Close Menu
    Son Eklenenler

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Perşembe, Nisan 30
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      1 KAVRAM 10 DÜŞÜNÜR: Varoluşun On Yüzü

      Ağustos 2, 2025

      Ulus Baker: Kısacık hayatına çağları sığdıran ‘birisi’

      Temmuz 12, 2025

      Institut français, Fransız yazar, felsefeci ve filolog Barbara Cassin’i ağırlıyor

      Şubat 25, 2025

      Sade Yaşamın Gücü: Epikür ve Tao’nun izinde sadeleşmek

      Aralık 7, 2024

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Yeni Eril: Dr. Nil Keskin’den kapsamlı bir dönüşüm rehberi

      Mart 4, 2025

      Cansel Oruç’un ‘Başarmaktan Korkma’ kitabı okuyucuyla buluştu

      Aralık 26, 2024

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      “Bir ‘teselli’ ver…”

      Nisan 20, 2026

      Sandviç Kuşağı: Arada Kalmışlık

      Nisan 19, 2026

      Var ol! Kelime büyücüsü çok yaşa!

      Nisan 15, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

      Nisan 27, 2026

      Filiz Çiçek’ten adalet ve intikam romanı: Kayıp Ada ve Şeytanları

      Nisan 22, 2026

      Adını Sen Koy: İki farklı zaman, iki farklı kadın ve benzer bir hikaye

      Nisan 21, 2026

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      Ayın Şarkıları: MART AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mart 8, 2026

      İş Sanat’ın Parlayan Yıldızlar konserleri devam ediyor

      Ocak 15, 2026

      AYIN ŞARKILARI: OCAK AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Ocak 1, 2026

      Sanatın özgür ruhlu bilgesi Patti Smith İstanbul’a geliyor

      Aralık 14, 2025

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Sibel Kırcadere Uslu ile İsmi Olmayan Hikayeler

      Mart 16, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lll

      Mart 16, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Río Sur, Pera Müzesi’nde

      Ekim 16, 2025

      Dalí’nin Tavşan Deliği: Bir romanın resme dönüşen rüyası

      Haziran 12, 2025

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nden ücretsiz sergi turları

      Şubat 20, 2026

      Isabel Muñoz’un Göbeklitepe fotoğrafları Berlin’de

      Şubat 10, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Palu Ailesi skandalı belgesel oldu

      Nisan 10, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      İstanbul Film Festivali 9-19 Nisan’da sinemaseverlerle buluşuyor

      Mart 24, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Sahnede paranormal bir deneyim: “Geceyarısı Hayaleti” başlıyor

      Mart 19, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

      Nisan 29, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

      Nisan 27, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Vildan Külahlı Tanış: Kelimeler efsunlu nesneler gibidir

      Nisan 11, 2026

      Ebru Karaayvaz’dan ağlarken güldüren kitap: Reçeteye Mizah Ekledim

      Mart 9, 2026

      Bozkurt: Yeni nesil yayıncı Toros, kitabı sadece basılı ürün gibi görmüyor!

      Mart 2, 2026

      “Gençler Nereye?” kitabının yazarı Tuğçe Tatari: Türkiye gençlerini duymuyor ve görmüyor

      Şubat 27, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Pablo Neruda: Aşkın, kavganın ve sessiz coğrafyaların şairi

      Temmuz 12, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      Vildan Külahlı Tanış: Kelimeler efsunlu nesneler gibidir

      Nisan 11, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » İLKEL TOPLUMLARIN İZİNDE
    SUAREMAG

    İLKEL TOPLUMLARIN İZİNDE

    Mayıs 1, 2025Yorum yapılmamış6 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    -Mitlerin belleğinden geleceğe varoluş sorgusu–

    Tuba Ayşe Özgür

    Sen hiç kendi varlığını sorguladın mı? Bütün bunların bir anlamı var mı diye düşündün mü? Eğer bu sorular zihninde yankılanıyorsa, yalnız değilsin. İnsanlık, var olduğu günden bu yana kendi varoluşunun anlamını aradı ve bu arayışı mitlerle bezedi. Mitleri, yalnızca geçmişin masalsı anlatıları yerine; geçmişten, insanın kolektif belleğinden süzülerek bugüne taşınan, varoluşsal kaygılarımızın yankılandığı aynalar olarak görsek desem seni şaşırtır mıyım? Öyleyse birlikte ilerleyelim…

