Burak Soyer
“Kant Sözlüğü”, Immanuel Kant’ı ilk kez okuyacakların, onun hakkında bilgi edinmek isteyenlerin, genel olarak felsefeyle ilgilenenler için bir kılavuz niteliği taşıyor. Ancak yukarıda bahsettiğim gibi asla konuyu sadeleştirmiyor, Kant’ı ve felsefesini bir bütün olarak kavramayı öncelikli kılıyor.

Immanuel Kant’ın özelde Alman, genelde modern Batı felsefesinin kurucularından biri olması, 220 yıldır onu en çok yanlış anlaşılan ya da düşünceleri çarpıtılan filozofların başında gelmesine engel olamamıştır. Bunda, Prusya’nın Königsberg gibi bir taşra kentinde doğup, gayet sakin bir yaşam sürdürürken, diğer yandan başta “şüpheciliğe”, şüpheyle yaklaşması olmak üzere kendi döneminde yaşayan pek çok kişi tarafından “rahatsız edici” olarak nitelenmesinin önemi büyüktür. Arsenij Gulya, gelmiş geçmiş en kapsamlı Kant biyografisi olan, 1985 yılında yayımladığı, “Immanuel Kant: Yaşamı ve Düşüncesi” adlı kitabının önsözünde haybeye, “Kant kendi düşüncesinin tarihinden başka bir biyografiye sahip değildir,” dememiştir. Zira kendisi, bir ritüel olan öğleden sonra yürüyüşlerinde zihninde biriktirdiklerini her an ve her yerde yazabiliyor olması, bir filozoftan beklenecek türden davranışlar içine oturmuyordu. Üstüne üstlük, tarihsel bir perspektifle kavramların dönüşümünü sorgulaması, bunlar arasında kurduğu bağlantılara da eleştirel bir şekilde yaklaşması gibi “kazık” konularda kafa patlatan Kant, aynı zamanda da beşeri, sosyal, doğa bilimleriyle hemhal olanların da ilgisini çekiyordu.
Bu açıdan ele alındığında Immanuel Kant’ınbütün bunlara katkıda bulunurken, katkıda bulundukları da Kantçı felsefeye katkıda bulunmuştur. Böyle bir vaziyet de hâliyle epey bir kafa karışıklığına yol açmıştır. Bristol, Sussex, Oxford gibi seçkin üniversitelerde felsefe eğitimi almış olan, Goldsmiths, Kingston, Paris VIII gibi saygın kurumlarda uzun yıllar boyunca ders vermiş ve modern felsefe alanında nam salmış Howard Caygill’inkaleme aldığı, Ayrıntı Yayınları Felsefe Dizisi’nden Metin Bal ve Merve Ünver çevirisiyle yayımlanan “Kant Sözlüğü”, Kant’la ilgili tüm bu çelişkileri açıklığa kavuşturmak için yazılmış, ünlü filozofun fikriyatının altında yatan terminolojiyi ve kavramları genel okur kitlesiyle tanıştıran kapsamlı bir çalışma. Immanuel Kant’ın felsefe literatürünün tarihsel kökeninde yola çıkarak kaleme alınan kitap, aynı zamanda Kant’ın geleneksel felsefenin üzerine koyduğu kendi çağdaş yorumlarına da yer vererek, bugünün yaklaşımıyla Kant felsefesini açıklamaya girişiyor.
Howard Caygill, alışılageldik “filozofları anlama sözlükleri”nin aksine, “Kant Sözlüğü”nde, okura Kant felsefesinin “hap” şeklinde sunmuyor. Kant’ın eserlerinde yer alan kavramları A’dan Z’ye sıralarken bu maddeleri basite indirgemiyor. Sözlükteki kavramlar tek tek ele alınsa da Caygill, tıpkı Kant’ın kendi felsefesi gibi bu kavramları tarihsel bir arka planda ve sistemsel bir uzamla birbirine bağlayarak anlam kazandırıyor. Mevzu bahis kavramların Kant tarafından nasıl dönüştürüldüğüne ve konuya dahil olan başka kavramlarla arasındaki bağa dikkat çeken kitap, bu yöntemle okuru “kavram kargaşı”nadeğil, “kavram ilişkilerine” yönlendiriyor.
