşmayalım.

    O yine saçımı taradı. Makası aldı. Metal ses, aynadaki yansımamın üstüne tıklayıp duruyordu. Saç kesmek ne kadar sıradan bir eylem. Saç uzar, kesilir; uzar, kesilir. Bir döngü. Oysa vücuttaki bazı çizgiler uzamaz, kesilmez. Sadece taşınır.

    Ben makas sesinin içine saklandım.

    İnsan saklanacak yer bulunca, en önce kendinden saklanıyor.

    Kuaför bir süre sonra konuştu. Birden değil, yavaşça. Sanki sesinin de bir eşiği varmış gibi.

    “Bu çizgi,” dedi, “sanki… bir yerden başka bir yere geçilmiş gibi.”

    Cümle öyle kuruldu ki, içinde acıma yoktu. Merak yoktu. “Geçmiş olsun” yoktu. “Ne oldu” yoktu. Sadece bir tespit vardı. Beni, bir hikâyenin içine koymadan, bir dramın içine itmeden, yalnızca gördüğü şeyi söylemişti.

    Bir yerden başka bir yere geçilmiş gibi.

    O anda boğazımın içi doldu. Ağlamaktan değil—ben ağlamayı çoğu zaman sessizliğe saklarım—başka bir şeyden. Kendime uzun süredir söylemediğim bir şeyi duymaktan.

    Ben gerçekten bir yerden başka bir yere geçmiştim.

    Ama bunu kabullenmek, “iyiyim” demekten çok daha zordu.

    Çünkü geçmek, geride bir şey bırakmayı da kabul etmek demekti. Eski bedenimi. Eski sesimi. Eski normalimi.

    Ben o “normal” düğmesine ne kadar basarsam basayım, artık sahne değişmiyordu.

    Kuaför arkasından devam etti:

    “Bazı çizgiler vardır,” dedi, “insanın başına geleni değil, geçtiği yeri anlatır.”

    Bunu bir aforizma gibi söylemedi. Kendini akıllı göstermek için değil. Sanki bunu daha önce kendi gözleriyle görmüş biri gibi. Sanki çizgilerle yaşayan biri gibi.

    Ben bir şey demedim. Çünkü boğazımın tam ortasında, yıllardır taşıdığım o çizgi bir an için içeri doğru genişledi. Bir çatlak, yalnızca dışarıdan görünmez; bazen insanın içinde de açılır. İçeriye hava girer. İçeriye ses girer.

    Ben aynaya baktım.

    O çizgi, benim için hep bir kusur gibi duruyordu. Bir “tamamlanmamışlık.” Bir “bozulma.” Bir “fazlalık.”

    Oysa şimdi, ilk kez, bir kayıt gibi duruyordu. Bir geçit gibi. Bir eşik gibi.

    İnsan kendi bedenini bazen bir ev gibi sanıyor. O evin duvarları sağlam olsun istiyor. Boya kusursuz olsun. Çizik olmasın. Çatlak olmasın. Ama bazı evlerde en çok ışık, duvardaki ince bir yerden sızar. İstenmeyen yerden. Planlanmamış yerden. Ve insan yıllar sonra o ışığın düştüğü köşeye alışır; hatta o köşe, evin en gerçek köşesi olur.

    Ben çizgime alışmıştım ama onunla barışmamıştım. Alışmak, kabullenmek değildir. Alışmak, bir şeyi sürekli taşımaktır; kabullenmek, taşıdığın şeyi kendine ait saymaktır.

    Kuaför saçımı yıkamak için lavaboya götürdü. Başımı geriye yasladım. Boynum gerildi. Çizgi daha görünür oldu. Suyun sıcaklığıyla birlikte, tenimin üzerindeki her şey bir an daha netleşti.

    Gözlerimi kapadım.

    Gözlerimi kapadığımda, o odanın ışığı geldi aklıma. Soğuk, parlak, fazla parlak. İnsan kendini bir anda ışığa teslim edince, gölgesi nereye gider bilmiyor. Sesler kısık bir yerden geliyor. Biri adınızı söylüyor, siz cevap veremiyorsunuz. Sonra bir sessizlik. Sonra bir uyanış. Sonra bir “iyisiniz” cümlesi.

    Ben o gün “iyiyim” demeyi yeniden öğrendim. Ama kelimenin içi boştu. Çünkü “iyi” dediğin şey, yalnızca bedenin çalışması değil. İyi, kendini tanımaya devam edebilmekti.

    Saçım yıkanıp koltuğa döndüğümde, aynaya tekrar baktım. Bu kez yüzüme değil. Boynuma.

    Çizgi oradaydı. Hiç değişmemişti.

    Değişen, benim bakışımın cümlesiydi.

    Ben o çizgiye yıllardır “yara” demiştim. Yara, kapanması gereken bir şeydi. Yara, gizlenmesi gereken bir şeydi. Yara, “geçmiş” demekti.

    Ama o çizgi kapanmamıştı. Sadece iyileşmişti. İyileşmek, silinmek değildir.

    İyileşmek bazen görünür kalmaktır.

    Kuaför son düzeltmeleri yaparken, ben sessizce düşündüm: Boynumdaki bu çizgi, hayatımda ilk kez bir şey istemiyordu benden. Ne sakla diyordu ne göster. Orada duruyor, benimle birlikte nefes alıyordu.

    Belki de çatlak dediğim şey, tam da buydu.

    Bir insanın, kendi hikâyesini sızdırdığı yer.

    Dışarı çıktığımda hava hâlâ soğuktu. Ama yüzüme çarpan soğuk, beni küçültmedi. Sadece uyandırdı.

    Yolun karşısındaki vitrinde kendimi gördüm. Saçım daha derli topluydu. Yüzüm aynıydı. Boynumdaki çizgi, camın yansımasında ince bir çizgi gibi duruyordu. Bir şeyin başlangıcı gibi de, sonu gibi de değil.

    Bir geçit gibi.

    Elimi boynuma götürdüm. Parmaklarım çizginin üzerinden geçti. Bu kez ezbere değil. Bu kez görerek.

    Çünkü ben, yıllardır bakmadan geçtiğim yeri ilk kez görüyordum.

    Buna yara demedim. Çünkü kapanmamıştı. Buna çatlak dedim.


    Suare Öykü Dergisi – Tüm Sayılar
    çatlak eylem Akdere öykü suare öykü suare öykü dergisi

    Related Posts

    ALTININ GÖLGESİ

    Ekim 1, 2026 Eylem Akdere

    Erdal Öz Edebiyat Ödülleri’nin 2026 yılı sahipleri açıklandı

    Eylül 30, 2026 Edebiyat

    ANAHTAR

    Eylül 1, 2026 Eylem Akdere

    İsmi olmayan hikâyeler – VIII

    Ağustos 30, 2026 Manşet 2
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026 Edebiyat

    Yazar Tuba Ayşe Özgür’ün, fotoğraf sanatçısı Nihal Gündüz’ün fotoğraflarıyla yer aldığı yeni kitabı Kırık Yansımalar üzerine İstanbul…

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

    Ekim 8, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

    Aralık 6, 2025 Mitoloji

    Sağlıklı atıştırmalık alırken fonksiyonel olmasına dikkat edin

    Nisan 15, 2022 YAŞAM

    KİMSESİZ

    Ekim 1, 2025 Mahinur Çenetoğlu
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    Haber Bülteni

    Haber Bültenimize Abone Olun

    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.