    İlk insan topluluklarına baktığımızda, avcı-toplayıcı yaşam biçimleriyle şekillenen ilkel toplumların, doğa ile kurduğu kutsal bağın mitolojik temellerini görmek mümkündür. Bu toplumlar, çevrelerindeki her unsurda – rüzgarın, yağmurun, hayvanların ve bitkilerin – ilahi bir düzen ve anlam aramış, yaşamın her anını kutsal ritüellerle, törenlerle ifade etmişlerdir. Bu doğrultudan yola çıkarak doğanın döngüsü, mevsimlerin değişimi ve yaşamın kendisi onlar için yalnızca biyolojik süreçler değil, aynı zamanda varoluşun derin sırlarını barındıran semboller haline gelmemiş midir?

    Bir düşünün, Prometheus’un ateşi çalması basit bir başkaldırı mıydı, yoksa insanın kendi kaderini eline alma çabasının mitolojik bir tezahürü müydü? 

    Prometheus, tanrılara karşı gelerek insanlığa bilginin ve aydınlanmanın yolunu açtı ama bu bedelsiz olmadı, sonsuz bir cezaya mahkûm edildi. İlk insanların da doğayı evrensel bir güç olarak algılaması, onların bilinmeyene duyduğu hayranlık ve korkunun bir yansıması gibiydi. Peki, biz Prometheus’un kaderinden ne öğrendik? Bilgi ve özgürlük bedel ister mi? Bugün teknolojiyi, yapay zekâyı, genetik mühendisliğini geliştirirken de aynı Prometheus’un izinden mi gidiyoruz? Belki de insan, ateşi çaldığı günden beri kendi zincirlerini dövüyor.

    Ya Sisifos’a ne dersiniz? Sonsuz bir döngüde aynı kayayı tepeye taşımak, her defasında başa dönmek… Bu mit, yalnızca bir lanet değil, insanın varoluşsal sıkışmışlığının da ifadesi. Avcı-toplayıcı topluluklarda, yaşamın her gün tekrar eden döngüsü – avlanmanın, toplamanın, mevsimlerin dönüşümünün – doğanın kaçınılmaz döngüsü olarak kabul edilirdi. 

    Siz de bazen Sisifos gibi hissetmiyor musunuz? Sürekli çalışıp, çabalayıp, aynı döngü içinde savrulduğunuzu düşündüğünüz anlar olmuyor mu? Albert Camus’nün dediği gibi, Sisifos’un mutlu olduğunu hayal edebilir miyiz? Belki de asıl mesele, anlamsız görünen bu çabanın içinde bir anlam yaratabilmekte yatıyor.

    Ve Odin… Bilgelik için tek gözünü feda eden tanrı. Peki ya sen? Bilgi ve hakikat uğruna nelerden vazgeçmeye hazırsın? İlk insan toplulukları, doğaüstüyle iç içe yaşayan topluluklar, evrenin sırlarını anlamak için ritüellere, şamanlara ve kutsal ayinlere sığındılar. Odin’in bilgeliği, kendi içimize döndüğümüzde, hakikatle yüzleştiğimizde bize miras kalacak mı? Ya da belki de bu miras, modern dünyanın dijital çalkantıları arasında kaybolmuş bir ilham kaynağı olmayacak mı?

    Tarih boyunca mitler, toplumların hafızasında yalnızca geçmişi anlatan efsaneler olarak değil, aynı zamanda insanın içsel yolculuğunun işaret taşları olarak da var olmuştur. Bütün toplumların köklerinde benzer mitler yatar. Prometheus’un ateşi, Nart mitolojisindeki Sosruko’nun ateşiyle; Sisifos’un döngüsü, Hinduizm’de Samsara ile; Odin’in bilgelik için verdiği göz ise, Şaman geleneklerindeki ruhsal aydınlanmayla yankılanır. İlkel toplumlarda ise doğanın kendisi, her şeyin özünde bulunan kutsallık, insanın evrenle bütünleşmesinin en somut örneğidir.

    Mitler, farklı dillerde anlatılan ama hep aynı soruları soran bir hikaye ile sorgular. İnsan neden var? Nereden geldi? Nereye gidiyor?

    Bu soruların peşinde ilerlerken, Gılgamış Destanı’na da göz atalım. Ölümsüzlük arayışıyla yollara düşen bir kral… Ancak sonunda öğrendiği şey: İnsan ölümsüz değildir; ancak yaptığı işler, bıraktığı izler ölümsüz olabilir.

