Close Menu
    Son Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Temmuz 6
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Medusa – Kadın Öfkesi ve Öteki’nin Bakışı 

      Şubat 24, 2026

      Narcissus – Benlik, İmaj ve Modern Ego

      Ocak 7, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Suare Kitaplığı ve Suare Yazarları Sarıyer Edebiyat Günleri’nde Okurlarla Buluşuyor

      Haziran 15, 2026

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026

      Kendi ‘araf’ının çıkmaz sokağındaki insan

      Haziran 30, 2026

      Figen Ormancı’dan yeni roman: Hiç Kimsenin Gölgesi

      Haziran 29, 2026

      40 Dilde Yayımlanan Dünya Çapındaki Fenomen Roman “Theo” Türkiye’de!

      Haziran 26, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Şarkıları: HAZİRAN AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Haziran 2, 2026

      Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      İsmi Olmayan Hikayeler – VI

      Haziran 19, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Mayıs 9, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Serçe Limanı batığının 1000. yılına sanatsal bir selam: Marmaris’te Cam Sanatı Sergisi

      Mayıs 2, 2026

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İfşa Günü: Yeni Başlayanlar İçin ‘Yeni Gerçeklik’

      Haziran 13, 2026

      Altın Palmiye Cristian Mungiu’nun oldu

      Mayıs 26, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kültürler Mut! Tiyatrosu’nda buluşuyor

      Mayıs 5, 2026

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Bir Yansımanın İçinden Dünyaya Bakmak

      Haziran 22, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      SEANS VE SONRASI

      Temmuz 1, 2026

      IL TEMPO SOSPESO.            

      Temmuz 1, 2026

      GATTACA: SEÇİMLERİMİZ GERÇEKTEN BİZE Mİ AİT? 

      Temmuz 1, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » KIRKBATIRAN ÇİÇEKLERİ
    Melek Toksoy

    KIRKBATIRAN ÇİÇEKLERİ

    Mart 8, 2026Yorum yapılmamış5 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Melek Toksoy

    Kırkbatıran Çiçeği – Yabani Ruh Serisi ©Nihal GÜNDÜZ

    ​Dünya yüzyıllardır aynı klişeyi tekrarlıyor: “Kadınlar çiçektir.”

    ​Bir kadına çiçek sunmak; çoğu zaman ona verilen değerin, minnetin ve varlığına duyulan şükranın bir sembolü olarak görülür. Bu eylem, çiçeğin zarafetini kadının asaletine yükler. Fakat bu güzelleme, çoğu zaman kadını narin bir vazo içine hapsetmek, onu sadece “seyirlik” bir nesneye indirgemek için kullanılan üstü kapalı bir prangadır da. Bu anlayışta çiçekler köklerinden koparılır; porselen veya cam vazolarda boynunu büken güllere, bir dokunuşla yapraklarını döken gelinciklere dönüştürülür.

    Oysa kadın bir çiçekle anlatılacak ise; seçenekler yelpazesi sanılandan çok daha geniştir. Bahçelerin korunaklı alanlarından yüksek dağların hırçın yamaçlarına,  iç kesimlerine, bozkırın en sert rüzgârlarını göğüsleyen yol kenarlarına, hatta çöllerin sert kızgın topraklarından ansızın yağan yağmuruyla yeryüzüne uzanan envai çeşitlerine rastlanacak kadar geniş birer direnç yelpazesidir çiçekler. Oralarda rastlayabileceğiniz, tüm inadıyla dimdik duran özel çiçeklerden biri de pembeden maviye, zamanla mora dönüşen asaletiyle yükselen, Kırkbatıran (Engerek) otudur.

    ​Kendi Silahını Kendi Kuşanan Zarafet

    ​Kırkbatıran, o meşhur “narin çiçek” güzellemesine atılmış ironik bir tokattır. Gövdesini saran binlerce minik tüy, “Bana sormadan dokunma!” diyen bir iradenin manifestosudur.

    ​Efsane odur ki göç yolundaki bir Hatun, bozkırın ortasında pembeli, mavili ama yoğun morların hâkim olduğu bir bitki örtüsüne rastlar. Elini kaldırır, obayı durdurur. Eğilip mor çiçeği gövdesinden kavramaya kalktığında, parmak uçlarına kırk tane görünmez ok saplanır. Hatun, acıyla geri çekilmek yerine gülümser. “Demek sen de bizim gibisin,” der çiçeğe. “Dışın mor bir zarafetle bezenmiş, içinse savunmalarla örülü.”

