Close Menu
    Son Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazar, Temmuz 5
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Medusa – Kadın Öfkesi ve Öteki’nin Bakışı 

      Şubat 24, 2026

      Narcissus – Benlik, İmaj ve Modern Ego

      Ocak 7, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Suare Kitaplığı ve Suare Yazarları Sarıyer Edebiyat Günleri’nde Okurlarla Buluşuyor

      Haziran 15, 2026

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026

      Kendi ‘araf’ının çıkmaz sokağındaki insan

      Haziran 30, 2026

      Figen Ormancı’dan yeni roman: Hiç Kimsenin Gölgesi

      Haziran 29, 2026

      40 Dilde Yayımlanan Dünya Çapındaki Fenomen Roman “Theo” Türkiye’de!

      Haziran 26, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Şarkıları: HAZİRAN AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Haziran 2, 2026

      Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      İsmi Olmayan Hikayeler – VI

      Haziran 19, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Mayıs 9, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Serçe Limanı batığının 1000. yılına sanatsal bir selam: Marmaris’te Cam Sanatı Sergisi

      Mayıs 2, 2026

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İfşa Günü: Yeni Başlayanlar İçin ‘Yeni Gerçeklik’

      Haziran 13, 2026

      Altın Palmiye Cristian Mungiu’nun oldu

      Mayıs 26, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kültürler Mut! Tiyatrosu’nda buluşuyor

      Mayıs 5, 2026

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Bir Yansımanın İçinden Dünyaya Bakmak

      Haziran 22, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      SEANS VE SONRASI

      Temmuz 1, 2026

      IL TEMPO SOSPESO.            

      Temmuz 1, 2026

      GATTACA: SEÇİMLERİMİZ GERÇEKTEN BİZE Mİ AİT? 

      Temmuz 1, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » EŞİK
    SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    EŞİK

    Mart 1, 2026Yorum yapılmamış6 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Eylem Akdere

    Bazı çizgiler vardır, sesin önünde durur.

    Konuşmadan önce onlardan geçersiniz.

    Boynumda böyle bir çizgi var.

    İnsanlar “iz” diyor. Ben bazen “çatlak” diyorum. Çünkü iz, bitmiş bir şey gibi. Çatlaksa hâlâ çalışıyor; bazen kendini belli ediyor, bazen gizleniyor.

    Boynumla sesim arasındaki o ince, soluk yarık—sanki bir yerden başka bir yere geçilmiş gibi—her sabah aynada aynı yerde duruyor ama aynı anlamda durmuyor.

    Önce onu yok saymayı öğrendim.

    Saçıma şekil verirken başımı bir milim çevirip ışığı başka açıdan düşürürsem çizgi kayboluyor. Fotoğrafta yüzümün iyi çıktığı açılar var; bir de boynumun daha “temiz” durduğu. Kolye seçerken zincirin tam nerede biteceğini hesaplıyorum. Bazı yaka tiplerinden vazgeçtim. Bazı renklerden de. Açık renkler, ışığı fazla geri veriyor; çizgiyi bir harita çizgisi gibi belirginleştiriyor.

    Bütün bunlar küçük şeyler gibi duruyor. Küçük. Ama insanın gününü küçük şeyler yönetiyor zaten: bir bakış, bir cümle, bir kumaşın boyna sürtünmesi.

    Bazen o sürtünme bana sesin nereden çıktığını hatırlatıyor. Sanki sesim artık aynı yerden geçmiyormuş gibi. Sanki konuşmak, yalnızca kelime değil, bir eşiği aşmakmış gibi.

    O gün kuaföre gittiğimde, her şeyi normal yapmak istemiştim. “Normal” kelimesi bende bir düğme gibi: bastığımda aklımdaki sahneyi değiştiriyor. Normal bir randevu. Normal bir saç kesimi. Normal bir ayna karşısı. İnsanlar konuşurken kahkaha atıyor, dedikodu yapıyor, havayı yorumluyor; kimsenin boynunun ortasında görünür bir çizgi yokmuş gibi, ben de yokmuşum gibi.

    İçeri girince sıcak bir şampuan kokusu vurdu yüzüme. Bir müzik çalıyordu; ritmi basit, sözleri önemsiz. Koltuğa oturdum. Önlüğü boynuma bağladılar. O bağlama anında, boğazımın altındaki o çizgi, kendi kendine ortaya çıktı. Bir kumaşın, bir düğümün, bir ele dokunmanın çağırdığı gibi.

    Kuaför—adını tabeladan biliyordum ama yüzünü ilk kez gerçekten gördüğümü fark ettim—arkama geçti. Saçlarımı ayırdı, taradı. Bir süre konuşmadı. Sessizlik uzayınca ben konuşmaya başladım; çünkü ben sessizliği hep doldurmayı öğrenmişimdir. Nereden geldiğini bilmediğim bir alışkanlık.