    İlk insanların ritüellerinde, doğayla uyum içinde yaşamlarının ve ölümsüzlüğe dair umutlarının izlerini görmek mümkündü. Bugün biz de benzer bir arayış içinde değil miyiz? Bilimi, sanatı, edebiyatı bu kadar tutkuyla kovalarken aslında neyin peşindeyiz? Ölümsüzlüğün mü, yoksa anlamın mı?

    Aynı şekilde, Orpheus’un hikâyesi… Sevdiği kadını ölümden geri getirmek için yer altına inen ve tam kurtaracakken bir anlık tereddütle onu kaybeden bir âşık. Orpheus’un trajedisi, insanın kendi içsel çatışmalarının da bir yansımasıdır. Biz de çoğu zaman hayatımızdaki en önemli anlarda bir anlık şüpheye düşüp kayıplar yaşamıyor muyuz? 

    Bu noktada, Erich Fromm’un kimlik kuramına da değinmek gerekiyor. Fromm, modern toplumun birey üzerinde yarattığı yabancılaşma ve kimlik krizi üzerine yoğunlaşır. Ona göre, gerçek kimlik, yalnızca toplumsal rollere indirgenmemeli. İnsan, özgün varoluşunun ve içsel benliğinin farkında olmalıdır. Fromm’un “Sevme Sanatı”nda ve “Özgürlükten Kaçış”ında belirttiği gibi, insan ancak kendini derinlemesine tanıyıp, içsel özgürlüğünü keşfederek gerçek bir varoluş serüvenine adım atabilir. Mitler ve ilkel toplumların sunduğu sembolik anlatılar, Fromm’un da işaret ettiği gibi, bireyin kendi benliğiyle bütünleşmesinde yol gösterici niteliktedir. Bu bağlamda, modern insan, teknolojinin getirdiği ilerleme ve toplumsal beklentiler arasında sıkışıp kalırken, gerçek kimliğine ulaşabilmek için geçmişin bilgelik hazinesine – mitlere ve geleneksel bilgelik formlarına – yeniden dönmelidir.

    Aslında her bireyin kendi kimliğini, kendi içsel dünyasını keşfetme çabasını simgeler. İlk toplumlardan günümüze, her çağın bireyleri kendi içsel mitlerini yeniden yazmış, varlıklarına anlam katma gayreti içinde olmuşlardır. Erich Fromm’un belirttiği gibi, kimlik, yalnızca dışsal etiketlerle değil, içsel farkındalık ve özgünlükle şekillenir. Bu, bireyin hem kendisiyle hem de çevresiyle kurduğu ilişkiyi derinleştirir. Çünkü gerçek özgürlük, kendini tanımaktan geçer.

    Geleceğe baktığımızda, mitlerin ve geleneksel bilgeliklerin modern insanın ruhsal ve kimliksel sorgulamalarında hala etkili olduğunu görüyoruz.

    Dijital çağın Prometheus’ları yapay zekayı geliştiren bilim insanları; Sisifos’ları bitmek bilmeyen iş yükünün altında ezilen modern bireyler; Odin’in yerini ise, hakikati arayışta, içsel özgürlüğüne ulaşmak için çabalayan düşünürler alıyor. İlkel toplumların doğayla kurduğu derin bağ, Erich Fromm’un da savunduğu gibi, bireyin kendini bulma sürecinde temel bir referans noktası olmayı sürdürüyor.

    Modern yaşamın getirdiği karmaşıklık ve yabancılaşma içinde, gerçek kimliği bulma çabası, eski efsanelerin ve mitlerin rehberliğinde yeniden anlam kazanıyor.

    Mitlerin belleği, insanın varoluşunu sorguladığı, kendi içsel benliğini ve kimliğini keşfetmeye çalıştığı bir aynadır. Bu aynaya baktığımızda, belki de geçmişin mitleri, geleceğin sorularını şekillendiriyor; belki Prometheus’un ateşi hâlâ yanıyor, Sisifos’un kayası dökülmeye devam ediyor, Odin’in fedakarlığıyla sembolize edilen bilgelik yaşamın her anında iz bırakıyor. Erich Fromm’un kimlik kuramı da, bu sürecin modern yansıması olarak, bireyin yalnızca toplumsal maskelerden sıyrılıp gerçek benliğiyle yüzleşmesi gerektiğini hatırlatıyor. İçsel özgürlük ve derin farkındalık, her çağın kahramanlık yolculuğunun temel unsuru olarak, varoluşun anlamını yeniden inşa etmede anahtar rol oynuyor.

