Hediye Gülden Özgür
Bu mektup Roma imparatoru Hadrianus’un vasiyeti değil, bir adamın itiraflarının ağırlığını taşıyan hakikatidir.
Baiae, 1 Temmuz 138
Sevgili Marcus,
Sana yirmi bir yıl Roma’ya hükmetmiş Hadrianus olarak değil, kendi karanlığıyla hesaplaşan bir ölümlü olarak yazıyorum. Manevi oğluma kendimle verdiğim savaşı anlatma fırsatını veren Tanrılara şükrediyorum.
Trajan’ın tacını son nefesinde devraldım ve layıkıyla taşıdım. Halkımı şaibeli bir mirasın karanlığında bırakmamak adına, şuurumun berraklığını gözler önüne seriyorum. Benden sonra bu yükü taşıyacak olan Marcus Aurelius’u halefim olarak onurlandırıyorum.
Güçsüzlüğünden utanmayan bir dürüstlüğün, büyük imparator Trajan’ı onurlandıracağına hâlâ tüm kalbimle inanıyorum. Kibrimin ardına saklanmadan, bir fâninin ruhundaki vahşetin derinliğini kavrayabilecek dehana sesleniyorum. Yüz binlerce insanın ölümüne neden olan ellerimden utanmadığım gibi; sevgili aslanımın ardından döktüğüm gözyaşlarımın naifliğinden de utanmıyorum. Tanrıların lanetini kucaklayarak başımdaki tacı son bir kez daha onurlandırıyorum.
Sevgili Antinous’un ölümünden sonra; sahte vicdan muhasebelerinin değil, hayatın çıplak gerçeklerinin peşinde aydınlandım. Ruhumu, esaretten korkan asiliğimle avuttum. Çarşaflara kustuğum kanın hesabını ciğerime değil, ellerime sorup durdum. Acının pençesinden kurtulduğum anlarda gölgelerimle yüzleştim. Özgürlüğe giden yolda asilerle son kez savaştım. Öfkem için tanrılara, adaletin keskin kılıcı altında döktüğüm ter için kendime yüklendim. Ömrümü uzatmak için kendini nehre atan aslanımın cesaretine hayret ederek uyandım. Gururumun hışmıyla kadere önce isyan; sonra garip bir huşu ile itaat ederek tükendim.
Eserlerimizi, şehirlerimizi ve halkımızı koru Marcus. İmparator olmanı manevi oğlum Antoninus Pius’a vasiyet ettim. Sana bırakacağım tek miras altın tacım değil, bu acıdan süzülen bilgeliğimdir. Zıttı olmadan hiçbir şeyin var olmayacağı bilgeliğiyle; Zeus’un krallığına, tanrılarla hesaplaşmaya gidiyorum.
Kafandaki tacı değil, hakikati taşıyacak güce sahip olmanı diliyorum.
Not: Bu metin, Roma İmparatoru Hadrianus’un (MS 76-138) yaşamının son döneminden ve tarihsel kişiliğinden esinlenerek kurgulanmıştır. Hadrianus, Trajan’ın ardından tahta çıkmış, asi mizacına rağmen radikal kararlarıyla imparatorluğu ayakta tutmuştur. Katı diktatör rejimi, uzun süren isyanları bastıran sert yaptırımları ve Trajan’dan devraldığı şaibeli miras nedeniyle hep tartışılmıştır. Mirasını Antoninus Pius’a, Roma İmparatorluğu’nun gelecekteki varisi Marcus Aurelius’u seçmesi şartıyla bırakmıştır. Metinde bahsedilen Sevgili Antinous, Hadrianus’un ölümünden sonra büyük yas tuttuğu ve uğruna aşk şiirleri yazdığı genç sevgilisidir. Tarihsel olaylardan esinlenen bu metin, itaat ve isyan kavramlarını imparatorluk ve insan psikolojisi ekseninde sorgular.