    “Hava bugün soğuk değil mi?” dedim.

    “Evet,” dedi.

    Sonra bir süre daha saçla uğraştı. Omuzlarıma dökülen saçları elinin tersiyle süpürdü. Boynuma doğru eğildiğinde nefesinin sıcaklığı bile çizgiyi hatırlattı. Sanki çizgi, tenin altında değil de havanın içinde asılıydı.

    Ben yine normal davranmaya çalıştım. Gülümsedim. Gözlerimi aynaya sabitledim. Aynada, yüzümün tanıdık kısmı vardı. Gözlerim, kaşlarım, dudaklarım. Boynumun ortasında, tanıdık olmayan ama artık bana ait olmak zorunda olan bir çizgi.

    Kuaförün eli bir an durdu. Sadece bir an. Sonra aynada göz göze geldik. Göz göze gelmek dediğim, gerçek bir göz göze gelmek değil; aynada yakalanmak. İnsanın, gizlice bakıldığını bildiği halde “fark etmedim” oynadığı o oyun.

    “Boynunuz…” dedi. Cümleyi tamamlamadı.

    İçimden hızlı bir savunma cümlesi geçti: Sormayın. Ardından daha hızlı bir açıklama: Ameliyat. Sonra daha hızlı bir utanç: Niye açıklıyorum?

    Ben yine normal olana sığındım.

    “Evet,” dedim. “Bir şey… oldu.”

    O “bir şey” kelimesi, bazen insanı kurtarıyor. Bazen de kendini küçültüyor. Bir şey oldu; sanki bir gün evde bir bardak kırıldı gibi. Oysa bazı şeyler bir bardağın kırılması değil; evin duvarında bir çatlak açılması gibi. İçeri soğuk girer. Ses değişir. İnsan aynı odada oturur ama artık o oda başka bir şeydir.

    Kuaför, çizgiye bakmıyor gibi yaptı. Ama bakışın bir taklidi yoktur; bakış, kendi yolunu bulur.

    “İyisinizdir umarım,” dedi. Yumuşak söyledi. Yumuşak söylenen cümlelerin bazen daha ağır olduğunu biliyorum.

    “İyiyim,” dedim. Bu “iyiyim” yıllardır bende bir kapı gibi. Biri çalınca açıyorum, içeri girip girilmemesine karar vermeden. “İyiyim,” dediğimde kapı kapanıyor. İyiyim. Konuşmayalım.

    O yine saçımı taradı. Makası aldı. Metal ses, aynadaki yansımamın üstüne tıklayıp duruyordu. Saç kesmek ne kadar sıradan bir eylem. Saç uzar, kesilir; uzar, kesilir. Bir döngü. Oysa vücuttaki bazı çizgiler uzamaz, kesilmez. Sadece taşınır.

    Ben makas sesinin içine saklandım.

    İnsan saklanacak yer bulunca, en önce kendinden saklanıyor.

    Kuaför bir süre sonra konuştu. Birden değil, yavaşça. Sanki sesinin de bir eşiği varmış gibi.

    “Bu çizgi,” dedi, “sanki… bir yerden başka bir yere geçilmiş gibi.”

    Cümle öyle kuruldu ki, içinde acıma yoktu. Merak yoktu. “Geçmiş olsun” yoktu. “Ne oldu” yoktu. Sadece bir tespit vardı. Beni, bir hikâyenin içine koymadan, bir dramın içine itmeden, yalnızca gördüğü şeyi söylemişti.

    Bir yerden başka bir yere geçilmiş gibi.

    O anda boğazımın içi doldu. Ağlamaktan değil—ben ağlamayı çoğu zaman sessizliğe saklarım—başka bir şeyden. Kendime uzun süredir söylemediğim bir şeyi duymaktan.

    Ben gerçekten bir yerden başka bir yere geçmiştim.

    Ama bunu kabullenmek, “iyiyim” demekten çok daha zordu.

    Çünkü geçmek, geride bir şey bırakmayı da kabul etmek demekti. Eski bedenimi. Eski sesimi. Eski normalimi.

    Ben o “normal” düğmesine ne kadar basarsam basayım, artık sahne değişmiyordu.

    Kuaför arkasından devam etti:

    “Bazı çizgiler vardır,” dedi, “insanın başına geleni değil, geçtiği yeri anlatır.”

    Bunu bir aforizma gibi söylemedi. Kendini akıllı göstermek için değil. Sanki bunu daha önce kendi gözleriyle görmüş biri gibi. Sanki çizgilerle yaşayan biri gibi.

    Ben bir şey demedim. Çünkü boğazımın tam ortasında, yıllardır taşıdığım o çizgi bir an için içeri doğru genişledi. Bir çatlak, yalnızca dışarıdan görünmez; bazen insanın içinde de açılır. İçeriye hava girer. İçeriye ses girer.

    Ben aynaya baktım.