    Peki, sen? Hangi kahramanın yolculuğundasın? İçsel kimliğini ararken, eski mitlerin bilgeliğinden ve ilkel toplumların doğayla bütünleşmiş yaşam tarzından ne gibi ilhamlar alıyorsun? Belki de modern çağın getirdiği yabancılaşma içinde, gerçek özgürlüğe ve kendini tanımaya ulaşabilmek için, geçmişin sessiz fısıltılarına kulak vermelisin. Bu, yalnızca modern dünyanın karmaşası arasında kaybolmamak, aynı zamanda içsel benliğinle barışık, otantik bir varlık olarak yaşamını şekillendirmek anlamına gelir.

    Tüm bunların içinde vardığımız yer, mitlerin, ilkel toplumların yaşam biçiminin, avcı-toplayıcı kültürün ve Erich Fromm’un kimlik kuramının harmanlandığını, insan varoluşunun ve kimliğinin ne denli çok katmanlı olduğunu hatırlatıyor.

    Her çağın bireyi, kendi içsel mitlerini yazarken, geçmişin bilgeliğinden ilham almalı. Çünkü gerçek kimlik, sadece dışsal rol ve beklentilerle tanımlanmaz, derin içsel farkındalık ve özgünlükle yeşerir.

    Mitlerin sesi, evrensel sorulara verdiğimiz yanıtların ve kimlik arayışımızın ölümsüz bir aynasıdır. Bu aynada, senin de yansımanı görmek mümkün. Peki sen? Kimin belleğinden geleceğe sızdın hiç düşündün mü? Öyleyse şimdi başla…

    Tuba Ayşe Özgür, 1993’te İngiliz CAS Akademi’de yaratıcı yazarlık eğitimi, 1994-1998 yılları arasında Çisenti ve Postüla adlı tiyatro gruplarında oyunculuk ve oyun yazarlığı eğitimi aldı. Halen Amerikan ANU üniversitesinde Psikoloji ve Sosyoloji okumakta. Kurucusu olduğu Komite Reklam Ajansı’nın yanı sıra çeşitli ajanslarda reklam yazarlığı yaptı. Bu süreç boyunca çeşitli dergilerde de görev aldı. İçerik yazarlığı, yazı işleri müdürlüğü, yayın koordinatörlüğü gibi pozisyonlarda, yazıları yayınlandı. Kurucusu olduğu Atölye Bütünsel Edebiyat’ta koordinatörlük yapıyor. Büyü Bozumu, Benim Kalbim Dikdörtgen, Kedi Uykusu adlı roman, İçime Karga Uçuştu öykü Büyülü Gerçekçilik Kaleydoskop’tan Dünya adlı deneme kitaplarının yazarı.

    Yazarın diğer yazıları
    ÖTEKİLEŞTİRMENİN UYANIŞI
    SuareMag – Mayıs 2025
    SuareMag – Nisan 2025

    suaremag tuba Ayşe özgür yazar

    Related Posts

    Taslaktan Dosyaya Yazı Atölyesi

    Nisan 10, 2026 Edebiyat

    BEYAZ LEKE

    Nisan 3, 2026 SUAREMAG

    SÜSÜ AKMIŞ

    Nisan 1, 2026 Hakan Akdoğan

    ADALARDAN BİR YAR GELİR BİZLERE 

    Nisan 1, 2026 Gönül Yasemin Ölmez
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026 Sanat

    Dolunay Kocabağ, New York’taki oyunculuk kariyerine yeni başarılar eklemeye devam ediyor. Sahne adıyla Luna Vintner…

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026

    Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

    Nisan 27, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    İki Tanıklık

    Nisan 25, 2025 Edebiyat

    Gece Yarısı Kütüphanesi: Ya diğer olasılıklar gerçekleşseydi?

    Temmuz 8, 2025 Edebiyat

    CerModern’de Kandinsky’ye Dijital Bir Bakış: “Mavi Süvari’nin Yolculuğu”

    Aralık 30, 2024 KÜLTÜR - SANAT
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.