    ​O sırada sert bir fırtına uğultuyla yeryüzünü sarsar; atlar huzursuzca kişner, eşyalar savrulur. Oba halkı fırtınaya karşı direnirken, Hatun da omuz verir, bir yandan da bu bitkiyi gözlemler.  Kırkbatıranlar,  şiddetli rüzgârda yere yatmakta, fırtına geçer geçmez bir yay gibi yeniden göğe fırlamaktadır. Hatun kararını verir yine elini kaldırır: “Otağımız burada kurulacak!”

    ​Atıyla yanına yaklaşan bey, saygıyla selamlayıp neden burayı seçtiğini sorduğunda Hatun şöyle der:

    ​”Çok yol geldik, imtihanımız buradadır. Fırtınaya rağmen köklerini koruyan bir ruhla karşılaştık. Bak, yaprakları dar, suyu böyle tutuyor belli, çiçekleri ise bir engerek başı gibi güçlü.”

    ​Otağlar kurulur, düzen sağlanır. Hatun kendi otağının kapısını bu çiçeklerin yoğun olduğu noktada konumlandırır. Yeni yurtlarında yerleşme tamamlanır, hayvanlarını salarlar. Hayvanlar buldukları her yeşili yerler ama bir tek bu adını henüz koymadıkları çiçekli otlardan yemezler. Hayvanların bile dokunmadığı bu bitkinin sadece bir ot değil, bir panzehir olduğu zamanla anlaşılır. Yılanın soktuğu genç bir kız, Hatun’un bu bitkiden hazırladığı merhemle sağlığına kavuşur. Doğanın sertliğinden süzülen bu şifa, kadının hem koruyucu hem de iyileştirici gücünün bir yansımasıdır.

    ​Hatun, yağmurlar sonrası daha da serpilen bu bitkiye adını verir: Kırkbatıran. Ve der ki:

    “Bozkırlarda,  kırkikindi yağmurlarında canlanan başka çiçekler gibi hayatta kalma mücadelelerini kazanmışlar, yapraklarını daha da büyüterek başına buyruk canlanarak yayılıyorlar, bakın ta aşağılara kadar, dünyayı güzelleştiriyorlar. Tabii onlara izin verdikleri kadar dokunabiliriz. İnsanlarımızı ölümcül akrep – yılan saldırısından koruyorlar, aksi durumda hayata döndürüyorlar, sadece dokunmamıza hırpalamamıza izin vermiyorlar.”

    Kurak bölgeler coğrafyanın sadece çorak noktaları değil, bir imtihan meydanıdır; bu çiçek ise o imtihanın galibidir. Şöyle ki;

    ​1. “Diken” Bir Silah Değil, Bir Zırhtır

    ​Kırkbatıranın dikenleri, hayatta kalma iradesinden gelir.

    Kadının toplumsal hayatta ördüğü duvarlar veya gösterdiği sert duruş, aslında onun özünü, yani çiçeğini korumak için kuşandığı bir zırhtır. Tıpkı bitkinin suyunun buharlaşmaması için yapraklarını daraltıp dikene dönüştürmesi gibi; kadın da varlığını sürdürmek için bazen en sert savunma mekanizmalarını geliştirir.

    ​2. Derin Kökler: Hafıza ve Aidiyet

    ​Bozkırda yüzey kurudur, çatlamıştır; ancak Kırkbatıranın kökleri metrelerce aşağıya, nemli toprağa kadar iner. Belki de yerin yedi kat derinine kadar. Bu derinlik, kadının köklerine bağlılığını temsil eder. Bir kadının gücü, sadece bugünden değil; geçmişinden, ninesinden, geleneğinden ve içsel birikiminden gelir. Dışarıda fırtına kopsa da (bozkır rüzgarları), kökleri sağlam olan devrilmez. Bu da kadının “görünmez güç kaynağına” ayna tutar.

    ​3. Çorak Toprakta Renk Olmak

    ​Bozkırın genel rengi olan sarı ve toz renginin ortasında, Kırkbatıranın aniden açan pembe, gece mavisi ve canlı mor renklerdeki çiçekleri bir isyan gibidir.  Zor şartlar altında zarafeti koruyabilmek en büyük kahramanlıktır. Herkesin kuruduğu, umudun kesildiği bir “çoraklık anında”, bir kadının nezaketini, üretkenliğini ve sevgisini yeşertmesi; imkansıza kafa tutmaktır.