    O çizgi, benim için hep bir kusur gibi duruyordu. Bir “tamamlanmamışlık.” Bir “bozulma.” Bir “fazlalık.”

    Oysa şimdi, ilk kez, bir kayıt gibi duruyordu. Bir geçit gibi. Bir eşik gibi.

    İnsan kendi bedenini bazen bir ev gibi sanıyor. O evin duvarları sağlam olsun istiyor. Boya kusursuz olsun. Çizik olmasın. Çatlak olmasın. Ama bazı evlerde en çok ışık, duvardaki ince bir yerden sızar. İstenmeyen yerden. Planlanmamış yerden. Ve insan yıllar sonra o ışığın düştüğü köşeye alışır; hatta o köşe, evin en gerçek köşesi olur.

    Ben çizgime alışmıştım ama onunla barışmamıştım. Alışmak, kabullenmek değildir. Alışmak, bir şeyi sürekli taşımaktır; kabullenmek, taşıdığın şeyi kendine ait saymaktır.

    Kuaför saçımı yıkamak için lavaboya götürdü. Başımı geriye yasladım. Boynum gerildi. Çizgi daha görünür oldu. Suyun sıcaklığıyla birlikte, tenimin üzerindeki her şey bir an daha netleşti.

    Gözlerimi kapadım.

    Gözlerimi kapadığımda, o odanın ışığı geldi aklıma. Soğuk, parlak, fazla parlak. İnsan kendini bir anda ışığa teslim edince, gölgesi nereye gider bilmiyor. Sesler kısık bir yerden geliyor. Biri adınızı söylüyor, siz cevap veremiyorsunuz. Sonra bir sessizlik. Sonra bir uyanış. Sonra bir “iyisiniz” cümlesi.

    Ben o gün “iyiyim” demeyi yeniden öğrendim. Ama kelimenin içi boştu. Çünkü “iyi” dediğin şey, yalnızca bedenin çalışması değil. İyi, kendini tanımaya devam edebilmekti.

    Saçım yıkanıp koltuğa döndüğümde, aynaya tekrar baktım. Bu kez yüzüme değil. Boynuma.

    Çizgi oradaydı. Hiç değişmemişti.

    Değişen, benim bakışımın cümlesiydi.

    Ben o çizgiye yıllardır “yara” demiştim. Yara, kapanması gereken bir şeydi. Yara, gizlenmesi gereken bir şeydi. Yara, “geçmiş” demekti.

    Ama o çizgi kapanmamıştı. Sadece iyileşmişti. İyileşmek, silinmek değildir.

    İyileşmek bazen görünür kalmaktır.

    Kuaför son düzeltmeleri yaparken, ben sessizce düşündüm: Boynumdaki bu çizgi, hayatımda ilk kez bir şey istemiyordu benden. Ne sakla diyordu ne göster. Orada duruyor, benimle birlikte nefes alıyordu.

    Belki de çatlak dediğim şey, tam da buydu.

    Bir insanın, kendi hikâyesini sızdırdığı yer.

    Dışarı çıktığımda hava hâlâ soğuktu. Ama yüzüme çarpan soğuk, beni küçültmedi. Sadece uyandırdı.

    Yolun karşısındaki vitrinde kendimi gördüm. Saçım daha derli topluydu. Yüzüm aynıydı. Boynumdaki çizgi, camın yansımasında ince bir çizgi gibi duruyordu. Bir şeyin başlangıcı gibi de, sonu gibi de değil.

    Bir geçit gibi.

    Elimi boynuma götürdüm. Parmaklarım çizginin üzerinden geçti. Bu kez ezbere değil. Bu kez görerek.

    Çünkü ben, yıllardır bakmadan geçtiğim yeri ilk kez görüyordum.

    Buna yara demedim. Çünkü kapanmamıştı. Buna çatlak dedim.


    Suare Öykü Dergisi – Tüm Sayılar
    çatlak eylem Akdere öykü suare öykü suare öykü dergisi

    Related Posts

    KENDİ CÜMLENİ YAZ

    Temmuz 1, 2026 Eylem Akdere

    ALKIŞIN YÖNÜ

    Haziran 1, 2026 Eylem Akdere

    İsmi olmayan hikayeler – lV

    Mayıs 9, 2026 Manşet 2

    Suare Öykü Dergisi – 4. Sayı

    Mayıs 1, 2026 Manşet
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026 Fotoğraf

    Fotoğraf sanatçısı ve akademisyen Nihal Gündüz, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileriyle hazırladığı “Yüzleşme: Hayalet…

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    ‘En iyi olmama özgürlüğümü’ kazandıran kitap: Savaşçı – 1

    Eylül 17, 2023 Kitap

    GÖĞÜS KAFESİMDE BİR YARA

    Kasım 1, 2025 SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    Biletinial’da ‘yorum ve reyting’ uygulaması

    Nisan 17, 2024 Etkinlik
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.