Yazar, fenomen-numen çatışması, özgürlük, akıl, tecrübe, kesin hüküm gibi anahtarkavramların, Kant’tan önce nasıl anlamlandırıldığıyla Kant’ın bunları tekrardan nasıl ve neden ortaya sürmesi “Kant Sözlüğü”nün temelini oluştururken, bu “anahtar”larınuyuşmazlığını da Kant’ın perspektifinden sunar. Bu da Kant’ı “kesin bilgi”yleözdeşleştirmek yerine, onun çağdaş düşüncede etkili olan yaklaşımlarını açıklayarak aktarır.
“Kant Sözlüğü”, Immanuel Kant’ı ilk kez okuyacakların, onun hakkında bilgi edinmek isteyenlerin, genel olarak felsefeyle ilgilenenler için bir kılavuz niteliği taşıyor. Ancak yukarıda bahsettiğim gibi asla konuyu sadeleştirmiyor, Kant’ı ve felsefesini bir bütün olarak kavramayı öncelikli kılıyor.
Kant’ı ilk kez okuyanlar için kolaylaştırıcı ama indirgemeci olmayan bir rehber,
İleri düzey okurlar için kavramsal bir kontrol ve derinleşme aracı,
Akademik çalışmalar için güvenilir bir başvuru kaynağı niteliğindedir.
Ancak kitap, Kant’ı “hızlıca anlamak” isteyen okurlar için uygun değildir. Caygill, okurdan sabır ve dikkat talep eder; çünkü Kant’ın düşüncesini basitleştirerek değil, karmaşıklığını koruyarak açmayı tercih eder.
Sonuç: Kant’la Düşünmeyi Öğreten Bir Sözlük
Kant Sözlüğü, Kant’ı anlamaktan çok Kant’la düşünmeyi öğretmeyi amaçlayan bir eserdir. Howard Caygill, sözlük formunu kullanarak Kant felsefesinin iç mantığını, tarihsel bağlarını ve kavramsal gerilimlerini titizlikle ortaya koyar.
Bu yönüyle kitap, Kant’ı “aşılması gereken bir eşik” değil, üzerinde ısrarla durulması gereken bir düşünce alanı olarak gören herkes için vazgeçilmez bir kaynaktır.

Burak Soyer
Gazeteciliğe 2005 yılında Radikal Gazetesi Kültür Sanat Servisi ve Kitap Eki’nde başladı. Şimdiye kadar Milliyet, Hürriyet, Hürriyet Kitap Sanat, BirGün, BirGün Pazar, BirGünKitap, Taraf, Cumhuriyet Pazar, T24, Gazete Duvar, sendika.org, solhaber.org’a, siyaset, edebiyat, müzik, sinema, tiyatro yazıları yazdı. Halen Gazete Pencere, Bianet, Gazete İkinci Yüzyıl ve OT dergisine kültür sanat, K24, Edebiyathaber.net, Oggito, Ne Okuyorum?, Ajandakolik, Mahal Dergi, Romanoku internet sitelerine de edebiyat yazıları yazıyor. 2017 yılında ilk kitabı Zıvana Doğan Kitap etiketiyle yayımlandı. Zıvana’nın devamı olanBuji de 2019 yılında aynı yayınevinden çıktı. Son romanı Ring ise, geçtiğimiz Eylül ayında Karakarga Yayınları etiketiyle okuyucuyla buluştu. 2015 yılında Anadolu Üniversitesi Sosyoloji bölümünden mezun olan Burak Soyer, halen Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Sanat Tarihi bölümündeki eğitimine devam etmektedir.