    ​4. Anadolu’da ve Türklerde “Kırk” Sayısının Hikmeti ve Kadın

    ​Anadolu ve Türk kültüründe “Kırk” sayısı tamamlanmayı, çileyi ve olgunlaşmayı simgeler.

    ​Kırkbatıran ismi, sadece dokunanına verdiği fiziksel bir acıdan değil, “kırk fırın ekmek yemek” misali bir olgunlaşma sürecinden geldiğini anlatır. Kadınlar, hayatın “kırk” türlü zorluğundan geçerek o sarsılmaz bilgeliğe ulaşırlar. Her bir diken, yaşanmış bir tecrübenin, aşılan bir engelin nişanesidir.

    Düğünler kırk gün kırk gece süren renklere dönmüş birer şölendir, bebekler kırkı çıkınca topluma karışır. Bir şeyi kırk defa tekrarlarsan gerçekleşir demek ise inancı anlatır.

    Kırkbatıran çiçeği;

    ​Pembesi ile: Toyluk döneminin ve başlangıçların saflığını.

    ​Maviye dönüştüğünde: Bilgeliğin, her şeyi gören bir sükunetin rengini,

    ​Mor ile tamamlandığı evresinde: Mücadelenin, otağı yönetmenin ve otoritenin ağırlığını, anlatır bize.

    “Bozkırın ortasında rüzgâra göğüs geren Kırkbatıran gibi; kadın da hayatın ayazında dikenlerini zırh, köklerini ise sığınak eyler. O, en kurak mevsimde bile kendi rengini toprağa nakşetmeyi bilen gizli bir kahramandır.”

    Eski Türklerde “Hatun”, sadece bir temsil makamı değil; otağın merkezi, yani dünyanın ekseniydi. Fırtına çıktığında herkes sığınacak yer ararken, Hatun otağın orta direğine (bakan) omuz verirdi. Tıpkı Kırkbatıran’ın en şiddetli tufanda eğilip, rüzgâr diner dinmez yeniden doğrulması gibi.

    Kırkbatıran’ın kökleri, toprağın en derinindeki suyu çekip çıkarırken; Tıpkı Türk kadınının feraseti gibi en karanlık kriz anında otağın ateşini sönmekten kurtardığı gibi.

    “Kadınlar çiçektir” diyenlere Kırkbatıran’ı gösterin. Ona izinsiz dokunmaya kalkanın eline batan o ince ama derin sızıyı hatırlatın. Çünkü gerçek güç, sadece çiçek açmak değil; o çiçeği kimseye ezdirmeme iradesidir. İnsanların kolaya kaçtığı klişeleri toprağa gömen kadın, sabrıyla; karda, kavurucu güneşte, bozkırın sert rüzgarında olsa da terk etmediği kökleriyle dünyayı iyileştiren en büyük güçtür.

    Kadınlar; saksılara sığmayacak kadar köklü, vazoları kıracak kadar dirayetli ve tıpkı Kırkbatıran gibi, en kurak bozkırlarda çöllerde bile kendi otağını kuracak kadar güçlü ve özgürdür.


    Melek Toksoy, Antalya doğumlu. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi’nde okudu. Turizm ve otelcilik alanından emekli oldu. Yaratıcı yazarlık atölyelerine katıldı; insanlar, hayvanlar, doğa her daim ilgisini çektiğinden, sandığından günlük ve karamalarını çıkartarak  yazın hayatına başladı. Beş kolektif kitapta öyküleri yer aldı, çeşitli dergilerde yazıları yayımlandı. 

    DİĞER YAzıları oku
    melek Toksoy suaremag yazar

    Related Posts

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026 Manşet

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026 Hakan Akdoğan

    Ayın Filmleri: TEMMUZ AYINDA NE İZLEYELİM?

    Temmuz 1, 2026 Ayın Filmleri

    Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

    Temmuz 1, 2026 Ayın Kitapları
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026 Fotoğraf

    Fotoğraf sanatçısı ve akademisyen Nihal Gündüz, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileriyle hazırladığı “Yüzleşme: Hayalet…

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Ove ve komşularından yalnızlık, intihar ve sevgi üzerine mesajlar

    Şubat 6, 2024 Alperhan Benlioğlu

    ELMALARIN SAHİBİ

    Nisan 1, 2026 Alperhan Benlioğlu

    İstanbul Modern Sinema’da Düşten Maddeye seçkisi

    Ekim 18, 2023 Sinema
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.